Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Güncelleme: 20.10.2001

ULUSLARARASI AF ÖRGÜTÜ BASIN AÇIKLAMASI
AI Index ASA 11/019/2001 - News Service Nr. 183

AFGANİSTAN: Kontrolsüz silah akışı daha fazla insanın acı çekmesine yol açacak
Uluslararası Af Örgütü bugün yaptığı açıklamada, "Afganistan'da savaşmakta olan taraflara kontrolsuz silah ve diğer askeri ekipman ile uzman gönderilmesi daha fazla insan hakları ihlalleri ve savaş suçlarına yol açacaktır." dedi. Bugüne dek hem Taliban hem de Kuzey İttifakı, yabancı hükümetler tarafından, dehşet verici insan hakları karnelerine rağmen ağır bir şekilde silahlandırıldıklarını söyleyen UAÖ, "Çatışma durumunda silahların el değiştirmesinin engellenemez olması göz önüne alındığında, daha fazla silah ve uzman transferlerinin çok sıkı kontrol edilmesi çok önemlidir" dedi.

UAÖ, herhangi bir transfer yapılmadan önce, geçmişte ağır insan hakları ihlallerinden sorumlu olan komutanların el çektirildiğini doğrulayacak bağımsız gözlemcilerin bölgeye gönderilmesi için çağrıda bulunmaktadır. Gözlemciler, silah ve uzmanların insan hakları ihlallerinde kullanılmamasını sağlamak için bölgede kalmalıdır. 1980 ve 1990'lı yıllarda ABD ve onun bazı Batı Avrupalı müttefiklerinin yanı sıra eski Sovyetler Birliği, Pakistan, Suudi Arabistan ve İran'dan gönderilen silah ve benzeri malzemeler Afganistan'daki çeşitli silahlı gruplar tarafından ağır insan hakları ihlalleri işlemek için kullanılmıştı.

Afganistan'daki siviller bu kontrol edilmemiş transferlerin acısını çekmektedir; binlercesi antipersonel kaya mayınları nedeniyle öldü. 1994 yılından beri Taleban'a gönderilen ana silahlar ve benzer malzemeler Pakistan ya da Çin'in resmi stoklarından gelmiş veya Pakistan'daki özel dağıtım şirketlerinden Suudi Arabistan'dean özel bağışlarla satın alınmıştır. Kuzey İttifakı'na son zamanlarda gönderilen teçhizatın İran ve Rusya Federasyonu tarafından özellikle Tacikistan olmak üzere Orta Asya devletleri ve Slovakya üzerinden gönderildiği bildiriliştir. Ancak Orta Asya devletleri bu transferlerle ilgileri olduğunu inkar etmektedir. UAÖ, Rus hükümetinin Kuzey İttifakı'na hiçbir insan hakları kriteri koşulmadan 45 milyon dolar değerinde silahı göndermeyi planladığına dair bilgiler karşısında kaygı duymaktadır. Ayrıca ABD Kongresi halen "uygun Afgan direniş örgütlerine" 300 milyon dolar değerinde doğrudan askeri yardım yapmayı sağlayabilecek bir yasa üzerinde tartışmaktadır. UAÖ ayrıca tüm hükümetleri sivil bölgelerin yakınlarına bombardıman yapmaktan, etkileri tam olarak bilinmeyen uranyum silahlarını kullanmaktan ve savaşta yer alan taraflara bu tip silahları sağlamaktan kaçınmaları için çağrıda bulunmaktadır. Uluslararası Af Örgütü'nün 11 Eylül krizi ile ilgili elektronik basın dosyasını ziyaret edin. http://web.amnesty.org/mavp/av.nsf/pages/usa_press_page

AMNESTY INTERNATIONAL PRESS RELEASE AI Index ASA 11/019/2001 - News Service Nr. 183 Embargoed for : 17/10/2001 00:01 GMT

Afghanistan: Uncontrolled flow of arms will lead to more human misery The unconditional flow of weapons and other military equipment and expertise to the warring parties in Afghanistan will lead to further human rights abuses and war crimes, Amnesty International said today in a briefing on such transfers. "To date, both the Taleban and the Northern Alliance have been heavily armed by foreign governments regardless of their appalling human rights records," the organization said. "While the shifting of arms is inevitable in a conflict situation, it is crucial that further transfers of arms and expertise are rigorously controlled." Amnesty International is calling for independent monitors to be put in place to verify that commanders who have been responsible for gross human rights abuses in the past are removed before any transfers take place. The monitors should remain in place to ensure that the arms and expertise are not used to commit human rights abuses. During the 1980s and 1990s, arms and related supplies were sent from the USA and some of its West European allies, as well as the former Soviet Union, Pakistan, Saudi Arabia and Iran, and were used for perpetuating massive human rights abuses by various armed groups in Afghanistan. Civilians in Afghanistan are suffering the legacy of these uncontrolled transfers, thousands have died from anti-personnel landmines alone. Since 1994, the main supplies of arms and related items to the Taleban have come from official stocks in Pakistan or from Chinese or other sales through private dealers based in Pakistan and with private funding from Saudi Arabia. Recent supplies to the Northern Alliance have been reportedly sent from Iran and the Russian Federation via the Central Asian states, especially Tajikistan, as well as from the Slovak Republic, although the Central Asian states have denied their involvement. Amnesty International is concerned that the Russian government is reportedly planning deliveries of up to $45 million worth of arms to the Northern Alliance which are not conditioned to any human rights criteria. Furthermore the US Congress is currently considering a law to provide up to $300 million of direct military assistance to "eligible Afghan resistance organizations". Amnesty International also urges all governments to refrain from the use of cluster bombs near civilian areas, from using depeleted uranium weapons whose effects are not fully known, and to refrain from providing such weapons to any of those involved in the conflict. Visit Amnesty International's electronic press kit on 11September crisis: http://web.amnesty.org/mavp/av.nsf/pages/usa_press_page

ULUSLARARASI AF ÖRGÜTÜ BASIN AÇIKLAMASI
18 Ekim 2001 AI Index ASA 33/025/2001 - Basın Duyuru No.184
Pakistan: Kabile bölgelerindeki mülteci kampları - riskli bir strateji


Uluslararası Af Örgütü (UAÖ) bugün Pakistan Başkanı Müşerref'e, kabile bölgelerinde mülteci kampları açma planlarıyla ilgili duyduğu kaygıyı ifade eden bir mektup gönderdi. UAÖ, "Mülteci kampları açma planları, nihayetinde ABD liderliğinde Afganistan'a yönelik saldırılardan kaçanları korumayla sonuçlanacaktır. Ancak, kampları kabile bölgelerinde tesis etmek yardım çalışanları, mülteciler, yerel topluluklar ve dış gözlemciler için sorun yaratacaktır." dedi.

Raporlara göre Kuzey Batı Sınır Bölgesi (KBSB) ve Belucistan'da 200,000 kişiyi barındıracak yaklaşık 30 kamp açılması düşünülmektedir. Şimdiye kadar KBSB'de 9 alan belirlendi ve halen Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) ile hükümet dışı örgütler 4 bölgede kamp hazırlıklarını sürdürmektedir.

Bu bölgelerdeki nüfus, Afganistan'daki ana etnik grubu olan Puştunlardır. Pakistan'daki kabile bölgelerinde bulunan birçok Puştun, Taleban'a duydukları sempatiyi ve diğer etnik gruplara duydukları düşmanlığı dile getirmiştir. Şimdiden, kamplara itiraz eden bölge halkının inşa çalışmaları engellenmeye çalıştığı olaylar meydana gelmiştir. Yol altyapısı düzenli trafiğe yeterli olmayacaktır ve bölgede su ve gıda yeterli miktarda bulunmamaktadır. Kıt kaynaklar için yaşanacak olan rekabet, mültecilere yönelik düşmanlık yaratacak veya var olan düşmanlığı körükleyecektir. Bu da bir güvenlik sorununa dönüşebilir. Afgan sınırına birkaç kilometre uzaklıkta olan önerilen kamp alanları, ayrıca Afganistan'dan savaşçıların kolayca sızabilme riskine de açık olabilir. Pakistan hükümeti birçok kez Taleban ya da İslamcı grup mensuplarının mülteci gibi davranabileceklerinden duydukları kaygıyı dile getirmişti. Bu nedenle, BMMYK ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi'nin (UKHK) mülteci inceleme sürecini gözlemlemesine izin verilmelidir.

Her gün en az bin iki bin Afgan sığınma amacıyla Pakistan'ın uzun ve geçmesi kolay sınırına ulaşmaktadır. UAÖ Pakistan başkanını kampları, güvenliği sağlamak ve kampların sivil ve insani karakterini güvence altına almak için, Afgan sınırından uzakta daha güvenli bir alanda kurmaları yönünde uyarmıştır. UAÖ ayrıca sınırların tekrar açılması için yaptığı çağrıyı tekrarlamakta ve uluslararası topluluğu Pakistan hükümetine mültecilere yeterli koruma sağlayabilmesi için gerekli yardımı yapmaya davet etmektedir.

18 October 2001 AI Index ASA 33/025/2001 - News Service Nr. 184
Pakistan: Refugee camps in tribal areas - a risky strategy


Amnesty International has written to President Musharraf of Pakistan expressing concerns about plans to open refugee camps in tribal areas. "Plans to open refugee camps will go some way toward protecting those fleeing the US-led attacks on Afghanistan. However placing the camps in tribal areas will present problems for relief workers, the refugees themselves, local communities and outside monitors," Amnesty International said. According to reports, some 30 camps may be set up in North West Frontier Province (NWFP) and Balochistan, to accommodate up to 200,000 people. Nine locations in NWFP have so far been identified and the United Nations High Commission for Refugees (UNHCR) and non-governmental organizations are currently preparing four sites.

The population in these areas are Pashtun, the main ethnic group in Afghanistan. Many Pashtuns in Pakistan's tribal areas have expressed their sympathies with the Taleban and hostility toward other ethnic groups. There have already been incidents in which building works were obstructed by local opponents of the camps. The road infrastructure will not support regular traffic, and water and food are not available in adequate quantities locally. Competition for scarce resources would create or enhance local hostility against the refugees, which could turn into a security concern.

The location of the proposed camps, within a few kilometres of the Afghan border, may also expose them to easy infiltration by combatants from Afghanistan. The government of Pakistan has on a number of occasions expressed concern that members of the Taleban or Islamist groups may pose as refugees. The UNHCR and the International Committee of the Red Cross (ICRC) should be guaranteed access to monitor the screening procedures. As at least 1,000 - 2,000 Afghans arrive every day through the long and porous border with Pakistan in search of refuge. Amnesty International urged the President of Pakistan to place the camps at a secure distance from the Afghan border, in order to guarantee safety and ensure the civilian and humanitarian character of the camps. AI also reiterated its call for the borders to be reopened and is again urging the international community to provide the necessary assistance to the Pakistani government so that it can give adequate protection to refugees.


SİVİL TOPLUM













TÜM STK'lar
İÇİN TIKLAYIN


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla