Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Güncelleme: 06.11.2001

DİSK ve KESK Adalet ve Barış için yürüyor
DİSK'in ve KESK'in "İşsizliğe, yoksulluğa, yolsuzluğa ve savaşa karşı küresel adalet, eşitlik ve barış için yürüyoruz " başlığıyla duyurduğu eylem bugün başlıyor. 5 bölgeden başlayacak olan yürüyüş, 9 Kasım Küresel Eylem Günü'nde Ankara'da diğer konfederasyonlarla birlikte yapılacak mitingle son bulacak.

Eylemin İstanbul geçişi:
6 Kasım Salı;
10:00 İstanbul yürüyüş başlangıcı
11:00 Sefaköy'de Küçük Çekmece Beldiyesi önünde karşılama
12:00 Vatan caddesi Edirnekapı girişinde yürüyüşe başlama
13:00 Saraçhane'de karşılama ve basın açıklaması
14:30 Okmeydanı Perpa Aktif Dağıtım direnişçilerini ziyaret
17:00 K.Bakkalköy'de (Carrefour arkası) karşılama
18:00 Birleşik Metal-İş Bostancı E-5

EMEK PLATFORMU
TÜRK-İŞ
HAK-İŞ
DİSK
KESK
TÜRKİYE KAMU-SEN
MEMUR-SEN
TÜRKİYE İŞÇİ EMEKLİLERİ DERNEĞİ
TÜM İŞÇİ EMEKLİLERİ DERNEĞİ
TÜM BAĞ-KUR EMEKLİLERİ DERNEĞİ
TMMOB
TÜRK DİŞ HEKİMLERİ BİRLİĞİ
TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ
TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ
TÜRK VETERİNER HEKİMLER BİRLİĞİ
TÜRMOB

Emek Platformu Başkanlar Kurulu Sonuç Bildirgesi
Uygulanmakta olan ekonomik ve sosyal program nedeniyle ülkemizin ve halkımızın sorunları her geçen gün daha da artmaktadır. Uygulanan ekonomik program, iddia edilenlerin aksine, tam bir başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Emek Platformu tarafından hazırlanan alternatif program, her zamankinden daha fazla geçerlidir. Ülkemizin ve halkımızın sorunlarının çözümü, Emek Platformu Programının hayata geçirilmesinden geçmektedir. Bu Hükümetin emekten yana bir program uygulamadığı ve uygulayamayacağı artık açık olduğundan, Siyasi Partiler Yasası ve Seçim Yasası demokratikleştirilerek, en kısa sürede erken genel seçimlere gidilmelidir.

Emek Platformu Başkanlar Kurulu, daha önce açıklanmış bulunan ekonomik ve sosyal programını hayata geçirebilmek amacıyla, oybirliğiyle, aşağıdaki meşru ve demokratik eylemleri gerçekleştirme kararı almıştır.

a) 9 Kasım 2001 günü Ankara Kızılay Güvenpark'taki mitingin ardından 10 Kasım 2001 tarihinde, Parlamento'da temsil edilen siyasal partilerin üst düzey yöneticilerinin katılımıyla "2002 Yılı Bütçesi Değerlendirme Sempozyumu" düzenlenecektir.
b) 15 Kasım 2001 günü tüm illerde kitlesel basın açıklamaları yapılarak, Emek Platformu'nun 2002 Bütçesine ilişkin eleştirileri ve önerileri kamuoyuna açıklanacaktır.
c) 17, 24 ve 25 Kasım 2001 günleri, İstanbul, İzmir, Adana ve Diyarbakır illerinde, yöredeki demokratik kitle örgütlerinin temsilcilerinin de katılımıyla, bölgesel salon toplantıları düzenlenecek ve halkımızın şikayetleri dinlenecek, Emek Platformu'nun alternatif programı ve önerileri halkımıza anlatılacaktır.
d) Hükümetin IMF dayatması programları uygulamaya devam etmesi durumunda, 1 Aralık 2001 günü, ülke çapında, biçimi daha sonra belirlenip açıklanacak yaygın bir eylem gerçekleştirilecektir.
e) Hükümetin, temel işçi ve memur haklarına yönelik tehditlerini sürdürmesi durumunda, bu genel grev çağrısı Emek Platformu tarafından genel grevle yanıtlanacaktır.

Emek Platformu Başkanlar Kurulu, ülkemizin dört bir köşesinde, temel hak ve özgürlükleri için meşru ve demokratik çizgide mücadele eden işçileri ve kamu çalışanlarını desteklemekte, kamu çalışanlarına ve emeklilere layık görülen yüzde 10'luk zammın kesinlikle kabul edilmeyeceğini açıklamakta, işten çıkarmaları protesto etmekte, özellikle basında düşünülen yaygın işçi çıkartmaların engellenmesini ve istek-dışı emeklilik planlarının durdurulmasını istemekte, 1 Aralık 2000 tarihindeki meşru eylem nedeniyle hâlâ sürdürülen soruşturmalara son verilmesini talep etmektedir.

Emek Platformu, bu programının hayata geçirilmesinde, ülkesini seven tüm kesimlerle ve özellikle uygulanan programdan büyük zarar görmekte olan çiftçiler ve esnaf-sanatkârla işbirliğini geliştirecek, yerel düzeydeki örgütlenmesini kurumsallaştırarak daha da güçlendirme çabalarını sürdürecektir.

Emek Platformu
30 Ekim 2001


"Yerel Yönetimler Deformu"
Kamuoyunda yerel yönetimler reformu olarak bilinen yasa taslağı ile ilgili olarak hazırlananı raporu kamuoyuna açıklayan Müstakil Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Av. M. Bülent Deniz; "Taslak bir reform değildir. Aksine Truva Atının içine gizlenmiş yeni mali yükümlülükleri içermektedir" dedi.

Deniz konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Kamuoyunda yerel yönetimler reformu olarak bilinen ve  31 Temmuz 2001 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından TBMM’ne sevkedilen "Merkezi İdareyle Mahalli İdareler Arasında Görev Bölüşümü ve Hizmet İlişkilerinin Esasları ile Mahalli İdarelerle İlgili Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" tasarısı üzerine derneğimizce bir ön-inceleme raporu hazırlanmıştır.

Yaptığımız inceleme sonucu, TBMM’ne sunulan taslağın, yıllardır konuşulduğu gibi bir reform olmadığı, aksine yerel yönetimlerin özerklik, yetki ve sorumluluklarında geriye gidişe neden olacak hükümlerle dolu olduğu ortaya çıkmıştır. Seçilmiş'i, atanmış'ın emrinde gören yaklaşım, bu taslak ile vücut bulmaktadır. Merkezi yönetimin yetkilerini ve vesayetini arttırıcı düzenlemeler içeren taslak, hantallaşan devlet yapısını daha da ağırlaştıracaktır.

Demokratikleşme sürecine önemli katkı sağlayacak yerel yönetimler reformu çalışmalarının sonucu, bu taslak olmamalıdır. Tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de, yerel yönetimlere verilen inisiyatifler arttırılmalı, yüzyıllardır bu coğrafyada süren merkez-taşra mücadelesine son verilmelidir. Öte yandan siyasi iktidarın sık başvurduğu bir yönteme bu taslak ile yine başvurulmakta, mahalli idare hizmetlerine katılım payı adı altında halkımız için yeni mali yükümlülükler getirilmektedir.

Kamuoyunun dikkatlerinden kaçırılmak istenen bu düzenlemenin şiddetle karşısındayız. Derinleşen ekonomik kriz nedeniyle yangın yerine dönen ülkede, ekonominin canlandırılması için KDV oranlarının düşürülmesinin tartışıldığı bir ortamda yeni mali yükümlülükler getirmek insafsızlıktır. Müstakil Tüketiciler Birliği olarak bu ek mali yükümlülüklerin iptali için yargı yoluna gitmekten çekinmeyeceğiz.

Av. M. Bülent Deniz
Genel Başkan


MÜSTAKİL TÜKETİCİLER BİRLİĞİ
Tel:(212)567 97 44  Faks:(212)567 36 47
[email protected]    [email protected] 
www.tuketiciler.org  www.tuketiciler.8m.com


Bir Truva Atı Hikâyesi: Yerel Yönetimler Deformu

Mazlumder: Afganistan'a asker gönderilmesi trajik

MAZLUMDER Genel Sekreteri Ömer Ekşi, hükümetin Afganistan'a asker gönderme kararı dolayısıyla aşağıdaki açıklamayı yaptı:

"Bir süreden beri, ülke içinde yürütülen "iç savaş" stratejileriyle, kendisiyle birlikte ekonomiyi de bataklığa sürükleyen hükümet, "kemer sıkma" ve "avuç açma" politikalarından da bir sonuç alamayacağını anlayınca, çareyi, fiilen Amerika'nın yanında "dış savaşa" katılmakta bulmuşa benziyor. Baştan söylemek gerekirse hükümet, kendi başarısızlığının, lejyonerliğe soyunarak giderileceğini sanıyorsa yanılıyor.

Aynı şeyi Birinci Dünya Savaşı öncesinde, makam ve mevkilerini "komitacılık"la sağlamlaştıran "üç paşa" da yapmıştı ve onların bu fırsatçılığını halk fazlasıyla ödemek durumunda kalmıştı. "Bir koyup, üç alma" stratejisiyle desteklenen Körfez Savaş'nın bedelini de, yine sınırın her iki yanındaki halk hala ödemektedir.

Dışarıdan bakınca, emir-komuta zinciri dahilinde hareket ettiği izlenimi uyandıran hükümetin, savaşa katılmakla ne tür kazanımları olacağını henüz kamuoyu bilmese de, hükümetin ömrünün uzamasının dışında, Türkiye'de bir değişikliğin olmayacağının herkes farkındadır. Çünkü, mevcut krizin asıl nedeni, yıllardır bu ülkedeki insanlara hükmeden baskıcı ve fırsatçı yönetim anlayışının bizatihi kendisidir. Onun için Türkiye krize veya krizlere mahkum yaşamak; bunların çözümü için de birilerine bağımlı olmaktan bir türlü kurtulamamaktadır.

Durum bu iken, hükümetin "terörle mücadele" bahanesiyle Amerika'nın "savaşı"na askerle katılma kararı hiç de gerçekçi olmamaktadır. Ortada, terörle mücadele adı altında kirli bir savaş yürütülmekte ve bu savaş daha fazla katılım yerine, daha fazla sorgulamayı gerektirmektedir. Nitekim, Türkiye ve dünya kamuoyu da bunu yapmakta ve savaşçı yönetimlere, her geçen gün daha fazla şüpheyle yaklaşmaktadır. Bütün bunlara rağmen, Türkiye'nin "titrek" yönetiminin "savaş rantı" için cepheye asker göndermesi size de trajik gelmiyor mu?" www.mazlumder.org.tr


BASIN BÜROSU
Ankara, 02 Kasım 2001
 




SİVİL TOPLUM













TÜM STK'lar
İÇİN TIKLAYIN


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla