|
AEGEE: Avrupa'nın Geleceği Tartışmalarına
Türk toplumu da dahil edilsin...
Avrupa bütünleşmesine gençlerin katkı ve katılımının sağlanması,
bu çerçevede Türk toplumuna Avrupa standartlarının ve Avrupalılık
bakış açısının kazandırılması ve ortama barış, demokrasi ve hoşgörü
kültürünün egemen olması için çeşitli etkinliklerde bulunmak amacı
ile 1992'de kurularak AEGEE (Avrupa Öğrencileri Genel Forumu) bünyesine
katılmış bir sivil toplum örgütü olan AEGEE-İstanbul, Türk kamuoyuna
iletilmesi amacıyla yayınladığı aşağıdaki bildirisi ile, "Avrupa'nın
geleceğini şekillendirecek olanın toplumun tamamı" olduğuna dikkat
çekiyor...

Aralık
ayında yapılan Laeken Avrupa Birliği Devlet ve Hükümet Başkanları
Zirvesi sonuçlarına göre Avrupa Birliğinin geleceğinin şekillendirilmesi
için bir Konvansiyon oluşturulması çalışmaları başlamıştır. 1 Mart
2002 tarihinden itibaren bir yıl süreyle Brüksel'de toplanacak olan
ve Fransa eski Cumhurbaşkanı V. Giscard d'Estaing'in başkanlık edeceği
Konvansiyon'da Avrupa Birliği'ne üye ve aday ülkeler aynı statüde
değerlendirilecek; tüm üye ve aday ülkelerin ulusal parlamentolarından
iki, hükümetlerinden ise bir temsilci Konvansiyon'a katılacaktır.
Konvansiyonun amacı, Avrupa'nın Geleceği'nin tartışılacağı 2004
yılındaki Hükümetlerarası Konferans'la ilgili hazırlıkları yapmaktır.
Avrupa'nın geleceğiyle ilgili tartışmalara vatandaşların da geniş
katılımının sağlanması için Sivil Toplum Kuruluşları'nın oluşturulacak
bir ağ çerçevesinde Konvansiyon'un çalışmaları hakkında bilgilendirileceği
ve katkıların tartışma platformuna aktarılacağı belirtilmiştir.

Bu
çerçevede, AEGEE-İstanbul (İstanbul Avrupa Gençlik Forumu Derneği)
üyeleri olarak Türkiye'nin de diğer aday ülkelerle eşit statüde
değerlendirilmesini ve hükümetin hazırlıklara şimdiden başlamış
olmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Bütünleşme sürecinin devletlerarası
değil toplumlararası bir süreç olduğunun bilinci ile davranılması
ve Türkiye'nin Avrupa'daki geleceğine toplumun da katılması amacıyla
iyi kullanılması için;

*Türkiye'yi
Konvansiyon'da temsil edecek hükümet temsilcisi ve milletvekillerinin
topluma açık bir yaklaşımda bulunmasını, görüşmelerde Türkiye'nin
Avrupa'ya karşı taraf değil, Avrupa'nın bir parçası olarak değerlendirilmesine
yönelik bir davranış içinde bulunulmasını;
*Toplumda Avrupa ile ilgili konularda bir bilgi ve duyarlılık yaratmaya
yönelik eylemlerle yaygın bir bilgilendirme yapılmasına özen gösterilmesini;
* Sivil toplumun görüşlerinin dikkate alınması için mekanizmalar
oluşturulmasını,
* Olabildiğince tüm yurttaşların görüşünün alınması için bilgi iletişim
teknolojilerinin yoğun biçimde kullanılmasını, internette interaktif
bir site/forum kurulmasını ve yoğun katılımlı anketler yapılmasını;
* Avrupa kurumlarının ve karar alma mekanizmalarının gelecekte alacağı
şekil açısından önem taşıyan ve süreçlere sivil toplumun katılımı
ve şeffaflık için önerilerde bulunan Avrupa Yönetişimi için Beyaz
Kitabın (White Paper on European Governance) Türk kamuoyunda da
tartışmaya açılmasını;
* Geleceğin Avrupa yurttaşları olan gençliğin sürece doğrudan katılımının
sağlanması ve bunun için geçtiğimiz Kasım ayında yayımlanan Gençlik
üzerine Beyaz Kitap (White Paper on Youth) sürecinin örnek alınmasını;
* Avrupa'nın geleceğinde Avrupa boyutlu bir eğitimin önemine ve
AB Eğitim ve Gençlik Proramlarının rolüne gerek yurtiçindeki süreçte,
gerekse de Avrupa düzeyindeki Konvansiyon çalışmalarında özel vurgu
yapılmasını bekliyoruz.

AEGEE-İstanbul
üyeleri olarak Avrupa bütünleşmesinin toplum düzeyine yaygınlaşması
gerektiğini düşünüyor ve kamuoyuna hatırlatmak istiyoruz: Avrupa
ile bütünleşecek olan toplumuyla birlikte bütün ülkedir, yalnız
resmi ve elit kurumlar değil!

Saygılarımızla

Bilgi için: Emrah Gürsel
Tel: (212) 275 09 77 / gursele@mailcity.com
Alper Akyüz
Tel: (212) 293 13 00 / 2426(iş), 327 05 20 (ev), aakyuz@itu.edu.tr
AEGEE-İstanbul, Tel/fax: (212) 244 00 98,
aegee@aegee-istanbul.org

"AEGEE" HAKKINDA...
AEGEE (Avrupa Öğrencileri Genel Forumu), üyeleri Avrupalı üniversite
öğrencilerinden oluşan, ekonomik ve politik bakımdan bağımsız, uluslararası
bir gençlik örgütü olarak, Nisan 1985'te Paris'te bir grup öğrenci
tarafından kuruldu ve kısa zamanda genişledi.

Avrupa toplumlarının bütünleşmesi çalışmalarına katkıda bulunmak
AEGEE'nin ana hedefidir. Bu hedefi gerçekleştirmek için AEGEE, gelecekte
Avrupa'nın karar alma mekanizmalarında görev alacak olan gençler
arasında iletişimi ve işbirliğini arttırmayı, karşılıklı hoşgörüyü
geliştirmeyi amaçlar. Avrupa'nın birliğini orta ve uzun vadede gerçekleştirilmesi
düşünülen en önemli amaç olarak gören AEGEE, gençlerin "Avrupa Vatandaşı"
kimliği kazanması için çalışır. Avrupa'nın farklı bölgelerinden
gelen gençler Avrupa bazındaki etkinliklerin gerçekleştirilmesinde
ortak olarak çalışırlar.

AEGEE'ye
göre "Avrupa", "umutları ve rüyaları yansıtan belirlenmiş bir ideal"
değil, üzerinde tartışılması gereken bir "model"dir. Amaçlar ve
eylemler Avrupa birliğinin oluşturulması sürecinde bir bütün haline
getirilebilirse Avrupa daha huzurlu ve daha mutlu bir geleceğe sahip
olacaktır.

AEGEE, hedeflerini gerçekleştirmek için gerek bölgesel, gerekse
Avrupa düzeyinde birçok etkinlik düzenler. Bu etkinlikler Avrupalı
gençlerin bilgilerini genişletmelerini, birbirlerinin kamuoylarına
ulaşmalarını, birbirlerini tanımalarını ve karşılıklı anlayışlarını
geliştirmelerini, politikacı ve akademisyenler ile ilişkiye geçmelerini
sağlar. Bu etkinlikler şunlardır: Konferanslar, Akademiler, Yaz
Üniversiteleri, Çalışma Gezileri, Çalışma Grupları (Çevre, İnsan
Hakları, Eğitim, Doğu-Batı, Uluslararası Politika)... Bunların dışında
Brüksel'de bulunan AEGEE merkezi, uluslararası kuruluşlar ve AB
Kurumları, yerel birimler ise yerel ve ulusal kurumlar nezdinde
çalışma alanları ile ilgili politikalara yön vermek amaçlı girişimlerde
de bulunabilirler.

AEGEE
- İSTANBUL
AEGEE'nin felsefesini ve amaçlarını kendi fikir ve hedeflerine paralel
gören bir grup öğrenci 1992 yılında AEGEE-İstanbul'u kurarak AEGEE
bünyesine katıldı. Halen "İstanbul Avrupa Gençlik Forumu Derneği"
adlı uluslararası faaliyet izni bulunan bir dernek kurumsal çatısı
altında çalışan ve İstanbul'un çeşitli üniversitelerinden 150'ye
yakın üyesi bulunan "AEGEE-İstanbul" topluma Avrupa standartlarının
ve Avrupa boyutunun getirilmesi ve barış, demokrasi ve hoşgörü kültürünün
yerleşmesi amaçlı çeşitli etkinliklerde bulunan bir sivil toplum
örgütüdür. Etkinlik gösterdiği alanlar Avrupa bütünleşmesi, gençlik
örgütlenmeleri, Türk-Yunan ilişkileri ve Balkanlardan, barış ve
çağdaş eğitime kadar çeşitlilik göstermektedir.

AEGEE-Istanbul,
bir sivil toplum kuruluşu olarak diğer STK'larla ortak etkinliklerde
de bulunmakta ve güncel ve çalışma alanıyla bağlantılı konularda
görüşlerini kamuoyuna açıklamaktadır. Şu anda süren etkinlikler
ve çalışmalarını sürdüren gruplar şunlardır:
1) Socrates Etkinlikleri: Etkinlikler arasında yer alan
Avrupa Akademik İşbirliği ve Değişim programları "SOCRATES", "Leonardo"
ve "Youth For Europe"a Türkiye'nin katılımı için gerek Türkiye içinde
ilgili kuruluşlarla işbirliği halinde, gerekse Avrupa düzeyinde
çalışmalarda bulunulmaktadır. Etkinlikler ilgili tarafların ve üniversitelerin
bilgilendirilerek bir kamuoyu ve baskı grubu oluşturulmasını amaçlamaktadır.
1996'da Türkiye'nin katılımının AB kurumları tarafından kabulu amacıyla
başlayan çalışmalar sırasında Avrupa Parlamentosunun (AP) engellemesiyle
karşılaşılmış, AP'nun 23 Eylül 1998'de Türk sivil toplum kuruluşlarına
yönelik olarak düzenlediği ve AEGEE üyelerinin davetli konuşmacı
olarak katıldığı dinleme toplantısı sonrasında iki yıl süren blokaj
kaldırılmış ve Türkiye'nin katılımı onaylanmıştır. Etkinlikler Türkiye'de
kurulacak Ulusal Ajansın oluşturulması ve potansiyel yararlanıcıların
bilgilendirilmesiyle ilgili olarak sürmektedir ve bu konuda hazırlanan
"Eğitim İşbirliğinde Avrupa Boyutu: Socrates ve Türkiye"başlıklı
rapor yayımlanmıştır.

2) Türkiye-Avrupa Birliği İlişkileri STK İzleme Komitesi: İçinde
bulunduğumuz AB adaylığı sürecinde önde gelen bazı sivil toplum
kuruluşlarının oluşturduğu komitenin sekreterya çalışmaları AEGEE-İstanbul
üyeleri tarafından yürütülmektedir.

3) Güneydoğu Avrupa İçin Gençlik: AEGEE'nin Belgrad birimiyle
ortak olarak yürütülen etkinlik çerçevesinde Kasım-Aralık 2001 tarihinde
Balkanlar bölgesinde etkinlikler yürüten gençlik kuruluşlarının
temsilcilerinin kurumsal kapasitelerini geliştirmeye yönelik olarak
biri Belgrad'da, diğeri İstanbul'da 10'ar günlük iki eğitim toplantısı
AB Youth programı, Avrupa Konseyi Gençlik Vakfı desteğiyle düzenlenmiştir.

4) 10.STK Sempozyumu - "Gençlik, Katılım ve Sivil Toplum":
Önde gelen 22 sivil toplum kuruluşu tarafından düzenlenen ve sekreteryasını
AEGEE-İstanbul'un üstlendiği sempozyumlar dizisinin onuncusu 102
kuruluşun katılımıyla 2-4 Kasım 2001 tarihleri arasında İTÜ ve Heinrich
Böll Vakfı desteğiyle gerçekleşmiştir.

5) Yaz Üniversiteleri: Her yılın Temmuz ayı içinde 35-40
Avrupalı AEGEE üyesinin katılımıyla yapılan Yaz Üniversiteleri konu
olarak İstanbul'u ve değişik temalarını ele almaktadır. İki hafta
süren program içinde konuyla ilgili uzmanlar tarafından yürütülen
ders/sunuş/söyleşiler, ilgili yerlere geziler ve geleneksel sanatlar
atölye çalışmaları yer almaktadır.

6) Değişim Programları: Bugüne kadar AEGEE ağının Atina,
Helsinki, Belgrad ve Groningen birimleriyle düzenlenen tematik ve
kültürel değişim programlarına ek olarak önümüzdeki dönemde de çeşitli
birimlerle değişim programı düzenlenmesi gündemdedir.

2002 yılının AEGEE-İstanbul'un 10. kuruluş yıldönümü olması nedeniyle
çeşitli kutlama etkinlikleri de düzenlenecektir.

İletişim: AEGEE-Istanbul
Tel/Fax: (+90 212) 244 00 98
E-Posta: aegee@aegee-istanbul.org
Web: www.aegee-istanbul.org,
www.aegee.org

Cihangir
Güzelleştirme Derneği'nden acil çağrı:
Endüstri Bölgeleri Yasa Tasarısı
Endüstri bölgeleri hakkındaki yasa tasarısı şu anda TBMM'de görüşülüyor.
Bu yasa tasarısı eğer biz sesimizi çıkarmaz isek geri dönülemez
yanlışlıklara neden olacak. Bu nedenle çok basit ama temel bir konuya
dikkat çekmek istiyoruz. Sizin de bu metni okuduktan sonra görüşlerinizi
TBMM'ye ve Bakanlar Kurulu'na göndermenizi diliyoruz.

Sayın Siyasi Parti Temsilcileri,
Sayın Milletvekilleri

Kendi değerlerimizi koruyamaz isek, bizim tarihi mirasımızı yok
etmeye çalışan Suudi Arabistan ve Balkanlar'da bulunanları koruyabilmemiz
mümkün müdür? Yatırımı teşvik adı altında Roma'da, Venedik'te, Paris
'te böyle her bölgeyi bir komisyon ve Bakanlar Kurulu'nun insafına
bırakan kanun çıkarabilir misiniz?

Hiç olmazsa; bu kanunun özel koruma alanlarında ve sit alanı ilan
olunan yerlerde uygulanmayacağı hususunda bir madde konulması gerekmektedir.

Çok büyük hassasiyet isteyen ve tahrip olunduktan sonra telafisi
imkansız hale gelecek bu konuda sayın siyasi parti temsilcilerinin
ve sayın milletvekillerinin mutlaka dikkatlerinin çekilmesi gerekmektedir.
Böyle büyük bir hata yapıldıktan sonra düzeltilmesi mümkün olamayacaktır.

Saygılarımızla,
Cihangir Güzelleştirme Derneği
Tel: (0212) 245 11 14

cihangirpostasi@hotmail.com
Anavatan Partisi TBMM Grup Başkanvekilleri fax: 0312- 420 5255
Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekilleri fax: 0312- 420 5282
Demokratik Sol Parti Grup Başkanvekilleri fax: 0312- 420 6646
Doğruyol Partisi Grup Başkanvekilleri fax: 0312- 420 5297

Seminere
Davet
Seminer konusu: Devletin sivil toplum örgütlenmesindeki tarafsızlığı
ve hukuksal işlevleri
16 Ocak 2002, Saat: 19:00, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi

Sunuşlar: Sivil toplum kuruluşları ve örnek olaylar

Müzakereciler:
İlkay Engin (İstanbul Üniversitesi): Özel hukuk açısından
devletin sınırları ve yaptırımları
İştar Gözaydın (İstanbul Teknik Üniversitesi): Hukuk ve
sivil toplumun örgütlenme hakkı

Özet bilgi: Sivil toplumun örgütlenme hakkı karşısında devletin
rolünü tartışmayı amaçlayan seminer ve atölye çalışması, bir tarafta
örnek olayların temsilcileri tarafından ortaya konacak sorunların
tanımlanmasını, diğer taraftan da müzakerecilerin bu örnek olaylar
üzerinden çıkarabilecekleri sonuçları içeriyor. Böylece seminer
ve atölye çalışması sorunların huhuksal zemine taşınarak çözümler
geliştirilmesine de aracılık edecek ve ortaya çıkan sonuçlar paylaşılmaya
çalışılacak.

Seminerin gerekçesi: Sorunların bir bölümünü devletin sivil
toplum kuruluşlarına karşı ayrımcılık yapması oluşturuyor. Bir kısım
`resmi' sivil toplum kuruluşları kamu sahası ile özel alan arasında
geçişkenlik sağlayan, kamu işlevlerini siyasal denetim dışına çıkaran,
kamusal işlevlerin özelleşmesini sağlayan kuruluşlar olarak görülürken
(zorunlu bağış alan, kamusal imkanları denetim dışı kullanan resmi
sivil toplum kuruluşları), diğer taraftan sivil toplum sahasında
bağımsız sivil toplum kuruluşları baskılara, ayrımcılığa maruz kalıyor,
ikinci sınıf örgüt muamelesi görüyor ve cezalandırılıyor. Seminer
çalışma grubu, kamu otoritesinin siyasal denetim dışına çıkması
ve kamu işlevinin özelleşmesini seçilmişlerin siyasal temsil dışına
kaymalarını getiren çok ciddi bir siyasal sorun olarak değerlendiriyor.
|