Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Güncelleme: 02. 05. 2003


İHD Basın Açıklaması
Sıddık Kaya: Bir Kayıp ve Faili Meçhul Cinayetin Aydınlatılması Talebi
Sayın Basın Mensupları,
Bu basın toplantısını 20 Kasım 2002 tarihinde kaybedilen ve 24 Nisan 2003 tarihinde de cesedi bulunan Sıddık Kaya olayı nedeniyle düzenlemiş bulunuyoruz.

Sayın Basın Mensupları,
İnsan Hakları Derneği Genel Merkezi olarak 30 Kasım 2002 tarihinde bir basın toplantısı düzenlemiş ve " Muş-Varto Kayıp Raporu (Sıddık Kaya)" başlıklı ve 27 Kasım 2002 tarihli Heyet Raporu'muzu açıklamıştık. Sıddık Kaya'nın kaybedilmesi ile ilgili olarak girişimlerimiz özetle şöyle olmuştu:

22 Kasım 2002 tarihinde Sıddık Kaya'nın babası Tekdemir Kaya oğlunun 20 Kasım 2002'den beri kayıp olduğunu İHD Muş Şubesi'ne bir dilekçe ile bildirdi. İHD Muş Şubesi aynı gün(22 Kasım 2002) dilekçeyi İHD Genel Merkezi'ne iletti. İHD Genel Merkezi, Genel Başkan Hüsnü Öndül imzasıyla aynı gün (22 Kasım 2002) "Acil" kaydıyla, Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Ertuğrul Yalçınbayır, İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, Adalet Bakanı Cemil Çiçek'e ayrı ayrı fax metni gönderdi. Başvuru metni şöyleydi:

"Muş iline bağlı Varto ilçesi Karapınar köyünde ikamet etmekte olan Tekdemir Kaya isimli şahıs 22 Kasım 2002 tarihinde İnsan Hakları Derneği'nin(İHD) Muş Şubesine başvurarak, oğlu Sıddık Kaya'nın 20 Kasım 2002 tarihinde Varto Jandarma Bölük Komutanlığında görev yapan Astsubay Celal Şen'in buluşma talebinin ardından kayıp olduğunu ve bugüne kadar kendisinden haber alınamadığını iddia etmektedir. Baba Tekdemir Kaya'nın İHD Muş Şubemize yapmış olduğu başvurusu ilişikte sunulmuştur. Ülkemizde yaşam hakkının ve kişi güvenliğinin korunmasının önündeki en büyük engellerden biri olan kaybedilme olgusunun bugüne geldiği noktada, Varto Jandarma Bölük Komutanlığında görevli bir Astsubay ile buluşmaya giden Sıddık Kaya'dan haber alınamaması, söz konusu kişinin kişi güvenliği ve yaşam hakkınının tehdit altında olduğuna yönelik kuşku ve kaygılarımızı arttırmaktadır. O nedenle, konunun acilen aydınlatılması için girişimlerinizi dileriz.

Saygılarımızla.
"

İHD Genel Merkezi, Genel Sekreter Yardımcısı Emirali Türkmen başkanlığında bir heyet oluşturdu ve konuyu araştırdı. Bununla ilgili olarak, 26 Kasım 2002 tarihinde Başbakan Yardımcısı Ertuğrul Yalçınbayır ve İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'dan araştırma ve inceleme konusunda kolaylık gösterilmesini; Muş Valiliği, Varto Kaymakamlığı, Varto Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan da görüşme talebinde bulundu. İHD Genel Sekreter Yardımcısı Emirali Türkmen, İHD Doğu ve Güneydoğu Bölge Temsilcisi Hanefi Işık, İHD GYK üyesi ve Bingöl Şube Başkanı Rıdvan Kızgın, İHD GYK Üyesi Mihdi Perinçek, İHD Muş Şube Başkanı Sevim Yetkiner ve İHD Van Şube Başkanı A.Vahap Ertan'dan oluşan İHD Heyeti 27 Kasım 2002 tarihinde Muş ve Varto'da incelemelerde bulundu.

İHD Heyeti aynı gün (27 Kasım 2002) "Muş-Varto Kayıp Raporu (Sıddık Kaya) Heyet Raporu"nu hazırladı. İHD Heyetinin hazırladığı rapor, 30 Kasım 2002 tarihinde İHD Genel Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısıyla Genel Başkan tarafından kamuoyuna açıklandı. Heyet Raporunun " kanaat ve sonuç" bölümünde şöyle denmekteydi:

"İnsan hakları heyeti yaptığı görüşme, inceleme ve tespitler ışığında; olayda kaybedilmiş olma kuşkusunun ağırlık taşıdığı, Varto'da faili meçhul olaylar, terör ve istihbarat konularında görevli olduğunu beyan eden ve Sıddık Kaya ile olayın çok öncesine giden yakın ilişkisi olduğu tespit edilen Astsubay Celal Şen'in olaydan iki gün önce yoğunlaşan ve 20 Kasım akşamı cep telefonu görüşmesini de içeren ilişkinin yeşil kart işlemleriyle sınırlı olduğu savunmasının akla uzak ve tatmin edici olmadığı kanaatindeyiz. Olayın vahametine karşılık tahkikatının klasik bir vaka gibi sürmesi kaygı vericidir. Bu olayın da daha önceki benzer vakalarda olduğu gibi sonuçlanmaması için sonuca etkili yeterli bir tahkikatın ve etkin bir soruşturma kamuoyundaki beklenti yönünden kaçınılmazdır. Son olarak devlet, siyasi iktidar ve sivil toplum örgütlerinin bu konuya gerekli duyarlılığı göstererek Sıddık Kaya'nın sağ olarak bulunması ve kamuoyu vicdanını rahatlatması için gerekli çabanın gösterilmesini talep ediyoruz."

İHD Genel Merkezi hazırlanan raporu Başbakanlık ile İçişleri ve Adalet Bakanlıklarına sundu. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü, 28 Ocak 2003 tarihli yazıları ile İHD Genel Merkezi'ne yazdığı yazıda," müşteki Tekdemir Kaya'nın oğlu Sıddık Kaya'nın olay tarihinde yeşil kart başvurusu için Kaymakamlık ve İlçe Jandarma komutanlığı'na gittiği, aynı gün İkamet için Karapınar Köyüne dönmeyerek kız kardeşi Herdem Şengül'ün evinde kaldığı, akşam 17.00 sıralarında gelen bir telefon üzerine evden ayrılmak üzere iken kız kardeşinin ısrarla nereye gittiğini sorması nedeniyle "Celal Astsubayla görüşüp döneceğini" söyleyerek evden çıktığı ve halen bulunamadığı, Herdem Şengül'ün beyanı dışında olayı aydınlatacak herhangi bir bulgunun olmadığı, kaybolan şahsın köyde bazı aileler ile ihtilaflı olduğu, Karapınar köylülerinin güvenlik kuvvetleri ile ilişkileri güçlü olduğundan zaman zaman terörist örgütçe hedef seçilip uzun süre alıkonuldukları, olayın çok yönlü olarak araştırılmasına devam edildiği" şeklinde bilgi vermiştir.

24 Nisan 2003 tarihinde, Murat nehrinin kıyısında bir ceset bulunur; ağzı bantlı, elleri bağlı haldedir. Muş Devlet hastanesine kaldırılan cesedi İHD yöneticileri de görür. Ceset çürümeye yüz tutmuştur. Sıddık Kaya'nın ailesi, daha önce kangren olduğu için kesilen ayak parmağından Sıddık Kaya'yı tanır.

Değerli Basın mensupları, İHD,
Türkiye'de gözaltında kayıp olgusuna çok uzun yıllar önce dikkat çekmiş, raporlarıyla durumu ortaya koymuş ve 01.06.1995 tarihinde de, "Kayıplara Son, Sorumlular Yargılansın" kampanyası başlatmıştı.

Bu çerçevede, gözaltında kaybedilen ve daha sonra öldürülmüş halde bulunan Hasan Ocak'ın cesedinin bulunduğu 17 Mayıs gününü kayıplarla mücadele günü olarak ilan etmişti. Kayıp olgusu, kampanyamızdan sonra da uzun yıllar devam etti. İHD verilerine göre Türkiye'de toplam 834 kişi kamu otoriteleri ile bağlantılı olarak kayıptır. Kayıtlarımıza kayıp olarak geçenlerin bazılarının daha sonra faili meçhul siyasal cinayet kurbanı ya da yargısız infaz kurbanı oldukları anlaşılmıştır. Hukukun üstünlüğü ilkesinin geçerli olduğu ülkelerde, devlet organlarının bu ve benzeri olaylarda "objektif sorumluluğunun" bulunduğu tartışmasızdır.

Susurluk raporlarının da ortaya koyduğu gibi, yasa dışı ve yargısız infazlar gerçekleştirilmektedir. Siyasi iktidarı, Sıddık Kaya'nın katillerini araştırmaya ve bulmaya; sorumluları yargı önüne çıkarmaya ve herkesi de tanıklık yapmaya çağırıyoruz.

Sıddık Kaya neden ve kim tarafından kaybedildi ve öldürüldü? Bu sorunun yanıtı verilmelidir. Cumhuriyet Savcılarını, yasalardan kaynaklı görevlerini yapmaya çağırıyoruz. Bu çerçevede, BM Yargısız İnfaz ve Keyfi İnfazlar Özel Raportörü tarafından hazırlanan ve 18 Aralık 2001 tarihinde açıklanan raporun sonuç ve öneriler bölümünde yer alan konularda gerekli girişimlerin başlatılması için yetkilileri göreve çağırıyoruz.

İHD olarak bu kayıp olayının ve cinayetin takipçisi olacağız.

İnsan Hakları Derneği
Genel Merkezi


Uluslararası Af Örgütü
CEDAW ve İhtiyari Protokol seminerleri
CEDAW ve Ihtiyari Protokol ile ilgili seminerler dizisinin ikincisini İstanbul'da gerçekleştiriyor. BM Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi'ne (CEDAW) taraf olan Türkiye, Temmuz 2002'de Sözleşmenin Seçmeli Protokolünü de kabul etti. Bu Protokolün iki önemli özelliği, Sözleşmeyle koruma altına alınmış haklarının ihlal edildiğine inanan ve iç hukuk yollarını tüketen kişi veya grupların CEDAW Komitesine bireysel başvuru yapma hakkı tanıması ve Komite'ye inceleme yetkisi vermesidir.
Uluslararası Af Örgütü Seminerler Dizisi -2-
0930 - 1000 Açılış ve kayıt 1.OTURUM
1000 - 1020 Açılış Konuşması Özlem Dalkıran - Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Başkanı
1020 - 1030 Konuşmacıların ve Seminerin Tanıtımı Hülya Arabacı Filiz - Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Kadın Koordinatörü
1030 - 1115 CEDAW ve İhtiyari Protokol nedir? Komite nedir? Komitenin Yetkileri, İşleyişi ve Başvuru Yolları Prof. FERİDE ACAR - BM. CEDAW Komite Başkanı
1115 - 1130 Ara 1130 - 1245 Tartışma
1245- 1345 ARA
2.OTURUM
1345- 1430 Uluslararası İnsan Hakları Bağlamında CEDAW ve iç hukukta uygulanması Yrd. Doç. Dr. BERTİL EMRAH ODER - Galatasaray Üniversitesi
1430- 1445 Ara
1445- 1545 Tartışma
1545- 1600 ARA
3.OTURUM 1600 - 1730 Kadına Yönelik Ayrımcılıkla mücadelede CEDAW'ın önemi ve etkileri Av. CANAN ARIN - Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı
Tarih: 03 Mayıs 2003
Yer: İTÜ Maçka Sosyal Tesisleri Konferans Salonu
İTÜ Maçka Kampüsü Teşvikiye/İSTANBUL Tel: (212) 243 27 33

Tüketiciler Derneği:
Kontör Soygunu

Türk Telekom ve cep telefonu operatörlerinin kontör uygulamalarını eleştiren Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Şube Başkanı Kemal Özer: "Saniye sisteminin uygulanmaması nedeniyle hep birlikte soyuluyoruz." dedi.

Kemal Özer: "Sabit ve cep telefonlarından yaptığımız telefon görüşmelerinde kontör uygulaması yapılmasından ve sürelerin başta atmasından dolayı almadığımız hizmetin bedelini ödemek zorunda bırakılıyoruz. Kontör uygulaması dolayısıyla görüşmelerimizin gerçek bedelinin yüzde otuz beş fazlasını ödüyoruz. Bu uygulama ile Türk Telekom ve cep telefon şirketleri Turkcell, Telsim, Aria ve Aycell trilyonlarca TL haksız kazanç elde ediyor." dedi.

Özer açıklamasını şöyle sürdürdü: "Dünyanın her yerinde görüştüğünüz kadar ücret ödediğiniz saniye uygulaması yapılmaktadır. Saniye uygulamasıyla tüketiciler mağdur edilmezken sabit telefonlar ve cep telefonu işleticilerinin haksız kazanç elde etmelerinin de önüne geçilmektedir. Ülkemizdeki kontör uygulaması nedeniyle Türk Telekom ve cep şirketleri her yıl 2 milyar dolar fazla tahsilat yaparak haksız kazanç elde etmektedirler. Bu haksızlığı ve keyfiliği önlemenin yolu görüşmenin her saniyesinin ücretlendirilmesidir." dedi. Özer açıklamasında "Trilyonlarca liralık soyguna ilk kez önemli bir tepki veren Telekominikasyon Kurumu'nun Türk Telekom'a yaptığı saniye sistemine geçmesi talebini destekliyoruz. Telekominikasyon Kurumu'nun bu yerinde çağrısının GSM şirketlerini de kapsayacak şekilde genişletmesini istiyoruz. Konunun sürekli takipçisi olmaya devam edeceğiz." dedi.

TÜKETİCİLER BiRLİĞİ
KONYA ŞUBESi Tel 332-352 92 92
Web www.tuketiciler.org/konya
E-Posta [email protected]

AMARGİ'DE SEMİNER DİZİSİ
Kadın Hareketinde Mücadele Deneyimleri - 13
"Perşembe Grubu" Aynur Demirdirek, Mesiha Saat 4 Mayıs 2003 Pazar, 14:00 Yer: AMARGI
Not: seminerler erkeklere kapalıdır.
Amargi Kadın Akademi Girişimi
"Yaşamak, En Önemli Akademik Faaliyettir!"
Adres: Sahne Sok. 11/5, Galatasaray/Beyoğlu
Telefon: (212) 243 23 93
(Galatasaray Lisesi'nin karşısı, Balık Pazarı, Mercan Midyecisi'nin üstü)

İşkenceye Karşı Sözleşme'ye* Ek Protokol İçin Yürütülen Kampanya Ve Lobi Faaliyetleri
(Simultane çeviri yapılacaktır)
3 MAYIS 2003 16.00-19.00
Katılıma Açıktır.
* Birleşmiş Milletler İşkenceye ve Diğer Zalimane, İnsanlıkdışı veya Onur Kırıcı Muamele veya Cezaya Karşı Sözleşme

İstanbul Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi
Adres: Kurtuluş Deresi C. No: 47 80370 Dolapdere / İSTANBUL Tel: 0 212 253 87 42 Faks: 0 212 253 89 11
website: www.bilgi.edu.tr/İnsanhaklarımerkezi
e-mail: İnsanhakları[email protected]

BM'den yeni e-hizmet
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komserliği yeni bir e-hizmet vermeye başladı:
1. Sivil ve Siyasi Haklar
2. Ekonomik, Sosyal, ve Kültürel Haklar
3. Irk Ayrımcılığının Önlenmesi
4. Kadına Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi
5. Çocuk Hakları
6. İşkenceye Karşı Sözleşme
komisyonlarına sunulan ülke ve diğer raporlar, alınan kararlar vb konularda düzenli e-posta gönderimi...
Aşağıdaki adresten üye olabilirsiniz: www.unhchr.ch/tbmailin.nsf/email?Openform

Metris Cezaevi Müdürü Ve Yardımcılarına Dava
Metris Cezaevi Müdürü Özen Korkmaz ve Yardımcıları hakkında hakaret ve tehditle birlikte darp uygulamak gerekçesiyle Bakırköy 8. Asliye Ceza mahkemesinde dava açıldı. Müvekkilleriyle görüşmek üzere 19 Temmuz 2002 tarihinde Metris Cezaevine giden Avukatlar Gülden Sönmez ve Sevim Aniktar'a darp uygulayan Cezaevi Müdürü Özen Korkmaz ve Yardımcıları Ali Gökçe, Abdulgafur Okuyan ve Ahmet Atıcı hakkında Türk Ceza Kanunu'nun memurlara ilişkin hakaret ve darp cürümlerini düzenleyen hükümleri uyarınca dava açıldı. Söz konusu olayda, müvekkilleriyle görüşmek üzere cezaevine giden Avukat Gülden Sönmez ve Avukat Sevim Aniktar'a Cezaevi Müdür ve yardımcıları tarafından darp uygulanmış ve her iki Avukat üçer günlük iş göremez raporu almışlardı. Ayrıca durumu inceleyen Adli Tıp Kurumu da Avukatların vücutlarındaki izlerin darp sonucu oluştuğuna dair bir rapor vermişti. Korkmaz ve Yardımcıları hakkında açılan dava önümüzdeki günlerde Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlanacak.

Mazlumder Basın Bürosu


 
Diğer duyurular için tıklayın

SİVİL TOPLUM













TÜM STK'lar
İÇİN TIKLAYIN


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla