Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Güncelleme: 11. 04. 2002


İnsan Hakları Derneği
RTÜK Yasa Tasarısı Yeniden Görüşülüyor
Türkiye Avrupa Birliği sürecinde, "otoriter özü muhafaza ederek 'değişim' stratejisi" izliyor. Avrupa Birliği organlarına, ifade özgürlüğü hakkını koruma altına almak için, değişiklikler yaptığını açıklıyor; ancak Cumhuriyet Savcıları eliyle eskisinden daha çok sayıda insan için davalar açılıyor. Bir idari organ olan RTÜK peşpeşe ekran karartma, radyoları susturma cezaları veriyor.

Yeni tasarı, Sayın Cumhurbaşkanının ve basın yayın kuruluşlarının temsilcilerinin görüşleri doğrultusunda değişikliklerle gündeme getirilmesi gerekirken, eski haliyle yasalaştırılmak isteniyor. "Avrupa Birliği sürecinde, bir yasa daha çıkarıldı" diyebileceklerdir. Oysa temel eleştiri noktası, niceliğin değil, niteliğin önemli olduğu noktasındadır. Şimdi değiştirilen yasaların çok kısa bir süre sonra yine değiştirilmesine ihtiyaç duyulacaktır. Hükümet, Kopenhag Politik Kriterlerinin özüne uygun değişiklik yapma iradesini göstermedikçe mesafe alınması olanaklı değildir...

Üst kurul bir idari organdır. İnternet dahil, tüm kitle iletişim organları, yasa ile tam denetim ve kontrol altına alınacaktır. Kendi yasasında kadrolarının gizli olduğu belirtilen bir kuruluşa, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği'ne aday gösterme olanağı da tanınıyor. Yeni çıkacak yasa yayın ilkelerini değil, yasakları saymaktadır. Yasaklar ise bilinen pratikle, majestelerinin radyolarını, internet sitelerini ve televizyonlarını yaratmayı hedeflemektedir.

1991 yılı seçimlerinde Sayın Demirel, "camdan karakollar" vaat etmişti. Post modernist dil oyunuydu bu. Duvarlar camdan olabilirdi. İçerisini göremediğiniz camlardan. Şimdi "değişim"den söz ediliyor. Yasalar ve maddelerin bazılarında değişiklikler yapılıyor. Değişim, otoriter özü muhafaza ederek değişimden ibarettir. Değişmeyen, kapalı, "idari rejim" özelliğidir. Yeni "idari rejim yasası" hayırlı olsun! Yeni karartmalara, yeni yargılamalara, yeni ve ağır hapis ve para cezalarına hazır olun!


İHD:
"Yaşam Hakkına Saygı"
Mitinginde Buluşalım

Dört Baro Başkanının önerdiği,
F Tipi cezaevlerinde üç kapının üç kilidinin açılması önerisinin kabul edilmesi için,
Tecrit koşullarının ortadan kaldırılması için,
Ölümleri durdurabilmek için,
Yaşam hakkını savunmak için,
Yaşam Hakkına Saygı Mitinginde Buluşalım...

Tarih: 13 Nisan 2002, Cumartesi
Yer: Ankara- Sıhhiye Abdi İpekçi Parkı
Saat: 11.30


İHD:
İsrail'i Boykot Çağrısı

İsrail saldırganlığına karşı, demokratik bir tepki: BOYKOT!

İsrail'in Filistin topraklarını işgaline anlamlı bir yanıt: BOYKOT!

İsrail'in Filistinlilere uyguladığı işkence, yakma ve yıkma eylemlerine karşı BOYKOT!

İsrail, ürettiği mal ve hizmetlerden elde ettiği paralarla, silah alıyor, mermi alıyor, benzin alıyor. Bunları insan haklarını ihlal eden politika ve uygulamasında kullanıyor. Barışa giden yol, demokratik tepkilerden geçiyor.

İşgale, işkenceye dur demek istiyorsak her olanağı değerlendirmeli ve demokratik tepkimizi ifade etmeliyiz. Ürün boykotuna katılıyoruz. Dünya halklarının, dünyanın barışsever güçlerinin, insan hakları savunucularının, barış için, boykota katılmalarını öneriyoruz.

Hüsnü Öndül
İHD Genel Başkanı
Tunalıhilmi Cad. 104/4 K.Dere-Ankara
Tel-Fax: (312) 466 49 13-14 / 425 95 47
e-mail:[email protected] www.ihd.org.tr


Uluslararası Af Örgütü:
İsrail: İhlal döngüsü durmalı
Uluslararası Af Örgütü (UAÖ) dün sabah Hayfa'da bir sivil otobüse yapılan saldırıları kınarken, en ağır insan hakları ihlallerinin bile, misilleme amacıyla sivillerin kasıtlı hedef alınmasını haklı çıkaramayacağını bir kez daha dile getirdi. Örgüt, "Filistin halkının yaşamakta olduğu korkunç ihlaller nedeniyle yaşadığı ümitsizlik, daha fazla sivilin kurban edilmesine neden olmamalıdır." dedi.

UAÖ'ye ulaşan bilgilere göre, dün sabah yaşanan intihar bombalamasının ardından Batı Şeria ve Gazze'deki bütün kasabalar kapatıldı. Hatta İsrail Savunma Kuvvetlerinin çekilmiş olması gereken Kalkiliya ve Tulkarem de tanklarla sarılarak dış dünyaya kapatıldı. Raporlara göre Cenin'de 200 kişi öldürülmüş olabilir. Evlerin sebepsizce tahrip edilmesine devam ediliyor ve ambulansların hala Cenin, Nablus ve Batı Şeria'nın birçok bölgesinde serbestçe dolaşmasına izin verilmiyor.

UAÖ, "İnsani örgütler ve medyanın İşgal Altındaki Toprakların birçok bölgesine girmesine izin verilmediği için kapalı kapılar ardında Filistin halkına karşı çok ağır ihlallerin meydana geldiği endişesini taşıyoruz." dedi.

"Yakınları tutuklanmış kişiler genellikle onların hayatta olup olmadıklarını bilmiyor. Yargısız infazların olduğunu da içeren insan hakları ihlalleri raporları doğrulanamıyor." diyen UAÖ, bölgeye derhal insan hakları gözlemcilerinin yerleştirilmesi çağrısını tekrarladı.

Uluslararası Af Örgütü:
Uluslararası Ceza Mahkemesi - Adalet mücadelesinde tarihi bir adım
Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Tüzüğü'nün 60. ülke tarafından onaylandığı bu tarihi anda Uluslararası Af Örgütü en korkunç suçlar ve insan hakları ihlallerinden sorumlu olanların adalet önüne çıkarılması için Tüzüğü onaylayan ülkelerin gösterdiği bağlılığı memnuniyetle karşılamaktadır. UAÖ, "Bu, uluslarararası adalet mücadelesinde çok önemli bir an çünkü, insanlığa karşı suçları, savaş suçlarını ve soykırım suçu işlediğinden şüphelenilen kişilerin, rütbesi ne olursa olsun, Mahkeme tarafından yargılanabileceği anlamını taşıyor." dedi.

"Tüm dünyaya, en korkunç suçları ve insan hakları ihlallerini planlayan kişilerin, artık sorumlu tutulacaklarını bilmeleri gerektiği mesajı verilmektedir. Tüzüğü onaylayan ülkeler, bu suçlarla suçlanan kişileri soruşturma ve kovuşturmayı ve bunu yapamamaları ya da yapmaya istekli olmadıklarında ise Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin bu kişileri adale önüne çıkarabileceği yönündeki esas yükümlülüğü kabul etmiştir."

Bugün Birleşmiş Milletler'in New York Merkezi'nde düzenlenen özel bir etkinlite Bosna-Hersek, Bulgaristan, Kambodya, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, İrlanda, Ürdün, Moğolistan, Nijer, Romanya ve Slovakya Roma Tüzüğü'nü onayladılar. 60. onayla birlikte Roma Tüzüğü ve Mahkeme'nin soykırım, insanlığa karşı işlenmiş suçlar ve savaş suçlarıyla ilgili yargı yetkisi 1 Temmuz'da yürürlüğe giriyor. Mahkeme'nin açılış töreninin Şubat 2003'te Hague'da yapılabileceği ümit ediliyor.

"Mahkeme'nin kuruluş sürecindeki bu önemli aşamada, Tüzüğü onaylayan devletler Mahkeme'nin kuruluşu için maddi dahil gereken desteği mümkün olduğunca çabuk sağlamalı ve en başından itibaren Mahkeme'nin etkililiğini güvence altına almalıdır." "Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi, Avrupa Konseyi'nin Roma Tüzüğü'nü onaylamayan tek ülkesi olan Türkiye'nin ve bunu yapmamış diğer bütün ülkelerin bir an önce Roma Tüzüğü'ne katılması ve gerekli yasal düzenlemeleri yürürlüğe sokması için çağrıda bulunmaktadır."

Bilgi
Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Tüzüğü 17 Temmuz 1998'de yapılan diplomatik konferansta kabul edildi. Tüzük soykırım, insanlığa karşı işlenmiş suçlar ve savaş suçlarıyla suçlanan kişileri soruşturacak ve kovuşturacak olan Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin kurulmasına olanak veriyordu. Tüzüğe, Mahkeme'nin kuruluşu için 60 ülkenin onayının gerektiğine dair bir koşul konmuştu. Uluslararası Af Örgütü Uluslararası Ceza Mahkemesi için Koalisyon'un binden fazla üyesiyle birlikte 1993 yılından bu yana Mahkeme'nin kuruluşu için çalışmakta.

Roma Tüzüğü'nün kabulünden hemen sonra UAÖ, dünya çapında başlattığı bir kampanyayla Roma Tüzüğü'nün onaylanması ve Mahkemeyle tam işbirliğini de içeren etkin yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi için tüm hükümetlere çağrı yaptı. 60. katılımın gerçekleştiği ve Mahkeme'nin kuruluşunun mümkün olduğu şu an da, UAÖ Tüzüğü onaylamaları için tüm devletlere lobi yapmayı sürdürecektir. Bunun gerçekleşmesi çok önemli çünkü birçok davada Mahkeme, yargı yetkisini sadece suç, Tüzüğü onaylayan bir devletin topraklarında ya da uyruğunda bulunan bir kişi tarafından işlenmişse kullanabilecek.

UAÖ 60. onay hakkında, Mahkeme'nin kuruluşuyla ilgili atılacak adımların neler olduğuna dair bilgileri de içeren bir Soru Cevap belgesi hazırladı. Bu belge ve Mahkemeyle ilgili diğer bilgiler UAÖ'nün web sitesinde bulunabilir: www.amnesty.org

 
Diğer duyurular için tıklayın

SİVİL TOPLUM













TÜM STK'lar
İÇİN TIKLAYIN


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla