Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Güncelleme: 16. 03. 2002


Uluslararası Af Örgütü:
ABD'de 11 Eylül sonrası gözaltına alınanlar temel haklardan yoksun


"Üç buçuk aydır tecrit gözaltında tutuluyorum ve bir sonraki duruşmaya kadar dört ay dolacak. [...] Neden hapsedildim? Neden tecritteyim? Ve neden maksimum güvenlik önlemlerine tabi tutuluyorum? Birçok sorum var ama hiçbirinin yanıtı yok. Beni neyle suçluyorlar? Kimse bilmiyor." (New York, Brooklyn Metropolitan Gözaltı Merkezi'nde göçmenlik ihlali nedeniyle tutulan birinin yazdığı mektuptan)

UAÖ yaptığı açıklamada, 11 Eylül saldırılarının üzerinden geçen 6 ay içinde ABD'de önemli sayıda kişinin gözaltına alındığını ve bu kişilerin uluslararası hukukta belirtilen bazı temel haklarından mahrum bırakıldığını ve görünürde birçoğunun keyfi gözaltında tutulduğunu söyledi. UAÖ, çok sayıda avukat, tutuklu ve yakınları ile yaptığı görüşmelere ve iki hapishaneye yaptığı ziyaretlere dayanan araştırmasının ardından hazırladığı ve yayınladığı bir raporda ABD'de 11 Eylül sonrası gözaltılarla ilgili kaygılarını detaylı olarak dile getirdi.

UAÖ, "Bu gözaltılar müthiş bir gizlilik perdesiyle örtülü ve bu, ihlal için bir potansiyel yaratıyor," dedi. "Araştırmalarımız, insani muamele görme hakkı, gözaltına alınma nedenlerini bilme hakkı, vakitlice bir avukatla görüşme hakkı, gözaltının yasallığına karşı çıkma hakkı ve aksi kanıtlanıncaya kadar masum sayılma hakkı gibi temel hakların ihlal edildiğini doğrulamaktadır."

"Zalimane muamele bilgileri arasında uzun süreli tecrit, görüş sırasında ya da mahkemeye götürülürken, tutulanların ağır biçimde prangalanmaları ve yeterli egzersiz yapma olanağının olmaması bulunmakta." Lübnan uyruklu Rabid Haddad, turist vizesinin dolmasına rağmen ülkede kaldığı gerekçesiyle, 14 Aralık'tan beri Chicago Metropolitan Tutukevinde tecritte tutuluyor. Buradan yazdığı mektuplara göre, dışarıyı görmemesi için hücre pencereleri beyaza boyalı; hücresinden yaklaşık 10 adım uzakta olan güvenli duşlara götürülürken kelepçeleniyor ve ayda sadece bir kez 15 dakikalığına ailesiyle telefon görüşmesi yapabiliyor.

UAÖ ayrıca 11 Eylül tutuklularının düzenli olarak, mahkemeye götürülürken prangalanmalarından da kaygı duymaktadır. New York'taki Metropolitan Gözaltı Merkezi'nde (MGM) tutulanlara göçmenlik yargıcına çıkarıldıklarında tam pranga takılıyor (tesis içinde gerçekleşen duruşmalar sırasında). Bu, uluslararası standartlara doğrudan aykırı bir uygulama. UAÖ, "Tutulanların birçoğunun, normalde gözaltına alınmayacakları rutin vize ihlalleriyle suçlandığı düşünüldüğünde, içinde bulundukları sert cezalandırıcı koşulların yoğun olarak dikkate alınması gerektiğini düşünüyor." dedi.

Göçmen ve Vatandaşlık Bürosu'nda tutulanlardan bazıları, güvenlik işlemlerinin "temizlenmesinden" sonra FBI tarafından haftalarca veya aylarca tutulmaya devam etmektedir. UAÖ, ülkeden gönüllü ayrılış, kendi ülkelerine dönüş günleri ilan edilmiş ya da kefalet bedeli belirlenmiş ve karşılanmaya hazır olmasına rağmen tutulmakta olan kişiler olduğuna dair rahatsız edici bilgiler almıştır. "UAÖ hükümetin yurttaşlarını olası güvenlik tehditlerine karşı korumak için gereken tüm önlemleri alma yükümlülüğünü kabul etmekle birlikte, Göçmen Bürosu'nun kriminal araştırmalar sırasında gereken koruyucu önlemler olmaksızın kişileri güçsüz kanıtlara dayanarak tutmasından kaygı duymaktadır."

Örgüt yetkililere, UAÖ ve diğer insan hakları grupları tarafından Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasasına dayanarak açılmış olan davada da talep edildiği gibi, gözaltılarla ilgili, halen tutulanlar, serbest bırakılanlar ve sınır dışı edilenleri içeren listeler de dahil detaylı bilginin açıklanması; yakalanan ve gözaltına alınan herkese insanca muamele yapılmasını sağlaması ve uluslararası hukukça belirtilen haklarının sağlanması ve hiç kimsenin ciddi insan hakları ihlallerine uğrama riski taşıdığı bir ülkeye geri gönderilmemesi için çağrıda bulunmaktadır. UAÖ ayrıca New York'taki Metropolitan Gözaltı Merkezi koşullarıyla ilgili kapsamlı bir araştırma yapılmasını da talep etmektedir.

Merkezde birçoğu rutin vize ihlalleri nedeniyle tutulan yaklaşık 40 kişinin (genellikle tecrit hücrelerinde) günde 23 saat ya da daha uzun sürelerce tecrit edildiği veya hapsedildiği ve başka mahrumiyetlere maruz kaldığı bildirilmektedir.

