Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Güncelleme: 26. 10. 2007





3 Kasım'da Ankara'daki "Özgür, Demokratik ve Eşitlikçi bir Türkiye" Mitingine çağrı.

SAVAŞA, IRKÇILIĞA VE MİLLİYETÇİLİĞE KARŞI. 3 Kasım'da Operasyona Dur De!

KESK, TMMOB ve TTB'nin çağrıcılığını yaptığı"Özgür, Demokratik ve Eşitlikçi bir Türkiye" mitingi katılımcıları, 31 Ekim 2007 tarihinde İnşaat Mühendisleri Odası'nda bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda; TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, Yönetim Kurulu II. Başkanı Hüseyin Yeşil, KESK Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul, TTB Merkez Konseyi Üyesi Hülya Biriken'in yanı sıra katılımcı örgütlerin temsilcileri de hazır bulundu.

Ankara'da 3 Kasım'da gerçekleştirilecek miting katılımcılarının ortak açıklaması, KESK Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul tarafından okundu.

Değerli Basın Emekçileri

Türkiye önemli bir tarihsel eşikten geçmektedir. Bu tarihsel eşiğin sonunda aydınlık ve umut dolu bir geleceğe uzanmak için, toplumun örgütlü kesimlerinin özgür, demokratik ve eşitlikçi bir Türkiye talebini en güçlü biçimiyle seslendirmeleri hayati bir önemdedir. Halkı yoksulluğa ve sefalete mahkûm eden neo-liberal politikaların, ülkede barış içinde birarada yaşam arzusunu yok etmeye çalışan şovenist histerinin, kültürel, inançsal, kimliksel mozaiğimizi tahrip etmeye çalışan tek tipçi anlayışın geleceğimize yönelik tehditlerine karşı, özgürlükten, eşitlikten, demokrasiden, sosyal adaletten, laiklikten, barıştan ve bir arada yaşamdan yana toplumsal güçler 3 Kasım'da Sıhhiye Meydanı'nda yan yana gelerek, geleceğine sahip çıkacak.

Anayasa Tartışmalarında Tarafız!

Türkiye'nin içinde bulunduğu bu tarihsel eşikte "yeni anayasa" tartışmaları büyük önem taşımaktadır. Çünkü anayasalar, toplumsal yaşama ilişkin temel tercihleri belirleyen ana belgelerdir. Anayasa tartışması aslında nasıl bir ülkede yaşamak istediğimize dair tartışmadır. Yıllardır "Başka bir Türkiye mümkün" diyen bizler, özgür ve demokratik bir Türkiye yolunda yeni bir anayasanın hazırlanmasında taraf olacağız. İktidar partisinin, bugüne kadarki hükümet pratiği, yerleşik siyaset ve yönetim zihniyetinin bir devamı olduğunu göstermiştir. Bu nedenle, iktidar partisinin kapalı kapılar ardında yürüttüğü anayasa çalışmaları, 1982 Anayasası'ndan kopuşu sağlama yeteneğinden yoksundur. Anayasa tartışmalarının bir diğer cephesinde ise, milliyetçi-otoriter güçler yer almaktadır. Bu güçlerin; özgürlük, eşitlik ve demokrasi yönünde talepleri olmadığı, neo-liberal politikalara itiraz etmedikleri de sır değildir. Anayasa tartışmalarının kaderi, bu güçlerin ellerine bırakılamaz.

Laikliğin, çağdaş bir toplumsal düzenin vazgeçilmez bir unsuru olduğu herkes tarafından kabul edilmelidir. Toplumsal yaşamın hiçbir alanında dinsel referanslı ayrımcılık ve baskının yaşanmaması için kamu iradesi gereken önlemleri almalıdır. Gerçek anlamda bir demokratikleşme, toplumun her alanına sirayet etmiş cinsiyetçi anlayışın aşılmasıyla mümkün olacaktır.

Bizler, yeni anayasa tartışmalarının, Özgür, Demokratik ve Eşitlikçi bir Türkiye hedefine hizmet etmesini istiyoruz. Silahların gölgesinde, şiddet histerisi ile toplumsal barışın karartılmasına karşı duruyoruz.

Ülkemizdeki bütün kültür, kimlik, din ve inançların kendilerini özgürce ifade edebilmeleri sağlanmalıdır. Farklı kültür, kimlik ve inançlardan birisini diğerinin önüne geçirmeden, hiçbirini ötekileştirmeden bir arada yaşamayı sağlayacak düzenlemeler yapılmalı; böylece herkesin eşit biçimde özgürce yaşaması kamunun güvencesi ve koruması altına alınmalıdır. Kardeşçe Birarada Yaşamak İstiyoruz

Her gün yeni ölüm haberlerinin geldiği, şiddet sarmalının adeta bir düğmeye basılmışçasına tırmandırıldığı bir süreçte, milliyetçi hezeyanların, militarist çığlıkların, toplumsal gerilimin sürekli yükseltildiği bir ortamda, savaşçı dayatmalara karşı çıkmadan "sivil anayasa" hedefinden söz etmek acı bir ironiden başka bir anlam taşımaz. Toplumsal barışın özgürlükçü, eşitlikçi ve çoğulcu bir temelde tesisi ve anayasa tartışmalarının buna katkı sağlaması için, silahların gömülmesi ve savaş hazırlıklarına son verilmesi, Kürt Sorununun barışçıl ortamda demokratik yöntemlerle çözülmesi gerekmektedir. Bizler, Anadolu topraklarında yüzlerce yıldır yan yana, kardeşçe yaşayan insanları ötekileştirerek, birbirine düşman ederek Türkiye toplumunu ayrıştırmaya çalışan odaklara karşı, barış içinde, birarada, kardeşçe yaşamı savunuyoruz. Umuyoruz ki, 3 Kasım'da Sıhhiye Meydanı'ndan yükselecek bu barış içinde birarada yaşam çağrımız, tüm toplumu sararak savaş çığırtkanlarının kirli özlemlerini boşa çıkartacaktır.

Sosyal Devlet, Güvenli Gelecek

AKP Hükümeti, yıllardır uygulayıcısı olduğu neo-liberal politikaları anayasa içerisine yerleştirerek pekiştirmeye çalıştığı gibi, sosyal yaşamı düzenleyen pek çok yasayla da halkı yoksulluğa ve sefalete sürükleyen bu politikaları kurumsallaştırmaya çalışmaktadır. Geçtiğimiz hükümet döneminde başlattığı fakat toplumsal muhalefetin güçlü tepkisi sonucu geri adım attığı pek çok düzenlemeyi, seçimlerde aldığı oy oranının ardına sığınarak yeniden gündeme getirmektedir.

Halkın sağlık ve sosyal güvenlik hakkını tamamen ortadan kaldıracak, sağlığı ve sosyal güvenliği kamusal hizmet olmaktan çıkartarak piyasaya açacak olan SSGSS yasası, meclisin öncelikli gündemi durumundadır. Bunun yanı sıra, kamu emekçilerinin geleceğini elinden alacak, kamu alanında güvencesiz istihdamı yerleştirecek olan Kamu Personel Rejimi Yasası da AKP hükümetinin öncelikli icraatları arasındadır.

Bizler eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik gibi en temel sosyal haklarımızın piyasanın kar hırsına açılmasını; iş güvencesiz, kadrosuz, geleceksiz bir çalışma yaşamı dayatmasına karşı 3 Kasım'da ülkemizin zenginliklerine ve çocuklarımızın geleceğine sahip çıkacağız.

Tüm Halkımızı 3 Kasım'da Sıhhiye Meydanı'na Çağırıyoruz!

Türkiye'nin içinde bulunduğu bu kritik eşikte, eşitlikten, özgürlükten, barıştan, adaletten, demokrasiden, laiklikten, sosyal haklardan, demokratik bir çalışma yaşamından yana taleplere sahip çıkan biz aşağıda imzası bulunan örgütler, 3 Kasım Cumartesi Günü, hep birlikte Ankara Sıhhiye Meydanı'nda olacağız. Ülkemize ve geleceğine sahip çıkan tüm yurttaşlarımızı 3 Kasım'da Sıhhiye Meydanı'nda olmaya çağırıyoruz.

3 Kasım'da Türkiye'nin her yanından otobüs ve trenlerle gelecek olan miting katılımcıları saat 10.00'da Hipodrom alanında toplanacaktır. Saat 10.30'da yürüyüşe geçilecek ve tüm kortejin alana ulaşmasının ardından saat 13.00'de mitinge başlanılacaktır.



Diğer duyurular için tıklayın


SİVİL TOPLUM













TÜM STK'lar
İÇİN TIKLAYIN


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla