Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Güncelleme: 08. 01. 2003

Barış Girişimi'nden Uluslararası Kampanya:
Savaşa Hayır!
Türkiye Irak'a karşı savaşa katılacak mı? Türkiye Cumhuriyeti hükümeti Amerika Birleşik Devletleri'nin üs, havaalanı ve liman kullanımı taleplerini karşılayacak mı? Amerikan askerlerinin Türkiye'de barınmasına izin verilecek mi? Bu önemli kararlar önümüzdeki hafta TBMM'de oya sunulacak.
'SAVAŞA HAYIR' çağrımıza katılın!
Siz de TBMM'yi barışa davet edin!
Sevgili arkadaşlar, Yalnızca Ortadoğu'yu degil tüm dünyayı büyük felaketlere sürükleyecek bir yolun önü açılmak üzere. Irak'a karşı açılan savaş kampanyası, uluslararası hukuk kuralları ve dünya kamuoyunun tüm itirazları hiçe sayılarak sürdürülüyor. Bu noktada Türkiye'nin alacağı tavır ABD ve savaş cephesi için büyük önem taşıyor. ABD, Türkiye hükümetini sıkıştırıyor. Türkiye büyük bir ekonomik kriz içinde ve hükümet kendisini eli kolu bağlı hissediyor.

Biz Türkiye'nin 'SAVAŞA HAYIR' diyerek tüm dünyaya bir barış mesajı yollaması gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye'den bu savaşa karşı yükselebilecek bir itiraz, Kuzey Cephesi'nin açılmasını zora sokacak, ABD ve yandaşlarını önemli bir destekten yoksun bırakacaktır. Böyle bir karar, savaş planlarını baltalayarak barış çabalarına büyük katkıda bulunacak, Ortadoğu'nun geleceğini etkileyecektir.

Dünya çapında artan militarizasyon kaygı vericidir. 21. yüzyıl, geçen yüzyılın kanlı tarihinin tekrarlanmayacağı, dünya sorunlarının şiddet içermeyen yöntemlerle çözüleceği, uluslararası hukuk ve dayanışma mekanizmalarının geliştirileceği bir yüzyıl olmalıdır. Irak Savaşı'na izin vermemek bu yönde atılmış bir adım olacaktır.

Türkiye halkının ezici çoğunluğu bu savaşa karşı. (Türkiye'de yapılan kamuoyu araştırmalarına göre savaşa karşı olanların oranı yüzde 90, Amerika'daki Pew Araştırma Merkezi'ne göre ise yüzde 83) Türkiye kamuoyu savaşa karşı olduğunu çeşitli biçimlerde dile getiriyor. Çeşitli kentlerde sivil toplum örgütleri bir araya gelerek savaşa karşı platformlar oluşturuyorlar. İstanbul, İzmir ve Ankara'da gösteriler yapılıyor. 26 Aralık'ta 142 sivil toplum örgütünü temsil eden bir heyet Meclisi ve Başbakanı ziyaret ederek Türkiye halkının savaşa karşı olduğunu dile getirdi. Protesto grevi ve 26 Ocak'ta büyük bir gösteri hazırlıkları var.

Türkiye Hükümeti son açıklamalarında Birleşmiş Milletler silah denetçilerinin raporlarını bekleyeceğinin ve son dakikaya kadar barış yolunu takip edeceğinin sinyallerini vermiştir. Sizleri Türkiye'nin bu sorunun şiddet içermeyen yöntemlerle çözülmesi yönündeki kararlarına destek vermeye davet ediyoruz. Dünya kamuoyunun savaş planlarının hemen sona erdirilmesi yönündeki talebini ve Türkiye'nin bu gidişatı değiştirme yolunda oynayabileceği stratejik rolü Türkiye hükümetine hatırlatmaya davet ediyoruz.

Gelin seslerimizi birleştirelim ve Türkiye hükümetinden bu tarihi adımı atmasını ve uluslararası barış kampanyasının başını çekmesini birlikte isteyelim!

Lütfen yakınınızdaki konsolosluk ve büyükelçilikler aracılığıyla veya Ankara'daki hükümet yetkililerine bizzat yazarak taleplerinizi iletin. Aşağıda bir mesaj örneği var. Bunu değiştirerek veya aynen gönderebilirsiniz. Türkiye yetkili makamlarının adres ve numaralarının listesi ektedir.
Dayanışma dileklerimizle.
Türkiye Barış Girişimi
[email protected]

***Örnek Metin:

Sayın İlgili,

Türkiye hükümetinin tarihsel bir misyonla karşı karşıya olduğunu düşünüyorum. Türkiye, Irak savaşı konusunda ABD'nin öncülüğündeki savaş eksenine destek vermeyi kabul ederse, Irak'ta binlerce insanın ölmesi ve acı çekmesi konusunda bizzat sorumluluk yüklenmiş olacaktır. Türkiye halkının çekeceği acılardan da ayrıca sorumlu olacaktır.

Öte yandan, Türkiye uluslararası barış çağrısına katılmayı seçerse, yalnızca Irak'ta değil, tüm Ortadoğu'daki savaş iklimini değiştirme ve barışı hakim kılma yolunda tarihi bir adım atmış olacaktır. Bu yönde atılacak adımlar, ızdırapları akıl almaz boyutlara ulaşmış olan Filistin halkının üzerindeki baskıyı da bir nebze azaltacaktır.

Türkiye önündeki bu tarihi adımı atmalıdır.

Hem Türkiye hem dünya kamuoyu savaş çağrılarına karşı güçlü bir muhalefet geliştirmiştir. Biz Türkiye'den, ABD'nin tehditlerini değil, kendi vatandaşlarının ve dünya vatandaşlarının barış çağrılarını ve bu konudaki kararlılıklarını esas alarak karar vermesini talep ediyor ve bekliyoruz. Bu akıl almaz saldırganlığın durdurulması yönünde atacağınız adımların uluslararası kamuoyu tarafından destekleneceğini bilmenizi isteriz.

Dünya çapında artan militarizasyon kaygı vericidir. 21. yüzyıl, geçen yüzyılın kanlı tarihinin tekrarlanmayacağı, dünya sorunlarının şiddet içermeyen yöntemlerle çözüleceği, uluslararası hukuk ve dayanışma mekanizmalarının geliştirileceği bir yüzyıl olmalıdır. Irak Savaşı'na izin vermemek bu yönde atılmış bir adım olacaktır.

Türkiye'den bu tarihi adımı atmasını ve uluslararası barış kampanyasına katılmasını bekliyoruz.

Saygılarımla,
................

*** Muhatapların adresleri

Abdullah Gül
Fax: +90.312 417 04 76 +90.312 419 54 43 /
www.abdullahgul.gen.tr
e-mail: [email protected]
Ertuğrul Yalçınbayır
fax: +90.312 419 54 43
e-mail: [email protected]
Abdullatif Şener
e-mail: [email protected]
Ahmet Necdet Sezer
fax: +90.312 427 13 30
e-mail: [email protected]
Bülent Arınç
e-mail: [email protected]
Dış İlişkiler Komisyonu
Fax: +90.312 420 53 36
e-mail: [email protected]
Milli Savunma Komisyonu
Fax: +90.312 420 53 28
e-mail: [email protected]
İnsan Hakları Komisyonu
Fax: +90. 312 420 53 94
e-mail: [email protected]
Dışişleri Bakanlığı - Yaşar Yakış
Fax: +90.312 287 88 11
e-mail: [email protected]
AKP - Tayyip Erdoğan
[email protected] / / www.rterdogan.com
CHP - Deniz Baykal
e-mail: [email protected]


İsrail'deki Vicdani Redcilere Yönelik Kötü Muameleye Karşı Bildiri
Şu anda İsrail hapishanelerinde 10 vicdani redci var. Bunlar, işgal ordusuna katılmayı red eden ve vicdanlarının sesini dinleyen genç insanlar. Bazıları, Uluslararası Af Örgütü tarafından "düşünce mahkûmu" [prisoners of conscience] olarak tanındı. En uzun iki hapis cezası, şu ana kadar 6 hapis cezası ile 161 gününü hapsite geçiren Yon Ben-Artzi ile yine 6 hapis cezası ile 131 gününü hapiste geçiren Uri Ya'acobi'nin. İsrail'de erkekler için vicdani red hakkı tanınmıyor ve redciler, alternatif sivil hizmet olanağı olmaksızın 3 yıl ordu hizmeti yapmakla yükümlü tutuluyor. Dahası redciler askeri mahkemede yargılanıyor ve genellikle kısa bir süre, yaklaşık bir ay, hapis cezası alıyorlar. Fakat, İsrail yasalarına göre, her red ayrı bir suç olarak görülüyor ve yargılanıp ceza alma süreci defalarca işletiliyor. Teoride, redciler hapiste yıllarca kalabilirler. Fakat, şu ana kadar, genellikle 90 günlük hapis cezasından sonra "askerliğe elverişli olmadıkları" için, ordu redcileri askerlikten muaf tutuyordu. Fakat, şimdilerde daha fazla insan vicdani reddini açıkladığından, ordu vicdani redcilere dönük uygulamalarını daha da vahşileştirdi. Vicdani redcilere yönelik kötü muameleyi protesto etmek için online-dilekçeyi imzalayın. www.petitiononline.com/091202/petition.html
Ayrıntılı bilgi için: www.shministim.org
www.newprofile.org / / www.newprofile.org


İnsan Hakları Derneği
"Sonuç Bildirgesi"
Benzeri az görülen 16 yıllık bir mücadele geleneğiyle Türkiye insan hakları tarihini yazan İnsan Hakları Derneği, 11. Genel Kurulunu 16-17 Kasım 2002 tarihlerinde gerçekleştirmiştir. İki gün süren Genel Kurulumuz boyunca delegelerimiz ve insan hakları savunucusu konuklarımızla birlikte Türkiye ve dünyadaki son gelişmeler, ABD' nin Irak' a uluslar arası hukuk kurallarını ve teamülleri hiçe sayarak saldırı hazırlığıyla gündemleşen yakın savaş tehdidi ve bunun Türkiye ve Ortadoğu' da olası sonuçları, yine Türkiye' deki toplumsal barış üzerindeki tehditler, Kürt sorununun çözümlenmemesindeki İsrar, tecrit ve izolasyonun kangrenleştirdiği cezaevleri sorunu gibi konularla temel hak ve özgürlüklerin ülkemizdeki pratik yansıması ve tüm sorunsallarımıza karşılık biz insan hakları savunucularının ortaklaşa neler yapabileceğimiz konuları tartışıldı. Genel Kurulumuzda tarihsel belleğimizi muhafaza etmemizle birlikte değişen ülke, değişen dünya ve gelişen insan hakları kavramı arasında gerçekleştirilebilir güncelleşmeler sağlamak gerektiği sonucuna varılmıştır. Türkiye' de insan hakları ihlallerine neden olan siyasal, sosyal, ekonomik koşullar değiştikçe, toplumsal muhalefetin mücadele araçları niteliksel değişimler gösterdikçe, Hükümetlerin ve idari kadroların yönetme saikleri değiştikçe, insan hakları ihlallerinin nicelik ve nitelik farklılaşmalarının da görüleceğinden hareketle, İHD' nin de değişimin yansımalarından etkileneceği açıktır. Yani İHD, Türkiye' nin yeni sosyal ve siyasal koşullarının olgunlaştırdığı toplumsal değişime paralel olarak güncelleşmek gerekliliğine inanmaktadır. İnsan Hakları Derneği, önümüzdeki süreç içerisinde örgütlülüğünü ve sahip olduğu değerleri daha da yükseltme ve Türkiye' de ve uluslararası zeminde demokrasi, insan hak ve özgürlükleri ile barışın tesisi ve sürekliliğine katkıda bulunma görevini sürdürme kararlılığındadır. Genel Kurulumuz, genel kurulun değerlendirilmesi, önerge ve karar taslaklarının Sonuç Bildirgesi olarak hazırlanıp kamuoyuna ve örgütümüze ilan edilmesi yetkisini yeni oluşan Genel Yönetim Kurulu'na vermiştir. Bu itibarla Genel Yönetim Kurulumuz, 11. Genel Kurul Sonuç Bildirgesini kamuoyuna sunmaktan onur ve mutluluk duymaktadır. Genel Kurulumuz, başta İHD' nin insan hak ve özgürlüklerine bakış açısını ele alan ve evrensel değerler ışığında 16 yıllık mücadelesi sürecinde geliştirdiği ilkelerin bir Tüzük değişikliği yapılarak Tüzüğümüze eklenmesi kararını almıştır. Ayrıca, 19 Aralık tarihinin cezaevinde insan hakları için dayanışma ve mücadele günü olarak kabul edilmesi; cezaevlerinde tecrit ve izolasyonun kaldırılması için yeni bir kampanyanın örgütlenmesine ve cezaevlerinde insanca yaşam koşulları sağlanıncaya kadar İHD' nin cezaevleri sorununa yüksek duyarlılığının devamı; Kalıcı bir toplumsal barışın sosyal koşul oluşturması açısından bütün politik tutuklu ve hükümlüleri kapsayan genel af kampanyası' nın yaşama geçirilmesi; Diyarbakır' da, Türkiye' nin etnik, kültürel, dilsel, inançsal çeşitliliklerini buluşturan Anadolu - Mezopotamya Kültürlerinin Buluşması Konferansı gerçekleştirilmesi; Yoksullukla mücadele için yoksullaşmayı dayatan Hükümet politikalarının insan hakları açısından izlenmesine, bu bağlamda işsizlik ve gelir dağılımındaki adaletsizliği irdeleyen ve Uluslar arası tahkim, MAİ, Özelleştirme, Sendikasızlaştırma, Taşeronlaştırma ve Mezarda Emekliliğe karşı çıkan Yoksulluk ve İnsan Hakları Konferansı' nın örgütlenmesi; OHAL' in yarattığı tahribatlar, köye geri dönüş, koruculuk sistemi vb. silahlı çatışma döneminin yaralarının sarımı için Yaşamın Normalleşmesi Kampanyası' nın yaşama geçirilmesi; İHD' nin yeniden yapılanması ile ilgili olarak şubelerde hazırlıklar yapılarak altı ay içinde Tartışma Kurultayı' nı ve Ankara' da da Yeniden Yapılanma Konferansı' nı gerçekleştirmesi; Üniversitelerin bilimin tartışıldığı özerk ve demokratik bir yapıya kavuşturulması için YÖK'ün kaldırılması ve anti-demokratik uygulamalarına son verilmesi amacıyla çalışmaların yürütülmesi; Gözaltında kayıpların, yargısız infazların ve faili meçhullerin ortaya çıkarılması için başta Mehmet Ağar olmak üzere dokunulmazlıkların kaldırılması, suçluların yargılanmasının önünün açılması için kampanya başlatılması; Savaşa karşı Irak ve Ortadoğu barışının hayat bulması, halkların kardeşliğinin tesisi için savaş yanlısı ABD ve ilgili hükümetlerin politikalarına karşı mücadele yürütülmesi; Türkiye' nin Uluslararası Ceza Mahkemesi' nin yargı yetkisini tanıması için kampanyalar başlatılması; Kadına yönelik şiddet ve kadının insan hakları konulu uluslar arası bir sempozyum yapılması; Türkiye'de çocuk işçiler, sokak çocukları ile yargılanan ve hükümlü çocukların yaşam koşullarına ve haklarına yönelik bir konferans gerçekleştirilmesi; İstanbul' da toplumsal şiddet ve toplumsal barış konulu konferans yapılması; Oluşan koşullarıyla birlikte başta çevre hakkı, engelli hakları, sosyal ve ekonomik haklar ile dayanışma hakları olmak üzere üçüncü kuşak haklarla ilgili çalışmalara başlanması; Bilim ve Danışma Kurulu kurulması;
Sonucuna varmıştır.
İnsan Hakları Derneği Merkez Yürütme Kurulu

İnsan Hakları Derneği
Savaşa Hayır!

ABD önderliğindeki emperyalist güçler, egemenlik alanlarını genişleterek bu gün dünya ölçeğinde hüküm süren küresel sömürü düzenini daha da kalıcılaştırmak, yarattıkları büyük eşitsizlikleri ve adaletsizlikleri daha da derinleştirmek, silah tekellerine kâr sağlamak ve zengin petrol rezervlerini denetim altına almak için, şimdi Irak'ta, hiçbir meşru ve haklı gerekçeye dayanmayan yeni bir savaş hazırlığındadır. Ülkemiz siyasi iktidarı da, ne yazık ki; emperyalist güçlerin çıkarlarını, bu ülkenin biz yoksul emekçi halkının çıkarlarından üstün tutarak, ülkemizi de hızla bu kan ve ölüm girdabına sürüklemektedir. Ülkemizdeki sivil ve askeri tesisler, hava alanları, limanlar, emperyalist işgal ordularının kontrolüne verilmekte; emperyalist güçlerin tetikçisi kılınarak onların çıkarları için ölmemiz ve öldürmemiz istenmektedir. Oysa söz konusu olan bizlerin geleceği ve onurudur! Bu nedenle; "ABD askeri olmayacağımızı" haykırmak; Irak'ta bir emperyalist savaşa izin vermeyeceğimizi, ülkemiz ve bütün Ortadoğu halkları için büyük yıkım ve acılara yolaçacak olan bu insanlık suçuna ortak olmayacağımızı, bir kez daha ilan etmek için buradayız! Ankara yerelindeki derneklerin, meslek odalarının, sendikaların, siyasi partilerin üyeleri olarak; insan hakları savunucuları, kamu emekçileri, işçiler, hekimler, aydın ve sanatçılar, muhasebeciler, mühendis ve mimarlar, öğrenciler, kadınlar; her yaştan her meslekten, barışa ve halkların kardeşliğine inanan insanlar olarak, işte buradayız ! Biliyoruz ki bizler için bu savaş; "savaş rejimi" olarak uygulanacak olağanüstü yönetimler, yeni baskı ve yasaklar, yok edilen hak ve özgürlükler demektir. Biliyoruz ki bizler için bu savaş; "savaş ekonomisi" adıyla pazarlanacak işten çıkarmalar, düşürülen ücretler, ekonomik-sosyal hak gaspları, işsizlik, yoksulluk, açlık ve sefalet demektir. Biliyoruz ki bizler için bu savaş; çocuklarımızın, eşimizin, kardeşimizin, arkadaşımızın ölmesi, evimizin, yaşadığımız kentin ve ülkemizin yakılıp yıkılması demektir. Biliyoruz ki bizler için bu savaş; eşitliğe ve kardeşliğe dayalı bir barışın yerine; nefretin, kin ve düşmanlığın, gericiliğin ve ırkçılığın kök salması demektir. Bütün dünya halklarına sesleniyoruz; bütün halklar kardeştir ! Bu gün dünyanın dört bir yanında emperyalizme ve savaşa karşı yükselen onurlu mücadeleye, işte bu toprakların barışsever yoksul emekçi halkları olarak, biz de omuz veriyoruz ! Düzenlediğimiz bu miting bir başlangıçtır; bundan sonra da hep birlikte emperyalizme ve savaşa karşı kavgamızı sürdüreceğiz; geleceğimiz ve onurumuz için, onbinlerle, dişimizle tırnağımızla, mücadele edeceğiz !
ABD ASKERİ OLMAYACAĞIZ!
EMPERYALİZME VE SAVAŞA HAYIR!
YAŞASIN HALKLARIN KARDEŞLİĞİ!
GELECEĞİNE VE ONURUNA SAHİP ÇIK!
SEN DE "IRAK'TA SAVAŞA HAYIR" DE!
SAVAŞ KARŞITI EYLEMLERE DESTEK VER!

İnsan Hakları Derneği
Tunalıhilmi Cad. 104/4 K.Dere-Ankara
Tel-Fax: (312) 466 49 13-14 / 425 95 47
e-mail: [email protected]
www.ihd.org.tr


 
Diğer duyurular için tıklayın

SİVİL TOPLUM













TÜM STK'lar
İÇİN TIKLAYIN


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla