Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Güncelleme: 14. 08. 2002
 


AKİK:
17 Ağustos 2002
Etkinlik ve Eylem Takvimi

Depremin artık unutulan, konuşulmayan bir olgu olduğunun farkındayız... Oysa felakete adım adım yaklaşıyoruz... Birileri konuşmalı ve eylemeli kim? Depreme karşı İstanbul ve İstanbullular için yapılması gerekenler konusunda çok sayıda girişim geçtiğimiz üç yıllık süre diliminde gerçekleşti. Ancak yerellerde semt dernek ve inisiyatifleri üzerinde yürüyen çalışmalar, yerel sınırları aşmayı ve kent düzeyine bir yan yana geliş ve ortak politikalar-pratikler-düşünüşler üretmeyi sağlayamadı.

İstanbul'a merkezi ya da yerel yönetimlerin sahip çıkamayışlarına, kendi yarasını kendi saracak olanların ayağına dolaşan en sıradan yasal değişiklikleri bile yapamayışlarına, yaşanan depremin acılarını saramazken bunun için yaratılan kaynakları heba edişlerine bir tepki olarak; yaşanacağı kaçınılmaz görülen İstanbul Depremi'nde hemşehrilerimizin olası kayıplarının azaltılması için bir şey yapılabileceğine inanarak; bu uğurda kullanılabilecek kaynakların boşa harcanmasına, talanına ve paylaşma kavgasına göz yummamaya kararlı olarak bir şeyler yapılabileceğine inananların semtler üzerinden bir araya gelebilmesinin son ve tam zamanı.

İstanbul depremine üç yıl daha yaklaştık. Her geçen zaman, yaklaşan felaketin, karşısında çaresizliğimizi artırıyor. Ülkemizde ekonomik ve yönetsel bir kriz yaşanıyor. Ve hızla erken genel seçim hazırlıklarına giriliyor. Mevcut iktidar ve parlamento deprem meselesine alaka göstermedi. Adete İstanbullular kaderlerine terk edildi. Topluma öncülük etmesi gereken aydın, yazar, sanatçı, akademisyen, mühendis ve mimarlar vb.; her halde, kendilerinin depreme dayanıklı konutlarda ikamet etmesinden hareketle olacak ki anlaşılmaz bir bencilikle İstanbullu' yu bekleyen bu büyük tehlike karşısında "oralı" olmadılar. Bizler üç yıldır İstanbul Depremine, İstanbul'u; İstanbullularla birlikte hazırlamayı dert edinmiş bir avuç semt derneği-inisiyatifi olarak artık çaresiz kaldığımızı, enerjimizin tükenmeye başladığını biliyoruz. Ama "hiçbir şeyi değiştiremezsiniz" düşüncesine katılmıyoruz. Sonuçlarına katlanmak zahmetli olsa da. İstanbullu' yu bu gidişata müdahaleye çağırıyoruz. Bize reva görülen kaderi kabullenmeyelim.

...ve AKİK
17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi sonrası İstanbul depremine hazırlık amacıyla semtlerde kurulan veya daha önce değişik gündemler ve sorunlar etrafında oluşmuş yerel dernek ve inisiyatiflerin üç yıllık deneyimlerinin işaret ettiği İstanbul genelinde bir yan yana geliş ihtiyacına karşılık olarak AKİK oluşturuldu. Eylem ve etkinlik çizgisi devleti ve toplumu sorumlulukları doğrultusunda harekete geçirmeye çağıran, demokratik işleyişini ilkesellikler içerisinde tarif edebilen, zamanla kentsel bütün sorulara çözüm yoları ve duyarlılıklar geliştirebilecek bir demokratik örgütlenme olarak AKİK; İstanbullular'ın ve İstanbul'un vicdanı olmayı hedefliyor.

Öneri ve Talepler

1- Mevcut kamu kuruluşları İstanbul depremine çözüm üretecek kapasiteye sahip değildir. Yalnızca gündemi bu olan, bir kamu otoritesi Sayıştay'ın sürekli denetiminde olarak kurulmalıdır. Ayrıca İstanbul halkı oluşturulacak bu kurumda; meslek odaları, üniversiteler, sivil kitle örgütleri aracılığıyla temsil ve denetim görevi üstlenmelidir.
2- Mevcut yapı stoku hızla gözden geçirilmeli, en kötü durumdakinden en iyi durumda olan yerleşim ve yapılara doğru bir stratejiyle bütün kent rehabilite edilmelidir.
3- Deprem sonrası üzerine kurulmuş hazırlık anlayışı hızla bir yana bırakılmalı. İnsanların ölmemesini sağlayacak bir yol, insanların katılımı sağlanarak bulunmalıdır. Bunun için gerekirse seferberlik ilan edilmelidir.
4- Deprem hazırlık çalışmalarında devlet ve yerel yönetimlerce hazırlanan planlar ve senaryolar halkın bilgisinden ve katılımından uzak durularak hazırlanıyor. Endişe ve çaresizlik içerisinde olan halka açık bir planlama ve senaryo oluşturma süreçleri oluşturulmadan ileriye doğru gerçekçi adımlar atmak mümkün değildir. Bunun biçimine dönük önerilebilecek bir hayli yol vardır.
5- 17 Ağustos 1999' dan bu yana depreme hazırlık çalışmaları kapsamında şimdiye kadar uluslar arası kuruluşlar veya devletten alınmış kredi ve desteklerle yürüyen bütün projeler, yürütücüleri kim olursa olsun bütün içerikleriyle birlikte halkın bilgisine, denetimine açılmalıdır.
6- Mevcut yeşil alanlar deprem sonrası dikkate alınarak ranta açılmamalı. Kamu arazileri rant için satışa çıkarılmamalıdır.
Türkiye bu savaşta saf tutmamalı, tersine savaşın önlenmesi ve durdurulması için yoğun bir çaba içersine girmelidir. Türkiye, kendisine vaad edilen ve ekonomik kriz nedeniyle bir rüşvet olarak sunulmak istenen borçların silinmesi, petrol ve toprak vaadlerini reddetmelidir. Irak halkı komşumuzdur ve komşumuz olarak kalacaktır. Türkiye halkının Irak halkıyla hiçbir sorunu bulunmamaktadır. Yüzyıllar süren bir tarih, kültürel etkileşim ve daha pek çok bağlarımızın olduğu Irak halkının acıları üzerinden menfaat beklentisi içersinde olmak, Türkiye halkının onuruna saygısızlıktır. Türkiye, kendi yurttaşlarının akrabalarının çok yoğun bir şekilde yaşadığı Irak topraklarında bir maceraya sürüklenmemeli; kendisine önerilen işgal, ilhak gibi önerileri reddetmelidir.

17 Ağustos 2002 Etkinlik ve Eylem Takvimi
İki ayı aşkın süredir yaptığımız toplantı ve görüşmelerin ardından;
1- TMMOB-İKK(İstanbul İl Koordinasyon Kurulu), İstanbul Tabip Odası ve AKİK ortaklaşarak 17 Ağustos 1999 Marmara depremi anma etkinliklerinde birlikte afiş ve imza metni çıkararak bu süreci bir kampanya süreci haline dönüştürme kararı aldı.
2- Artık Yeter başlıklı imza metniyle Eylül başına kadar imza toplanacak. İmza toplanması için Kadıköy ve Beyoğlu'nda merkezi imza standları kurulacak. Yerellerde semt dernekleri ve inisiyatifler aynı metinle izinler alarak imza toplayabilir. İmzaların teslim edilmesi için ayrı bir etkinlik takvimi on beş gün sonra açıklanacak. İmza atan yurttaşlar imzanın teslim edilmesi etkinliğinin içeriğinin oluşturulmasına dahil edilecek. İmza metninin yaygınlaşa bilmesi için yurttaşların yaratıcı katılımı gerekmektedir.
3- "Sizleri Unutmadık, Hepimiz Aynı Gemideyiz" 16 Ağustos Cuma Günü Denizcilik İşletmeleri'ne ait Prof. Dr. Aykut Barka Şehir Hatları Vapuru ile; Kalkış: 17:00 Kabataş İskelesi 17:30 Kadıköy (Beşiktaş) İskelesi, 18: 00 Heybeliada, 19:30 Yalova Varış (Anıta Çelenk Koyma) 21:00 Dönüş Sefer sırasında Oda ve STK temsilcilerinin etkinlik kapsamındaki görüş ve yorumları olacak. Bu etkinlikle 20.000 can kaybının olduğu ve 100.000 binanın yıkıldığı 17 Ağustos 1999 Gölcük Depreminin unutulmaması, toplumsal duyarlılığı artırmak ve önlemlerin alınmasını sağlamak amacıyla düzenleniyor.
4- 14 Ağustos Çarşamba Beyoğlu Basın Açıklaması, sergi, imza standı 16 Ağustos Kadıköy Cuma Sergi ve İmza Standı TMMOB-İKK, AKİK, İstanbul Tabib Odası
5- Uğur Mumcu Mah.Çevre Kültür ve Dayanışma Derneği(umder) "Çocuk Oyun Alanı Ve Yeşil Alan Talanına İzin Vermeyeceğiz!" Diyerek Kartal Belediyesi yöneticilerince hukuksuz olarak yapılamak istenen yapılaşmaya karşı çıkıyor. Bu amaçla 18, 21, 25 Ağustos' ad Yeni Ufuk Eğitimciler ve Ertuğrul Gazi Konut yapı Koop'lerinin İnşaat yaptığı alanda Basın Açıklaması ve oturma eylemi, 19 ve 23 Ağustos günlerinde Kartal Belediye Binası önünde Saat: 11:30'da Siyah Çelenk Bırakma ve Oturma Eylemi düzenleyecek. Umder kente ve yaşama sahip çıkmaya devam ediyor.

AKİK Afete Karşı Semt Dernekleri ve Dayanışma İnisiyatifleri Koordinasyonu
Yeşilkent Güzelleştirme ve yardımlaşma Derneği; 0535 638 0099
Karlıktepe Afet ve Dayanışma Derneği 0532 615 21 33 - 0535 296 03 05
Zeytinburnu Afet ve Dayanışma Derneği
Alemdar Merkez Mah Muh. İskender Yurttutan 0216 429 77 99
Mustafa Kemal Paşa Güzelleştirme ve Yardımlaşma Derneği
Bahçelievler Afet ve Dayanışma İnisiyatifi 0535 229 30 30
Küçükçekmece Deprem Dayanışma Grubu 0535 213 58 03
Maltepe Arama Kurtarma Ekibi(MAKE) 0555 335 42 84
Maltepe Esenkent Gönüllüleri 0536 629 31 07
Maltepe Feyzullah Mah. Deprem İnisiyatifi 0543 691 91 43
Avcılar Afet ve Dayanışma İnisiyatifi 0536 317 46 20
Kağıthane Dayanışma İnisiyatifi 0212 280 56 02
Validebağ İnisiyatifi 0216 495 25 86
Validebağ Havzası Kültür ve Dayanışma Derneği 0216 495 25 86
Uğur Mumcu Mah. Çevre ve Kültür Derneği 0216 475 86 10
Gayrettepe Çevre Kültür ve İşletme Kooperatifi 0212 275 59 68
Gayrettepe Muhtarı Ecz. Özden Gönül 0212 288 20 16
Üsküdar Barbaros Mah. Muhtarı Yasemin Çakır 0216 495 25 86
Okmeydanı Piyalepaşa Çevre Kültür Güzelleştirme Derneği 0533 354 91 52
Çengelköy İnisiyatifi 0216 318 66 97
K.Çekmece İnönü Mah. Deprem Day. Grubu Nazım Kızılkaya 0212 698 36 04
Kemalpaşa Mah Afet Gönüllüleri Kemalpaşa Mah Muhtarı Hacı Şengül 0212 598 29 18 Cumhuriyet Mah. Sosyal Yard. Day. Derneği 0212 426 68 6 8 - 426 65 56
Yeşilköy İnisiyatifi 0532 664 63 74
Not: Aşağıdaki imza metniyle imza toplamak isteyenler topladıkları imzaları ya en yakın dernek veya inisiyatife ya da Akik İrtibat telefonlarından iletişim kurarak ulaşabilirler
.
AKİK irtibat:
Tel: 0212 292 02 03 Fax: 0212 243 15 72
E-Mail: [email protected]
[email protected]
E-Groups: [email protected]

ARTIK YETER!

17 Ağustos!
Üç Yıl Geçti...
Unutma; yıkılacak olan senin geleceğin!
Yaşamımıza ve İstanbul'a sahip çıkalım!
17 Ağustos 1999-Gölcük Depremi'nin üstünden 3 tam yıl geçti. Bilim insanları, İstanbul'u doğrudan etkileyecek olan ve önümüzdeki sayılı bir zaman içerisinde gerçekleşmesi muhtemel Marmara Depremini tespit ettiler. Ve üç yıldır söylemeye devam ediyorlar. Yaşanan felaketten çıkarılacak derslerle hazırlık yapmak yerine "laf" dinlemeye devam ediyoruz. Yeter Artık! Can ve mal güvenliğimizi kadere havale eden yaklaşımları kabul etmeyeceğiz. Afete hazırlık çalışması olarak, yalnızca arama-kurtarma eğitimlerine dönük yapılan çalışmalar ile yaşanacak olan felaket savuşturulamaz. Yapılan çalışmaların ve bu çalışmalar için kullanılan maddi kaynakların bilgisinin en yaygın biçimde İstanbul ve ülke insanıyla paylaşılmasını istiyoruz. İlgili kurumların (Sayıştay-Ulusal Deprem Konseyi-Üniversiteler-TMMOB vb.) sundukları rapor ve öneriler ışığında neler yapıldığını bilmek istiyoruz.
İstanbul'a güvenmek istiyorsan; Bir İmza Da Sen Ver!

ADI SOYADI İLÇESİ İMZA


TMMOB Makina Mühendisleri Odası
KESK'in İnsanca Yaşam İçin Başlatmış Olduğu Mücadeleyi Destekliyoruz

Maden ocaklarından enerji santrallerine, fabrikalardan tarlalara, şantiyelerden bürolara dek hayatın her alanında çok zor koşullar altında görev yapan mühendis ve mimarlar da tüm emeği ile geçinenler gibi, uzun bir süreden beri giderek büyüyen sıkıntılar içinde yaşamaya çalışmaktadırlar. Kamu Çalışanlarının ücretlerinin yoksulluk ve açlık sınırında olması, zorunlu tasarruf hesabındaki birikimlerin ödenmesi, çalışma saatlerinin düşürülmesi, doğum izinleri ve kreş sorununun çözümü çalışma yaşamının demokratikleştirilmesi mücadelesini destekliyoruz. Yoksulluk sınırının 1 milyar liranın üstünde olduğu günümüzde kamu çalışanları 400 milyon lira maaş almaktadırlar. Halkın temel ihtiyaçlarının karşılanmasına ve kamu çalışanlarının ücretlerine kaynak bulamadığını ifade eden siyasal iktidarlar, kamusal alanların talan edilmesi için IMF istekleri doğrultusunda yasalar çıkarmakta, kamuya yansımayan ve nereye gittiği belli olan iç ve dış borçların ödenmesi ile askeri harcamalarda kaynak bulmada tereddüt etmemektedir.

4688 sayılı Kamu Çalışanları Sendikaları Yasası ile sendikalara sadece toplu görüşme hakkı verilmiş, grev hakkı tanınmayarak anti demokratik bir yasa çıkarılmıştır. Yasalaşan sahte sendika yasası sonucunda Kamu çalışanları sendikaları, 15 Ağustos'ta ilk kez hükümet ile toplu görüşmeyi toplu sözleşmeye çevirmek ve kamu çalışanlarının ekonomik, özlük ve demokratik haklarını savunmak için mücadele yürüteceklerdir. TMMOB Makina Mühendisleri Odası olarak 13-17 Ağustos tarihleri arasında Toplu Görüşme sürecinde haklı ve meşru taleplerini ifade etmek için KESK'in gerçekleştireceği eylemi destekliyor üyelerimizle birlikte mücadelenin içinde yer alıyoruz.

13 Ağustos 2002 tarihinde İstanbul'da başlayacak olan yürüyüşü konaklama noktalarında üyelerimizle karşılayarak 17 Ağustos 2002 tarihinde Ankara'da yapılacak olan kitlesel basın açıklamasında yer alacağız. TMMOB Makina Mühendisleri Odası olarak bu gün KESK'in başlatmış olduğu İnsanca Yaşam yürüyüşüne izin vermeyen siyasal zihniyetleri kınıyor, ablukanın kaldırılarak KESK yöneticilerinin ve üyelerinin demokratik taleplerini ifade edecekleri Ankara yürüyüşünün önündeki tüm engellerin kaldırılmasını talep ediyoruz.
Saygılarımızla,
TMMOB Makina Mühendisleri Odası
Oda Sekreteri Ali Ekber ÇAKAR


İnsan Hakları Derneği
Soru Sormak Hakkımız:
İlkay Taşdemir'e Ne Oldu?

İHD İstanbul Şubesi yöneticileri bugün gözetim altına alındılar. İHD'liler, 6 Ağustos 2002 günü Gayrettepe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi'nin bulunduğu 5. katta, pencereden elleri kelepçeli bir biçimde kendisini aşağıya atarak öldüğü açıklanan İlkay Taşdemir'in ölümünü kuşkulu buldukları için, soru sormak istediler. Soru şuydu: İlkay Taşdemir'e ne oldu?

Görevlerini yapan İHD'lilere polisin verdiği karşılık, onların keyfi biçimde gözetim altına alınması biçiminde oldu. Gözaltına alınan insan hakları savunucularının derhal serbest bırakılmasını istiyoruz. Bugün ikinci bir gelişme de Ankara Cumhuriyet Savcılığı'nın İHD Genel Başkanı ve Genel Sekreterini ifade vermek üzere savcılığa daveti idi. 11 Ocak 2002 tarihinde İHD Genel Sekreteri imzasıyla İçişleri Bakanı Rüştü Kazım Yücelen'e bir yazı yazılmıştı. Yazıda Bingöl ilinde gözetim altında tutulan zanlıların işkence muamelesine maruz bırakıldığına ilişkin İHD Bingöl Şubesine başvuru yapıldığı, gözetim altından serbest bırakılan bir kişinin anlatımlarının bulunduğu, işkencenin önlenmesi için Sayın Bakan'ın ivedi girişimleri istenmişti.

İHD'nin bu dilekçesi İHD Genel Başkanı ve Genel Sekreteri aleyhine bir ceza soruşturulmasına dönüştürüldü. Soru sormak hakkımız.

İşkenceye karşı mücadele etmek görevimiz. Kamu görevlileri insan haklarını koruyacak, yurttaşlara insan onuruna uygun muamele yapacak, bu da onların görevi. Bunları anımsatmak, aykırı muameleleri saptamak, önlenmesi için önlemlerin alınmasını istemek İHD'nin hem görevi, hem de hakkı...

Hüsnü Öndül
İHD Genel Başkanı

İnsan Hakları Derneği
Bu Kaçıncı Ölüm?

Kant, " Statik durum, ölümdür." diyordu Fragmanlar'ında.
F Tipi cezaevlerinde ölüm orucu eylemlerini sürdürüyor bazı tutuklu ve hükümlüler.
Açlık bedenlerini kemiriyor. Eritiyor. Doğa, doğanın bir parçası olarak insan bedeni, dinamiktir.
Tecrit koşulları sürüyor. Tecrit koşulları en çok fiziksel düzenlemelerle kendisini ifade ediyor.
Durum, Odanın içindeki insanın durumudur.
Oda statiktir.
Durumu statik yapan ise, uygulamadır.
Odanın statik olması, durumun da statik olması sonucunu doğurmaz. Odanın yalnızca geceleme için kullanılması, durumu statik olmaktan çıkarır.
Fatma Bilgin de öldü. Statik durum O'nun da ölümüne yol açtı.
Bu kaçıncı ölüm? 94 mü? Statik durumu değiştirmek Adalet Bakanlığı'nın elinde.
İnsan hakları hukuku, evrimci ve dinamik bir sürecin hukukudur. Statik durumları sürdürmeye elvermez. Onu aşar. Ve çözer.

Hüsnü Öndül
İHD Genel Başkanı

İHD
Tunalıhilmi Cad. 104/4 K.Dere-Ankara
Tel-Fax: (312) 466 49 13-14 / 425 95 47
e-mail: [email protected] www.ihd.org.tr.

 
Diğer duyurular için tıklayın

SİVİL TOPLUM













TÜM STK'lar
İÇİN TIKLAYIN


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla