|
Dünya
Nüfusuna Dikkat
Demografik Zorunluluk
Dünya nüfusu 2001 yılı itibarıyla 6 milyarı aşmıştır. Yılda ortalama
80 milyon artış kaydedilmektedir. Nüfus artışının %97 si gibi büyük
kısmının dünyanın gelişmekte olan ya da en fakir ülkelerinde ortaya
çıkması ise bu istatistiklerin en çarpıcı yanıdır. Bu artış daha
doğrusu sessiz patlama dünyanın tüm doğal kaynakları üzerinde geri
dönülemeyen bir tahribat yarattığı gibi ülkeler arasındaki tüm sosyo-ekonomik
dengeleri de olumsuz yönde etkilemektedir.

Bu
demografik dengesizlik özellikle gelişmekte olan ülkelerde; eğitim,
sağlık ve çarpık kentleşme sonucu alt yapı hizmetlerinin yetersizliği,
elektrik enerjisi yokluğu/sıkıntısı, mutlak yoksulluk, açlık, susuzluk,
işsizlik, suçluluk gibi sorunların da gittikçe artışının ana sebebidir.
Yoksulluk içinde artan kitlelerin yanı sıra gittikçe artan sorunlar
sadece fakir toplumların değil, tüm insanlığın yaşam kalitesini
ve çevre güvenliğini olumsuz yönde etkilemektedir. Halen yaşları
15 ile 25 arasında değişen tam bir milyar genç günümüzde çoğalma
sürecine girmiştir.

Dünya
Nüfus Artışı Alarm Veriyor...
Nüfus artışı yeni bir sorun değildir. Ancak son kırk yıldır dünyanın
gündeminde olmasına karşın, global etkilerinin gittikçe artmasıyla,
önemi her geçen gün biraz daha fazla hissedilmektedir. Halen dünya
gündeminde en hayati öneme sahip olan bazı meseleler, örneğin; enerji
sıkıntısı, küresel ısınma, biyolojik çeşitliliğin azalması, doğal
kaynak israfı, su kirliliği, eğitim ve sağlık hizmetlerinin yetersizliği...doğrudan
nüfus artışına bağlı sorunlar olarak ortaya çıkmaktadır.

Nüfus
artışı ve kentlerin geleceği
Günümüzde dünya nüfusunun yarısı kentlerde yaşamaktadır. Bu nüfusun
% 20 oranı dünyanın % 75 lik alanını işgal ederken, dünya kaynaklarının
%75'ini tüketmekte, toplam çöp miktarının da yaklaşık % 75'ini üretmektedir.

Halen
dünyada nüfusu 10 milyonun üzerinde 14 şehir bulunmakta olup, bunların
10'u gelişmekte olan ülkelerin şehirleridir. En son bilimsel verilerin
ortaya koyduğu çarpıcı gerçekler göstermektedir ki 2010 yılı itibarıyla
dünya nüfusunun üçte ikisi kentlerde yaşayacak. 2015 yılı itibarıyla
ise; nüfusu 10 milyonu aşacak olan 26 mega kentin 22 si gelişmekte
olan ülkelerde olacak. Gelişmekte olan ülkelerde yaşayan kent halkının
yarıdan fazlası halen yoksulluk içinde günde 2 dolardan daha düşük
gelir düzeyinde yaşamaktadır. 2025 yılı itibarıyla gelişmekte olan
ülkelerde yaşayan her on çocuktan altısının kentlerde ve bunların
yarısından fazlasının ise mutlak yoksulluk koşullarında yaşıyor
olacağı öngörülmektedir.

Tüm dikkat etmemiz gereken husus bu çarpıcı göstergelerdir. Kentlere
göçün cazibesi aşikâr göründüğünden -daha iyi iş bulma umudu, daha
iyi eğitim, sağlık ve sosyal hizmet imkanlarına ulaşabilme-gibi,
günümüzdeki kentlerin aşırı büyümesine ve dolayısıyla alt yapı üzerinde
büyük baskılar oluşturulmasına sebep olmuştur. Bu da daha çok sağlık,
hijyen, çevre tahribatı ve suç oranlarının artışı şeklinde kendini
göstermektedir. Nüfus ve çevre doğrudan birbirine bağımlıdır. Ancak
bu iki olgu arasındaki bağımlılık karmaşık, çeşitli ve özel koşullara
bağımlı olarak da değişkendir. İnsan sayısının plansız bir şekilde
artışı, dünyanın doğal kaynakları ve dolayısıyla yaşam kalitesi
üzerinde büyük bir yük oluşturmaktadır. Özellikle son yüzyılın başından
itibaren katlanarak artan nüfus, tüm doğal kaynaklar üzerinde geriye
dönüşü olmayan bir hasar meydana getirmektedir.

Dünyaya
her 20 dakikada 3500 yeni bebek gelirken, bir veya birden fazla
bitki ya da hayvan türü yok olmaktadır. Dünyanın en gelişmiş olan
ve en az nüfus artışı kaydeden ülkeleri enerji kaynaklarını son
derece savurgan bir şekilde tüketirken atmosferin kirliliğine sebep
olmaktadır. Az gelişmiş ülkelerinde ise yoksulluk sınırında yaşayan
yaklaşık 1.5 milyar insan elektrik enerjisinden bile mahrumdur.
Çoğu koşullarda yakıt kaynağı olarak ormanlar tahrip edilmektedir.
Özellikle gelişmekte olan ülkelerde nüfus artışına paralel olarak
enerji talebinde büyük artış olmaktadır.

Çevre
tahribatı sadece basit olarak kaynakların kaybı değil, insan gelişmesinin
bağımlı olduğu doğal hassas dengelere de büyük tehlike anlamındadır.
BM Nüfus Fonu tarafından yayınlanan "Dünya Nüfus Durumu 200" Raporu:
"Nüfus ve Çevre Değişimi" adı altında vahim bir tabloyu ortaya koymaktadır.
· 2050 yılı itibarıyla 49 ülkenin nüfusu bugünkü sayılarının tam
üç katına ulaşacaktır.
· Yoksulluk insanlığın geleceği için en büyük tehlike olarak ortaya
çıkmaktadır.
· Çevre tahribatından en fazla etkilenen kesim az gelişmiş ülkelerde
yaşayan kadınlardır.
· İki milyar insan yeterince yiyecek bulamayan aç insanlardır.
· Bu yoksulluk sınırında yaşayan insanlar elektrik enerjisinden
mahrumdur.
· Gittikçe artan yoksulluğa paralel olarak çevre problemleri de
artmaktadır.
· Ormansızlaşma, dünya tarihinde bilinen en yüksek oranlara ulaşmıştır.
· Dünyanın su kaynakları artan nüfusa yeterli olamamaktadır.
Halen yaklaşık 1.5 milyar insan yeterince sağlıklı içme suyundan
yoksundur. Önümüzdeki 25 yıl içinde dünya nüfusunun üçte biri mutlak
susuzluk tehlikesiyle karşı karşıya olacaktır.

Bugünkü
neslin, yöneticilerin görmezden geldiği tüm faktörler, bir sonraki
neslin yaşam seçeneklerini tehlikeli ölçüde kısıtlamaktadır. Artık
boşa harcanacak zaman kalmamıştır. Bugün doğan bir bebeğe hakkı
olan yaşam standardını verebilmek, tutarlı ve güvenli bir dünya
sunabilmek için gereken önlemlerin acilen alınması amacıyla hareket
etmenin zamanı gelmiştir.

Dünya Nüfusuna Dikkat Haftası (DNDH) 2001 Bildirgesi Dünya nüfusunun
2001 yılı itibarıyla 6.1 milyara ulaşmış olduğu bilinmekte ve önümüzdeki
her 13 yılda yaklaşık bir milyar daha artacağı öngörülmekte iken,
Son yıllarda dünya genelinde, ülkemiz dahil gelişmekte olan ülkelerde
ve özellikle en fakir ülkelerde nüfus artış hızları rekor seviyelerde
kaydedilmekte iken,
20. yüzyılın en çarpıcı özelliği; önceden tahmin edilemeyen dünya
nüfus patlaması ve bunun sonucu olarak ortaya çıkan çarpık kentleşme
gerçeği iken,
Günümüzde kentler ve kentsel yerleşim alanlarının yeryüzünün sadece
% 2'sini kapladığı halde, dünya nüfusunun %50'sini barındırmakta,
dünya kaynaklarının ise %75'ini tüketmekte olduğu bilinmekte iken,
Önümüzdeki 20 yılda da en hızlı büyümenin, 250 bin ile 1 milyon
nüfuslu kentlerde ortaya çıkacağı, dünya nüfusunun dörtte üçünün
kentlerde yaşamakta olacağı öngörülmekte iken,
Kentlerin hızlı büyümesinin insanlara getirdiği bazı kolaylıkların
yanı sıra, aşırı nüfus artışının yarattığı baskının, enerji temini,
alt yapı, sağlık, eğitim, sosyal hizmetlerin aksaklığı, yoksulluğun,
işsizliğin, suç oranlarının ve çevre kirliliğinin artışı olarak
ortaya çıktığı bilinmekte ve yakın gelecekte çok daha artacağı öngörülmekte
iken,
Ülkelerin hem ulusal hem de çevre güvenlikleri yönünden, nüfus istikrarını
sağlamak üzere gönüllü olarak yapılan, kültürel ve dini inançlara
saygılı, güvenilir aile planlama yöntemlerinin eğitim yoluyla yaygınlaştırılması
şart iken,
1.5 milyar insan mutlak yoksulluk düzeyinde yaşamakta iken,
Gelişmekte olan ülkelerde, hiç okula gidemeyen 130 milyon çocuğun
büyük çoğunluğu kız çocukları iken,
Nüfus patlamasının çevresel ve sosyo- ekonomik sonuçları sadece
gelişmekte olan ülkelerde sınırlı kalmayıp diğer bütün ülkeleri
ve yaşam kalitesini etkilemekte iken,
Nüfus artışı ve kentleşmenin en büyük maliyetinin; doğal kaynak
israfı, biyolojik çeşitliliğin azalması, hava, toprak, su kirliliği,
ormansızlaşma, iklim değişikliği olarak çevreye çıktığı, dünyada
1.5 milyar insanın yeterince sağlıklı içme suyu kaynağından yoksun
olduğu gerçeği ortada iken
Türkiye halen OECD ülkeleri arasında nüfus artış hızı en yüksek
ülke, İstanbul 10.7 milyonu aşan nüfusu ile Avrupa'nın en hızla
kalabalıklaşan kenti haline gelmiş iken,
Uluslararası DNDH 2001 etkinlikleri için tema "Nüfus Artışı ve Kentlerin
Geleceği" olarak kabul edilmiş iken,
Gönüllü katılımcılar olarak bizler; 20-27 Aralık 2001 tarihleri
arasında, Dünya Nüfusuna Dikkat Haftası kapsamında,Türkiye'de nüfus
artışı sorununu, "Nüfus Artışı ve Kentleşme" temasıyla irdelerken,
nüfus patlamasının ardında yatan çarpıcı gerçekleri, özellikle doğal
kaynakların durumunu; enerji, su , işsizlik, sağlık, eğitim gibi
sorunları da değerlendirmeye açıyor, kamuoyunu ve yöneticileri tüm
bu sorunlara daha duyarlı olmaya davet ediyoruz.

Dünya
Nüfusuna Dikkat 2001 bildirgesine katılan sivil toplum kuruluşları

DNDH
Manevi Sponsorları:
TÜRKİYE ÇEVRE KORUMA VE YEŞİLLENDİRME KURUMU
TÜRKİYE AİLE SAĞLIĞI VE PLANLAMASI VAKFI
Destekleyen Kuruluşlar:
TÜRK PEDİATRİ KURUMU
YENİ DOĞAN DERNEĞİ
BESLENME DERNEĞİ
JİNEKOLOJİK ENDOKROKRİNOLOJİ DERNEĞİ
TÜRKİYE GEROPSİKİYATRİ DERNEĞİ
TÜRK EBELER DERNEĞİ
VE
İSTANBUL ÇEVRE KONSEYİ 'NE DAHİL GÖNÜLLÜ STK LAR (alfabetik
sırayla)
ANADOLU ÇEVRE KORUMACILARI ASAMBLESİ
DERNEĞİ
ANADOLU KAVAĞI ÇEVRE KORUMA VE GÜZELLEŞTİRME DERNEĞİ
AYAZPAŞA ÇEVRE GÜZELLEŞTİRME VE YAŞATMA DERNEĞİ
BAKIRKÖY ÇEVREYİ KORUMA VE YAŞATMA DERNEĞİ
BEBEKLİLER DERNEĞİ
BEŞİKTAŞ BALIKÇILARI KALKINDIRMA DERNEĞİ
BİYOLOGLAR DERNEĞİ
ÇAĞDAŞ YAŞAMI DESTEKLEME DERNEĞİ
ÇEVKO VAKFI
ÇELİKTEPE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ
ÇEVRECİ GAZETECİLER DERNEĞİ
ÇEVRE GÖNÜLLÜLERİ DERNEĞİ
ÇEVRE DOSTLARI DERNEĞİ
ÇEVRE HABERCİLERİ DERNEĞİ
ÇEVRE VE SOKAK HAYVANLARI DERNEĞİ
DARÜLACEZE VAKFI
DENİZCİLER DAYANIŞMA DERNEĞİ
DOĞA VE SOKAK HAYVANLARINI YAŞATMA DERNEĞİ
DRAGOS DOĞAYI KORUMA DERNEĞİ
DURUSU (TERKOS) BELDESİ DOĞASINI KORUMA DERNEĞİ
EKOLOJİ VE ÇEVRE DOSTLARI DERNEĞİ
118- E ULUSLARARASI LIONS YÖNETİM ÇEVRESİ
FLORYA VE ATATÜRK ORMANI KORUMA DAYANIŞMA KÜLTÜR DERNEĞİ
GALATA P. P. SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ (GAPSİAD)
S.S. GAYRETTEPE ÇEVRE KÜLTÜR İŞLETME KOOPERATİFİ
GAZHANE ÇEVRE KÜLTÜR VE İŞLETME KOOPERATİFİ
HABİTAT GÜNDEM 21 GENÇLİK DERNEĞİ
HAYVAN HAKLARI GÖNÜLLÜLERİ DERNEĞİ
HAYVANLARIN YAŞAM HAKLARINI KORUMA DERNEĞİ
KADIKÖY BİLİM KÜLTÜR VE SANAT DOSTLARI .DERNEĞİ
KARADENİZ EĞİTİM, KÜLTÜR VE ÇEVRE KORUMA VAKFI
KARADENİZ KÜLTÜR VE ÇEVRE DERNEĞİ
KARTAL ÇEVRESİNİ AĞAÇLANDIRMA VE YEŞİLİ KORUMA DERNEĞİ
KİLYOS DOĞAL ÇEVRE.KOR. VE ÇEVRE KÜLT. GELİŞTİRME DERNEĞİ
KOCAMUSTAFAPAŞA ÇEVRE KORUMA VE BALIKÇILAR DERNEĞİ
KRİTON CURİ VAKFI
KÜÇÜKYALI ÇEVRE KORUMA KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ
MARDİNLİLER BİRLİK DAYANIŞMA VE YDR DERNEĞİ
MARMARA GRUBU STRATEJİK VE SOSYAL ARAŞTIRMA VAKFI
MİMARSİNAN ÇEVRE KORUMA VE GÜZELLEŞTİRME DERNEĞİ
MÜLHAK VE MAZBUT VAKIF. ARAŞTIRMA VE KÜLTÜR DERNEĞİ
İNSAN HAKLARI DERNEĞİ
İNSAN YERLEŞİMLERİ DERNEĞİ
İSTANBUL BALIK MÜSTAHSİLLERİ DERNEĞİ
İSTANBUL SEMT PAZARLARI BALIK SATICILARI
İSTANBUL'UN GÜZELLİĞİNİ KORUMA VE YAŞATMA DERNEĞİ
İSTANBUL KONSEYİ DERNEĞİ
İSTANBUL'U TEMİZ TUTALIM DERNEĞİ
İSTİNYE BALIKÇI KALKINMA, YAŞATMA VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ
İSTMİKOM-ISTANBUL MİLLETVEKİLLERİNİ İZLEME KOMİSYONU
RUMELİFENERİ SOSYAL YARDIMLAŞMA GELİŞTİRME ÇEVRE DERNEĞİ
SAĞLIKLI VE YEŞİL ÇEVRE DERNEĞİ
SAHİPSİZ HAYVANLARI KORUMA DERNEĞİ
SİGARAYLA SAVAŞANLAR VAKFI
SİGARAYLA ŞAVAŞANLAR DERNEĞİ
S.S.İSTANBUL SİVİL ORGNZ. SEMTLER ÇEVRE KÜLTÜR KOOPERATİFİ
S.S. ANADOLU KAVAĞI SU ÜRÜNLERİ KOOP S.S.ANADOLU KAVAĞI
S.S. FATİH SU ÜRÜNLERİ KOOP.
S.S. İST.BÖLGESİ SU ÜRÜNLERİ KOOP.
S.S.KARTAL ÇEVRESİ SU ÜRÜNLERİ KOOP.
S.S.MARMARA BÖLGESİ SU ÜRÜNLERİ KOOP.
S.S. ÜSKÜDAR SU ÜRÜNLERİKOOP.
ŞAİR-OZAN VE YAZARLAR DERNEĞİ
ŞEHİT AİLELERİ YARDIMLAŞMA, SOSYAL, KÜLTÜREL DAYANIŞMA DERNEĞİ
ŞİLE ÇEVRE GÖNÜLLÜLERİ DERNEĞİ
ŞİŞLİ ÇEVRE GÖNÜLLÜLERİ DERNEĞİ
TEMA VAKFI
TOPLUM VE EKONOMİ ENSTİTÜSÜ
TÜRK DENİZ ARAŞTIRMA VAKFI
TÜRKİYE BELEDİYE ZABITALARI VAKFI
TÜRKİYE DOĞAYI KORUMA VAKFI
TÜRKİYE HAYVANLARI KORUMA DERNEĞİ
TÜRKİYE KİMYA SANAYİCİLERİ DERNEĞİ
TÜRKİYE AÇIK DENİZ YARIŞ KULÜBÜ
TÜRK KLAVUZ KAPTANLAR DERNEĞİ
TÜRK KALP VAKFI
YEŞİLADIMLAR ÇEVRE EĞİTİM DERNEĞİ
118-T YENİ ETİLER LIONS KULÜBÜ DERNEĞİ

DÜNYA
NÜFUSUNA DİKKAT HAFTASI TÜRKİYE ETKİNLİKLERİ PROGRAMI İÇİN TIKLAYIN
|