UAÖ'nün bu tesisi ziyaret talebi federal yetkililerce reddedildi.
Ön bilgi
: Olası zanlıları bulmak için yapılan taramalar sırasında, çoğunluğu Müslüman ve Orta Doğu ülkelerinden olan erkek olan 1,200 üzerinde ABD yurttaşı olmayan kişi gözaltına alındı. Bunlar arasından yaklaşık 300 kişinin Göçmen ve Vatandaşlık Bürosunda (INS) tutulduğuna ve bilinmeyen sayıda kişi de aylarca gözetim altında tutulduktan sonra, sınır dışı edildi ya da kefaletle serbest bırakıldığına inanılıyor.

11 Eylül'den kısa bir süre sonra çıkarılan bir "geçici yasa", Göçmen ve Vatandaşlık Bürosu'nun kişileri gerekçesiz olarak 48 saat ya da "aciliyet ya da diğer olağanüstü koşullar sırasında" belirlenmemiş ek süre boyunca tutmasına izin veriyor. UAÖ 11 Eylül'ün ardından yakalanan kişilerin 48 saatten daha fazla alıkonduğunu (36 kişi bir ay ve daha fazlası da 50 güne kadar bir gerekçesiz olarak) gösteren belgeleri inceledi. UAÖ'nün raporu, ABD hükümetine Kasım 2001'de gönderilen Memorandum to the US Attorney General - AI's Concerns relating to the post 11 September investigations başlıklı bilgi notunu güncelliyor. (AI Index AMR 51/170/2001) Ayrıntılı bilgi için UAÖ'nün Londra'daki basın ofisiyle görüşebilirsiniz +44 20 7413 5566 Amnesty International, 1 Easton St., London WC1X 0DW web: www.amnesty.org


İHD: Susurluk Dosyası Aralanırken
Bazı emekli generaller, Korkut Eken'in kesinleşmiş mahkumiyetinin ardından konuşmaya başladılar. Korkut Eken'in emirle iş yaptığını ve kendilerinin bunu çok iyi bildiğini açıkladılar. Korkut Eken de zaten, tüm savunmalarında ve cezaevine girdiği gün, emirle iş yaptığını açıklamıştı. Korkut Eken, bir banka soygunu, bir insanı öldürme ile suçlanmıyordu. Korkut Eken bir teşekkül oluşturma, o teşekkülde yer alma suçu ile suçlanıyordu.

"Susurluk" birkaç kamu görevlisinin, birkaç katil ve uyuşturucu kaçakçısı ile birlikte oluşturduğu "çetenin" adı değildi. Derinlerde bir yerde bulunanın adı idi. Derinler, strateji oluşturuyor, andıç belgeleri düzenliyor, uygulamaya geçiliyordu. Listeler hazırlanıyordu. "Bin operasyon"lar yapılıyor; listelerde adı geçenler, yol kenarlarında elleri arkadan bağlı, kimi kez işkence yapılmış ve kafalarına kurşun sıkılmış olarak bulunuyorlardı.

Gladio örgütlenmesi vardı ve vardır. Kimi kez asker, polis, kimi kez gazeteci, avukat, hekim, kimi kez bir katil, uyuşturucu kaçakçısı kılığı ile dolaşıyorlardı. Paşalardan açıklama yapanlar, yalnızca cürmü övmüyorlar. "Bir teşekkül varsa, biz bu teşekkülden haberdarız ve bu teşekkülün çok önemli adamı ile, Eken ile iç içeyiz. Eken'e emir verdik. O da zaten emirle iş yaptığını söylüyor." demek istiyorlar.

Başbakanlık'ta "gizli" kasalarda, "gizli yasalar" var mı? Sakın Eken'in, emirle iş yaptığını söyledikten sonra eklediği "yasaya uygun"luk, gizli yasalara uygunluk olmasın?

Kasaya kilitlenmiş "Susurluk Dosyası" açılmayı bekliyor. Atılı suç, övme suçu değil; gladio örgütlenmesi, bağlantıları ve eylemleridir.

Hüsnü Öndül
Genel Başkan
İnsan Hakları Derneği
Tunalıhilmi Cad. 104/4 Kavaklıdere-Ankara
Tel-Fax: (312) 466 49 13-14 / 425 95 47
e-mail: [email protected]
www.ihd.org.tr




Küreselleşme ve Kadın
Amargi Kadın Akademisi'nde Gazeteciler Sendikası Başkanı Soner Küreselleşme ve Kadın'ı anlatacak.
"İstanbul'da Suskun bir Semt: Fener" ve "Cumhuriyet Dönemi Kadın Hareketi" başlıkları da Mart etkinlikleri arasında.
Amargi Kadın Akademisi'nde bu ay Cumhuriyet dönemi, Küreselleşme ve Fener semti tarihi tartışılacak.
"Yaşamak, En Önemli Akademik Faaliyettir!" diyen Amargi'nin Mart ayı programı şöyle:
17 Mart: Feminist Kadın Çevresi'nden Mine Koçak, "Cumhuriyet Dönemi Kadın Hareketi"
24 Mart: Çağdaş Adıyeke ve Gönül Bozoğlu, "İstanbul'da Suskun bir Semt: Fener"
31 Mart: Türkiye Gazeteciler Sendikası Başkanı Şükran Soner, "Küreselleşme ve Kadın"
"Bir gün gelecek, korkak savaşçı, cesur kır çiçekleri karşısında diz çökecek..." diyen Amargili kadınlar cesur kır çiçeklerini her Pazar saat 14.00'te bekliyor.
Adres:
Sahne Sok. 11, Daire: 5 Galatasaray - Beyoğlu
(Balık Pazarı, Mercan Midyeci'nin üstü)
Tel: +90 212 243 23 93

 
Diğer duyurular için tıklayın

SİVİL TOPLUM













TÜM STK'lar
İÇİN TIKLAYIN


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla