Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR






GLK Editörü'nden...Güncelleme: 22. 10. 2002

Marjinallık Ve Bilinç

Gün geçmiyor ki, eşcinsellerin kendi aralarında ayrımcılık yaptığı, kendini öteki eşcinsellerden üstün görme şeklinde gösteren bilinçsizliklerinin ortaya çıktığı bir olay yaşanmasın. Üniversiteli eşcinsellerin tartışma listesinde de ilginç bir marjinallik, tabular ve cinsellik tartışması yaşandı. Ben de bunun üzerine birkaç satır bir şey yazma ihtiyacı hissettim.

Marjinallik, argo, saygınlık, kendini merkezdekine göre tanımlayan kavramlar. Marjinal miyiz değil miyiz tartışması gereksiz, çünkü eşcinsellik bilinçli bir marjinallik seçimi değildir. Sözcüğün anlamını düşünürseniz, "uçlara ait" diye aşağı yukarı tarif edebiliriz. Eşcinsel olmak otomatikman merkezde bulunan "heteroseksüellik"ten uzaklaşmak ve "marjinal olmak" anlamına gelir. Dahası bu tanımları yapanlar marjinaller değil, iktidarı elinde bulunduran heteroseksüellerdir. Marjinalleri diledikleri gibi biçimlendirir ve sunarlar. Kendilerinin de merkezde olabileceği umuduyla yanıp tutuşan bazı marjinaller ise merkezin kendilerini tanımlamasına kendi lehlerine müdahale etmeye ve merkeze yaklaşmaya çalışırlar.
Eşcinsellerin "saygın" olmaya çalışmaları yine tuzağa düşmekten başka bir şey değildir. Toplumun asla bulunmadığı bir vaati yerine getirmeye çalışırlar. O vaat "düzgün, saygın vs. eşcinseller olursanız, yani her şeyiniz tam olursa, tek kusurunuz eşcinsellik kalırsa, sizi de uçlardan kurtarır, aramıza kabul ederiz, böylece marjinal olmazsınız"dır. Dediğim gibi böyle bir vaat aslında yoktur! Bu sadece bilinçaltında cinsel yöneliminden suçluluk duyan eşcinsellerin kendilerini rahat hissetmek, "onay" almak için verdikleri bir uğraştır. Bu nedenle de farklı bir özgürlük mücadelesi içinde olan eşcinsellerle çatışırlar.

Eşcinsel hareketin Amerika'da kıpırdanmaya başladığı 60'ların sonunda farklı bir eylem biçimi denendi. Kongre binası önünde bir grup eşcinsel toplanıp ellerinde dövizlerle bir eylem yaptılar. Eylemin genel eşcinsel gösterilerinden farkı şuydu: Öncelikle dövizler beyaz renkti ve üzerlerine son derece düzgün, siyah yazılarla ciddi ve bir o kadar da renksiz sloganlar yazılmıştı. Eşcinsel hareketin hep savunduğu "diversity" (çeşitlilik) ile ilgili bir tek söz geçmiyordu. Göstericilerin erkek olanları takım elbise giymişti. Kadınlar ise düzgün iş kıyafetlerini andıran döpiyesler. Tabii ki eylemci grubun içinde travestiler, efemineler ya da özgün kıyafet giyenler yoktu. Eşcinseller en azından tavır ve kıyafetleriyle marjinallikten uzaklaşmaya çalışarak hak kazanma yolunda ilerlemek, kabul görmek istiyordu.

Tabii bu eşcinsellerin kendi arasındaki ayrımcılığı gündeme getirdi. Takım elbiseli eşcinsellere özgürlük var da "queen"lere yok muydu? Acaba bir süre sonra "kabul gören 'saygın' eşcinseller" heterolarla bir olup "gay bashing"lere mi katılacaktı. (Gay bashing: Toplu halde eşcinsellere saldırma eylemi). Bunun adını da "marjinal bashing" olarak değiştirirlerdi herhalde.

Hayır, bu takım elbiseli eylemlerin eşcinsel harekete hiçbir katkısı olmadı. Onlar takım elbiseli marjinaller olarak kaldılar. Ve ilginçtir ki eşcinsel hareketin patlama noktası olarak bilinen ve her yıl kutlanan Christopher Street Olaylarında ön saflarda "savaşan" ve müthiş bir eyleme imza atan eşcinsel kalabalığın büyük bölümünü travestiler ve efemine eşcinseller oluşturuyorlardı. Takım elbiseliler ise çoktan kravatlarını çıkarmıştı.

Eğer eşcinselleri bekleyen bir özgürleşme varsa, bu bazı "seçilmiş"ler, "saygın"lar için değil, hepimiz için olacaktır. Zaten kendilerini bu tür sıfatlarla eşcinsellerin arasında yüceltmeye çalışan grup ve kişiler sadece gülünç duruma düşüyorlar. Çünkü dışarıdan bakanlar eşcinselleri saygınlar ve marjinaller diye ayırmıyor. Karşısında durduğumuz zihniyet hepimize "ibne" diyor. Bu kadar basit onlar için. Hepimize takım elbise giydirmeye çalışan eşcinseller ise farkındaysanız bunu oturdukları yerden yapıyorlar. Eylem sıfır!

"Çeşitlilik" ve "görülebilirlik" savunmamız gereken iki şeyken ortadan kaldırmaya çalıştığımız şeyler haline geliyor. Çeşitliliğin iki boyutu var. Birincisi, eşcinsellerin toplum içinde bir renk, bir farklılık olduğu ve öylece kabul edilmesi. İkincisi ise eşcinsellerin tek tip olmadığı ve kendi içimizde binbir renk barındırdığımız. Gökkuşağı bayrağı da bunu simgelemez mi zaten? Söylemimiz "Hepimiz İstanbul ağzıyla konuşan, eğitimli, duyarlı eşcinselleriz" değil de "En az heteroseksüeller kadar farklılıklara sahibiz" olmalıdır.

Farkında olmadan eşcinseller olarak bizi mahkûm eden ahlâkî değerlere sarılıyoruz ve yaptırımlarını uygulamaya kalkıyoruz. Cinselliğin ayıp olduğunu söyleyen aynı ahlakçılık eşcinsellik için daha beterini söylüyor. Ne yaptığını söylemediği sürece yapmamış sayıldığını düşünenler var sanırım. Argo konuşma, cinselliğin bir yazıya malzeme olmasının "iğrenç" görülmesi... Bunların hepsi öğrenilmiş şeyler ve çoğunluğun tartışmasız doğru kabul ettikleri.

Bizi marjinal olarak tanımlayan merkez, neyin ayıp, neyin iğrenç, neyin argo olduğunu da dikte ediyor. Biz eşcinseller bunlardan yola çıkıp "saygın eşcinsel" modeli oluşturmaya kadar gidiyoruz.

Kendimizi korkmadan ifade edebildiğimiz sürece kendimiz olup kimliğimize sahip çıkabiliriz. Unutmayın sevgili eşcinsel okurlar, ayrımcılık karşınıza çıktığında "saygın" olduğunuz için farklı davranmayacak.


Neşeli kalın.

Uğur ALPER




Diğer yazıları için tıklayın

 



GL KÜLTÜRÜ

GLK EDİTÖRÜ'NDEN

DERDİNİ SÖYLEMEYEN

EŞCİNSEL DEHALAR

TARİHİN PEMBE
SAYFALARI


ROMEO & ROMEO

JULIET & JULIET

KADIN KADINA

ERKEK ERKEĞE

CİNSİYYET
(GL haber)

MİTLER

GLK MÜZİK

GLK KİTAP

GLK SİNEMA

SAĞLIK

SÖZLÜK

CİNSEL BİLGİLER

MEKANLAR

Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla