Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Güncelleme: 31. 05. 2002
 


Uluslararası Af Örgütü:
2002 Raporundan: Avrupa'daki İnsan Hakları İhlalleri (Devam)
Nisan 2002'de, UAÖ "F-tipi" cezaevleri koşullarıyla ilgili kaygılarını tekrar ederek Türkiye hükümetini binlerce siyasi tutuklu ve mahkumun de facto tecritini sona erdirmesi için derhal harekete geçmesi için çağrıda bulundu.

Kırgızistan'da, en az 5 kişi Mart sonunda yapılan gösteriler sırasında polis tarafından öldürüldü. Raporlara göre, güney Aksı bölgesindeki Kerben köyüne doğru gitmekte olan göstericileri polis ve özel kuvvetler durdurduğunda, polis üzerlerine ateş açtı.

UAÖ Yunanistan Başbakanı'na Nisan 2002'de yazdığı bir mektupta, sınırda görevli polislerin iş bulmak amacıyla yasadışı yollardan Yunanistan'a girmeye çalışan silahsız Arnavutlara ateş açarak ciddi yaralanmalarına sebep olduğu iddialarını dile getirdi. UAÖ Başbakana, polis, asker ve sahil güvenlik görevlilerine uluslararası standartlara uygun olarak kendilerine hakim olmaları ve ölüm ve ciddi yaralanma riski bulunan durumlarda ateşli silah kullanımını sınırlamaları yönünde talimat vermesi için çağrıda bulundu. UAÖ ayrıca Ekim ve Kasım 2001'de Atina'da meydana gelen olaylarla ilgili kaygılarını da ifade etti. Bu olaylarda bir Roman ve bir Arnavut yurttaşı polisin ateş açması sonucu ölümcül yara almışlardı. Polisler daha sonra silahlarının yanlışlıkla ateş aldığını ifade etmişlerdi. UAÖ bu açıklamaların doğrulanmış olması halinde, polisin acilen gelişmiş mesleki eğitim alması gerektiğini ifade etti.

Uluslararası Af Örgütü'nün çalışmaları
Bu belge Uluslararası Af Örgütü'nün genel olarak ve 2001 yılındaki çalışmalarını anlatmaktadır. Uluslararası Af Örgütü'nün görevi insan haklarının geliştirilmesi yönündeki çalışması bağlamında, fiziksel ve ussal bütünlük hakkı, vicdan ve ifade özgürlüğü ve ayrımcılığa uğramama hakkının ağır ihlallerini önleme ve sona erdirmeye odaklanan araştırmalar yapmak ve harekete geçmektir. UAÖ, muhalif grupların gerçekleştirdiği rehin alma, işkence, tutsakların öldürülmesi ve diğer keyfi ve planlı öldürmeler gibi insan hakları ihlallerine karşı çıkar; temel insan hakları ihlallerine uğrama riski bulunan ülkelere gönderilme tehlikesi yaşayan sığınmacılara yardım eder; diğer hükümet dışı örgütlerle, Birleşmiş Milletler'le ve bölgesel hükümetler arası örgütlerle işbirliği yapar; uluslararası askeri, güvenlik ve polis ilişkilerinin kontrol altına alınmasını sağlar; insan hakları eğitimi ve bilinç yükseltme programları düzenler.

Bugün
Uluslararası Af Örgütü (UAÖ) 1961 yılında İngiliz avukat Peter Benenson tarafından kuruldu. Bugün hareketin 140'tan fazla ülkede bir milyondan fazla üyesi, abonesi ve düzenli bağış yapan destekçileri vardır. Londra'da bulunan Uluslararası Sekreterya'da 50'den fazla ülkeden gelen 350 üzerinde personel ve 100 üzerinde gönüllü çalışmaktadır. UAÖ hareketi yüzden fazla ülke ve bölgede çalışan 7,800 yerel, gençlik, uzman ve mesleki gruptan oluşur. 56 ülkede ulusal çapta örgütlenmiş şubeler ve 24 ülkede ve bölgede de şube öncesi koordinasyon yapısı bulunmaktadır. UAÖ demokratik bir harekettir ve şubeleri temsil eden Uluslararası Konsey tarafından iki yılda bir seçilen 9 üyeli Uluslararası Yürütme komitesi tarafından yönetilir.

İnsan Hakları için Çalışma
2001 yılında UAÖ heyetleri düzinelerce ülke ve bölgeyi ziyaret ederek insan hakları ihlleri mağdurlarıyla görüştü, duruşmaları izledi ve yerel insan hakları aktivistleri ve resmi görevlilerle görüştü. Dünya çapındaki UAÖ üyeleri, destekçileri ve personeli hükümetlere ve diğerlerine insan hakları ihlallerini sona erdirmeleri için baskı yapmaları için kamuoyunu harekete geçirir. Çalışmalar halka açık gösterilerden mektup yazmaya, insan hakları eğitiminden fon yaratma konserlerine, yerel yetkililerle görüşmekten devletlerarası örgütlere lobi yapmaya, tek bir mağdur adına mektup yazmadan belli bir ülke ya da konuyla ilgili küresel kampanyalara kadar çeşitlilik gösterir.

Her yıl dünya çapındaki UAÖ üyeleri bir ülke ya da belli bir insan hakları konusuyla ilgili kampanya yapmak için güçlerini birleştirir. Bu büyük kampanyalar insan hakları meseleleriyle ilgili raporlar yazma, hükümetlere lobi yapma ve yerel insan hakları aktivistleri ve diğer cemaat örgütleriyle yakın çalışma içine girerek bir değim yaratmayı içerir.

"İşkenceyi durdurmak için bir adım atın" UAÖ'nün dünya çapındaki İşkenceye karşı Kampanyasıyla ilgili yoğun çalışmalar devam etti. 2001 yılı içinde UAÖ kadınlara, çocuklara, etnik azınlıklara, lezbiyen, gay, biseksüel ve transseksüellere (LGBT) yönelik işkence ve kötü muameleye karşı kampanya sürdürdü.

Geçtiğimiz yıl 4 ülke İşkenceye Karşı Sözleşme'yi onayladı ve bazı hükümet liderleri ve görevliler ülkelerinde işkencenin önlenmesi için yasalar çıkarmayı taahhüt etti. Yıl sonuna kadar 188 ülkeden 35,000'den fazla kişi kampanyanın web sitesi olan ve elektronik posta ile çağrı mektuplarının gönderildiği www.stoptorture.org sayfasına kayıt oldu. Bireyler için çalışma 2001 yılında UAÖ'nün yerel grupları ve ağları 2,813 insan hakları ihlalleri mağduru adın çalışmalar yürüttü.

UAÖ'nün Acil Eylem Ağı, 81 ülke ve bölgede, işkence, "kayıp" edilme, ölüm cezası, gözaltında ölüm ya da insan hakları ihlallerine maruz kalma riski bulunan ülkelere zorla gönderilme gibi insan hakları ihlallerine uğrayan ya da uğrama riski bulunan kişiler için 408 acil eylem çağrısı yayınladı. Bu acil eylemlerden 117 tanesi davayla ilgili iyi haberlerle sonuçlandı. Acil Eylem Ağı'na yaklaşık 85 ülkeden 80,000 gönüllü kayıtlıdır.

UAÖ Uzman Ağları Hukukçular Ağı, Uluslararası Ceza Mahkemesi için Koalisyon'un binden fazla hükümet dışı örgütüyle birlikte UCM Roma Statüsü'nün imzalanarak onaylanması ve etkin olarak çalışabilmesi için gereken yasaların hayata geçirilmesi için yaptığı çalışmaları sürdürdü. 60'dan fazla ülkenin Roma Statüsü'nü onaylamasıyla Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin kuruluşu gerçekleşti.

Askeri Güvenlik ve Polis (AGP) Ağı, silah ve güvenlik yardımının transferlerinin, bunların insan hakları ihlallerinde kullanılmasını önlemek için etkin kontrolünün yapılması için çalışmalarını sürdürdü. Bu ağ, elektroşok silahların kullanımı ve satışlarının askıya alınması için kampanyalar yaptı.

Şirketlere Yaklaşım Ağı, diğer hükümet dışı örgütlerle birlikte uluslararası elmas ticaretinin kontrol altına alınması için başarılı bir kampanya yürüttü. Angola, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Sierra Leone'de, elmas ticaretinden elde edilen kârlar, insan hakları ihlallerinde kullanılan silahların alınmasında kullanılıyor. Hükümetler, uluslararası bir elmas sertifika sistemi üzerinde anlaşmaya doğru ilerliyor. Ağ, insan hakları standartlarını içeren politikalar geliştirmeleri için şirketlerle birlikte çalışmayı sürdürüyor.

Çocuk Ağı, BM Çocuk Hakları sözleşmesi'nin silahlı çatışmalarda çocukların kullanılmasına ilişkin Seçmeli Protokolü'nün onaylanması için devletlere lobi yaptı. 12 Kasım'da, Yeni Zelanda'nın Protokolü onaylayan 10. ülke olmasıyla birlikte 12 şubat 2002'de Protokol yürürlüğe girdi.

Kadın Ağı ve Lezbiyen, Gay, Biseksüel ve Transseksüel (LGBT) Ağı, iki ana rapor çerçevesinde kampanyalar yaptı. Bu raporlar: Kırılmış bedenler, parçalanmış ruhlar: Kadınlara yönelik işkence ve kötü muamele ve Nefret suçları, sessizliğin işbirliği: Cinsel kimlik temelli işkence ve kötü muamele.

Sağlık Uzmanları Ağı, dünya çapında 30 ülkeden doktorlar, hemşireler, psikologlar ve diğer sağlık görevlilerinin oluşturduğu bir ağ. Ağ, bu yıl içinde tıbbi bakım verilmeyen hasta mahkumlar, ya da hükümete muhalif kişileri tedavi ettiği için yetkililer tarafından taciz edilmiş sağlık görevlileri adına 50'den fazla çalışma yaptı.

www.amnesty.org
UAÖ'nün websitesinde 20,000'den fazla dosya bulunuyor ve günde dünyanın çeşitli yerlerinden 10,000 kişi tarafından ziyaret ediliyor. Sitede 1996 yılından bugüne yayınlanan UAÖ raporları, basın duyuruları, son kampanyalarla ilgili bilgi, eylem için çağrı ve dünya çapındaki UAÖ bürolarıyla ilgili bilgi bulunuyor. 2001 yılında sitede yüzün üzerinde bireyler adına eylem çağrısının yanı sıra, işkence, silah ticareti, toplumsal cinsiyet, insan haklarıyla ilgili yasalar ve 11 Eylül saldırılarının ardından yapılan eylemlerle ilgili kampanyalar yer aldı. (www.amnesty.org/actnow/). 10 Aralık İnsan Hakları Günü öncesi hükümetlere insan hakları için "harekete geçin" çağrısının yapıldığı bir on-line dilekçe 10,000 üzerinde kişi tarafından imzalandı. Yıl boyunca, UAÖ'nün "işkenceyi durdurun" kampanyasının bir etkinliği olarak çeşitli hükümetlere 120,000'den fazla e-mail gönderildi. UAÖ'nün Fransızca (www.efai.org), İspanyolca (www.edai.org) ve Arapça (www.amnesty-arabic.org) web siteleri de bulunmaktadır.

İnsan Hakları Derneği:
Türk Ordusu Tecavüzcü Değil

İHD, Türk Ordusu'nu tecavüzcü olarak nitelemiyor!
İHD, ne Türk Ordusu'nu tecavüzcü olarak itham ediyor, ne de diğer güvenlik güçlerini! İHD, polis ya da asker, her üniformalıya işkenceci, tecavüzcü, tacizci olarak bakan ve öyle niteleyen bir örgüt değildir! İşkence yapanlar, taciz ve tecavüzde bulunanlar bağlı bulundukları kurumları temsil etmemektedir. Tam tersine o kurumlar açısından yüzkarası personeldir. İHD bu tip personelin kamu kurumları içersinde barındırılmamaları ve bu tür insanlık dışı muamelelerin önlenmesi için çalışmakta, yetkili makamları uyarmakta ve önlemler konusunda öneriler geliştirmektedir.

İHD İstanbul Şubesi Başkanı Eren Keskin, Türk Ordusunu tacizci ya da tecavüzcü olarak itham etmediğini defalarca açıklamıştır. Türk ordusu kendisini savunma yeteneğine ve yeterliğine sahiptir.
Sayın Fatih Altaylı, kendi kusur, küfür ve ayıplı davranışına Türk ordusunu ortak etme politikasından vazgeçmeli ve her onurlu insan gibi kusurlu davranışı nedeniyle Eren Keskin'den özür dilemelidir.

Hüsnü Öndül
İHD Genel Başkanı

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti:
Gazetecilere yönelik saldırıları kınıyoruz
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, Sivas ve İstanbul'da görev yapan gazetecilere yöneltilen saldırıları kınadı. Yönetim Kurulu şu açıklamayı yaptı:
"Kısa bir süre içinde Sivas'ta görev yapan bir meslektaşımız Tarım ve Köyişleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp'in korumalarının, İstanbul'da görev yapan bir meslektaşımız da ANAP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın oğlunun saldırısına uğramıştır.
Kaba kuvvetin ve yasa dışılığın bütün boyutları ile sergilendiği saldırılar,halkın bilgilenme hakkına da yöneltilmiş talihsiz ve düzeysiz girişimlerdir.
İlk saldırının güvenlik görevlileri tarafından gerçekleştirilmiş olmasının yanı sıra ikinci saldırıda da güvenlik görevlilerinin saldırıya seyirci kalmaları olayları daha büyük boyutlara taşımaktadır. Saldırıların İçişleri Bakanlığının çeşitli genelge ve uyarılarına karşın yaşanmış olması da düşündürücüdür. Saldırıları kınıyor,yetkileri bir yandan sorumlular için harekete geçmeye bir yandan da yenilerinin yaşanmaması için önlem almaya çağırıyoruz."

Önceki

 

 
Diğer duyurular için tıklayın

SİVİL TOPLUM













TÜM STK'lar
İÇİN TIKLAYIN


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla