Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Güncelleme: 11.07.2001
"Düşünce Suçu"na Karşı
Girişim'den uyarı

Sevgili arkadaşlar, Aşağıdaki duyuruyu bugün akşamüstü aldım. Elimin erdiği her yere iletiyorum. Ama bu ileti, en azından yarınki duruşma için çok geç. Bu kıssadan -ve önce yaşadıklarımdan- çıkardığım hisseleri bıkmadan, usanmadan tekrarlamak isterim.

1. Yazarlar, yayıncılar, sessiz sedasız yargılanıp, boş mahkeme salonlarında hüküm giyiyorlar.
2. Oysa tüm adaletsizlikler, karanlıkta, kapalı kapılar ardında yapılabiliyor. (Bakınız: Ekteki yazı)
3. Yoğun kamuoyu yaratılan davaların seyri de, sonucu da farklı oluyor. (Örnek: Memed Uzun'un tek celsede beraati)
4. Bırakın kamuoyunu, onu harekete geçirebilecek kişi ve kurumlar bile, çoğu kez, yazar ve yayıncı hapse girince uyanıyoruz.
5. Yanlış sanıktan başlıyor. "Kendim için bir şey istersem..." mantığı içinde, duruşmasını duyurmaktan utanıyor.
6. Ve kapalı kapılar ardında hüküm yiyor. Hükmü yalnız o mu yiyor, hepimiz mi? Buna hakkı var mı?
7. Kurumlarımız, itiraf edelim ki çok yavaş. Yönetim kurulları toplanıncaya kadar haftalar, aylar geçebiliyor.

1995'te başlayan "Sivil İtaatsizlik" eylemi boyunca aynı duvarı aşmak için çok çalıştık. Kendi arkadaşlarımıza, avukatlarımıza yalvar yakar olduk: "Ey sanıklar, ey avukatlar, bize haber verin bari. Hem düşünce suçlularını mahkemelerde yalnız bırakmayalım, hem de suç(!?)larına ortak olalım, aynı yazıyı bir daha yayınlayarak..." Ahmet Altan'ın, Neşe Düzel'in duruşma haberlerini bile ertesi gün gazetelerden öğrendik, içimiz sızlayarak.

ÇÖZÜM:
1. Sanıklar: Dava yalnız sizin değil, hepimizin yargılandığı bir davadır. Kamuya duyurmaktan utanmayın.
2. Meslek kuruluşları: Hem kendi üyelerinizi hem diğer demokratik kurumları ve medyayı harekete geçmeye çağırın.
3. Duruşma öncesinde, sırasında ve sonrasında sanığı yalnız bırakmayın, konuyu gündemde tutmaya çalışın.
4. Uluslararası platformdaki kardeş kuruluşlarınızı bilgilendirin, protestolarını, gözlemci yollamalarını sağlayın.
5. Bu arada, lütfen bize de bir haber verin. Üşenmez, katkıda bulunmaya çalışırız.
Sevgilerimizle,
Düşünce Suçu(!?)na Karşı Girişim
Şanar Yurdatapan


Türkiye Yayıncılar Birliği Yayınlama Özgürlüğü Komitesi
Düşünce, İfade ve Yayınlama Özgürlüğü Konusunda Duyarlı Olan Tüm Kurumlara, Basın ve Kişilere

Yayınlama Özgürlüğü Komitesi olarak, ülkemizde düşünce, ifade ve yayınlama özgürlüğüne ilişkin ihlalleri, yasaklama ve yargılamaları yakından takip ediyoruz. Yıllık raporlar hazırlıyoruz, bunu TYB'nin gelenekselleşmiş olan Düşünce Özgürlüğü Ödül Töreni'nde açıklıyoruz. Ayrıca Frankfurt Kitap Fuarı'nda, her yıl Ekim ayında toplanan Dünya Yayıncılar Birliği'nin "Yayınlama Özgürlüğü" toplantısına katılıyoruz. Ne yazık ki, düşünce ve ve ifade özgürlüğüne ilişkin zorunlu yasal düzenlemelerin sürekli ertelenmesi nedeniyle, kitap yasaklama ve yazarlarla yayıncıları yargılama olguları devam etmektedir. Yazar Mehmet Uzun'un kitaplarına ve yayıncısına ilişkin yargılamanın beraatle sonuçlanması, devam etmekte olan diğer benzeri davalar konusunda da umut yaratmıştır. Yeter ki kamuoyu, bu tür davalara ilişkin ilgisini esirgemesin. Bu nedenle, Türkiye solunun tarihine ilişkin iki biyografik kitaba yönelik yasağın kalkması, yazar ve yayıncılarının rutin mahkumiyet kararları ile karşılaşmamaları bakımından, bu davaların kamuoyu tarafından yakından izlenmesi büyük önem taşımaktadır.

Sizleri, 11 Temmuz Çarşamba günü, İstanbul 3 Nolu DGM'de, yayıncı HAYDAR KABA ve yazar MUKADDES ÇELİK' e karşı "BİZİM ÇAKIR" adlı kitabın duruşmasını izlemeye çağırıyoruz. Aynı biçimde, araştırmacı yazar TURAN FEYİZOĞLU ve yayıncı MUSTAFA DEMİR'e karşı "İBO-İbrahim Kaypakkaya" adlı belgesel kitaptan dolayı İstanbul 4 Nolu DGM'de açılan dava da karar aşamasına gelmiştir. 6 Ağustos 2001 günü, saat 9.30'da yapılacak duruşmada bulunmanız, anlamlı bir davranış olacaktır.

Sonsuz dayanışma duyguları ile.
Yayınlama Özgürlüğü Komitesi adına
Ragıp Zarakolu

YAZAR YAYINCI MAHKEME TARİH
Mukeddes Çelik Haydar Kaba İstanbul, 3. DGM 11. 7. 2001
Turan Feyizoğlu Mustafa Demir İstanbul, 4. DGM 6. 8. 2001


SİVİL İLETİŞİM AĞI
Haftalık Duyuru Bülteni
Güncelleme: 09.07.2001

Ölüm oruçlarında bir kayıp daha
F tipi cezaevlerini protesto amacıyla ölüm orucuna başlayan mahkûmlardan Ali Koç, tedavi gördüğü Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde hayatını kaybetti.

Bartın'daki cezaevinden getirilerek Sincan F tipi Cezaevi'ne konulan Ali Koç (30), burada ölüm orucuna başladı. Mart ayında Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan Ali Koç, bugün öğleden sonra öldü. Yetkililer, Ali Koç'un tedaviyi kabul etmediğini belirttiler. Ali Koç'un cenazesinin Adli Tıp'a gönderildiği, Zonguldak'ta toprağa verileceği bildirildi.

Mühendisler ve Mimarlar
ülkeye sahip çıkıyor


TMMOB, Yolsuzluk ve Yoksulluk Düzenini Yaratanlara "dur!" demek ve taleplerini dile getirmek için Ankara'da alanlara çıkacak.

TMMOB protesto eylemlerini şöyle gerekçelendiriyor:
* Meslek onurumuzu ayaklar altına alan, bizleri ve meslektaşlarımızı insanca yaşayamayacak hale sokan ücret politikalarının sorumlularına,
* IMF yasaları ile rant ekonomisini yaratarak ülkemizin geleceğini karartanlara,
* Kamusal denetim alanlarını özelleştirerek şirketlere devredenlere,
* Bizlerin yalnızca grevli-toplusözleşmeli sendika hakkımızı engellemekle kalmayıp, açlık sınırında yaşamaya zorlayan, keyfi yasalarla iş güvencesini yok edenlere,
* Eğitimi ve sağlığı paralı hale getirenlere ve YÖK!ün uygulamalarına,
* Özelleştirme, taşeronlaştırma, sendikasızlaştırma uygulamalarını hayata geçirip bizlere işsizlik dayatanlara,
* KİT'lerin satılmasını hayata geçirerek özlük haklarımıza yönelik saldırılara ve sürgün politikalarına,
* Ormanlarımızın yok edilmesini, sanayileşmeden vazgeçilmesini, hazine arazilerinin satılmasını, tarımın bitirilmesini, yer altı ve yerüstü kaynaklarımızın uluslararası sermayeye yok pahasına satılmasını onaylayanlara,
* Tütün, Şeker, Enerji Piyasası, Doğalgaz Piyasası, Petrol Piyasası, Yapı denetimi vb.gibi "IMF yasalarını" ve bu yasaları ülkemizde hayata geçirenlere,
* Yolsuzluk ve Yoksulluk Düzenini Yaratanlara, Dur demek ve taleplerimizi dile getirmek için 27 Temmuz 2001 tarihinde TMMOB ve oda yönetim kurulu üyeleri ile birlikte Güvenpark'ta, 28 Temmuz 2001 tarihinde Üyelerle birlikte Ankara'da alanlarda olacağız...


SİVİL TOPLUM













TÜM STK'lar
İÇİN TIKLAYIN


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla