Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Güncelleme: 16. 02. 2002


İHD: Yasakçı pratiğin bir örneği
Alevi-Bektaşi Kuruluşları Birliği Kültür Derneği'nin Kapatılması yanlıştır

Adı kültür derneği. Amacı da açıklanmış. Yurttaşların, inanç alanına ilişkin çalışmalar yapmak üzere bir araya gelmeleri, demokrasilerde doğal. Ancak Türkiye'de, yasaklar rejimi var. Anayasa hem laik devlet yapısına (2. madde) ilişkin vurgu içeriyor, hem de dini alanda örgütlenmeye (Diyanet İşleri Başkanlığı başlıklı 59. madde) gidiyor. Bununla da yetinmiyor; ilk ve ortaöğretim okulları müfredat programına zorunlu din dersi eğitimini yerleştiriyor (24. madde). "Laik" devlet tarafından, belirli bir dinin (İslam dininin), belirli bir mezhebinin (Sunni), belirli bir kolunun (Hanefi) eğitim-öğretimi ve uygulaması gerçekleştiriliyor.

Dinin siyasallaşması, din ve inanç özgürlüğü hakkının kötüye kullanılmasıdır. Ancak, hakların kötüye kullanıldığına da rastlanması, istisnanın (yasaklama ya da sınırlamanın) kural haline getirilmesini gerektirmez. Aslolan özgürlüktür. Bu açıdan bakıldığında, laik devletin din hizmeti vermesi laiklik ilkesine aykırıdır. Laik devletin, hem Anayasasına eşitlik ilkesini yazması hem de belirli bir din ve inanç mensuplarına hizmet vermesi eşitlik ilkesine aykırıdır. Yalnız bu kadar da değil. Din özgürlüğü tamamen bireyin özel alanıdır. Bir dine inanıp inanmamak bireyin hakkıdır. Devlet, yurttaşlarına sormadan, onların çocuklarına belirli bir din ve inancın kurallarını aşılamaktadır. Yalnız bununla da kalmamakta, TRT aracılığı ile tüm topluma belirli bir dini, belirli bir mezhebi yayma işini üstlenmektedir. Oysa devletin laik niteliği buna engeldir ve biz yurttaşlar devlete böyle bir görev ve yetki vermiş değiliz.

Bireyin özgürlük alanı ise inanç alanı; aynı şekilde düşünen insanların bir araya gelmelerini ve dernek formatında bir araya gelmelerini, doğal bir hak olarak görmek gerekir. Demokratik bir devletin yapması gereken, bu alandaki haklarını kullanmak isteyenlere yardımcı olmaktır. Gölge olmamaktır yani. Bu hakları kötüye kullanmak isteyenler olduğunda da hukukun gerektirdiğini yapmaktır devletin görevi. Devletin görevi, Türkiye'nin olağanüstü bir zenginlik kaynağı olan, çoğulcu etnik, dilsel, dinsel ve kültürel dokusuna uyum sağlamaktır. Reddetmek, yok saymak, anti demokratik bir tutumdur. Yurttaşlarının farklı özelliğini reddeden bir devlet, demokratik devlet olarak nitelenebilir mi?

Anayasanın değişen 33. maddesi karşısında, Dernekler Yasasının 5. maddesi hükmü bir değer ifade etmez. Alevi-Bektaşi Kuruluşları Birliği Kültür Derneği davası, yasakçı pratiğin bir örneğidir. Tümüyle gönüllülük esasına dayalı bir birlikteliğe, devlet organlarının müdahalesi kabul edilemez. Yurttaşların demokratik örgütlenmeleri teşvik edilmelidir. Örgütlenme alanında da özgürlükler rejimi hakim olmalıdır.

Hüsnü Öndül
İHD Genel Başkanı

İHD Tunalıhilmi Cad. 104/4 K.Dere-Ankara
Tel-Fax: (312) 466 49 13-14 / 425 95 47
e-mail:[email protected] http//www.ihd.org.tr .


SODEV
İnternet Özgürlüktür / Çekin Ellerinizi Özgürlüklerimizden

Ülkemiz sıkıntılı bir dönemden geçiyor. Sosyal adaletsizlik, yoksulluk, işsizlik bir yanda, aklımızın alamayacağı büyüklükteki yolsuzluklar, hortumlamalar bir yanda. Uzun yıllardır uygulanan yanlış politikaların faturası halkımıza dayatılıyor. Bu arada gerçeklerin ortaya çıkmasını önlemek için yasakçı zihniyet iş başında!!! Her türlü yasakçı anlayışı reddediyoruz. İnternet özgürlük demektir. İnternete ne ad altında olursun olsun getirilecek yasaklamalar özgürlüğü öldürür. Elbette bu alanda da düzenlemeler yapılabilir. Ama yasakçı bir anlayışla ve siyasi niyeti belli bir bakanın yönlendirmesinde değil. Ülkenin sorunlarına çözüm için çaba harcamayanlar, toplantı üstüne toplantı yaparak bir cadı kazanı kaynatıp bu bahaneyle özgürlüklerimizi kısmak istiyorlar.

Bu arada e-maillerin kontrolu yoluyla özel hayata tecavüzü doğru bulmuyoruz. Bu yoldaki çabalar ne adına olursa olsun kimden gelirse gelsin kınıyoruz. Polis devleti ve gizli kulaklar ülkesi özlemcileri işbaşında. Bunlara karşı herkesi duyarlı olmaya, birlikte tepki göstermeye çağırıyoruz.

Erol Kızılelma
SODEV Genel Müdürü

Greenpeace:
ABD'nin yeni iklim politikası petrol devi Exxon'un imzasını taşıyor

Greenpeace, ABD Başkanı Bush tarafından açıklanan ABD iklim politikasının, petrol devi Exxon Mobil'in imzasını taşıdığını ve Kyoto İklim Sözleşmesi'ne ait seragazı azaltım hedeflerini %36 oranında arttıracağını ortaya koydu.

Uluslararası Greenpeace iklim kampanyası sorumlusu Benedict Southworth'e gore, "Enron şirketi ile yaşanan büyük skandalin yarattığı öfke devam ederken, dikkatlerin ExxonMobil şirketine de çevrilmesi kaçınılmazdır. ExxonMobil Beyaz Saray'da yaptığı lobi faaliyetleri için, Enron'un alıi katı (1) para harcamış ve karşılığını da almıştır."

"İklim değişikliğine yol açan karbondioksit yayılımı, bu yeni plan ile, son beş yılda olduğundan çok daha büyük bir hızla artacak ve bu politika uzun vadede gereken seragazı azaltımının gerçekleştirilmesi açısından yarar getirmeyecektir. Bush'un açıkladığı plan adeta, Exxon şirketinin çıkarlarını korumak ve petrol işini iklim felaketleri yokmuşçasına bildiği gibi sürdürmesi için hazırlanmıştır."

ABD'nin açıkladığı yeni politika, küresel ısınmaya yol açan seragazı yayılımının yaptırımlarla gerçekleştirilmesini değil, ekonomik büyüme ile paralel gelişmesini hedefliyor. Kyoto hedeflerine ters düşen bu yaklaşımla, CO2 azaltımı ancak ekonomideki uzun süreli bir gerileme ile gerçekleşebilir. ABD'nin önümüzdeki on yıl için Gayrisafi Yurtiçi Hasıla büyüme hedefi, %3,1'dir. ABD yönetimi, endüstrinin kirliliği azaltması için uyması gereken kesin hedefler koymayı reddederek, bu işi "teşvikle özendirme, isteğe bağlı değişiklikler yapma gibi" keyfi mekanizmalara bırakmaktadır.

Küresel seragazı yayılımının tek başına %25'inden sorumlu olan ABD, dünyanın en büyük seragazı kirliliğini yaratıyor. Bu yeni politikayla, yasal bağlayıcılığı olacak azaltımlar konusunda bu yıl adım atmaya kararlı olan dünyanın geri kalan ülkeleriyle, ABD arasındaki uçurumun iyice açılmasına neden olacaktır. Southworth sözlerini şöyle noktalıyor: "ExxonMobil, ABD'in iklim politikasını kendi amacına göre biçimlendirerek, çıkarlarını dünyaya dayatmak konusunda ne kadar ileri gidebileceğini göstermiştir. Dünyadaki çevre hareketi ve sorumluluk sahibi hükumetler, bu kabul edilemez gelişmeye tepki duymaktadır."

Daha fazla bilgi için:
Melda Keskin, Greenpeace Akdeniz Ofisi,
Tel: (212) 2927619 - 20; cep: (532) 3243204
Benedict Southworth, Uluslararası Greenpeace iklim kampanyası koordinatoru tel: +44 780 1212 972;
Steve Sawyer, Greenpeace iklim kampanyası sorumlusu tel: +31 6 5350 4715;
Louise Fraser, Greenpeace Basın Sözcüsü + 31 6 53955202.


Müjde: İşgal sona erdi
Gözlerinize inanamayacaksınız ama yıllardır Taksim Gezisi girişini kapatan yasadışı otopark kaldırıldı! Darısı diğer parkların, yeşil alanların başına... Bu konuda yıllardır girişimlerde bulunan, defalarca dilekçeler veren derneklerin ve kişilerin gayretleri sonunda yasadışı işgal bu hafta başından itibaren sona erdi.

Arada sırada da olsa, Büyükşehir'e teşekkür etmeyi öneriyorum. Gelin birlikte teşekkür edelim ve bu iş 'sessiz sedasız' olmasın. Yoksa (biz gene seyirci kalırsak) birileri yeniden hem de bu defa kalıcı olarak yerleşebilir.

Lütfen bu olaya değinin.

Korhan Gümüş

Not: Büyükşehir Belediyesi'ne küçük birkaç rica daha: Geçmişte 2 Numaralı Park olarak adlandırılan Taksim Gezisi Maçka Parkı bağlantısının yeniden kurulması için Pasteur Hastanesi-Park Ve Bahçeler Şefliği arasındaki yolun tekrar yayalara açılmasını istiyoruz. Anlamsız yasak tabelasının kaldırılmasını da.

Gezi'nin tam ortasına dikilen kaçak trafo binasının kenara alınması, yaya köprüsünün üzerinden kamyon ve dozer geçişinin engellenmesini, kamulaştırma amaçlarına aykırı olarak işletilen otomobil servis istasyonunun kaldırılmasını, asfaltlanan ve betonlanan park yollarının trafikten arındırılması ve yeniden stabilize toprak olması, v.b., v.b., istiyoruz.

Bugüne kadar olan biteni yalnızca seyrettik. Lütfen destek verin, şehrin merkezinde kalan son yeşil alanı biraz olsun düzeltelim.

Konu tekrar açılmışken: Maçka Parkı'nı, Valikonağı Parkı'nı bu hale getiren proje müelliflerinin çıkıp tüm İstanbullulardan özür dilemesini istiyorum.

 

Diğer duyurular için tıklayın

SİVİL TOPLUM













TÜM STK'lar
İÇİN TIKLAYIN


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla