



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR |

Güncelleme:
25. 07. 2005

Yaz
tatili için bir masal:
Bücür
Oğlan ile Gürgen Dalı
(Devam)




Askerler yediği dayağın intikamını almak için ve padişahın emrini
yerine getirmek için, bu fikri çok uygun bulmuşlar. Bücürü alıp
hazineye götürelim diye dipsiz kuyunun içine atmışlar.

Dipsiz kuyunun içine düşen Bücür, kuyudaki suyu görünce
aklına gürgen dalı gelmiş. Hemen gürgen dalına emir vermiş:
"Bu kuyunun suyunu iç gürgenim iç!"

Gürgen dalı kuyunun tonlarca suyunu içmiş. Sonra yeniden gürgen
dalına emir vermiş:
"Gürgen dalı beni bu kuyunun dışına, sonra da saraya götür."

Gürgen dalı bir yanını kuyunun kenarına vermiş ve kendisine tutunan
Bücür'ü yukarı itmeye başlamış. Gürgen dalı uzadıkça uzamış.
Uzadıkça uzamış, nihayeti kuyunun tepesine erişmiş.

Bücür Oğlan dipsiz kuyuya düşüp de dışarıya sağ salim çıkan
tek canlıymış. Gürgen dalını eline alıp kuş olup yeniden uçmaya
başlamış. Gidip saraya girmiş ve o zalim padişahın karşısına dikilmiş:
"Olmadı padişah efendi olmadı. Dipsiz kuyu beni içine almadı.
Geldim babamın altınlarını almaya."

Padişahın sevinci kursağında kalmış. Kekelemeye başlamış. Sonra
yine askerlere emir vermiş:
"Götürün bunu hazineme, babasının altınlarını bulup alsın da çekip
gitsin."

Ama yine gizliden emirler vermiş:
"Hazineye götürüyorum diye, bin yıldır sönmeyen ateş kuyusuna
atın, yanıp kül olsun."

Askerler Bücür Oğlan'ı alıp hazineye götürürken, bir hamlede
bin yıldır sönmeyen ateş kuyusunun içine itmişler.

Kuyuya düşen Bücür Oğlan hemen gürgen dalına emir vermiş:
"Bu kuyunun ateşini söndür gürgenim söndür!"

Gürgen dalı başlamış içine çektiği dipsiz kuyunun suyunu ateşin
üstüne boşaltmaya. Bir yandan suyu boşaltırken bir yandan da yağmur,
kar, dolu gibi afetleri bu ateş kuyusunun üstüne çekiyormuş.

Nihayeti ateş kuyusunun bin yıldır sönmeyen ateşi sönmüş. Bücür
Oğlan olayların karşısında kendisi de şaşkın şaşkın bakıyormuş.

Ateş sönmüş, Bücür Oğlan da kurtulmuş. Sevinçle ve vakit
geçirmeden gürgen dalına seslenmiş yeniden:
"Ey gürgen dalı beni bu ateş kuyusundan dışarı çıkar."

Gürgen dalı ateş kuyusundan uzanarak Bücür Oğlan'ı dışarıya
çıkarmış. Bücür Oğlan yeniden, kuş olup sarayın bir penceresinden
içeri girmiş. Bir hızla padişahın karşısına dikilmiş: "Geldim
ey zalim padişah geldim. Benden kurtuluşun yok. Bugüne kadar yaptığın
tüm kötülüklerin cezasını çekeceksin".

Bunu söyledikten sonra hiç vakit geçirmeden gürgen dalına emir
vermiş.
"Şu zalim padişaha vur gürgenim vur."

Gürgen dalı Padişah'a vurmaya başlamış. Padişahı kurtarmaya çalışan
vezir-i azam ve orada başka kim varsa hepsini bir güzel sıra dayağından
geçirmiş. Bücür Oğlan bu arada eliyle koluyla gürgen dalına
emirler yağdırıyormuş.
"Vur gürgenim vur, vur gürgenim vur."

Padişah yediği dayaktan iflahı kesilip baygın düşmüş. Askerler,
korkudan ne yapacaklarını bilemiyorlarmış. Hep birlikte, bir gürgen
dalına, bir bayılan padişaha, bir de Bücür Oğlan'a bakıyorlarmış.

Bücür Oğlan dönüp askerlere emir vermiş: "Gürgen dalı
sizi de döve döve bayıltmadan bu padişahı götürüp dipsiz kuyuya
atın."

Askerler padişahı alıp acele dipsiz kuyuya atmışlar. Sonra da
yine aynı hızla Bücür Oğlan'ın yanına gelmişler. Bücür
Oğlan:
"Şu gördüğünüz vezirleri de götürün ateş kuyusuna atın," demiş.

Askerler o sarayda emir veren, kötülük etmiş olan kim varsa hepsini
toplayıp bazılarını dipsiz kuyuya, bazılarını da ateş kuyusuna
atmışlar. Bücür Oğlan askerlere seslenmiş:
"Hazinenin kapısını açın, sonra gidin tüm ahaliyi toplayın bana."

Askerlerin bir kısmı hazinenin kapısını açarken, bir kısmı da
koşup ülkeye haber etmişler. Tüm ahali gelip sarayın kapısına
tek tek dizilmiş. Bücür Oğlan:
"Ey gürgen dalı hakkı hak edelim, dal sal, pençe sal her kimin
altını buradaysa sahibine geri verelim," demiş.

Gürgen dalı, dal salmış, pençe salmış ve kimin altını neredeyse
aramış bulmuş. Bulduklarını getirip sahibine teslim etmiş. En
son hazinenin köşesinde 20 tane altın kalmış. Bücür Oğlan
seslenmiş:
"Ey gürgen dalı uzan babamın 20 altınını da getir" demiş.

Gürgen dalı uzanıp Bücür Oğlanın babasına ait olan 20 altını
da getirmiş. Bücür Oğlan altınlarını babasına iade etmiş.

Sarayın kapısına birikmiş onca kalabalığın içine bakarak gürgen
dalına seslenmiş:
"Bu ülkeye, bu ahaliye padişah olacak en iyi yürekli insanı seç
getir," demiş.

Gürgen dalı tüm ahalinin üstünden dolaşmış ve içlerinden birini
seçip getirmiş. Meğer Bücür Oğlan'ın babası değil miymiş
getirdiği adam? Getirmiş mi getirmiş.

O günden sonra o ülkenin padişahı Bücür Oğlan'ın babası
olmuş.

O andan sonra da gürgen dalı birdenbire uçup kayıplara karışmış.

Bücür Oğlan ne oldu dersiniz? Bücür Oğlan evlenmiş.
O ülkenin Bücür sultanı olmuş.

E kiminle evlenmiş derseniz. Eskiden o ülkenin padişahı olan ve
dipsiz kuyuya atılan o zalim padişahın kızıyla.

Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine.


Masalın
baş tarafı için tıklayınız
Orhan
Bahçıvan
Essen
|
|


Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|