Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Güncelleme: 22.12.2001

Uzlaşma İstiyoruz / 3
"Don't cry for me Argentina..."
"Uzlaşma İstiyoruz" kampanyasının 22. gününü değerlendiren Müstakil Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Av. M. Bülent Deniz; "Arjantin gibi olmak istemiyorsak, toplumsal uzlaşmayı sağlamalıyız" dedi ve şu açıklamayı yaptı:

İki gündür "don't cry for me Argentina" şarkısı yeniden hoparlörlerden duyulmaya başladı ve dünyanın gözleri Arjantin'deki sosyal patlamaya çevrildi. Arjantin'e bakarak, "bizde sosyal patlama olmaz, çünkü ekonomimiz iyiye gidiyor" şeklindeki yaklaşımlar ile yapılan değerlendirmeleri tehlikeli bulmaktayız. Ülke gerçeklerini görmemekte direnen bu görüş sahipleri bilmelidirler ki;

* 500.000 kişi kredi kartı borcundan dolayı icra takibine maruz kalmış, 1.500.000 kişi de, yeni yıl ile birlikte icraya verilecektir,
* 1.000.000 evin elektrik saati sökülmüş, birkaç gün içinde borçlu abonelerin tamamının elektrikleri sökülecek ve ülke karanlığa gömülecektir.
* 2.000.000 abonenin telefonları konuşmaya kapatılmış, ülkemiz konuşamayan insanlar ülkesi olmuştur.
* Bağ-Kur, borcu bulunan sigortalılarına ilaç vermemektedir.
* Esnaf, SSK. ve vergi borcunu ödeyemediği için icra takipleri ile yüz yüzedir. Bu tablo, sosyal patlamanın uzağımızda olmadığını göstermektedir. Sosyal patlamanın önüne geçebilmek için toplumsal uzlaşmanın sağlanması ve nüfusumuzun % 30'unu etkileyen borç uyuşmazlıklarının sona erdirilmesi gerekmektedir.


Bu nedenle kredi kartı, elektrik, su, doğalgaz, sabit telefon, cep telefonu, vergi, SSK. Bağ-Kur borçlarına uygulanan insafsız faiz yerine, enflasyon oranının birkaç puan üzerinde oluşacak yeni bir faiz oranının saptanarak, borçların ödenmesi olanağı sağlanmalıdır.
Bu amaca yönelik olarak başlattığımız "Uzlaşma İstiyoruz" kampanyamız 22. günündedir. Derneğimizin (212) 567 97 44 nolu telefonuna, (212) 567 36 47 nolu faksına ve [email protected] adresindeki mailine yapılan başvurular ile kampanyaya katılım yoğun şekilde devam etmektedir.


HArjantin olmadan önce son şansımızı kullanalım:
UZLAŞMA İSTİYORUZ!


Av. M. Bülent Deniz
Genel Başkan


Müstakil Tüketiciler Birliği
Tel:(212)567 97 44 Faks:(212)567 36 47
[email protected]
www.tuketiciler.org


'Rainbow Warrior'dan küresel uyarı:
Petrol öldürür!

Türkiye, petrol endüstrisinin dünyanın dört bir yanında yol açtığı felaketlerden ders alarak, enerji verimliliği ve yenilenebilir kaynaklarını devreye sokmalıdır.


Greenpeace'in "Rainbow Warrior" (Gökkuşağı Savaşçısı) adlı bayrak gemisi, İstanbul ziyaretine, petrol endüstrisinin yol açtığı çevre ve iklim felaketleri konusunda bir uyarı yaparak başladı. Gemi, İstanbul halkının ziyaretine açık olduğu gün ve saatlerde petrol endüstrisiyle ilgili tehlikeleri ortaya koyan bir sergiye de evsahipliği yapacak.

Yaklaşık 12 milyon insanın yaşadığı İstanbul kentinin kalbinden geçen korkunç petrol trafiği, yalnızca insan hayatını; Boğaziçi'nde (1) bulunan doğal ve tarihsel dünya mirasını; Hazar Denizi, Karadeniz ve Akdeniz ekosistemlerini değil; dünyanın iklimini (2) de tehdit ediyor! İklim değişikliği şu anda insanlığın ve gezegenimizdeki yaşamın karşı karşıya olduğu en büyük tehlike olarak kabul ediliyor.

Greenpeace Akdeniz Ofisi enerji kampanyası sorumlusu Melda Keskin soyle dedi: "Sergimizdeki ölümcül petrol üretim-tüketim döngüsü, Türk yetkililerine açık bir uyarıdır. Petrol gibi fosil yakıtlara bağımlı; ucunda çevre kirliliği, çarpıcı iklim değişiklikleri ve savaşlar (3) bulunan bir çıkmaz yoldur. Fosil yakıt devlerinin çıkarları, bizim yaşamlarımızdan ve gezegenimizin geleceğinden önde tutulmamalıdır!"

Greenpeace; Boğazları tehdit eden dev tankerlerin alternatifinin, hiçbir zaman British Petrol şirketi ve yetkililerin iddia ettiği gibi, Bakü-Ceyhan boru hattı olmadığına dikkat çekiyor. Bazı batılı ülke ve şirketlerin petrol çıkarları, her iki projenin de yapılmasını gerektirmekte, dev şirketler her iki projeyi de uzun zamandır planlamakta ve pazarlamaktadır. İster tankerlerle ister boru hatlarıyla taşınsın, sorun petrolun kendisidir. Her iki proje de dünyanın en hassas ve en fazla tehdit altındaki ekosistemlerinden biri olan Akdeniz'i tehlikeye sokmaktadır.

Keskin'e gore, "Petrol endüstrisi, karada ve denizdeki günlük operasyonları sırasında, her yıl 3-4 milyon ton petrolle sorumsuzca denizleri kirletiyor ve bunun yalnızca %10 kadarı kazalardan kaynaklanıyor! Dahası, Greenpeace açısından petrolun kullanılması en büyük kazadır, çünkü dünyanın dört bir yanında tehlikeli iklim değişikliklerine neden olmaktadır."


Ulusötesi petrol şirketlerinin sözde "çevreci" görünme çabalarına ve Bush gibi politikacıların baskılarına karşın, fosil yakıt kullanımını ve karbondioksit yayılımını radikal bir biçimde azaltacak ulusal politikalar benimsenmek zorundadır. Dünya ikliminde gözlenen tehlikeli değişiklikler nedeniyle yeni fosil yakıt kaynaklarının araştırılmasına yönelik planlar gerçekçi değildir.

Gerçek alternatifler, enerji verimliliği programlarının uygulanması ve rüzgar, güneş, biyokütle gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının acilen devreye sokulmasıdır. Birçok ülke, yenilenebilir kaynaklara geçişi hızlandırarak gelecek için şimdiden hazırlanmaktadır.

Yaşamlarımızı ve çevremizi tehlikeye atmadan, en verimli bir biçimde temiz enerji kullanmaya başlamak zorundayız. Alternatiflerin hem endüstrileşmiş ülke yurttaşlarının, hem de yoksul ve gelişmekte olan ülke yurttaşlarının yararına olduğu araştırmalarla kanıtlanmış durumdadır.

ABD dünya nüfusunun %4'ünü barındırdığı halde küresel karbondioksit yayılımının %25'inden sorumludur! Greenpeace, Bush Yönetimi'nin Exxon gibi dev petrol şirketlerinin dar çıkarlarına hizmet etmekten vaz geçmesini ve Kyoto Sözleşmesi'ni Amerikan Kongresi'ne onaylatmasını talep ediyor. Kyoto'ya taraf olan devletler arasında geçtiğimiz Kasım ayında Marakeş'te (Fas) yapılan yedinci toplantının (COP 7) ardından, uluslararası topluluğun şu anki hedefi; 2002 Eylül ayında Johannesburg'da (Güney Afrika) yapılacak "Rio +10" Dünya Zirvesi'nden önce, Kyoto Sözleşmesi'nin parlamentolarda onaylanarak yürürlüğe sokulmasıdır. Greenpeace, Kyoto Sözleşmesi'nin yürürlüğe sokulmasının, tehlikeli iklim değişikliklerinin önlenebilmesi yolunda gerekli ama en alt düzeyde bir ilk adım olduğuna inanmaktadır.

Daha fazla bilgi için:
Melda Keskin, Greenpeace Akdeniz enerji kampanyası sorumlusu (cep) (532) 3243204;
Tolga Temuge, Greenpeace Akdeniz Kampanyalar Yöneticisi, Eylem & Lojistik Koordinatörü, (cep) (533) 2148776; ya da Greenpeace Akdeniz Ofisi (212) 2927619 -20. [email protected]
www.greenpeacemed.org.mt


NOTLAR:

1 - İstanbul Boğazı, tehlikeli kayalıklar, sis, yağış, güçlü ters akıntılar, hem enine hem de boyuna işleyen çok ağır trafiğiyle, dünyanın en dar ve riskli su yollarından biridir. Bugün Boğaz'dan 1 yılda geçen 50 bin geminin 5500 kadarını petrol tankerleri oluşturuyor. Bu ağır trafik geçtiğimiz yıllarda birçok ciddi kazanın olmasına neden olmuştur.

2 - Dünya atmosferinde kaydedilen ısınmadan ve iklim felaketlerinden sorumlu olan sera gazları arasında en önemlisi olan karbondioksit (CO2), kömür, petrol gibi fosil yakıtların taşıtlar, termik santrallar, vb. yerlerde kullanılmasıyla ortaya çıkar.

CO2 gibi sera gazlarının şu anki artış eğilimi, küresel sıcaklıkların, son 20 bin yılda yaşanandan çok daha büyük bir hızla artmasına yol açıyor. Artan sıcaklık nedeniyle, örneğin Kuzey Kutbu'nun %40'ı son 40 yılda erimiştir. Kutup ve buzulların erimesi sonucunda deniz seviyelerinin yükselmesi ise, kıyılarda yaşayan milyonlarca insan ve tatlı su kaynakları için korkunç bir tehdittir. Şiddeti ve sıklığı artış gösteren güçlü fırtınalar, kasırgalar ve son günlerde Mersin ve yöresinde olduğu gibi büyük seller, vb. doğa olayları, artık "doğal olmayan felaketler" olarak kabul ediliyor. Dünyada son üç yılda aşırı meteorolojik olaylara bağlı olarak 100 bin insanın öldüğü hesaplanmıştır (Catastrophe (Facia), David Keys, 2000). İngiliz Hükûmeti'ne bağlı çalışan biliminsanları 2080 yılına dek, dünyada her yıl 94 milyon insanın sel baskınları riskiyle, 290 milyon insanın ise sıtma riski ile karşı karşıya kalacağını tahmin etmektedir (Climate Change and its impacts (İklim Değişikliği ve Etkileri), DETR, Ekim 1999).

Tahminler çoğunlukla, Akdeniz bölgesinde kışın daha fazla yazın ise daha az yağış olacağına dikkat çekiyor. Daha fazla yağış alan bölgeler bile, artan buharlaşma ve yağışların mevsimsel dağılımı ve yoğunluğundaki değişiklikler yüzünden, bugünden daha kurak bir hale gelerek, çölleşecektir. İklim değişikliği etkilerine karşı kendilerini koruma olanağı ya da hazırlığı olmayan Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin insanları ise tüm bu sorunlardan en fazla yara alanlar olacaktır.

3 - Daha önce Körfez Savaşı'nda ve şu anda da Afganıstan'da sürdürülmekte olan savaşta da görüldüğü gibi, petrol yalnızca ekolojik felaketlerin yakıtı olmakla kalmıyor, aynı zamanda da güvensizliğin, bölgesel çatışmaların ve savaşların da yakıtı olduğu görülüyor. Tüm bu gerçeklerin ışığında Greenpeace, petrol çıkartmaya ve boru hatları inşa etmeye yönelik tüm planları yanlış yönde atılmış adımlar olarak değerlendirmektedir.

Tüm İstanbullular ve Sivil Toplum Kuruluşu üyeleri, 'Rainbow Warrior' gemisini ve gemideki Petrol konulu Greenpeace sergisini ziyaret etmek üzere, 22 - 23 Aralık 2001 Cumartesi ve Pazar günleri, 11:00-17:00 saatleri arasında Ataköy Marina Çekek Yeri Rıhtımı'na davetlidir.

Gemimiz yeni yılın ilk günlerinde İstanbul'dan ayrılarak Akdeniz ülkelerindeki Greenpeace kampanyalarına destek vermek üzere Yunanistan'a doğru yola çıkacaktır.

 

Diğer duyurular için tıklayın

SİVİL TOPLUM













TÜM STK'lar
İÇİN TIKLAYIN


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla