Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR






GLK Editörü'nden...Güncelleme: 12. 02. 2002

Sevgililer Günü Neyime

Hayır hayır, yandaki resim bana ait değil. Ben birkaç hafta önce koymuştum resmimi. Arşivimizdeki kendiyle barışık frapan eşcinsel minik domuzcuğu hepinizle paylaşmak istedik. Benim Bridget Jones'vari psikolojik durumumu belki biraz hafifletir diye düşündüm. Bir türlü istediğini kavuşamayıp bunu da sürekli dert eden bir kadın olduğundan pek bir özdeşleşiverdim Bridget Jones'la bugün. Aslında her yıl sevgililer günü civarında böyle oluyorum. Eee, şeker bayramında hiç çikolata yiyemezseniz kötü bir bayram geçirmiş sayılmaz mısınız? Sevgililer gününde sevgilisiz olmak da aynı şey değil mi?

Düşünüyorum da bugüne kadar sevgililer gününde hiç sevgilim olmamış. Büyük bir eksiklik değil mi? Birileri oldu hep hayatımda ama ne başarısızlık ki sevgililer gününe denk getirememişim. Çoğu sinema festivaline rastlamıştı. O kadar çok sinema-sevgili anım var ki! Ama bir tane bile Cumhuriyet Bayramı ya da Sevgililer Günü hatıram yok. Aslında bu belli günlerde bir sevgiliye sahip olma sorunsalından çok genel bir sevgili eksikliği sorunsalı. Sevgilisi olan arkadaşlarımı ve ilişkilerini şöyle bir düşünüyorum. Kim ne kadar süredir birlikte, kimle beraber, kimin ne kadar ilişkisi olmuş, neden ayrılmışlar diye. İnsanın bu konuda kendisiyle ilgili kafa yoracak malzemesi olmayınca ister istemez başkalarının malzemelerine yöneliyor.

Mutlu ile Emir vardı, adının oryantalliğine bakmayın, Emir İngilizdi. Onlar bilmem kaç yıldır beraber zaten. Yedi mi ne oldu. Geçenlerde İngiltere'ye taşındılar. Emre bir yıldan uzun süre bir Fransız adamla beraberdi. Aytunç desen o da aylardır başka bir Fransız'la. Ömer o John denilen Amerikalı'nın peşine takılıp oralarda neredeyse iki yıl geçirdi. Allah allah, bu uzun süren ilişkiler ancak yabancılarla mı yaşanıyor? Pes doğrusu. Şöyle yerli malı sağlam bir aşk yok mu? Ben çok denedim olmadı. Herhalde insanın bir ilişki için belli bir olgunluğa ulaşması gerekiyor. Eh ben bu durumda elli yaşıma kadar pek bir şey beklemeyeyim!

Sevgililer Günü gibi zamanlarda ve özellikle de bahar geldiğinde sevgili denen şeyin eksikliği pek bir hissediliyor. Hadi sevgililer gününü kapitalizm, tüketim körükleyicisi gibi entelektüel bahaneler bulup atlattık peki baharı ne yapacağız? Baharda ne diyeceğiz, ne bahane bulacağız? Neyse bunu sonra düşünürüz, şimdi şu sevgililer günü şeysinden kurtulmaya çalışalım. Bir kere bugünden itibaren eve kapanmak lazım. Etraf kırmızı kalplerle, sevgililer gününde bizde eğlenin ilanlarıyla dolu. Evden çıkmayın televizyonu açmayın. Böylece şu saçma günü atlatana dek güvende olursunuz.

Ya da, sevgilisizler için alternatif partiler var onlardan birine takılın, belki de bir dahaki sevgililer gününe single partilerine değil de gerçek sevgili partilerine giderseniz, yalnız olmazsınız. Amaan sanki herkesin sevgilisi var ve sanki olanlar da çok mutlu. Kavga gürültü, ayrılmalı barışmalı bir ilişki olmasındansa hiç olmaması daha iyi değil mi? (Kandır sen kendini) Zaten bir sürü iş varken bir de sevgiliye nasıl vakit ayıracaksın ki? (Devam et, başka bahane var mı?) Benim bir sürü arkadaşım var onlarla olmak beni yeterince mutlu ediyor. (Yaratıcılığın bu kadarı! Tebrikler.) Ne gerek var sevgiliye, hele bir de gününe!

Bakın bir dahaki sevgililer gününe tamamen başka şeyler yazarsam şaşırmayın. Hani 180 derece dönersem falan emin olun bir sevgili falan bulduğumdan olmayacak. Sadece insanın görüşleri değişebilir diyorum. Ama bugün en büyük dileğim önümüzdeki birkaç günün çabucak geçiverip bitmesi..

Neşeli kalın...

Uğur Alper



Diğer yazıları için tıklayın

 



GL KÜLTÜRÜ

GLK EDİTÖRÜ'NDEN

DERDİNİ SÖYLEMEYEN

EŞCİNSEL DEHALAR

TARİHİN PEMBE
SAYFALARI


ROMEO & ROMEO

JULIET & JULIET

KADIN KADINA

ERKEK ERKEĞE

CİNSİYYET
(GL haber)

MİTLER

GLK MÜZİK

GLK KİTAP

GLK SİNEMA

SAĞLIK

SÖZLÜK

CİNSEL BİLGİLER

MEKANLAR

Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla