Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Güncelleme: 21. 02. 2002


İHD: Çocuklar Hakkında Soruşturma
Radikal Gazetesi manşetten verdi haberi:
"Bak şu vatanı bölenlere!"


İHD Diyarbakır Şubemiz, 10 Aralık İnsan Hakları Haftası nedeniyle resim ve kompozisyon yarışması düzenlemişti. İHD Genel Merkezi, her yıl 10 Aralık haftasının temasını belirliyordu. 11 Eylül'ün ardından dünyada savaş rüzgarları daha bir şiddetli esiyordu ve o nedenle tema Barış Hakkı olmalıydı. Öyle de oldu.

Diyarbakır Şubemizin düzenlediği yarışmaya katılım yüksek olmuştu. Milli Eğitim Bakanlığı disiplin soruşturması açtı, öğrenciler ve öğretmenler hakkında. Aklı ve ruhu güzel çocuk, demişti ki: "Salıncaklarda sallanmak bütün çocukların hakkı.
Onların kırılması ise insan hakkı ihlali…
"
Alın bu sözü, çerçeveletin ve başucunuza asın. Yarışmaya katılmak bütün çocukların hakkı. Onlar hakkında soruşturma açmak ise insan hakkı ihlali…

Sizden özür diliyoruz çocuklar. Gerçekten üzgünüz. Büyükler hatalı davranışları nedeniyle özür dilemesini bilmelidir. Size çok teşekkür ediyoruz çocuklar. İnsan haklarını kavramamızdaki katkılarınız için.

Hüsnü Öndül
İHD Genel Başkanı

İHD Tunalıhilmi Cad. 104/4 K.Dere-Ankara
Tel-Fax: (312) 466 49 13-14 / 425 95 47
e-mail:[email protected] http//www.ihd.org.tr .


Mimarlar Odası
K. Aydın'ın rantçı yasalarını onaylayanlar, kendisini de "akladılar"!

Depremi felakete dönüştüren politikaların sorumluları, kendi kendilerini aklasalar bile, tarih önünde sürekli yargılanacaklardır. Eski Bayındırlık ve İskan Bakanı Koray Aydın T.B.M.M.'ndeki 209 milletvekiline göre "suçsuz" olsa bile; Mimarların vicdanında "aklanmış" değildir... Çünkü; yine Koray Aydın'ın önerdiği ve mimarlıkla birlikte planlamayı ve toplum yararını "rant uğruna" devre dışına çıkartan yasalara onay verenler de aynı milletvekilleridir...

14 Şubat 2002 Perşembe günü T.B.M.M.'ndeki görüşmede; Eski Bayındırlık ve İskân Bakanı Koray Aydın'ın, Bakanlığı döneminde yapıldığı ileri sürülen ihale ve inşaat yolsuzluklarıyla ilgili olarak Yüce Divan'a sevki konusundaki önergeye "red" oyu veren 209 milletvekilinin bu kararıyla oluşan "T.B.M.M. iradesine" saygılıyız ve Anayasal bir meslek kuruluşu olarak parlamento kararını asla tartışma konusu bile yapmıyoruz. Ancak; Koray Aydın'ın, Bakanlığı döneminde izlediği ve mimarlıkla birlikte planlama bilimini, "şehircilik ilkelerini ve toplum yararının gözardı edilerek, sadece imar ve inşaat rantının gözetildiği politikalara bağlı hazırlanmış yasal düzenlemelere" de aynı şekilde onay veren bu milletvekillerinin, Yüce Divan oylamasında zaten başka türlü davranamayacaklarını da kamuoyunun dikkatine sunuyoruz. Özellikle 1999'daki Marmara ve Düzce depremlerinin sonrasındaki, Koray Aydın önderliğinde sürdürülen ve Oda'mızla birlikte diğer meslek ve bilim çevrelerince eleştirilmesine rağmen ısrarla yaşama geçirilen imar ve yapılanma politikalarını yeniden anımsarsak; bugün sorgulanması ve yargılanması gereken asıl "ihmal ve sorumsuzluklar" özetle şöyledir:

1. PLANLAMA TÜMÜYLE DIŞLANDI: Depremi felakete dönüştüren, rant amaçlı yanlış ve bilim dışı yer seçimlerini engelleyecek imar ve planlama disiplini yeni yasalarda yine getirilmediği gibi; İçişleri Bakanlığı'nca hazırlanan Yerel Yönetimler Yasası Taslağındaki bunu öngören maddeler de Koray Aydın'ın ısrarıyla taslaktan çıkartılmış ve spekülatif imar politikasının sürmesi sağlanmıştır. Dahası, yine bu disiplini öngören ve Bayındırlık Bakanlığı'nın kendi bünyesindeki duyarlı uzman bürokratlarca hazırlanan İmar ve Şehircilik Yasası Taslağı bile Koray Aydın'ın engellemeleri yüzünden hızlandırılamamış ve bugün bile hala hükümet gündemine getirilememiştir.

Koray Aydın'ın, planlama disiplinine karşı bu olumsuz ve engelleyici tutumu, tipik bir sıradan müteahhit tarzıdır ve herkesin her istediği yerde inşaat yapma özgürlüğünü sonuna kadar kullanmak isteyen rantçı inşaat anlayışının beklentilerine paralel bir politikadır. İşte; deprem yıkımlarının da başlıca nedeni olan bu siyasal tutumu ile, Koray Aydın'ın aynı zamanda "başarılı" bir müteahhit olması arasındaki uyumun, bir rastlantı olup olmadığını, TBMM üyeleri değilse bile bizler sorguluyoruz ve kamuoyunun takdirine bırakıyoruz...

2. "MÜTEAHHİTLİK" HÂLÂ TANIMLANMADI: Yine, depremlerden sonra bütün kamuoyu; "artık müteahhitlik mesleğine de teknik bir denetim ve kural getirilsin; her isteyen ve her parası olan bu yaşamsal hizmeti yüklenemesin..." şeklinde haklı bir arayış içine girmişken, Koray Aydın'ın hazırlattığı ve kendi onayıyla birlikte hükümete ve TBMM'ne de kabul ettirdiği yasalarda bunu sağlayacak hiçbir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu önemli ihmalde de Koray Aydın'ın aynı zamanda müteahhit olmasının etkisi bulunup bulunmadığını, aynı yasalara onay veren ve şimdi de kendisini aklayan TBMM üyeleri düşünmese bile bizler artık düşünüyoruz...

Müteahhitler Derneğinin ve kimi duyarlı müteahhitlerin bile bu mesleğin teknik koşullarla sınırlanmasını istedikleri bir dönemde, asıl işim müteahhitlik diyen bir Bayındırlık Bakanı'nın, kamuoyunun ve ilgililerin bu haklı taleplerine kulaklarını tıkaması sorgulanmayacak mıdır?...

3."AFYON'U BİLE UNUTTURAN" RANT HIRSI: Yine Koray Aydın'ın, tüm itirazlara ve eleştirilere rağmen, hatta "Kararname" şeklindeki düzenlemesi Anayasa Mahkemesi'nce de iptal edilmesine rağmen, bu kez aynı yanlışı "Yasa" şeklinde sürdürerek hükümete kabul ettirdiği ve TBMM'nden de onaylanarak yürürlüğe girmesini sağladığı "Özel Şirketler Eliyle Yapı Denetimi" uygulaması anlayışı da "Afyon depremiyle" yerle bir olmuştur...

Kendi siyasal yandaşlarına da yeni rant kapısı açan bu şirketlere paralı müşteri bulabilmek uğruna, pilot uygulama illerine de depreme hassas yöreler yerine zengin iller arasından seçen ve bu nedenle de Afyon'un deprem riski yüksek bölge olmasını bile unutan Koray Aydın'dan, yine TBMM'ndeki 209 milletvekili hesap sormasa bile Afyon depremiyle doğa ve yöre halkı hesap sormaktadır.

