Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR






GLK Editörü'nden...Güncelleme: 31.07.2001

Klasik bir konu: Eşcinselliğin nedeni

Merhabalar

Çok genel konular olan eşcinselliğin nedenleri, hastalık olup olmadığı ve normal mi sorusu bugüne kadar çok tartışıldığından, yazılıp çizildiğinden ayrıca bu soruların kesin yanıtları olmadığından bugüne kadar yazılarımda bahsetmemeyi tercih ettim. Ancak son günlerde aldığım bir okur mektubu artık herkesin bunları bildiği, eşcinselliğin ve eşcinsel kültürün başka yönlerini tartışmamız gerektiği yolundaki fikirlerimi değiştirdi.

Ne kadar eğitimli, okumuş yazmış olursa olsun hâlâ çevresinde olup bitenlere, neredeyse gözüne sokulacak kadar kolay ulaşılabilen bilgilere duyarsız kalan ve eşcinselleri kendilerini savunma durumunda bırakıp "haydi beni bilgilendirip ikna edin" diyenler var.

Öncelikle şunu belirteyim, eşcinseller "normalliklerini" ispat etmek, topluma kendilerini kanıtlamak zorunda değildir. Ancak yanlış bilinen gerçeklerin doğrularını göstermek için çaba gösterebilirler. Bu çalışmalar da toplumdan özür dileme, hoşgörü dilenme ya da "cici" görünme amaçlı değildir. Yaşadığımız devirde ortada gürül gürül akan bunca bilgi ve aydınlanma aracı varken eğer çağın gerisinde kalan birileri varsa bu onların sorunudur.

Okurum mektubunda çevresinde eşcinselliği hastalık olarak gören ve "mantıklı bir nedeni olsa kabul ederim" diyen "eğitimli" arkadaşlarından bahsediyor. Öncelikle, tüm dünyada bu konuların otoritesi kabul edilen Amerikan Psikiyatrlar Birliği 60'lı yılların sonlarından beri "bu bir hastalık değildir" diye bağırıyor. Dahası yine o yıllarda eşcinsellik WHO'nun (Dünya Sağlık Örgütü) hastalıklar listesinden çıkarıldı. Bu konuda bilimsel bir kanıt gerekiyorsa işte size kanıt. Ancak eşcinselliğin hastalık olmadığının kanıtlanması için hiç de bilimsel bir otoriteye ihtiyacımız yok. Eğer olur da bir gün eşcinsellik geni bulunur ve eşcinselliğin "genetik bir bozukluk" olduğu açıklanırsa bu bizi bir gün içinde hasta yapmayacak. Çünkü önümüzde somut yaşamlar var ve eşcinseller de -toplumun bir kısmının tüm aksi çabalarına rağmen- en az heteroseksüeller kadar sağlıklılar.

Nedenine gelince, insanlar ilk önce açıklayamadığı doğal olayların nedenlerini bulmaya çalışmışlar, uğraşıp didinip nedenlerini bulduktan sonra rahatlamışlar. Çünkü insan bilmediği şeyden korkar ve bunu tehdit olarak algılar. Eşcinsellik için de durum çok farklı değil. O yüzden neden konusuna çok fazla takılıyor insanlar. Hiçbir bilimsel araştırma kesin olarak doğuştandır ya da sonradan edinilir tanısını koyamadı. Meşhur, anneyle özdeşleşme ve zayıf baba figürü teorisi ise artık sadece espri konusu. Kişisel fikrim eşcinselliğin insanın doğuştan getirdiği bir özellik olduğu ve ortaya çıkmasının yetiştirilme ve sosyal çevreyle bağlantılı olduğu. Hatta yaşamı boyunca bu özelliğini bastıranlar da olduğunu düşünüyorum. Ancak işte o zaman eşcinsellik bir hastalık nedeni oluyor. İnsanın gizleyip sakladıkları onun ömrünü kısaltmaktan başka bir işe yaramaz.

Eşcinselliğin nedenine fazlaca yoğunlaşmanın homofobik bir eğilim olduğunu düşünüyorum. Sanki "hah nedeni bulundu, haydi şimdi de tedavi edelim" demeye hazırlanıyorlar. Eşcinsel olmaktan mutluyuz! Eşcinselliğin de heteroseksüellik gibi bir cinsel yönelim olduğunu, insanların göz, saç rengi, giyim tarzı, sevdiği yemekler gibi kendine has bir özellik olduğunu kabul edebilirsek her şey yoluna girecektir. Tabii bu kez de ama "doğal değil ki!" tartışmaları başlayacaktır. Kitap bölümümüzde Animal Exuberance adlı bir kitabı tanıtmıştım. Hayvanlar arasında eşcinselliğin ne kadar yaygın olduğunu anlatıyor bu kitap. Peki bu hayvanlar uzaydan mı geldi?

Bir de normallik meselesi var. "Norm" denilen şey, toplumun ve kültürün oluşturduğu bir çerçevedir. Türkiye'de çok "normal" olan bir şey bir Avrupa ülkesinde ayıp sayılabilir. Eşcinselliğin "norm" dışı olması da tamamen yaşadığımız zamanla ilgilidir. Roma ve Bizans, Antik Yunan ve hatta Osmanlı'da eşcinsel ilişkiler oldukça "normal"di. Kimsenin yadırgamadığı ve norm dışı bulmadığı eylemlerdi. Bu yüzden eşcinselliğin normal olmadığı fikrini evrensel bir gerçeklikmiş gibi sunmak büyük bir hatadır. Dahası, toplumun koyduğu kodların ve normların ne kadarı kabul edilebilir? Ne kadarı sizin için doğru ki eşcinsellik hakkındaki yargıların doğruluğundan emin olabiliyorsunuz?

Bir nesne ya da olaya aşırı tepki vermenin, öfkenin yönlendirildiği şeyle ilgili kişisel bir soruna sahip olmanın işareti olduğu söylenir psikolojide. Çoğunlukla homofobik bir insanın yani eşcinsel nefreti taşıyan birinin er ya da geç bastırdığı eşcinsel duyguları olduğu ortaya çıkıyor. Bu konuda çok rahat olan heteroseksüeller ise en gerçek heteroseksüeller.

Homofobi taşıyan insanların çoğunun hiçbir eşcinsel arkadaşı olmadığını hatta televizyondan gördükleri dışında hiçbir eşcinselle tanışmadığını düşünüyorum. Bu yüzden de ilk başta belirttiğim bilinmezlik onlar için korku ve nefret getiriyor. Çünkü onların bilinçaltında eşcinseller değerlerini, kurdukları düzeni tehdit ediyor ve bunun karşısında da savunmaya geçiyorlar.Oysa ki kimsenin kimseyi tehdit ettiği yok. Herkesin mutlu olduğu yaşam tarzını sürdürmeye hakkı vardır. Eşcinsellik bir seçim değil cinsel yönelimdir. Kimse bu konuda bilinçli bir tercih yapamaz.

Neşeli kalın

Uğur ALPER



Diğer yazıları için tıklayın




GL KÜLTÜRÜ

GLK EDİTÖRÜ'NDEN

DERDİNİ SÖYLEMEYEN

EŞCİNSEL DEHALAR

TARİHİN PEMBE
SAYFALARI


ROMEO & ROMEO

JULIET & JULIET

KADIN KADINA

ERKEK ERKEĞE

CİNSİYYET
(GL haber)

MİTLER

GLK MÜZİK

GLK KİTAP

GLK SİNEMA

SAĞLIK

SÖZLÜK

CİNSEL BİLGİLER

MEKANLAR

Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla