Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Güncelleme: 21. 06. 2002
 


Müstakil Tüketiciler Birliği:
'Özel okullar mercek altında'

Sağlık ve benzeri bir çok alanda olduğu gibi, devletin yetersiz kaldığı eğitim alanında da ortaya çıkan boşluk, özel girişim tarafından doldurulmakta ve özel eğitim hizmetleri yaygınlaşmakta, özel eğitim hizmeti veren kurumların sayısı artmaktadır. Bu artış, beraberinde kaliteli özel eğitim hizmetinin tüketici tarafından ulaşılabilir olup olmadığı ve sunulan özel eğitim hizmetinin hukuki düzenlemeler ve eğitim biliminin temel ilkelerine uygun olup olmadığı sorununu da beraberinde getirmektedir. Gençlerimizin "gelecek kaygısı"nı yoğun olarak yaşadıkları bir ortamda, parlak gelecek vaad eden özel eğitim hizmetlerinin, bu parlak vaatlere karşın öğrenciye ne verdiği, ne şekilde verdiği de mutlaka sorgulanmalıdır. Bu sorgulama ihtiyacından hareketle, hareketle derneğimizce özel eğitim hizmetleri alanında bir araştırma projesi başlatılmıştır. Bu proje ile amacımız, özel eğitim hizmetlerinin mevcut durumunun fotoğrafını çekmek ve özel eğitim hizmeti satın alacaklara yol gösterici olmaktır. Bu araştırmanın bir bölümü kamuoyunun özel eğitim hizmetleri konusundaki tüketici eğiliminin belirlenmesinden oluşmaktadır. Bunun için derneğimizin www.tuketiciler.org adresindeki internet sitesinde oluşturduğumuz anket ile bu eğilimi belirlemeye hedefliyoruz. Öte yandan mevcut hukuki düzenlemeler ve eğitim biliminin temel ilkeleri bakımından halen mevcut özel eğitim hizmetlerinin kalitesi ve fiyat politikası da proje kapsamında belirlenmeye çalışılacaktır. Temmuz ayının ilk günlerinde açıklayacağımız bu araştırma projesi ile yeni eğitim döneminde, özel eğitim kurumlarından özel eğitim hizmeti talep edecek anne-babalara kıyaslama yapma olanağı veren, yol gösterici bilgileri kamuoyu ile paylaşmayı hedefliyoruz.

Sezin Çeker
Özel Eğitim Hizmetleri Proje Koordinatörü

'Hükümet İtiraf Etti:
Zorunlu Bağış Varmış!'


Geçtiğimiz yıldan bu yana ısrarla dile getirdiğimiz "zorunlu bağış" sorununa ilişkin TBMM.nde verilen soru önergelerine verdiği cevap ile "zorunlu bağış yoktur, alınmamaktadır" diyerek inkârı tercih eden siyasi iktidar, son Bakanlar Kurulu toplantısında aldığı karar ile bu konuda bir yasa tasarısı hazırlayarak zorunlu bağışa son verileceğini açıklamıştır. Bu karar ile siyasi iktidar, zorunlu bağış hortumunu açıkça itiraf etmektedir. Devletin, "vatandaşı olduğunu" belgelemesi için, Nüfus Hizmetlerini Güçlendirme Vakfına zorla bağış yapmasını vatandaşına şart koştuğu, bu vakfın topladığı bağışlar nedeniyle vergi rekortmeni olduğu, kamu kuruluşları bünyesindeki dernek ve vakıflara toplanan zorunlu bağışların her türlü denetimden uzak, örtülü ödenek gibi kullanıldığı trajikomik bir ortamda, siyasi iktidarın bu kararı kamuoyunu oyalamaya yöneliktir. Zorunlu bağışın alınmaması için yasa çıkarılmasına gerek yoktur. Şu anda alınan zorunlu bağış zaten illegal olup yasal düzenlemeye dayanmamaktadır. Dolayısıyla bu konuda yasa çalışması yapılmasına ilişkin karar da, siyasi iktidarın "tavşana kaç, tazıya tut" taktiğinin yeni bir versiyonudur. Vatandaşa yaptıracağı işlem karşılığında zorunlu bağışı dayatan kamu görevlisi suç işlemektedir. Vatandaşlar, bunu dayatan kamu görevlileri hakkında Cumhuriyet Savcılığına görevi kötüye kullanma iddiasıyla suç duyurusunda bulunmalı, zorunlu bağış karşılığı işlem yaptırma yolunu tercih etmemelidirler.

Av. M. Bülent Deniz
Genel Başkan

Müstakil Tüketiciler Birliği
Tel:(212)567 97 44 Faks:(212)567 36 47
[email protected] [email protected] www.tuketiciler.org

Kadınlar birbirlerine doğru yürüyor
Bir ses geldi Adana'dan: "Senin yazgın bana bağlı. Benim tutsaklığım seni kuşatıyor. Ellerindeki zincirler boynumu sıkıyor. Ben kocamdan dayak yediğimde sen çığlık atıyorsun. Sen tecavüze uğradığında benim ruhum da kanıyor. Ayşe'nin yoksulluğu, Mehtap'ın çaresizliği, Gülay'ın gördüğü baskılar, benim dilsizliğim, senin korkuların, tüm kadınları tutsak ediyor."

İstanbullu kadınlar cevap verdi: "Tutsağız. Reklamlar, diziler, filmler yalan söylüyor. Biz tarihin en eski köleleriyiz. Kadınız." Sonra Batmanlı kadınlar katıldı sohbetimize. "Eğer benim zincirim sizi de bağlıyorsa, hiç tanımadığımız kadınların acıları bizi de mutsuz ediyorsa, neden halleşmiyoruz? Neden bu kadar uzağız birbirimize?"
Ve Ankaralı kadınlar başladılar konuşmaya: "Sadece imkanı olan kadınlar buluşabiliyor. Tüm bilgilere onlar sahip. Ama kadınların büyük çoğunluğu birbirine yabancı." Konyalı kadınlar da duydu seslerimizi: "Buluşalım. Halleşelim. Sadece bizler değil, evinden çıkamayan, sokağını aşamayan, köyünün sınırlarından adım atamayan kadınlarla da buluşalım." "Nasıl?" diye düşündük hep beraber ve cevabı hep birlikte bulduk. "Ulak olalım. Ulaşabildiğimiz tüm kadınların sözünü bohçamıza katıp diğerlerine iletelim. Başka çare yok. Sadece büyük şehirlerde yaşayan kadınlar konuşuyor. Onlar biliyor. Herkes konuşsun. Herkes birbirini bilsin. Tüm kadınların sözu bir yerde buluşsun." Karar verdik.

6 Temmuz 2002 Cumartesi günü, Adana'dan, Antakya'dan, Ankara'dan, Batman'dan, Bursa'dan, İstanbul'dan, Mersin'den birbirimize doğru yola çıkıyoruz. Konya'ya doğru yürüyoruz. Köy köy, ilçe ilçe, il il karşılaştığımız her kadınla halleşiyor, onların sorunlarını kendimizinkilere katıp Konya'da diğer kadınlarla yapacağımız buluşmaya taşıyoruz. Ulakları yolculayacak illerde mahalle çalışmaları, ev toplantıları coktan başladı. Kadınlar şimdiden katılamayacakları toplantıya iletmek üzere sorunları tartışıyorlar.

6-12 Temmuz çevrende, Türkiye'nin köylerinde, ilçelerinde, illerinde kadınlar toplanacak, tartışacak ve "biz varız" diyecekler. Adalıoğlu'nda, Aksaray'da, Antep'de, Beyağıl'da, Bozhöyük'de, Cihanbeyli'de, Cumalıkızık'da, Çiftehan'da, Çerkesliköy'de, Demirciler'de, Denizliköy'de, Dilovası'nda, Diyarbakır'da, Ereğli'de, Eskişehir'de, Gaziler'de, Gebze'de, Gemlik'de, Gölcük'de, Güzeltepe'de, Hacivat'da, Hasangazi'de, Haymana'da, İnegöl'de, İzmit'de, Kayseri'de, Kazanlı'da, Kestel'de, Küçükdikili'de, Maraş'da, Orhangazi'de, Osmangazi'de, Özgürler'de, Pelitliköy'de, Pozantı'da, Şehitler'de, Tarsus'da, Tepecik'de, Ulaştepe'de, Ulukışla'da, Urfa'da, Yenice'de ve son olarak Konya'da kadınlar kendi ulaklarını karşılayacaklar, onlardan diger kadınların sorunlarını dinleyecek ve kendi sözlerini aktaracaklar.

Sadece sözler değil, yürekler de değecek birbirine. Her kadın, ulakların sırtına kumaştan bir hatıra yükleyecek. Dantel, yemeni, el işi, baş örtüsü ya da bir kumaş parçası.. Konya'da hepsi birleşecek. Tüm ulaklar burada buluşup sözlerimizi birleştirirken, ellerimizin değdiği kumaş parçaları da kucaklaşacaklar. Bu kumaşları birbirine dikerek hepimize ait bir esere dönüştüreceğiz. Birbirimizle buluşarak kendimizle buluşuyoruz. Tanımadığımız kadınlarla sözlerimizi, sorunlarımızı ortaklaştırıyoruz. Ülke çapında patikalar kazıyoruz. Tekrar üzerinden geçmek için. Herkes bir patika kazsın. Herkes bir başka kadına dönsün yüzünü. Onu anlasın. Kendini anlatsın.

Buluşalım. El ele verip binlerce yıldır bedenimizi ve ruhumuzu saran zincirlerden kurtulmak için. Dayanışalım. Daha mutlu yaşamak için...

İletişim:
Tel: (212) 249 3774 email: [email protected]

TİHV İlaç desteği arıyor
Ölüm oruççularının tedavileri 1 yıldır TİHV tarafından sürdürülüyor ve daha uzun bir süre de süreceğe benziyor. İhtiyaçlar her geçen gün artıyor. Aşağıda en fazla kullanılan ve ihtiyaç duyulan ilaç listesini bilgilerinize sunuluyor. Sizler de bu listeyi çevrenize gönderirseniz belki katkıda bulunursunuz.

1) B1 Tablet (Yurtdışında bulunabiliyor. / 1 kişi günde 400mg)
2) Yüksek doz B1 içeren tabletler (100-200-500 mg) Örn: Beneksol tab (2x1) Apikobal tab (2x1) B1, 6, 12 ve C vit kapsayan ilaçlar Örn: Bemix C, Becozyme-C forte (3x1)
3) A vitamini Avicap kap (1x1) (Günde 30.000 Ü)
4) E vitamini Evicap kap, Ephynol (1x1)
5) Folik asit tablet Folbiol 5mg (2x1)
6) Demir preperatları Vifer kap (1x1) Ferrosanol duedenal (1x1) Ferpleks susp. (1x1)
7) Polivitaminler Supradyn drj (2x1) Unicap Therapeutic (2x1)
8) Calcium sandoz (2x1)
9) Psikiyatri ilaçları: Efexor tablet 75 mg. (1x1) Cipram tablet (1x1) Lustral tablet (1x1) Zyprexa tablet 5 mg. ve 10 mg. (1x1) Remeron tablet (1x1) Atarax sirop ve tablet (2x1) Dogmatil tablet (1x1) Prozac 20 mg (1x1)
10) Mide ilaçları: Omeprazol (1x1) Lansor tablet (1x1) Famodin tablet 20 ve 40 mg. (1x1) Metsil tablet (3x1)
11) Antibiyotikler: Klasid tablet (2x1) Tarivid tablet (2x1) Ampicina kapsul (3x1) Amoxina kapsul (4x1) Cliacil tablet (2x1) Sefazol flakon 1gr İM ( 2x1)
12) Fizik tedavi ilaçları: Celebrex tablet (2x1) Etol tablet (2x1) Voltaren tablet (2x1) Dikloron tablet (2x1) Lasonil pomad (Haricen) Naprosyn forte, Apranax forte (2x1) Sirdalud 4 mg., 6 mg. (2x1) Myorel tablet (3x1)

1- 7 arasındakiler hemen hemen tüm başvurulara kullanılmaktadır. Diğer gruplar, şikayet ve bulguların sonucunda doktorların önerileriyle ihtiyacı olan başvurulara (yaklaşık 100 kişi) verilmektedir.

TİHV
Menekşe 2 Sok. No: 16/6 06440 Kızılay / Ankara
Tel: (0312) 417 71 80 Faks: (0312) 425 45 52
E-posta: [email protected] www.tihv.org.tr

Ders Kitaplarında İnsan Hakları
Sevgili Tarih Dostları,
Tarih Vakfı'nın koordinatörlüğünü üstlendiği Ders Kitaplarında İnsan Hakları projesi, kamuoyuna açık ilk toplantısını 23 Haziran 2002 Pazar günü saat 10.00-18.00 arasında Darphane'de gerçekleştirecek. Ders Kitaplarını İnsan Hakları Kriterleri Açısından Gözden Geçirilmesi: Yöntem, Teknik Ve Örnekler temalı bir atölye çalışması, bir çalıştay şeklinde yapılacak olan toplantıya katılmak isteyen dostlarımız, Tarih Vakfı'ndan Mutlu Öztürk'ü
(Tlf: 0 212 234 21 61'den 38; cep 0 532 713 08 12, email [email protected] veya [email protected]) arayabilirler.

Mutlu Öztürk
Proje koordinatörü

Barış militarizme
bırakılamayacak kadar önemlidir

Barışa sahip çık. Vicdanını dinle ve savaşı reddet.
Bizler, İspanya, Hırvatistan, Makedonya, Türkiye, Finlandiya, Belçika, Hollanda, Almanya, İngiltere ve Fransa'dan gelen antimilitaristler ve vicdani retçileriz. 15 Mayıs Dünya Vicdani Retçiler Günü'nde, NATO karargahındayız. Çünkü NATO, küresel baskı sistemini canlı tutan uluslararası militarizmin sembollerinden biri. Barış, demokrasi ve özgürlüğün koruyucuları olduklarını iddia etseler de, ordular, "insani" dedikleri müdahalelerle bu değerlerin kaybına neden oluyor. Burada yaptığımız, şiddetten arınmış doğrudan eylemle militarizmin günlük işleyişini engellemek ve militarist mekanizmanın rahatça işlemesine müdahale etmek.

Bizce hiçbir ordu barışı savunamaz; çünkü orduların doğası, şiddeti sorunları çözme yöntemi olarak besler. Ayrıca, insanların vergilerini askeri harcamalarla israf eder; silah sanayisinin ve silah ticaretinin sürmesini sağlar. Topluma hiyerarşi, itaat, cinsiyetçilik, homofobi gibi olumsuz değerleri empoze eder. Militarizm, her olanağı ve aracı toplumu militarize etmek için kullanır. Militarizmin bu süreci, 11 Eylül 2001'den sonra daha da ivmelendi. Artık, kendi hayatlarımızın seyircileri olmaya devam edemeyiz. Barış, savaşın yokluğundan daha fazlasıdır; barış, militarizme karşı aktif direnişi gerektirir. Toplumsal adalet, eşitlik ve özgürlük olmadan barış olmaz. Barışı yaratabilmek için, inşa etmek istediğimiz toplum biçimiyle uyumlu eylemlere ihtiyacımız var; şiddetten arınmış çatışkı çözümü, sivil itaatsizlik, -şiddet değil- barış kültürü.. Her insanın bir vicdani vardır, yapmamız gereken on Bu yüzden savaş ve savaş nedenleriyle işbirliği yapmayı reddediyoruz ve hepinizi işbirliği yapmamaya çağırıyoruz. Ayrıca herkesi; bu direnişi gerçekleştirenlerle dayanışmaya davet ediyoruz. Dünyanın farklı yerlerinde bir çok insan; madden, bedenen ve aklen direniyor. Dünya Vicdani Retçiler Günü'nde, burada, Güney Amerika, Balkanlar, Avrupa, Orta Doğu ve dünyanın başka yerlerindeki vicdani retçilerle dayanışmamızı gösteriyoruz. Onların bizim desteğimize ihtiyaçları var, çünkü bu ülkelerin çoğunda vicdani retçiler büyük baskı görüyorlar. Bu baskıları kınıyoruz. Bugün, 15 Mayıs'ta, özellikle bu baskıya ve tüm tutsak vicdani retçilere dikkat çekmek istiyoruz. Barışa sahip çıkıyoruz ve sizden de aynısını yapmanızı istiyoruz. Barış, militarizme bırakılamayacak kadar önemlidir.

15 Mayıs sabah erkenden kalkıp, yola çıktık. Saat 10 biraz geçtiğinde NATO önündeydik. Aşırı güvenlik önlemi hemen dikkatimizi çekmişti. Ufak birkaç müzakereden sonra, ilk ekip ana kapıya doğru yürümeye başladı. Diğerleri de bildirileri dağıtmak için çevreye yayıldı. Kapıya bir takım garip adamların yöneldiğini gören güvenlik görevlileri, ana kapıyı derhal kapattı ve sayılarını göz açıp kapayıncaya kadar ikiye katladı. O kadar adamın nereden çıktığını anlayamamıştık bile. Hatta birazdan köpekleri bile getireceklerdi. Kendini kilitleyecek olan arkadaşlar, hemen kapıya koşmaya başladılar. Artan güvenlik hemen onların üzerlerine atlayarak etkisiz hale getirdi. Bir aktivist, neredeyse kendini kilitleyecekken yakalandı. O sırada pankartlı grup, pankartını giriş kapısının önünde açmış ve trafiği bloke etmişti. Zaten, güvenlikten endişe duyan NATO güvenlik birimi, ana kapıyı ulaşıma kapattı. O sırada, bildiri dağıtan grup da NATO önündeki araçların içine bin elindeki pankartı zorla aldı, ve hemen dağılınmazsa göz altına alınanları geç bırakacaklarını söylediler. Ciddi bir tehditti bu, ve arkadaşların zor durumda kalması istenen en son şeylerden biriydi. Zaten pankartta alınmıştı; haliyle eylem yaklaşık 40 dakika sonra sona erdi. Elimizi kolumuzu sallayarak; duraktaki otobüse bindik ve Brüksel'in merkezine gittik. Eylem sona ermişti. Merkezi bir yerde gözaltına alınan arkadaşlarımızın bırakılmasını bekledik. Yaklaşık bir saat sonra, gözaltındaki arkadaşlarımız geldi. Sağ salim eylemi sonuçlandırmıştık. Artık, basın açıklamalarını basına yollamak kalmıştı sırada. Bir çok web sitesinde ve indymedia'nın bir çok dilinde yayınlandık...
Eylemin genel hissi ve politik analizini yapmak bu satırların ve sanal ortamın kapasitesine uygun değil. Uluslararası bir eyleme katılma olanağı ve bu eylemi hiçbir eylemciye zarar verdirmeden sonlandırmak ve gelecek eylemler moral ve enerji depolamak, aktivizm adına kazanımlarımızdı. Ayrıca, deneyimlerimizi ve görgülerimizi, Türkiye'de bir şiddetten arınmış antimilitarist/anarşist eylemde kullanabilmek arzusu da, bu eylemin kişisel getirilerinde biri olarak adlandırabilir. İçinde yaşadığımız kültürü de göz önünde bulundurarak hazırlanan bir, şiddetten arınmış eylem planı, içinde yaşadığımız karamsarlıktan kurtulmamızı sağlayacak yollardan biri. Eyleyerek öğrenmek, paylaşmak ve içselleştirmek de bu şekilde başarılabilecektir. Bu eyleme katılarak, attığımız uluslararası adım, umarım; hem yabancı gruplarla ve bireylerle dayanışmamızı artıracak, hem küresel aktivizmi körükleyecektir.
LEGAL NOT: Yazar veya yazarlar; sanal ortamda, yukarıdaki metinde sıralanan görüş, analiz ve taleplere katılıp katılmadığını titizlikle saklı tutar(lar). @nti-copyright: Bu metnin telif hakkı yoktur. Bizi -maddi/manevi- sömürmemek kaydıyla, istediğiniz yerde, istediğiniz şekilde kullanabilirsiniz. Dokümantasyonumuza yardım etmek adına, kullandığınız zaman bize haber vermeniz bizleri çok sevindirir...

 

 
Diğer duyurular için tıklayın

SİVİL TOPLUM













TÜM STK'lar
İÇİN TIKLAYIN


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla