Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Güncelleme: 16. 12. 2005

MAZLUMDER İSTANBUL ŞUBESİ HUKUKİ YARDIM MERKEZİ 2005 YILI BİREYSEL BAŞVURULAR RAPORU
İnsan hakları mücadelesini 15 yıldır "Kim olursa olsun zalime karşı, mazlumdan yana" düsturu ile sürdürmekte olan Derneğimiz, MAZLUMDER İstanbul Şubesi Hukuki Yardım Merkezi aracılığıyla bu yıl da bir çok konuda bireysel başvuru almıştır. Hukuki Yardım Merkezine yapılan başvurularla, somut veriler ortaya konularak, ülkemizde yaşanan hak ihlalleri konusunda fikir verici nitelikte oldu kuşkusuzdur.

Son beş yılın insan hakları raporları incelendiğinde bazı konularda göze çarpan nispi düzelmeler, ümit verici gelişmeler olarak insan hakları savunucularını sevindirirken, değişime direnen bürokrasinin yasalara rağmen dayatmaya çalıştığı kimi uygulamalar ile halen düzeltilmesi gereken çok şey olduğunu, yasaların yanında anlayışında değişmesi gerektiğini göstermektedir.

Devamı için>> www.mazlumder.org

MAZLUMDER İstanbul Şube
Kalenderhane Mah. C.Y.TosyalıCd. No:124 Vefa/ İstanbul
Telefon: 0212 526 2438-526 2439-526 2440 Faks:0212 5262441 Web:www.mazlumder.org
Email:[email protected] [email protected]

Hayvan Hakları Örgütleri
'Ne kürk, ne deri; 'kansız' hediye ve giysi!..'
Hayvan Hakları savunucularının dünya genelinde uyguladıkları etkin çalışmalar sonucu, "Kürk" ve "Deri" kullanımı ile bu yönde 'talep yaratma' çalışmaları tepki topluyor. 18 Ocak 2006'da İstanbul CNR Fuar Merkezi'nde başlayacak "Deri Fuarı" da şimdiden hayvan hakları savunucularının protesto gündemine girdi.

Çin Halk Cumhuriyeti'nin Hebei bölgesindeki Shangcun; Çin'in kürk pazarının yüzde 60'ını oluşturuyor. Burada hayvanlar ya kafaları yere vurularak ya da kafalarına sopayla vurularak felç edilip (çoğu zaman felç bile olmadan, sadece sersemletilip) canlı canlı yüzülüyorlar. Yaşamları boyunca kafeslerde kapalı yaşayan bu hayvanların yaşam alanları 70x35 cm büyüklüğünde. Şubat-Mart aylarında çiftleştirilen hayvanlar, Nisan-Mayıs aylarında doğum yapıp yavrularını emziriyorlar. Yedi aylık olan yavrular kalın ve para eden kürke sahip olduğu için satılmaya hazır hale geliyor. İşte kürkü için öldürülen hayvanların 'o an'ının video görüntüleri:
* ÇİN'DEN KÜRK VAHŞETİ GÖRÜNTÜLERİ (Video) [Tıkladıktan sonra filmin yüklenmesi için bekleyiniz]
* KÜRKÜ İÇİN ÖLDÜRÜLEN Kedi ve Köpekler (Video) [PETA TV]

Hayvan Hakları örgütü PETA, Çin'de kürkleri için, canlı canlı derileri yüzülen hayvanların görüntüleri ile Jennifer Lopez'in kürklere bürünmüş son video klibinin görüntülerini harmanlayarak bir film oluşturdular. Bu videoyu linki tıklayarak indirebilir ve izleyebilirsiniz. * J. Lopez (Video)
* BAŞINIZA ( Hayvanlara yapılana benzer ) BÖYLE BİRŞEY GELSİN İSTER MİSİNİZ? (Video)

ALF'İN ÖZGÜRLEŞTİRME OPERASYONU'NDAN
Sizlere sunduğumuz bu görüntüler de FBI'ın dolayısı ile de G.W.Bush'un terörist örgütler listesinde yer alan ALF (Animal Liberation Front-Hayvanlara Özgürlük Cephesi) adlı örgütün Rusya'da bulunan bir "kürk çiftliği"ndeki kafeslerdeki "yaban gelincikleri"ni kurtarma operasyonundan. ALF üyeleri 180'den fazla yaban gelinciğini kurtararak, Kürk Çiftliği'nden uzaktaki bir ormana bırakıyor. Kafesleri parçalıyorlar ve duvarları "Hayvanlara Özgürlük!" / "ALF" yazılarıyla donatıyorlar...
* ALF'in hayvanları kurtarma operasyonu (Video)

Hayvan Korumacılar ve Hayvan Hakları Örgütleri Tepkili Dünyanın her yanında olduğu gibi; Türkiye'de de, Dünya Yalnız Bizim Değil Platformu (DYBD), DOHAYKO, HAYTAP, Türkiye Hayvan Hakları Platformu (THHP) ve KÜRKE HAYIR! Platformu gibi hayvan korumacı ve hayvan hakları savunucusu kuruluşlar, özellikle defileler, fuarlar gibi etkinlikler öncesi, kürk ve deri kullanımı konusunda tepkilerini yoğunlaştırıyorlar...

"BIRAKIN DERİLER ve KÜRKLER HAYVANLARIN ÜZERİNDE KALSIN!.."
"Her yanı işlenip, parlatılıp, astarlanarak piyasada satışa sunulan, adına kürk dediğimiz şey, aslında öldürülmüş bir hayvanın parçasıdır. Vücudunun üzerinde komple bir ceset ya da onun bir parçasını taşımak sağlıklı bir davranış biçimi olarak kabul görebilir mi?! Bırakın, deriler ve kürkler hayvanların üzerinde kalsın!.. "

Kadınların 'güzel olmak için' kürke ihtiyacı yok! Kürk ile elde edilen güzellik kürkün güzelliği değil, içindeki hayvanın güzelliğidir. Ancak arada bir fark vardır. Kürkü alınmış hayvanın güzelliği de, hayatı da alınmıştır. Kadın ise; zaten doğal haliyle güzeldir. Başka bir canlının yaşamak için gerekli bir parçasını alarak kendini normalden şişman gösterecek ve hayvan öldürdüğünün kanıtı olarak taşıyacağı bir başka aksesuara ihtiyacı var mıdır?!...
* www.kurkehayir.com
Unutmayın!
* DÜNYA YALNIZ BİZİM DEĞİL

Vicdani Retçi Mehmet'e Özgürlük!
Mehmet Tarhan'la dayanışmak için dünyanın dört yanında eylemler yapıldı. Berlin'deki eylemde dağıtılan el ilanı metnini örnek olması bakımından yayınlıyoruz:
"Hiçbir şekilde askere gitmeyeceğim." Bu cümleyle Mehmet Tarhan 2001 yılında vicdani ret hakkını kamuoyu karşısında açıkladı. Dört yıl sonra tutuklandı ve Ağustos 2005´de dört yıl hapis cezasına çarptırıldı. Bu ceza şimdiye kadar Türkiye´de bir vicdani retçiye verilen en yüksek hapis cezasıdır.

Mehmet Tarhan Nisan 2005´den bu yana Sivas Askeri Cezaevi'nde tutuklu bulunmaktadır ve birçok onur kırıcı davranışa ve kötü muameleye maruz kalmıştır. Mehmet Tarhan kararı bozmak için Askeri Yargıtaya başvurdu. Askeri Yargıtay konu içeriği ile ilgili kararı değerlendirmedi. Bunun yerine Sivas Askeri Mahkemesi Mehmet Tarhan'nın eşcinselliği konusunda bedensel muayenesinin yaptırılarak askerliğe elverişli olup olmadığının belirlenmesini istedi. Bir sonraki duruşma 15 Aralık tarihinde gerçekleşecek.

Tarhan, Türkiye'de uygulamaya göre, eşcinsellik nedeniyle 'çürük' ve 'hasta' olarak damgalanarak askerden muaf tutulmayı kabul etmeyeceğini belirtti. Böyle aşağılayıcı bir çürüğe çıkarma sürecine maruz kalmayı reddetmekte ve bunu bir "kirli kompromis" olarak görmektedir. Tarhan, vicdani reddinin kabul edilmesinde ısrar diretmektedir, çünkü kendisi "şiddet desteklenir ve kabul edilirse, sadece yeniden şiddet oluşacaktır" ifadesiyle askerliği reddettiğini açıkça dile getirmiştir.

Eğer Sivas Askeri Mahkemesi zorunlu bir bedensel muayene yapılması kararı alırsa, bu, Tarhan'nın tekrar sonuçları ağır olacak bir kötü muameleye maruz kalacağı anlamına gelmektedir. Bugün Paris, Varşova, Londra, Belgrad, Venedik, Philadelphia ve New York'da ceşitli Türkiye temsilcilikleri önünde Mehmet'in tutukluluğunu ve uğradığı muameleyi protesto eden toplu gösteri ve yürüyüşler yapılmaktadır.

Şu an cereyan etmekte olan bu eylemle eşzamanlı olarak Almanya'da da Frankfurt a. M., Münster ve Mainz'daki Türk Konsoloslukları önünde protesto eylemleri yapılmaktadır. Zorla silah altına alınmayı reddetmek, savaşa, örgütlü şiddete ve her türden savaş hazırlığına karşı onurlu bir tavır ve barış için atılmış somut bir adımdır. Silah üreten ve satan, savaştan çeşitli yollarla çıkar sağlayanlar, asla savaşta ölen, sakat kalan ya da ruh sağlığını yitiren insanlar değildir. Zorunlu askerliğin olduğu her yerde savaş gerçekliğini tanımayan genç insanlar 'vatan savunması' ya da 'vatan borcu' adı altında çeşitli milliyetçi ve şovenist-militarist propagandaların kurbanı olmaktadırlar.

Bizler Alman Barış Örgütü - Birleşik Askerlik Karşıtları, Türk ve Kürt Savaş Karşıtları İnisiyatifi ve Türkiyeli Gay ve Lezbiyenler (GLADT e.V.) olarak bu gösteri ile aşağıda yeralan taleplerimizi ve vicdani retçi Mehmet Tarhan'ın yalnız olmadığı Türk makamlarına açıkça duyurmayı istiyoruz:
o Türkiye'de 300.000'nin üzerinde asker kaçağı vardır ve vidani retçilerin sayısı her yıl artmaktadır. Türkiye'de vicdani retçilere ve antimilitaristlere suçlu muamelesi yapılmasına son verilmelidir!
o Zorunlu askerlik en başta kişilerin zorla, yaşam hakkını ihlal etmeyi amaçlayan silahlı eğitimden geçirilmesi demektir. Hiç kimse, hangi gerekçe ile olursa olsun, ne bunu kabul etmek ne de onun yerine bir 'bedel' ödemek zorunda değildir.

Vicdani ret bir insan hakkıdır ve Türk Devleti tarafından da koşulsuz olarak kabul edilmek zorundadır!
o Mehmet Tarhan zorla muayene edilemez. Kişinin zorla muayene tabi tutulması işkencedir. Vicdani retçi Mehmet Tarhan koşulsuz olarak serbest bırakılmalıdır ve uğradığı muameleden ve işkenceden sorumlu olanlar yargılanmalıdır!

ViSdP: Eugen Januschke, Karl-Kunger-Str. 18, 12435 Berlin

İnsan Hakları ve Mazlumlar için
Dayanışma Derneği

'Otorite ve İtaat' konulu yarışma sonuçlandı
Kocaeli şubesi 11 Aralıkta İzmit Sabancı kültür merkezinde insan hakları gecesi düzenledi. Programa yurtiçinden ve yurtdışından birçok misafir katıldı. Özbekistanlı, Iraklı ve Filistinli yetkililer önemli açıklamalar yaptılar. Programda MAZLUMDER Kocaeli şubesince düzenlenen uluslararası "otorite ve itaat" konulu karikatür yarışması sonuçları açıklandı. Yurtdışından 10 ülke, yurt içinden 18 il 63 katılımcı toplam 118 eserden oluşan yarışmanın sonucunda; BİRİNCİLİK ÖDÜLÜ: MARİO DİMOV MASTROTTİ- BREZİLYA İKİNCİLİK ÖDÜLÜ: KÜRŞAT ZAMAN- ANTALYA ÜÇÜNCÜLÜK ÖDÜLÜ:ALİ BULCA- ANKARA JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ: VLADIMIR KAZANEVSKY -UKRAYNA olarak ilan edildi.

Açılış konuşmasını yapan şube başkanı Dr.Ömer Faruk Gergerlioğlu dünyada ve Türkiye'de insan hakları alanında olumsuz gelişmeler yaşanmasına rağmen mücadelenin süreceğini belirtti. Zulme karşı yapılan mücadelelerin mazlumların bir damla gözyaşının karşılığı olamayacağını ve hukuksuzluğa karşı herkesin duyarlı olması gerektiğini belirtti. İnanç özgürlüğü platformunun çalışmalarının başörtü yasağı bitene kadar devam edeceğini ifade etti.

Geceye katılım gösteren İ.H.D Kocaeli şube başkanı Nalan Aktan yaptığı konuşmada insan hakları derneklerinin ortak paydalarda çalışmalarını bütünleştirmesi gerektiğini belirterek "sesinizi sesimize" katmak istiyoruz dedi. Özbekistan Erk partisi üyesi Pir Muhammet Halmet şunları söyledi:
"Özbekistan dünyanın en zengin 10 ülkesinden biridir. Fakat Özbekistan insan hakları ihlalleri alanında en Dünyanın en sabıkalı ülkelerinden biridir.Demokrasi yoktur, serbest seçim yoktur.Tutuklu sayısı devlet sırrıdır.Siyasi mahkum sayısı çok fazladır. 850 bin polis vardır ve nüfusun 30'da biri polistir. Büyük cezaevleri vardır. Cezaevleri islahevi değil, işkencehanedir. Siyasi muhaliflere çeşitli iftiralar yapılmaktadır. Ülkenin kuzeybatısındaki halkın "gidengelmez" adını verdiği cezaevi 100.000 mahkum barındıracak kapasitededir.İnsan onuru ile bağdaşmayan işkenceler yapılmaktadır. Dindarlara domuz eti yedirilip, AİDS virüsü enjekte edilmiştir. Kerimova Allah denmesi için baskı yapılmıştır. AİHM'in "geri verilemez" kararına rağmen Türkiye'nin Özbekistan'a iade ettiği Zeynüddin Aslanof'un ifadesine göre Özbek polisi kendisiyle birlikte tutukladıklarından birisinin hanımını getirip herkesin gözleri önünde tecavüz etmiş ve Erk partisi lideri Muhammet Salih'e iftira etmesi sağlanmış ve M. Salih 15.5 yıl hapse mahkum edilmiştir. 13 14 Mayıs'ta Andican'da 2000'den fazla insan öldürüldü. Andican olayları radikal güçlerin ayaklanması değildir. Hükümetin provakasyonu sonucu katliam yapılmıştır. Katliamdan sonra baskılar artmıştır. Katliamın şahitlerinden Mahbuba Zakirova isimli bayanın mahkemedeki ifadesinde "En azından 3 yaşındaki çocuğuma doğru ateş eden askerler ile çocuğumun arasına girerek başından kurşun yiyerek şehit olan adamın genç adamın ruhu için açıklıyorum bu gerçekleri" ifadesini kullandığını belirtti. Şahidin Kerimov'u dinlemek için gittiği meydanda kalabalığın üstüne yaylım ateşi açıldığını ve binlerce kişinin bu şekilde katledildiğini söylediğini aktardı.

Konuşmasının devamında "Eskiden A.B.D'nin himayesinde olan Kerimov Andican olayından sonra Rusya ile Çin'e yakınlaşmış olası bir ayaklanma durumunda Özbekistana asker sokma teminatı almıştır. A.B.D ülkeden kovulduğu kesinleşince Andican olaylarını BM'e getirme talebinde bulundu. AB olaylardan sorumlu tuttuğu Özbek yöneticileri AB ülkelerine sokmuyor. İnsan hakları kurumlarının uyarılarına rağmen muhaliflerin mahkemeleri gizli yapılıyor. Artık Dünya kamuoyu harekete geçmelidir. İnsan hak ve hürriyetine kayıtsız kalmayan herkes Andican olayının bağımsız şekilde soruşturulmasını üstesinden gelmelidir. Ayrıca Türkiye dahil Özbekistan'la ilişkide olan tüm devletler Kerimov yönetimini sağduyuya, insan haklarına saygıya çağırmalıdır. Aksi halde yaşanması muhtemel olan yeni trajedilerden sizlerde bizlerde sorumlu olacağız" dedi. Irak Türkmen Adalet Partisi siyasi büro üyesi Yaşar Şerif ise şunları söyledi:
"Irak dünyanın en zengin yer altı kaynakları olan ülkesidir. Ama 100 senedir işkence altında yaşamıştır. Irak İran savaşında 1 milyon ölü, 1 milyon yaralı vardı. Saddam döneminde resmi rakamlarla 650 bin kişi idam edilmiştir. Irak'a demokrasi getireceğiz diyenlerin ırak'a getirdiği barbarların bile yapmadığı katliamdır. Ambargoda 1 milyon çocuğumuzu kaybettik. Savaşın birinci haftasında 850 bin misket bombası atıldı. Önceki savaştaki nükleer ve kimyasallardan dolayı Irak'taki en yaygın hastalık kanserdir. Irak'ı petrol için işgal ettiler. 2025'de petrolleri bitecekti. Irak milleti Türk devletine küskündür. Çünkü Türkiye'den Irak'a her gün 1000 Tır A.B.D'ye hizmet taşıyor. Irakta böyle bir direniş beklemiyorlardı. Aslında ABD askeri çok ölüyor. ABD halkına söylenmiyor. Fakir ülkelerden çok paralı askerleri var. ABD'nin işkencelerini görseniz insanlığınızdan utanırsınız. Felluce'de 765 cami var. 30 tanesini yerle bir ettiler. İslam'ı en güçlü yerinden vurmak için camileri yıktılar" dedi.

Filistinli konuşmacı Hikmet Derneği genel başkanı Cemalettin Kerim ise şunları söyledi:
"Osmanlı adaleti olmasaydı Filistin 400 sene önce işgal edilirdi. Şu anda Filistinli mülteciler çok zor koşullar altında yaşıyor. Fakat hepsinin elinde çıkarıldıkları evlerinin anahtarları var. Bir gün evimize döneceğiz diyorlar. Mescidi Aksa bir gün kurtarılacaktır. Filistin'de yüzlerce metre uzunluğunda bir duvar örülüyor. Bu çağda duvarlar yıkılıyorken, İsrail duvar örüyor. Kontrol noktalarında insanlar bekletiliyor, hastalar ölüyor. Düşünce özgürlüğü baskı altında. İşgalden sonra 1200 cami yıkıldı. Mescidi Aksa'nın tamiri yasaktır. İsrail istiyor ki Mescid yıkılsın. Filistinliler de sürekli mescidi dolu tutuyor ki ona zarar gelmesin diye. Öğretim görevlilerini hapse atıyorlar. Filistinli mahkumlar çok zor durumdadır. İsrail Gazze'den çıktı fakat çekildikleri yerler ülkenin % 2'sidir. Şimdi de Gazze'yi hapishaneye çevirdiler. Arap devletleri bile sınırlarından girişte Filistinlilere olumsuz muamele ediyorlar. Şehid Ahmet Yasin "Müslümanların uyanması pahasına vücudum feda olsun" diyordu ve sonunda şehid edildi. Türk halkı ve hükümetinden Filistin halkı memnundur. Su ve ekmek ile yaşayan insanlar var, fakat onlar "biz düşmanlarımızın boğazında dikenli bir tel olacağız ve vatanımızdan çıkmıyacağız" diyorlar. Yahudiler Filistinliler göçer diye bekliyor fakat Filistinliler bunu onur meselesi yaptılar ve yurtlarında direniyorlar."

Programda ayrıca MAZLUMDER gençlik kulübü üyelerince sunulan A.B.D ve Türkiye'deki insanları dar kalıplara sokmak isteyenleri karikatürize eden "Kötü terziler" ve başörtü yasağını konu edinen "Başörtüsü üzerine düşünceler" isimli piyesler oynandı. İnanç özgürlüğü platformu çalışmalarını konu edinen sinevizyon sunumu büyük beğeni topladı. "Nasrettin hoca ve Timur" isimli oyunu oynayan MAZLUMDER çocuk kulübünün küçük üyeleri ise büyük mesajlar verdiler. Program Grup hicaz konseri ile son buldu.



Önceki Sayfa


 

Diğer duyurular için tıklayın

SİVİL TOPLUM













TÜM STK'lar
İÇİN TIKLAYIN


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla