Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Güncelleme: 07. 08. 2003


Halkevleri:
Yoksullar Buluşuyor Kadınlar Konuşuyor 19-24 AĞUSTOS 2003
Sen, aç olan,
seni kim doyuracak
Bize katıl, biz de açız
Sadece aç olanlar seni besleyebilir
B.BRECHT


Yoksulluk ve yoksullar son günlerin en popüler tartışma konularından birisi. IMF, Dünya Bankası, hükümetler, uluslararası kurumlar yoksulları ve yoksulluğu tartışıyor, önleyici-azaltıcı stratejiler açıklıyorlar. Yüksek güvenlikli binalarda yapılan bu toplantıların dikkat çeken bir özelliği var: Hiç birinde yoksullar yok!... Yoksulları sadece yardım kuyruklarında birbirlerini ezerken görebiliyoruz.

Bir de yine yoksullar var: Dünyanın birçok ülkesinde, toplantı salonlarının içinde değil, dışında, kendilerini yoksullaştıran güçlere karşı örgütlenerek mücadele etmeyi öğreniyorlar. Örgütlenmeyi ve mücadele etmeyi öğrenen yoksul halklar, uluslararası kurumların yüzüne bir başka gerçeği haykırıyorlar: Yoksulların ihtiyacı yardım ya da sadaka programları değil, yoksul halk hareketleridir. Dünya yoksullarının yeni bir emek hareketinin ilk adımlarını attıkları bir dünyada, Türkiyeli yoksullar da başka bir yolun kapısını aralıyorlar.

Sokak başlarını tutan işsiz işçilerin, evlerinde uluslararası şirketlere parça başı üretim yapan ev kadınlarının, çocuk işçilerin, eğitim olanağı olmayan gençlerin ülkemizin tüm ilerici aydın potansiyeliyle buluşarak yaratacağı yeni bir emek hareketi için bir araya geliyorlar. Yapacak çok şey var. Yoksul mahallelerin söyleyecek sözü, paylaşmak istedikleri deneyimleri, yükseltecekleri yeni bir dünya çağrısı var. 19-24 Ağustos 2003'de bu amaçla İzmit'te buluşuyoruz.

"Yoksullar Buluşuyor, Kadınlar konuşuyor" isimli bir haftalık etkinliğimiz;
Yoksulaştırılan halkın taleplerini hep birlikte dile getirmesini; Ürettiklerini sergileyerek sorunlarını paylaşmalarını;
Söz ve karar sahibi oldukları bir projeyi birlikte hayata geçirerek, Bunca yokluk ve yoksulluk içinde bile emeğin yaratıcı-üretici gücünü açığa çıkartabileceklerini göstermeyi amaçlıyor.

Günümüz Türkiye'sinde emek kölece çalışmaya mahkum edilirken, yoksullar yeni bir emek hareketi yaratma çağrısını yükseltiyorlar. Günümüz Türkiye'sinde kamusal alanda verilen tüm hizmetler ya özel şirketlerin ya da şirketleştirilen yerel yönetimlerin insafına terkedilirken, yoksullar, bu ülkenin tüm aydınlarını, sendikalarını, demokratik kitle örgütlerini yeni bir kamusal alanı hep birlikte inşa etmek üzere yoksullarla buluşmaya çağırıyorlar.
Günümüz Türkiye'sinde yoksul kadınlar kölece çalışma, fuhuş, şiddet, dilencilik cehennemine hapsedilirken, yoksullar, kadınları sorunlarını tartışmaya ve bu sorunlara ortaklaşa bir çözüm gücü oluşturmaya çağırıyorlar.

Çağrımız günümüz Türkiye'sinde uygulanan yoksullaştırma politikalarından zarar gören, bu politikalardan çıkar elde etmeyen herkese.
Kocaeli'nde yıkıntıların içinden yeni bir hayatı yeşerten yoksul mahallelilerle.
Türkiye'nin birçok ilinde özelleştirilen fabrikaların işsiz bıraktığı işçilerle.
Bergama'nın, Samsun'un, Çamlıhemşin'in köylüleriyle.
Kendisini işçi olarak bile görmeyen işsizlerle, ev işçisi kadınlarla. Hindistan'ın, Arjantin'in kadın işçileriyle.
Yoksulluk içinde birleşen yaşamlarımızı ve ortak bir mücadele içinde birleşme olanaklarımızı tartışmak isteyen herkes davetlimizdir. Bunca yoksulluğa varken başka bir dünyanın işçiliğinde birleşmek umuduyla.

YOKSUL MAHALLELERDE HALKEVLERİ
Günümüzün yoksul mahallelerin sermaye istilasına uğramış sokaklarında tüm insani ihtiyaçlar alınıp-satılabilir bir mal; yoksullaştırılmış işsizleştirilmiş mahalle halkı, kadınlar ve çocuklar da dahil, ucuz işgücü pazarının bir parçası. Bu durum yoksul mahalleleri emek-sermaye çatışmasının merkezine yerleştiriyor. Kamu hizmetlerinin paralılaştırılması yıkımın ağırlığını artırırken, yoksullar bugüne kadar kendilerini ayakta tutan aile-hemşericilik ilişkilerinin çözüldüğü bir ortamda, yeni savunma mekanizmaları geliştirmeye çalışıyorlar. AKP hükümetiyle hızlandırılan özelleştirme süreçleri, tarım reformu, iş ve sosyal güvenlik yasaları, IMF stand-by uygulamaları, yıkımın artarak süreceğini gösteriyor. Uluslararası kurumlar ve hükümet yoksulları fakir-fukara, garip-gureba gibi nereden çıktığı belirsiz bir toplumsal artıktan sözeder gibi tartışıyor. Ama yoksullar garip bir azınlık değil nüfusun yarısından fazlasını oluşturan ve sayıları hızla artan yoksul emekçilerdir. Ve bugün içinde yoksul emekçilerin ağırlıklı bir yer tuttuğu birleşik bir emek hareketini yaratma olanakları da çoğalmaktadır.

YOKSULLAR HALKEVLERİ'NDE BULUŞUYOR
Ülkemizde yoksullaşmanın hızla derinleştiği bir süreçte, Halkevleri kendi geleceğini yoksul emekçilerin ortak örgütlenme çatısı haline gelme şeklinde belirledi. 12 Eylül darbesiyle kapatıldıktan sonra 1989 yılından itibaren yeniden açılan Halkevleri şubeleri, yoksullaştırma programlarına karşı mücadeleyi temel önceliklerinden birisi haline getirdi. Parasız eğitim-parasız sağlık kampanyaları düzenleyerek, özelleştirmelere karşı bir emek cephesinin oluşması için çalışarak ve varolan işçi direnişlerine destek vererek mahallelerden emek mücadelesine destek vermeye çalıştık. Öte yandan eğitim, sağlık gibi en temel haklarımıza sahip çıkmaya çalışırken, bu alanların boşaltılmasından doğan yıkıma karşı dayanışma faaliyetleri düzenledik. Ortaokul ve lise öğrencileriyle üniversite öğrencilerinin, akademisyenlerin desteğiyle eğitim destek çalışmaları yaptık. Kitap dayanışma kampanyalarında tüm mahallelilerle birlikte seferber olduk, hep beraber paylaşmayı hatırladık. Aile çocuk eğitimine dönük çalışmalar ve yoksulları ilk kez tiyatroyla-sinemayla tanıştıran kültürel çalışmalarda biraraya geldik. İşçi komisyonları küçük atelyelere dağılmış işçilerin emek okulu oldu.

Bu çalışmaların hepsi yoksulluğun dilencileştirmeye; yoksulların öfkesinin kör şiddet ve yozlaşmaya dönüşmesi karşısında, yaşamı üreten yoksul emekçilerin kendi yaşamlarını değiştirecek bir güç olarak örgütlenmesinin olanaklarını yaratmayı hedefliyor. Bu çalışmalar yalnızlık duygusunun kırıldığı, etnik, cinsel, mezhepsel bölünmeye karşı mahalle halkının birbirine el uzattığı pratiklere dönüşüyor.

YOKSUL KADINLARA YÖNELİK FAALİYETLER
Yoksul mahallelerde yaşayan kadınlar yoksulluğu hayatlarının her alanında en derin, ezici biçimlerde yaşıyorlar. Evin ve çocuk bakımının sorumluluğu, yalnızlaşan yoksul kadınların sırtına ağır bir yük olarak binerken, kadınların büyük bir çoğunluğu evişlerinin dışında da emek sarfediyor, ancak bunu çalışma olarak görmüyorlar. Evlerde çok düşük parça ücretle iş yapan, merdiven silen, ev temizliğine giden kadınlar, ekmek kuyruğunda, okul kayıt sıralarında da yaşam mücadelesinin en önünde yer alıyorlar. Eski kuşaktan kadınlar okula gönderilmedikleri için, yeni kuşaklarsa küçük yaşlardan itibaren çalışmak zorunda oldukları için, kadınlar arasında okumaz-yazmazlık son derece yaygın. Yoksul kadınlarla öncelikle basit dayanışma etkinliklerinde buluşmayı hedefleyen HALKEVLERİ'nin birçok şubesinde yapılan okur-yazarlık kursları, ana-çocuk sağlığı, kadın sağlığı konulu toplantılar; çocukların eğitime ilişkin toplantılar; kadın günleri; kadın korosu; kadın tiyatro etkinlikleri; kadın semah ekibi çalışmaları; kadınların yazdıkları şiirlerin sergilenmesi; 8 Mart Dünya Kadınlar günü ortak etkinlikleri; kadınların el emeklerini ortaklaştırdıkları faaliyetler ve yerel kermesler; muhtarlık seçimlerinde kadın aday çalışması yoksul kadınları bugün içine hapsoldukları eviçi yaşamın dışına çıkartarak ortak bir etkinlikte buluşturmayı hedefliyor.

OKUR-YAZARLIK KURSLARI
Bu faaliyetin amacı, okuma-yazma bilmeyen kadınların, okuma-yazma öğrenerek toplumsal konumlarını, bakış açılarını, yaşam felsefelerini değiştirmelerine yardımcı olmak, mutfak-aile-mahalle kıskacında sıkışan yaşam tahayyüllerinin dışında bir yaşamın varolduğunun bilincini beraber oluşturmaktır. Bizler ne kadar "cahil" bırakıp sessizlik kültürüne gömülü hale getirilirse getirilsin, her insanın, diğer insanlarla etkin bir diyalog-tartışma sürecinde buluşarak, kendi dünyasına eleştirel biçimde bakma yeteneğinde olduğunu düşünüyor ve yürüttüğümüz etkinliklerde de bu gerçeğin yeni kanıtlarıyla karşılaşıyoruz. Bu nedenle okuma-yazma öğrenme sürecini de tek başına harfleri ve sözcükleri bir biçimde öğrenmek olarak değil, demokratik ve özgürleştirici bir süreç olarak ele alıyoruz. Görüyoruz ki, bu tür bir öğrenme, kadınların içinde yaşadıkları dünyayı dönüştürme bilincini de yükseltiyor. Ankara, İstanbul ve Kocaeli Halkevleri şubeleri, okuma-yazma çalışmalarından elde ettikleri deneyimlerine göre hazırlanan ortak bir programı hayata geçiriyor.

İŞÇİ KOMİSYONU ÇALIŞMALARI
Kent yoksullarının yaşam alanlarını oluşturan yoksul mahalleler düzensiz istihdam edilen yarı işçi, yarı işsiz kitlelerin de deposu durumundadır. Çalışan nüfusun artık ana kitlesini oluşturmakta olan kayıt dışı işçi kitlesi, işçi sınıfının geleneksel savunma örgütleri olan sendikaların erişim alanlarında bulunmadıkları gibi, mahallelerin en ücre köşelerine kadar inen küçük atelye ve üretim yerlerinde taşeron çalışmanın vahşi koşulları içinde yaşamak zorunda bırakılmakta; bu kitlenin işçilik-emekçilik bilincinin çok uzağında bulunması yoksulların genel çalışma ve yaşam koşullarının giderek ağırlaşmasının ana nedenlerinden birisi haline dönüşmektedir. İlk olarak İstanbul'un yeni işçi kitlesi yoğun mahallelerinde bulunan Halkevleri şubelerinde başlayan "İşçi Komisyonu" çalışmaları, asgari işçi sınıfı bilincini ortaya çıkarmayı ve mahallede bir "işçi kimliği"ni yeniden yaratmayı hedeflemektedir. 2,5 yıldır süren komisyon çalışmaları işçi direnişleri ve grevlerle dayanışma etkinlikleri gerçekleştirmek, ortak kültürel etkinlikler gibi pratik faaliyetlerle de desteklenmekte ve bugün büyük bir parçalanma yaşamakta olan yoksullar kitlesini emek değerleri etrafında birleştirmeyi amaçlamaktadır.

YENİ BİR YAŞAM YOLUNDA YENİ BİR ADIM
KOCAELİ'NDE YOKSULLUK KARŞITI ÇALIŞMA VE YENİ YAŞAM EVİ Kocaeli'ni temellerinden sarsan Büyük Marmara Depremi, bölge Halkevlerinin yoksullara yönelik çalışmaları açısından da yeni bir dönüm noktasını oluşturdu. Depremin ardından yıkılan yaşamların yeniden inşası için sıvadık kollarımızı. Siyasal, ekonomik ve toplumsal alandaki yozlaşmaya karşı halkın kendi alternatiflerini gerçekleştirebileceği, çözümlerini ortaklaştıracağı bir örgütlülük modeline ulaşmak için hazırlıklarımızı yoğunlaştırdık. Yoksul halkın yaşamk alanlarının yokedildiği bu süreçte yıkıntıların içinden yeni bir yaşamı kurmak adına attığımız en önemli adımlardan birisi, İzmit Bekirpaşa'da açılan Yeni Yaşamevi oldu.

Yeni Yaşam Evi projesi hayatlarına sözün bile sızmadığı yoksulların, biraraya gelerek sorunlarını tartışabildikleri, ortak çözümler üretebildikleri, bireysel çıkara dayalı ilişkilere müdahale edebildikleri, yaşamın her alanında birlikte ve örgütlü hareket etmeyi sağladıkları bir proje olarak hayata geçirildi. Depremin sadece binaları değil, kentteki kamusal ve sosyal alanı da yıktığı açıkça görüldü. Sistem kendi içinde çırpınırken, bölge halkı tüm kamusal haklardan mahrum bırakılmış, en temel hakları olan eğitim, sağlık hakkı bile karşınamaz hale gelmişti. Barınma gibi ihtiyaçları görmezlikten gelinmişti. Eğitim hakkının parası olmayanlar için geçerli olmaktan çıktığı bu süreçte Yaşam Evleri, eğitimin eşit bir hak olarak kullanılabileceğini gösterdi. Yine en temel hakkımız olan ve bu süreçte gaspedilen sağlık hakkı konusunda, Yaşamevi halk sağılığına yönelik hizmetlerle, halkın en acil ihtiyaçlarının giderilmesini hedefledi. Bütün pratik süreçlerde halkın ortak katılımı sağlanırken, Yeni Yaşam Evi halkın dayanışma ve paylaşım evi haline dönüştü.

Yaşam Evi çocuk, müzik, bilgisayar atölyeleri, halk sağlığı eğitim merkezi, toplantı ve eğitim salonları gibi birimlerden oluşmaktadır. Yapılacak çalışmalar bölge insanıyla birlikte bölgenin ihtiyaçları tespit edilerek gerçekleştirilmekte, bölge halkının çalışmaların ortaklaştırılması ve hayata geçirilmesi aşamalarında söz, yetki ve karar sahibi olduğu ilkesiyle hareket edilmektedir.

KADIN DAYANIŞMA KOOPERATİFİ
17 Ağustos depremi sonrası bölge insanı ciddi bir çöküntü içine terkedilirken, ucuzlayan işgücü içinde kadın ve çocuklar yeni bir işçi kitlesi olarak üretime çekildiler. Ev eksenli çalışma ev kadınlarının üretime katılma biçimi halini alırken, yoksulluk derinleşen bir süreç olarak karşımıza çıktı. Halkevleri olarak kentin yeniden yapılandırılması, toplumsal alandaki zedelenmenin giderilmesi noktasında başka bir dünya mümkün diyerek çıktığımız yolda ciddi, somut projeler üretmeye çalışırken, çözümlerin de ancak somut örgütlenmelerin oluşturulmasıyla sağlanabileceğini gördük. Çalışma ilişkilerinin düzensizliği, çalışma saatlerinin belirsizliği ve sarfedilen emeğin "iş" olarak bile algılanmayışı ise yoksul kadınların tümünü kapsayacak, hak elde etmeyi, dayanışma ruhuyla ortak üretimi ve eşit paylaşmayı hedef alan bir örgütlenme biçimini somutlaştırdı.

Bu değerlendirmelerden yola çıkarak Halkevleri etrafında bir araya gelen yoksul kadınlar, kendi alternatiflerini yaratma noktasında ortak bir üretim zemini oluşturmaya başlamış ve geliri eşit olarak paylaşa ilkesiyle hareket ederek bir dayanışma ağı oluşturmuşlardır. Ortak üretimi hedef alan elişi üretim atölyelerinin ürünlerinin belirli aralıklarla sergilendiği 1,5 yıllık bir çabanın sonrasında ise ortak üretimi ve dayanışmayı hedefleyen yoksul kadınların kurduğu Kadın Kooperatifi hayata geçirilmiştir. Kooperatifin ilk üretim alanı fabrika tipi yemek olmuş ve üretilen yemeğin satılmasıyla elde edilen geliri çalışma saati esasına göre ortaklaşa paylaşma ilkesi uygulanmıştır. Kadınların dayanışmacı ve eşit ilişkilerini güvence altına almayı amaçlayan demokratik bir tüzükle ve bir kadın meclisiyle çalışan Kadın Kooperatifinin bundan sonraki faaliyet alanı ise merdiven işçisi kadınların ve evde üretim yapan tekstil çalışanlarının ortak örgütlülüğü sağlama çalışmaları olarak saptanmıştır. Bölgenin sosyal, kültürel hayatında etkin biçimde rol almayı hedefleyen Kadın Kooperatifi, kadınların toplumsal alanda eşit biçimde yer almalarının önündeki engellerin kaldırılmasına katkıda bulunulmayı amaçlamaktadır.

YOKSULLAR BULUŞUYOR, KADINLAR KONUŞUYOR
Halkevlerinin yaklaşık 3-4 yıldır yoksulları yeni bir emekçi hareketinin bir bileşeni olarak örgütlemek, yoksullar arasında dayanışma ve ortak çıkarlara sahip çıkma bilincini yaygınlaştırmak ve dilencileştirme-sadaka programlarıyla düşkünleştirilmek istenen yoksulları Türkiye'nin gündemine müdahale eden etkin bir güç haline getirmek üzere yaptığı çalışmalar sonucunda oluşan YOKSULLAR BULUŞUYOR, KADINLAR KONUŞUYOR buluşması, Kocaeli ve Türkiye'deki Halkevleri ile Türkiye'de uygulanan yoksullaştırma programlarına karşı oluşan deneyimleri, bakış açılarını, katkıları buluşturmayı amaçlamaktadır.

19-24 Ağustos 2003 tarihlerinde İzmit Sanat Sokağı, Bekirpaşa Yeni Yaşam Evi ve Kocaeli Fuarı gibi alanlarda gerçekleşecek olan ve yoksulların dostluk, dayanışma ve paylaşım kavramları üzerine kurulu geniş katılımlı bir festival olması planlanan Yoksullar Buluşması, kültürel etkinlikler, standlar, konserler, sinema-tiyatro gösterilerinin yanı sıra 23 Ağustos 2003 tarihinde yapılacak Yoksulluk ve Türkiye konulu bir panel ve aynı gün yapılacak yurtiçinden ve yurtdışından davetlilerin de çağrılı olduğu geniş katılımlı bir "Kadın ve Yoksulluk Forumu"nu da kapsayacaktır.

E-mail: [email protected]
[email protected]
www.halkevleri.org.tr
Tel: 90 212 245 63 41
Fax: 90 212 245 70 10
Halkevleri Genel Sekreteri
Mustafa Coşar



Devamı

 
Diğer duyurular için tıklayın

SİVİL TOPLUM













TÜM STK'lar
İÇİN TIKLAYIN


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla