Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR




Güncelleme: 19 Mart 2003
[email protected]

IRAK SORUNU İLE İLGİLİ
BİR GENEL DURUM DEĞERLENDİRMESİ

Rüstem Batum

Bu değerlendirme, konunun gelişimini etkileyen mümkün olduğunca çok sayıda ve farklı faktörü, kısa maddeler halinde hatırlatmak ve yorumlayabilmek amacıyla yazılmıştır.

"İNSAN" OLMAK ULUSAL ÇIKARLARA AYKIRI MIDIR?
Son günlerde arkasına sığınılan "Ulusal çıkarlarımız ABD'nin yanında yer almamızı gerektiriyor" diyen herkesin hemen sözünü kesip sormamız gereken tek şey şudur:
- Neden bahsettiğini biliyor musun? Dur sana kısaca hatırlatayım... - ABD Eski Adalet Bakanı Ramsey Clark, Körfez Savaşı'ndan sonra 1992'de Soruşturma Komisyonu önünde şu ifadeyi verdi:
o Körfez Savaşı'nda 42 gün içinde 11.000 sorti yapıldı, 88.000 ton bomba atıldı; bunlardan sadece % 7'si güdümlü, % 93'ü ise RASGELE atılan bombalardı.
o En az 125.000 asker, 130.000 sivil öldürdük. ÖLDÜREBİLDİĞİMİZ KADARINI ÖLDÜRDÜK. Bu bir müdahale değil, bir katliamdı!

Gelelim şimdi planlanan yeni katliama.
- Pentagon, saldırının ilk 48 saati içinde 800 füze atacağını açıkladı. Bu rakam sadece ilk iki gün için Körfez Savaşı'nda 42 günde atılan toplam füze sayısının iki katı...
- Kaba bir hesapla, kısa sürecek bir saldırıda bile en az 400-500 bin kişi ölecek. Üstelik bu sadece başlangıç!
- Washington Times'in açıklamasına göre Bush 14 Eylül 2002'de imzaladığı bir belge ile "ATOM BOMBASI" kullanılmasına izin verdi.
- Bu nükleer başlıklı bombalardan 2 tanesi İncirlik'te. Bunun yanı sıra, İncirlik'e iki milyon watt elektrik akımını (Yani bir nülkeer enerji santralinin ürettiği enerjiyi) bir anda boşaltan 2 adet de yıldırım bombası (Thunderbolt Bomb) yerleştirildi.
- Hiçbir savaşın gidişatı hesaplanamayacağı için, nükleer silahların kullanılması halinde milyonlarca insanın ölümü söz konusu olabilecek. (Malum, Irak'ın İsrail'i vurabileceği, İsrail'in elindeki 400 adet nükleer silahla mukabele edebileceği ihtimalleri var.)
- Yani uzun lafın kısası , bu saldırıya evet demek ben ulusal çıkarlarım için öncelikle MİLYONLARCA İNSANIN KATLİNE EVET diyorum demektir.
- Dolayısıyla tezkereye EVET diyenler doğrudan katliamın destekçisi ve yüz binlerce insanın ölümünün sorumlusu olacaklardır. Hiçbir "ulusal çıkar" bahanesi bu suçu ve bunun hesabının verilmesini asla unutturamaz.
- Dönelim şimdi "Ulusal Çıkar" nedir konusuna. Ulusal çıkar denilen şey bir ulus, yani Ulus'u meydana getiren insanlar var oldukça geçerli olan bir kavramdır. İnsan hayatının, yani bir ulusun oluşması için gerekli en temel şartın yok edilmesini destekleyen hiç kimse "ulusal çıkar"dan söz edemez. (Tekrar edelim, ulus insanlardan oluşuyor, mal mülk ve banka hesaplarından değil.)
- Onun için bundan sonra ABD'yi desteklemeyi savunan herkesin "Ulus"u karıştırmadan, evet ben kendim ve temsil ettiğim çevrelerin çıkarlarını savunmak için ilk ağızda 500.000 ila 1.000.000 insanın katledilmesine evet diyorum ve bunu savunuyorum demesi gerekiyor; asla unutulmaması gereken en önemli gerçek de budur.
- Bu yüzden özellikle medyadaki savaş tetikçilerine önerim bundan sonra Ulus'u kendi çıkarlarına alet etmeye çalışmamaları ve günü gelince yaptıklarının hesabını hem halk, hem uluslararası hukuk hem de Allah önünde vereceklerini hiç akıllarından çıkartmamalarıdır.

Gelelim "Ulusal Çıkar" edebiyatı arkasına saklananların devamlı öne sürdükleri 2 konunun, asıl savaşa girersek başımıza ne kadar korkunç belalar açabileceğine.

KUZEY IRAK MESELESİ
- Türkiye'de devlet yönetiminde etkili bazı çevrelerin en büyük korkusu Kuzey Irak'ta bağımsız bir Kürt devleti kurulmasıdır.
- Bir dönem, bunun savaş nedeni sayılacağı açıklanmıştır.
- Kuzey Irak'ta fiilen parlamentosu, yargısı, hükümeti, polisi olan bir Kürt Devleti, hem de ABD desteği ile, zaten kurulmuştur.
- 14-17 Aralık'ta ABD'nin Londra'da topladığı Irak Muhalefet toplantısında ve geçtiğimiz günlerde Erbil'de yapılan toplantıda Amerikalılar, Irak'ta federal bir yapı kurulmasını desteklediler.
- ABD'li yetkililer saldırıdan sonra Irak'ı 3'e ayıracaklarını ve geçici hükümetin başına ABD'nin eski Yemen Büyükelçisini getireceklerini açıkladılar.
- Türkiye Kuzey Irak'a girse de girmese de ABD'nin, 10 yıldır hazırladığı Kuzey Irak planında değişiklik yapmayacağı kesin. Yani Türklerin "masada yer almaları" ve Kuzey Irak'ın nasıl yönetileceği konusunda söz sahibi olmaları imkan dahilinde değil. - İkinci Tezkere TBMM'de reddedilince Kuzey Irak'ta hemen Türkiye aleyhine gösteriler ve bayrak yakma olayları başladı.
- Bu provokasyonları Türkleri MUTLAKA saldırıya ortak etmek isteyen ABD'nin tezgahladığı artık herkes tarafından biliniyor.
- Kürt gruplar TSK'nın Kuzey Irak'a girmesine karşı koyacaklarını açıkladılar.
- Genelkurmay Başkanı hükümeti ve ikinci tezkereyi desteklediklerini belirten açıklamayı yaptı.
- ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Marc Grossman, "Türkiye'nin tek başına Kuzey Irak'a girmesine izin vermeyiz" dedi.
- ABD'li Irak operasyonu komutanı Tommy Franks, Türklerle Kürtlerin çatışma ihtimalinden bahsetmeye başladı.
- New York Times, Kuzey Irak'ta Kürtlerle Türklerin birbirlerini öldürmeye başlayacaklarını ve bunu Amerika'nın bile durduramayacağını yazdı.
- Belli ki ABD'nin Türklerle Kürtleri birbirlerine karşı kullanma gerekirse birbirine kırdırtma planı devreye sokuldu. Gerek Türkler, gerekse Kürtler bu planı bozmak için uyanık olmak zorundadırlar.
- TSK Kuzey Irak'a girerse Kürtlerle çatışma kaçınılmaz gibi görünmektedir. Bu gene yıllarca sürebilecek bir savaşın başlangıcı olabilir.
- Türkiye Kuzey Irak'a girince, sorunu Türkiye sınırları içine taşıma ihtimali doğmaktadır.
- 30.000 insanın hayatına malolan ve 100 milyar $ kayıpla Türkiye'nin bugünki felaket ekonomik durumunun da nedenlerinden biri olan 15 yıllık Güney Doğu sorununu yeniden canlandırmak Türkiye'ye büyük zarar verebilir.
- TSK, ABD'nin provokasyonları ile oyuna gelip de Kuzey Irak'a girerse ne zaman çıkabileceği ve neye mal olacağı belli olmayan bir batağa girmiş olacaktır.
- İran Kuzey Irak'ın Türk ordusunun kontrolüne girmesine önlem olarak Kuzey Irak'a 5000 asker yollamıştır.
- Bu gelişmeler devam ederse Suriye'nin de bölgeye benzer bir müdahalede bulunması gündeme gelebilir.
- Sabık Genelkurmay Başkanı Org. Kıvrıkoğlu "ABD hegemonyal bir yapı kurmak istiyor. Irak'a yapacağı harekatı bitirdikten sonra orayı içinde birçok İncirlik'ler bulunan büyük bir üs haline getirecek ve bu üssü asıl büyük harekat ve amaç için kullanacak" dedi. ABD'nin tüm Ortadoğu'yu yıllarca sürecek bir savaşa sürüklemesine mani olmak için yapılacak tek şey bugünkü isteklerine hayır diyerek şimdiden bu gizli planını engellemektir.
- Türkiye için gerek kısa, gerek uzun dönemde "ulusal çıkar"larını gerçekten koruyacak tavır kendi sınırları içinde kalması, ABD ordusunun Kuzey cephesini açmasına izin vermemesi ve saldırgan durumuna düşmek yerine, başka ülke sınırları içinde yaşayan 4 milyon Kürt insanının kendi geleceklerini belirleme hakkına saygı duyarak kurulacak federe yapıda yer almalarını desteklemesi ve ilerisi için Kürtlerle sarsılmayacak bir dostluk ilişkisinin temelini atmasıdır.
- 15-20 yıl sonra bölgedeki güçlerin ve dünya konjonktürünün ne olacağını, ABD dahil, kimse "kesin olarak" bilememektedir.
- 15-20 yıl sonra "belki" kurulabilecek bağımsız bir Kürt devletinin Türkiye'den toprak talebi olabileceği paranoyası yüzünden bugünden haksız bir saldırganın katliamını desteklemek ve yüzbinlece masum sivilin yanı sıra kendi evlatlarımızın da büyük sayılarda can kaybına sebep olmak ne akla ne mantığa ne de insan vicdanına sığar.
- Böyle bir toprak talebi, eğer günün birinde gerçekleşirse, TSK gerekli tepkiyi verebilecek ve topraklarını koruyacak güçtedir.
- Netice olarak, bugünkü şartlarda Türkiye'nin, Kürtlerin ve Türkmenlerin de içinde yer aldığı federal bir Irak projesini desteklemesi ve saldırının dışında kalarak Kürtlerle uzun vadeli dostluk ilişkileri kurması bölgenin uzun vadeli istikrarı açısından en doğru tercihtir. Bu seçim Türkmenlerin haklarını da en iyi şekilde koruyabilecek çözüm olarak görünmektedir.

EKONOMİ NASIL ETKİLENECEK?
- Savaş çığırtkanlarının ulusal çıkar etiketiyle öne sürdükleri ikinci konu da "Savaşa girmezsek ekonomik kayıplarımız çok büyük olur." iddiası.
- Maliye Bakanı zamları açıklarken "barışın bedeli var" dedi.
- İlk akla gelen soru şudur: "Siz hükumeti nasılsa bir savaş çıkar, biz de sınırı açma pazarlıklarıyla kazanacağımız para karşılığında bütçeyi denkleştiririz planıyla mı kurdunuz?"
- Hükumet kurulurken savaş ve pazarlık söz konusu değildi. Yeni hükumet ülkenin ekonomik durumunu, IMF planını vs. biliyordu.

 


 

 

Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 

Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla