Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR






GLK Editörü'nden...Güncelleme: 26. 03. 2002

AÇIL SUSAM AÇIL

Merhabalar efendim. Şekilde görüldüğü üzere Mart kapıdan baktırıyor, kazma kürek yaktırıyor. Uzun yılların deneyimiyle ortaya çıkmış bu atasözüne saygımızdan dolayı minidev ailesi olarak en azından pencereden bakıyoruz. Allahtan çok pahalı da olsa doğalgazla çalışan kalorifer kazanlarımız var da, kazma kürek yakmak zorunda kalmıyoruz. Aslında iyi olurdu bir şömine olsa, kazma kürek hammaddesi odun, tahta yaksak. Bu soğuk kış günlerinde içinizi ısıtacak bir hikâye anlatmak istiyorum. Böyle klişe kullandım diye oflayıp puflamayın, duruma uyuyor işte. Tavuk suyuna çorba hikâyeleri gibi bir şey olacak bu yazı.

Uzun yıllardır tanıdığım küçük arkadaşlarım var. Bana "abi" derler. Bunlardan birinin tesadüfen gey olduğunu öğrendim. Yaşadıkları hakkında konuştuk ve anlattıkları o kadar tanıdık, o kadar yakın geldi ki. Yıllardır öteki gey arkadaşlarımdan da aynı hikayeleri dinliyorum. Nedense üç aşağı beş yukarı herkes aynı devrelerden geçiyor. Bazıları daha şiddetli, bazıları ise daha hafif atlatıyor bu "coming out" dönemini. Coming out, yani açılma, mutlaka başkalarına "açılmak" demek değildir. İlk aşaması kişinin kendine açılmasıdır ve bu dönem çok sancılı geçebilir...

İşte bu küçük arkadaşım da yeni yeni bu dönemin sonuna geliyor. Kıvranmalar, uykusuz geceler ve endişelerle geçen birkaç yılın sonu… Kafasından her tür düşünce geçmiş ama bugün sapasağlam ayakta ve kendiyle barışmış durumda. Bu kendiyle barışma meselesi o kadar vahim ki. Bazı özellikleri yüzünden kendinden nefret eden biri, kendiyle nasıl yaşayabilir? Hep "toplumun suçu" deriz ama eşcinsellik güçlü olunursa pozitif bir yön kazandırılabilecek bir özellik. Hem de insanın mutlu olmasına engel olacak değil, tam tersine mutlu olmasına neden olabilecek bir özellik. Yeter ki zor dönemleri atlatıp bilinçli hale gelinebilsin.

Arkadaşım, çok yakınındaki bir dostuna açıklamış önce gey olduğunu ve bunu da bir cinayet işlemiş kadar zorlukla söyleyebilmiş. Böyle bir sırrı paylaşmak da insana büyük bir sorumluluk yükler. Açılmamış bir eşcinsel kendini dünyanın en çaresiz insanı sanabilir. Aslında içinde durduğu dolapta gerçekten çaresizdir. İnsanın "kendi gibi olanlarla yan yana durma güdüsü" bu durumda tatmin edilemez. Açılma aşamasını yakın dostlarının desteğiyle geçiren geyler daha sonraları da mutlu bir yaşama kolayca ulaşıyor. Ama gelin görün ki, aileden saklanmak zorunda olmak, hele hele daha lise çağındaki bir eşcinsel için o kadar zor ki. Çünkü o yaşlarda biz koca bir adam olduğumuzu düşünürken, annelerimiz her şeyimize karışabileceklerini sandıkları birer küçük çocuk olarak görür bizi. Bu durumda özel yaşam, gizlilik saklılık diye bir şey "tabii ki" söz konusu olamaz.

İşte küçük dostum, kendini hiç rahat hissetmiyor. Ailesinin onu anlamayacağından emin, asla öğrenmelerini istemiyor. En büyük dileği bir an önce evden ayrılmak ve kendi yaşamını kurmak. Tabii bu arada umutsuz hetero aşklar, birilerine aşık olma isteği, sarılacak bir sevgili özlemi derken hepsi bir araya geliyor ve çocuğu karabasanlar sarıyor. İnsanın içine bir şeyler gömmesi hem de alev alev yanan kocaman bir top gömmesi kolay değil, insanın içi yanar kül olur. Ama yakınında konuşabildiği bir dostu ve kendinden önce bunları yaşamış bir gey tanıdığı için çok şanslı. Ama o kadar şansa rağmen zor bir dönem geçiriyor. Anadolu'nun ücra bir kasabasında bunları yaşayan birileri de mutlaka vardır. Kentli eşcinseller her konuda daha şanslılar.

Bu haftaki yazımızın da sonuna geldik. (Bu hafta klişeler ve TRT anonsları haftası). Bir dahaki yazımızda yine eşcinsel kültüre ait başka bir konuda buluşmak üzere.

Hoşçakalın, neşeli kalın...

Uğur Alper



Diğer yazıları için tıklayın

 



GL KÜLTÜRÜ

GLK EDİTÖRÜ'NDEN

DERDİNİ SÖYLEMEYEN

EŞCİNSEL DEHALAR

TARİHİN PEMBE
SAYFALARI


ROMEO & ROMEO

JULIET & JULIET

KADIN KADINA

ERKEK ERKEĞE

CİNSİYYET
(GL haber)

MİTLER

GLK MÜZİK

GLK KİTAP

GLK SİNEMA

SAĞLIK

SÖZLÜK

CİNSEL BİLGİLER

MEKANLAR

Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla