



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR |

|
|
Güncelleme:
07.06.2001

Radyo
Televizyon Yasası hakkında
İnternet Kurulu'nun deklarasyonu
Parlamento'da
Anayasa Komisyonunda RTÜK yasası görüşmeleri sırasında basın
yasasında bazı değişiklikler ve bu arada İnternete yönelik
bazı düzenlemeler getirildi. Bu, parlamentomuzun İnternet
konusunda almakta olduğu ilk karardır. Bizler, aşağıda imzaları
bulunan İnternet Kurulu üyeleri olarak İnternet ile ilgili
düzenlemelerin gündeme geldiği bir ortamda aşağıdaki açıklamaları
yapmayı gerekli görüyoruz . İnternet Kurulu, 1998 Ocak ayında
Ulaştırma Bakanı Necdet Menzir'in oluru ile İnternet Üst Kurulu
adıyla çalışmalarına başlamıştı. İnternet Kurulunun asli görevi
Ulaştırma Bakanlığı ve Türkiye'ye, İnternetin sağlıklı bir
şekilde gelişmesi amacıyla danışmanlık yapmaktır. Bir başka
deyişle, İnternetin önünü açmak için entellektüel liderlik
yapmak ve çözümlerin oluşması için bir platform oluşturmaktır.
Kurul, görevinin İnterneti kısıtlamak değil önünü açmak olduğu
bilinciyle, RTÜK benzeri çağrışımlar yaptığı için adından
Üst ifadesini kaldırmıştır. Kurul kamu, özel sektör ve sivil
toplum kuruluşlarının yaklaşık eşit katılımından oluşmuştur.

Yüce parlamentomuz, RTÜK yasasına İnternete yönelik eklemeler
yaparken, İnternet Kurulu, Üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarından
görüş alma olanağı bulamamıştır. İnternet kurulu üyeleri,
öğretim üyesi, sivil toplum önderi ve bir yurttaş olarak,
bildiklerimizi ve düşündüklerimizi, kısaca uzmanlığımızı bu
toplumla paylaşmanın görev ve sorumluluğun bilinciyle bu açıklamayı
yapıyoruz.

İnternet devrimi sanayi devriminden daha önemlidir
Avrupa Birliği, İnternetin temsil ettiği değişimin, sanayi
devriminden daha önemli bir gelişmeyi temsil ettiğini resmi
dokümanlarında ilan etmiştir. Bu değişimin insanlığı yeni
bir toplum biçimine götürdüğünü, adına Bilgi/Bilişim Toplumu
dediğimiz bu toplum biçiminde, birey, beyinsel emek, bilgi,
bilim, teknoloji, araştırma-geliştirmenin ve özellikle bilgi
teknolojilerinin itici güç olduğunu biliyoruz. İnternet, yaşamın
tüm boyutlarını; çalışma, üretim, ticaret, iş yapma, eğlence,
öğrenme, yönetim biçimlerini köklü olarak değiştirmektedir.

ABD'den
Singapur'a, İrlanda'dan İsrail'e dünyanın birçok ülkesi İnterneti
gelişme stratejilerinin bir parçası yapmışlardır. İnterneti
geliştirmek, ekonomik ve toplumsal yaşamın ve yönetimin etkin
bir parçası yapmak için ulusal politikalar geliştirmekte,
teşvik ve düzenleme mekanizmaları kurmakta, eylem planları
yapmakta ve hayata geçirmektedirler. Bu konuda Avrupa Birliği'nin,
e-Avrupa girişimi özellikle dikkat çekicidir.

İnternet
en az Avrupa Birliği kadar önemlidir
İnternet bireyler, kurumlar ve ülkeler için stratejik önemdedir.
Bu teknolojilerde geri kalan ülkeler, kurumlar ve bireyler
ciddi bir tehdit altındadır. Matbaa ve Sanayi devrimini kaçıran
Türkiye'nin, İnternet devrimini kaçırma gibi bir lüksü yoktur.
İnternet Türkiye için, bir tercih meselesi değildir; bir zorunluluktur.
Dünya ile bütünleşmek, Avrupa Birliği'ne girmek isteyen Türkiye'nin,
İnternet'te geç kalmak gibi bir lüksü yoktur. Türkiye'nin,
İnternet ve temsil ettiği teknolojileri en az Avrupa Birliği
kadar ciddiye alması gerekir. İnterneti algılayamamış, geri
kalmış bir Türkiye'nin Avrupa Birliği hayali olamaz. Öte yandan,
İnterneti ekonomik ve toplumsal yaşamın bir parçası yapmış
bir Türkiye, Avrupa Birliği'nin doğal ortağı olacaktır.

Avrupa
Birliği, 99 yılı Aralık ayında e-avrupa girişimini başlatmıştır.
E-avrupa, Avrupa'nın rekabet üstünlüğünü korumak, gelişmekte
olan bilişim devriminden yeteri kadar yararlanmak amacıyla
başlatılan bir siyasal girişimdir. Ana sloganı, her bireyi,
evi, iş yerini, okulu ve devlet dairesini İnternete taşımaktır;
bunun içinde ucuz, güvenilir ve kolay İnternet, insanları
bu teknolojilerde yetkin kılmak ve İnternet kullanımını yaygınlaştırmak
hedefleri seçilmiştir.

Pire için yorgan yakmayalım
Üzülerek belirtmek istiyoruz ki, ülkemiz İnterneti bu kapsamda
algılayamıştır. Ülkemizi bilişim ve İnternet devrimine hazırlayacak
vizyon, örgütlenme, mekanizma, eylem planı ve somut projeler
yoktur. Bugün, web sayfası, bilgi işlem birimi ve yerel ağı
olmayan bakanlıklarımız bile var. Biz hükümet ve parlamentomuzdan,
Türkiye İnternetinin önünü açacak politika, mekanizma ve projeler:
Altyapıya yatırım yapılması, evrensel hizmet anlayışı ile
her yerde ucuz, güvelir ve kolay İnternet sağlanması, ülkenin
insan gücü açığı için planlar, kamunun İnternet taşınması
için projeler bekliyoruz. E-Avrupa'dan esinlenmiş, ama ayakları
yerde, bir e-Türkiye görmek istiyoruz.

Bu
koşullar altında parlamentomuzun İnternet konusunda gündemine
aldığı ilk düzenlemenin, kısıtlamalara ve cezai yaptırımlara
yönelik olması tüm İnternet sektöründe hayal kırıklığı yaratmıştır.
Haklı nedenlerle de olsa, yapılmak istenilenin, yanlış teşhis
ve yanlış tedavi olduğunu, hedeflenen amaca ulaşmanın mümkün
olmadığını, aksine Türkiye İnternetine ciddi bir darbe vuracağını
belirtmek zorundayız. Yapılmak istenilen düzenlemeler, İnternetin
ruhuna aykırı ve başarı şansı olmayan önlemlerdir. Düzenlemenin
hedefi olan kesimler kolayca, yurt dışında etkinliklerine
devam edecekler; ama masum vatandaşlar, iş yerleri, KOBİ'ler,
okullar tedirgin olacak, zarar göreceklerdir. İnternet sektörü
kötü yönde etkilenecek, insanların konuşma, yazma ve paylaşma
arzuları frenlenecektir.

Öncelikle,
İnterneti geleneksel basın-yayın veya medyalarla aynı kefeye
koymak önemli bir kategorik hatadır. İnternet hayatın birçok
boyutuyla kesişir. Basın ve medyanın uzantısı olmak bunlardan
yalnızca bir tanesidir. İnternette alışveriş veya iş yapabilirsiniz;
bu anlamda İnternet bir dükkandır, bankadır, işyeridir veya
bunların bir uzantısıdır. İnternette araştırıp öğrenebilir,
ders alabilir, bilimsel araştırma yapıp sonuçlarını yayınlayabilirsiniz;
bu anlamda bir kütüphane, bir üniversite veya araştırma kurumudur.
İnternette özel bir mektup gönderebilirsiniz veya bir grup
arkadaşınızla sohbet edebilirsiniz; bu anlamda kişisel ve
mahrem bir iletişim ortamıdır. İnternette değişik insanlarla
tanışabilir, değişik konularda sohbet edebilirsiniz; bu anlamda
kamuya açık bir sosyal ortamdır. İnternette sivil toplum hareketleri
yapılabilir; bu anlamda derneklerin, vakıfların bir parçası
olabilir. Bu örnekler hayatın her alanına çoğaltılabilir.
İnterneti yalnızca matbaa, radyo, televizyon çizgisinde en
son medya icadı olarak görmek, bu teknolojinin doğası hakkında
önemli bir yanılgıya düşmektir

İnternet
kimsenin planlamadığı bir şekilde gelişmekte, yerleşmiş kurumları
zorlamakta ve çözümü zor sorunlar üretmektedir. Matbaanın
yaygın kullanımı veya sanayi devrimi daha az sancılı olmamıştır.
İnternet fikri haklar, bireysel haklar, vergi, gümrük, kimlik
tespiti, işlem kaydı gibi pek çok konuda çözümü kolay olmayan
sorunlar ortaya çıkarmıştır. Dünya bu sorunların üzerine dikkatli,
temkinli ve katılımcı bir şekilde gitmekte; ülkeler, acele
ile alınmış kararlarla İnternetteki gelişmenin önünü kesmek
istememektedir. Çünkü bunun, ülkelerinin gelişimine vereceği
zararın hesabını veremeyeceklerini biliyorlar.

Geleneksel
medyalarla aynı yöntemlerle kontrol edilmeye çalışıldığında,
Türkiye'de bu sektörün gelişmesi engellenecek, bu hizmetler
yurt dışına kaçacaktır. Önüne geçilmesi istenen sakıncaların
bu şekilde azaltılmasını teknik açıdan olası görmüyoruz. Öte
yandan, hedef aldığı kişilere karşı etkin olmayan bu önlemler,
büyük çoğunluğu teşkil eden sorumlu kullanıcılara sıkıntı
verecektir. Bu gelişmelerin sonucu, matbaada olduğu gibi "pire
için yorgan yakmak" olacaktır.

Bugün
İnternette işlendiği söylenebilecek ciddi bazı suçları işleyenlerin,
mevcut düzenlemeler çerçevesinde cezalandırılması yolları
aranabilir ve devlet tıpkı gelişmiş ülkeler gibi bu teknolojinin
etkin kullanımını öğrenmeye çalışabilir. Büyük ve önemli bilgisayarları
dünyanın diğer ucundan yazdıkları programlarla kullanılamaz
hale getiren saldırganların ABD yetkililerince başarılı takibi
bunun bir örneğidir.

Sayın
milletvekillerimiz,
Bu konudaki düzenlemelerin aceleye getirilmemesi, Üniversiteler,
İnternet Kurulu ve Sivil Toplum Örgütleri'nin görüşü alınarak
yapılmasını savunuyoruz. Lütfen, İnternet konusunda aceleci
ve zarar verici bu düzenlemeden kaçınınız. Türkiye İnternetinin
gelişmesi için yapılması yıllardır beklenen yasal düzenlemeler
var: tüketici hakları, sayısal imza, noterlik, vb. gibi. Bütün
bu düzenlemelerin, dünyadaki gelişmeleri takip eden, konuyu
bilen kişilerin katılımı ile, özenle ve incelikle yapılması
gerekmektedir. Biz İnternet kurulu olarak yeniden yapılandık.
Bir Hukuk çalışma grubu oluşturuyoruz.. İnternet konusunda
gereken düzenlemeler için öncülük ve koordinatörlük görevine
talibiz. İnterneti Türkiye ve Türkiye'nin insanlari için en
etkin şekilde ve sakıncalarını en aza indirerek kullanmak
için gerekenleri beraberce yapalım.

Türkiye'nin
ülke olarak, İnternetin nispeten marjinal olan problemli yönlerine
değil, büyük potansiyeli olan olumlu yönlerine odaklanması
gerekir. İnterneti ülkenin rekabet gücünü artırma, dünya ile
bütünleşme ve Avrupa Birliği'ne girme stratejisinin bir parçası
yapmalıyız. Türkiye'nin İnterneti büyütme yollarını tartışması
gerekir; okullarımızı nasıl İnternete taşırız, KOBİ'leri e-ticarete
nasıl alıştırabiliriz, rekabet gücümüzü artırmak için İnterneti
nasıl kullanırız, devleti nasıl etkin, verimli, hızlı ve vatandaşa
saygılı hale koyabiliriz gibi soruları tartışması gerekir.
İlgili tüm partilerin katılımı ile saydam ve sürekli çalışan
mekanizmalar kurmalı; bu mekanizmalar aracılığı ile ulusal
politikalar, master plan, gerekli eylem planları, teşvik ve
düzenleme mekanizmalarını hemen oluşturmalıyız.

İnternet
Yaşamdır.
Doç. Dr. Mustafa Akgül - Bilkent Üniversitesi
Prof. Dr. M. Ufuk Çağlayan - Boğaziçi Üniversitesi
Prof. Dr. İ. Ethem Derman - Ankara Üniversitesi
Y. Doç. Dr. Attila Özgit - ODTÜ
Yasemin Altun - Türkiye Bilişim Derneği - TBD
Bülent Gönç - Türkiye Bilişim Vakfı - TBV
Ümit Atalay - Türkiye Bilişim Sanayicileri Derneği - TUBISAD
Mehmet Çelebiler - Tüm Telekominikasyon İşadamları Derneği
- TUTED
Orhan Göksal - Türk Elektronik Sanayicileri Derneği - TESID
Engin Karakaya - İnternet Servis Sağlayıcıları Derneği - TISSAD
Hakan Akan - İnternet Servis Sağlayıcıları Derneği - TISSAD
Çağatay Arslan - İnternet Servis Sağlayıcıları Derneği - TISSAD
Gökhan Sungur - İnternet Servis Sağlayıcıları Derneği - TISSAD
Hülya Pekşirin - Türkiye Barolar Birliği
Fikret İlkiz - Türkiye Gazeteciler Cemiyeti
Ahmet Tezcan - 4. Kuvvet Medya
Doğan Atılgan - Türk Kütüphaneciler Derneği - TKD
Çağatay Özdoğru - Global One
Şeref Oğuz - BT/Haber
Okan Cengaver - Aria
|
|
|

SİVİL
TOPLUM


 










TÜM
STK'lar
İÇİN TIKLAYIN
Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|