4. KAÇAK YAPILARA "DEVAM" OLANAĞI: Bütün bunların yanı sıra, eski Bayındırlık ve İskan Bakanı Koray Aydın, yine İçişleri Bakanlığı'nca hazırlanan Yerel Yönetimler Yasa Tasarısı'ndaki; "Yasadışı ve kaçak yapılanmayı önleme; sorumlulara yaptırım uygulama; altyapı hizmeti verenleri cezalandırma..." ve bunun gibi, depreme karşı en büyük güvenceyi oluşturacak "Yerel İmar Disiplini" konusundaki maddeleri de "kişisel ağırlığım ve Bakanlık nüfuzunu kullanarak" taslaktan çıkarttırmakla, şimdiki ve gelecek kuşaklara karşı en büyük suçu işlemiştir. Çünkü; bu çıkartılan maddeler hâlâ aynı taslağa alınamıyor ve Koray Aydın'ın başlattığı engelleme sürüyor.

SONUÇ: Aslında bütün bu gibi spekülatif ve rantçı politikalara dayalı uygulamalara Koray Aydın'ın imza attığı ve sorumlu olduğu örnekler çok daha fazladır... Ancak, bu kadarı bile açıkça, göstermektedir ki; eski Bayındırlık ve İskan Bakanı Koray Aydın'ın TBMM'nde 177 milletvekiline karşı 209 milletvekilinin oylarıyla "aklanmış" olması, siyaseten belki önemli sayılabilse bile, "Uygarlık Tarihi" ve "Toplumsal Haklar" önünde O'nun sorgulanması gereken ihmal ve yanlışlarını ortadan kaldırmış değildir...

Ve, 209 milletvekili de bu ihmal ve yanlışlarda "Koray Aydın'ın ortakları" olarak "parlamenter demokrasi" tarihine geçmişlerdir... Kamuoyunun ve ilgi duyanların bilgi ve değerlendirmelerine saygıyla sunuyoruz...

Oktay Ekinci
Mimarlar Odası Genel Başkanı

DHKD:
Siyanür bütün Anadolu Topraklarında

1999 Yılında Kayseri'de 150 Tilki, 2001 yılında Niğde'de 120 Tilki, 2002 Yılında Konya'da 100 Tilki üzerine siyanür dökülmüş et parçalarını yiyerek öldürüldü. Bunlar yalnızca bilebildiklerimiz. Bu yasadışı ve zalim yöntemle zehirlenen hayvanların ölüleri toprağa, topraktaki siyanür ise yağmur ve karla akarsulara ve göllere ulaştı. Siyanür tilkilerle kalmayıp, Anadolu toprağını, suyunu, kurdunu, kuşunu da zehirledi...

Ya çocuklarımız? Bergama'da altın çıkarma işlemine karşı çıkan Türkiye, siyanürle yapılan doğa katliamına dur demeyecek mi?

Biz Türkiyenin Doğasını Korumaya Kararlıyız...

WorldMedLine



Türkiye İçin Bir Gece Etik
7. Ekonomistler Platformu Paneli
İş dünyasında, sivil toplum örgütlerinde, siyasette, medyada yeni etik anlayışı ve Ekonomistler Platformu önerileri.

5 Mart 2002 - Salı
18.45 - 22.00
İstanbul Bilgi Üniversitesi - Dolapdere Kampüsü - Büyük Salon

Konuklar:
Tuna Beklevic: Ekonomistler Platformu Genel Koordinatörü
Bülent Şenver: Türk - Amerikan İş Konseyi Eski Başkanı, TEDMER Kurucusu
Uluç Gürkan: DSP Ankara Milletvekili, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Başkan Yrd.
İbrahim Betil: TEGV Başkanı,
Cem Aydın: NTV Genel Yayın Yönetmeni,
Nasuh Mahruki: AKUT Derneği Yönetim Kurulu Başkanı,
Aslı Yaman: Ekonomistler Platformu / Basın - Tanıtım Komitesi Direktörü, İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencisi

 

Diğer duyurular için tıklayın

SİVİL TOPLUM













TÜM STK'lar
İÇİN TIKLAYIN


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla