Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR






GLK Editörü'nden...Güncelleme: 08.05.2001

Sanırım 21. yüzyıldayız (His Glass Menagerie)

7 Mayıs 2001 Pazartesi, 23:30, sıkıntı
Sıkıldım. Her şeyden sıkıldım. Sabah erkenden kalkıp işe gitmekten, bana gösterilen şeyleri sorgusuz sualsiz yapmaktan sıkıldım. Her gün aynı otobüse binmekten, bir haftadır aynı gömleği giydiği için yakası sararmış otobüs şoföründen, vereceği para üstünü yanlış olmasın diye on kez sayan muavinden, koltuklarda uyuklayan insanlardan sıkıldım. Aslında bu şehrin caddelerinden, arabalarından, denizinden, gökyüzünden de sıkıldım.

Üzerime üzerime gelen binalar, metropol özürlü, yaşam daraltıcı adamlar, trafik işaretleri, hız limitleri, kurallar emirler... Atacağım adımı, yiyeceğim yemeği, sevineceğim mutlulukları düzenleyen yasalar. Dinlediğim müziği yasaklayan, okuduğum kitapları toplatan otoritelerim. Aşkıma laf eden, yaşamıma dokunan sözde yakın bildiklerim. Sarıp sarmalarken boğan, nefessiz bırakan sevgilerim. Bir zamanlar bir yaşamım vardı. Onu geri istiyorum!

8 Mayıs Salı, 00:45, good old days
Eski güzel günler, yaşamıma sahip olduğum, eksiklik ve fazlalarımın olmadığı yıllar. Çocukken ne kolaydı her şey. Bilmediğim hiçbir şey beni rahatsız etmiyordu. Dünya bizim sokaktan ibaretti. Özgürlük bu sınırlar içinde sonsuzdu. Sorumluluğum kendi bedenimeydi sadece ama onun bile farkında değildim. İşte özgürlük de buydu. Tasasızlık, rahatlık. Yanlış yapma korkusundan uzaklık. Hem varsın hem yoksun. Ortada tartışılan bir sorun senin sorunun değildir, sen gider oynarsın. İlgi görme zamanında ise merkezdesin, mutlusun.

8 Mayıs Salı 02:15, modern yaşam
Ne zaman geçtik bu modern yaşam denen şeye? Ne zaman geliştik bu kadar? Bu şehir ne zaman metropol oldu? Bana sordular mı? Ben burada yaşamıyor muyum? Trafik işaretleri ne zaman bu kadar çoğaldı? Kapılara tek tip numaraları kimler koydu? Herkesin üzerinde gördüğüm bu üniforma kıyafetleri giymek zorunlu mu? Çıplak gezmek peki? Yasak mı? Topluca nereye gidiyoruz? Herkes aynı yönde ne yapacak? Çok "modern", düzgün sıralar halinde nereye ilerliyor bunca insan? Neden bu kadar büyük gülümsemeler var yüzlerinde? Sahte gülümsemeler, hiç kahkaha yok. Niçin mutlular?

Tek miyim? Çok muyum? Mutluluk koca gülümsemeli insanların gittiği yolda... Sanırım. Çıkış yok mu? Alternatif yok mu? Sorularla bir yere ulaşılır mı? Hey buradayım! Beni de alın.

8 Mayıs Salı, 02:45, yitik
Kaybolmak istiyorum. Yitip gitmek. Kimse görmeden, kimse fark etmeden çok uzaklara gitmek istiyorum. Hayır hayır, ölmek istemiyorum. Sadece herkes beni unutsun, eksikliğimin kimse farkına varmasın. Ben kimdim, ben bile hatırlamayayım. Yeni bir hayat, yeni bir dünya. Arabalar geçmesin evimin önünden. İnsan olmasın yakın çevrede. Bir memurun emeklilik fantezisinden çok daha fazlası benimki. Yalnız olmak istiyorum yapayalnız. Kendimle kalmak, kendimi bulmak istiyorum. Kaybettiğim kendimi. İçine başkalarını enjekte ederek hayatta tuttuğum benliğimi.

Peki nasıl olur? Yağmur gibi, su gibi akıp gitsem, uzaklarda bulsam kendimi. Geride kalanlar bana küfretmez mi? Parçası olduğum yaşamlar kırılıp tükenmez mi? Arada bir domino taşının eksikliği tüm taşları etkilemez mi? Sorular çok, yanıtlar sınırlı. Bilmiyorum, yapamayacağım. Büyük çarkın içindeki yerimi bırakamayacak kadar güvensizim. Korkuyorum da. Bırakıp gitmek geri dönmemek anlamına da gelebilir. Kimse yeri doldurulamaz değildir. Döndüğümde koltuğumda bana çok benzeyen başka biri oturuyor olacaktır. Yaşam yerimi kaybetmektense özgüvenimi kaybetmeyi tercih ederim. Yıllardır yaşam felsefem bu benim. Belki de o yüzden bana "loser" diyorlar. Ama ben "loser" olmak istemiyorum!

8 Mayıs Salı, 03:30, tutunmak
Kaygılarım beni aşmış bini bulmuş. Kaygı kaygıyı getirir, yaşamı çekilmez hale sokar. Derin bir nefes alıp üçe kadar saydım. Oksijenle dolu beynimde bir şimşek çaktı. Yaşama bir yerinden tutunmam lazımdı. Dallar çeşitli. Marifet en dikensizini bulmak. Vurdumduymazlık, umursamazlık. Gerekli olan yepyeni bir uyanma, yatma, kalkma, konuşma, düşünme biçimi. Şarkılar buna göre baştan yazılmalı, sesler baştan düzenlenmeli. Sanırım tutunacak dalı benden önce bulanlar olmuş ve demişler ki:
Yaşam geriye doğru yaşanmalı, düşünce ileri doğru okunmalı...

Neşeli kalın.

Uğur Alper




Diğer yazıları için tıklayın




GL KÜLTÜRÜ

GLK EDİTÖRÜ'NDEN

DERDİNİ SÖYLEMEYEN

EŞCİNSEL DEHALAR

TARİHİN PEMBE
SAYFALARI


ROMEO & ROMEO

JULIET & JULIET

KADIN KADINA

ERKEK ERKEĞE

CİNSİYYET
(GL haber)

MİTLER

GLK MÜZİK

GLK KİTAP

GLK SİNEMA

SAĞLIK

SÖZLÜK

CİNSEL BİLGİLER

MEKANLAR

Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla