Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR






GLK Editörü'nden...Güncelleme: 23.01.2001

Aşk üzerine

Sen yokken
Durdum bir daha kıpırdamamak üzere
Asılı kaldım tavandan sarkan ışıklı yuvarlaklarda
Sen yokken
Bekledim, umut vardı, bir kırıntı
Her an güneş doğacaktı, gece yarısı
Sen yokken
Ben vardım, yalnızdım...

Ortaokul sıralarında Melih Cevdet Anday'ın şiir üzerine bir yazısını okuduğumdan bu yana çok sıcak bakamadım şiire. O güne kadar üç beş satır şiir yazmışlığım varken bana büyük bir farkındalık yaşatan, biraz da utandıran o yazıyı okuduktan sonra bir daha şiir yazmayı denemedim bile. Şu yukarıdakiler de iş icabı.

Melih Cevdet yazısında, Türkiye'de şiir kitaplarının satmadığını, bunun nedeninin de herkesin kendi şiirini kendisinin yazması olduğunu söylüyordu. Lisede aşık olan herkes hemen oturur şiir yazar ve kendine hayran olup, vay be ne güzel yazmışım der. Şiir onun için kendi yazdığı sürece değerlidir. Benim gözlemim de sadece lisede değil askerlikte de gençlerimizin boş vakitlerini şiir yazmakla geçirdiği. Bu durumda halkımız yoğunlaşan özlem, aşk, tutku gibi duygularını en kolay şiirle ifade ediyor demek mümkün gibi geldi bana.

Aşk ve şiir arasındaki kolay anlaşılabilir ilişki neden kolay kolay aşık olamadığım sorusuna yanıt bulmamda yardımcı oldu. Şiire çok yakın durmayan biri olarak mantık ve duygu arasındaki uzaklığın şiirle aşk arasındaki mesafeyle doğru orantılı olduğunu keşfettim. Yani benim gibi duygularını dinleyen ama son kararlarını mantığına göre veren birinin şiire karşı duyduğu soğukluk aşksızlık olarak kendine geri dönecektir.

Bu dayanaksız hipotezi ispatlamak tabii ki zor. Ancak konu aşk olunca ortada ne mantık kalıyor ne de ispatlanacak hipotezler, teoremler. Aşkın içine mantık sokmaya çalışınca da zaten kaybolup gidiyor. Mantıklı aşk nerede görülmüş ki? Mantık denilen bu meret işin içine girince anında silip süpürüyor aşkmış meşkmiş her neyse… Hemen ölçüp biçmeye başlıyor. Bak çocuğum bu iş böyle olmaz diyor. Hesap ortada. İyisi mi sen boşver aşkı falan da otur miniDEV yazılarını hazırla.

Eeee, keşke şiir sevseydim de mantığım konuşmaya başladığında susturabilseydim. Keşke oturup güzel güzel ben de yazabilseydim sevgilimin saçları şöyle, kirpikleri böyle, onla şuraya gitsek burda koklaşsak falan diye. Bir işe yaramasa bile şarkı sözü yapar satardım. İnsanın eli alışınca düzyazıya, işte en fazla bunlar çıkıyor. Ne yapalım buna da şükür. Bunu da yazamayanlar var.

Neşeli kalın

Uğur Alper




Diğer yazıları için tıklayın




GL KÜLTÜRÜ

GLK EDİTÖRÜ'NDEN

DERDİNİ SÖYLEMEYEN

EŞCİNSEL DEHALAR

TARİHİN PEMBE
SAYFALARI


ROMEO & ROMEO

JULIET & JULIET

KADIN KADINA

ERKEK ERKEĞE

CİNSİYYET
(GL haber)

MİTLER

GLK MÜZİK

GLK KİTAP

GLK SİNEMA

SAĞLIK

SÖZLÜK

CİNSEL BİLGİLER

MEKANLAR

Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla