Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Güncelleme: 10. 09. 2007





Küresel BAK:
Bush, İran'a Saldırmaya Hazırlanıyor!
Küresel savaş karşıtı hareket
karşı koymaya hazırlanıyor

Geçtiğimiz günlerde Bush, Neocon ekibiyle birlikte sürpriz bir şekilde Irak'a gitti. Son haftalarda arka arkaya yaptığı açıklamalar Bush'un iyice köşeye sıkıştığını gösteriyor.

Neoconlar yalvar yakar bir durumdalar. Bush, Sky News televizyonuna yaptığı açıklamada, "ABD'nin Irak'ta başarısızlığa uğramasının Orta Doğu'da büyük kargaşaya yol açacağını" söyledi ve ardından ekledi: "Koalisyondaki tüm ortaklarımıza ihtiyacımız var. Herkesin iç politika kaygıları olduğunu anlıyorum. Ama Irak ve Afganistan'da yapacak daha çok işimiz var."

Özellikle İngiltere'nin Irak işgaline yolladığı 18 bin askerini, giderek 5500'e indirmesi, ve çekilme hazırlıklarına girişmesi, ABD'yi Ortadoğu'da büyük bir yalnızlığa itiyor. İngiltere son olarak askerlerini Basra'da sokaklardan çekti ve havaalanındaki üslerde tutmaya başladı. İngiltere'nin 5500 askerinin belirleyici bir önemi yok. Önemli olan Irak'ta 160 bin askeri bulunan ABD'nin politik olarak yalnızlaşması ve Irak işgalinin başından beri ilan ettiği "Teröre karşı koalisyon" iddiasının tümüyle çökmeye başlaması.

Ne ABD ne de İngiltere kamuoyu nezdinde Irak işgali meşru değildir. Tam tersine bu ülkelerin halklarının büyük çoğunluğu savaşa karşı ve Irak işgalinin hedeflediğinin tam tersi sonuçlar doğurduğunu düşünüyor. Savaş karşıtı hareket, Tony Blair'in peşini bırakmadığı ve sistematik bir biçimde Irak işgalini teşhir ettiği için İngiltere daha Blair başbakanken Irak'tan aşamalı çekilme planını açıklamıştı. Bush yönetimi de temsilciler meclisinde giderek sıkışıyor.

Bütün bu gelişmelere rağmen, Bush'un Irak'tan çekileceğini düşünmek için çok erken. Irak'taki ABD fiyaskosunun neoconları daha az saldırgan yapacağını düşünmek de tümüyle yanlış olur. Neoconlar ABD emperyalizminin yönetici grubu olarak birkaç hedefe birden sahipti ve bu hedeflere ulaşmadan Irak'tan çekilmeyi düşünmelerini beklemek büyük bir hata olur. Bu hedeflerden birincisi enerji kaynaklarının kontrolünü ele geçirmek, ikincisi İsrail'in konumunu ve güvenliğini garanti altına almak ve üçüncüsü İran sorununu çözmekti. Bu üç hedef ise tek bir ana hedefi sağlama alma stratejisinin üzerinde yükseliyor: 21.yüzyılı "Yeni bir Amerikan yüzyılı" yapmak. ABD'nin küresel hegomonik güç konumunu sarsılmaz bir duruma getirme stratejisi geçerliliğini sürdürüyor.

Elimizdeki veriler, ABD'nin Irak'ta işinin bitmediğini ve İran'a yönelik saldırı planlarının güncelliğini koruduğunu gösteriyor. ABD askerleri geçtiğimiz hafta, Irak'ta bir oteli basarak bir grup İranlıyı gözaltına aldı. İranlıların Irak hükümetiyle resmi bir görüşme yapan heyet oldukları açığa çıkmasına rağmen Bush yaptığı açıklamayla ne denli gözünün dönmüş olduğunu gösterdi.

Irak yetkililerine "Irak'ta canice eylemlere karışan İranlıların" baskı altına alınması gerektiğini söyleyen Bush, kan dökme niyetini şöyle ifade etti: "İran çok büyük bir tehdittir ve ABD bu tehditle çok yakın bir zamanda yüzleşecektir!" Küresel savaş karşıtı hareket saldırganlığa karşı mücadeleye çağırıyor Bush yönetimi sadece İran'ı değil hepimizi tehdit ediyor. Irak'ta yaşanan vahşet yetmezmiş gibi şimdi hedefte İran var. Üstelik Türkiye de bu saldırının bir parçası yapılacak. Bombardıman uçaklarının dönüşünde Türkiye hava sahası kullanılacak.

Yaralı ABD uçakları İncirlik, Muş, Batman ve Diyarbakır'daki askeri üslere inecek. Dünyayı ve bölgeyi çok büyük bir kaosa sürükleyeceği kesin olan bu saldırıya karşı mücadele etme çağrısı yapan küresel savaş karşıtı hareket, tüm ülkelerdeki savaş karşıtlarını tepki göstermeye çağırıyor.

Dünyanın tüm ülkelerindeki savaş karşıtlarıyla birlikte, Türkiye'de saldırganlığa tepkimizi göstereceğiz, Meclis'i ve Hükümet'i uyarırken; halkımızı sokaklara çağıracağız.

ABD'nin İran'a saldırdığı gün saat 18.00'de Küresel savaş karşıtı hareket ile birlikte İstanbul - Taksim, Ankara - Yüksel Caddesi, İzmir - Konak'ta ve diğer illerde alanlara çıkıp saldırganlığı teşhir edeceğiz.

Gösterileri saldırganlık sona erene kadar sürdüreceğiz. Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu Yürütme Kurulu




Tüketicileri Birliği:
"Şehirlerarası Otobüslerde "NON STOP" Hayır!"

Tüketiciler Birliği Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Coşkun tarafından konuyla ilgili olarak şu açıklama yapılmıştır: Tüketiciler Birliği'ne insan taşımacılığı hizmeti satın alan tüketiciler tarafından dini gereksinimlerini gideremedikleri yönünde, zaman zaman başvurular ulaşmaktadır. Son olarak bir ulusal gazete haberinde de, dini gereksinimini karşılamak isteyen tüketicinin taşıt sürücüsü ve diğer yolcularla tartıştığı haberleri yer almıştır.

4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ve bu kanuna dayanılarak Ulaştırma Bakanlığı tarafından 25.02.2004 tarihinde yayınlanan Karayolu Taşıma Yönetmeliği hükümlerine göre; "düzenli yolcu taşımacılığında kalkış noktası ile varış noktası arasında, yolcuların asgari ihtiyaçlarının karşılanması" gereklidir.

Yine aynı yönetmeliğe göre, taşımacılık yapan firmaların taşıma faaliyetlerini zaman yönünden düzenleyen ve uyulması zorunlu olan tarifeyi işyerleri, terminal ve bilet satış yerlerine asmak ve bir örneğini de yolcu taşıması yapan taşıtta bulundurmak zorundadırlar.

Bu düzenlemeler ışığında ve özelikle ülkemizin de taraf olduğu 1985 tarihli Birleşmiş Milletler Tüketici Hakları Evrensel Bildirgesi ve 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun ile kabul edilen temel ve evrensel tüketici hakları çerçevesinde, mal ve hizmet satın alan tüketicinin, satın aldığı mal ve hizmetin dini inançlarına uygun üretilmesini talep etme ve satın aldığı mal ve hizmetten dini inançlarına uygun yararlanma hakkı söz konusudur. Buna göre taşıma hizmeti satın alacak tüketicinin, satın aldığı hizmeti dini gereksinimlerini de karşılayabilecek şekilde yararlanıp yararlanamayacağını bilmesi gereklidir. Bu da, yukarıda sözü edilen yönetmelik gereği, taşıma hizmeti veren firmaların zaman tarifelerini tüketicilerin görebileceği şekilde ilan etmeleri ile mümkündür.

Böylelikle taşıma hizmeti satın alacak tüketici, hizmet esnasında dini gereksinimlerini karşılayıp karşılamayacağını bilerek satın alma tercihini yapacaktır. Esasen taşıma hizmeti sunan firmaların, tüketicinin gereksinimlerini karşılamak için ara duraklarda verdikleri mola saatlerini, tüketicilerin dini gereksinimlerini de kapsayacak şekilde ayarlamaları ve böylelikle birlikte taşıma hizmeti alan bütün yolcular bakımından hak ihlâline sebebiyet vermemeleri de mümkündür.

Özellikle Ramazan Ayı nedeniyle iftar ve sahur zamanlarını da gözetecek şekilde, seçenekli mola düzeni içerisinde taşımacılık hizmetinin karşılanması, ülkemiz tüketicisinin genel beklentisidir.

Fatih Coşkun
Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi
TÜKETİCİLER BİRLİĞİ
GENEL MERKEZ Tel:(212)567 97 44 Faks:(212)567 36 47 www.tuketiciler.org E-Posta: bilgi@tuketiciler.org



68'liler Dayanışma Derneği:
Demokrasi Mücadelesi Sürüyor

Irkçılığa, Şovenizme, Militarizme Karşı
Kültürler Buluşuyor Halklar Kucaklaşıyor

Darbe şefi Kenan Evren ile Süleyman Demirel'in de açıkladıkları gibi: Türkiye'nin istikrarsızlaştırılması ve 12 Eylül 1980 darbesi koşullarının oluşturulması "derin devlet" tarafından sahneye sürülmüştür ve 12 Eylül'den sonra iş başına gelen tüm hükümetlerde bu derin örgütü halktan gizledikleri için 12 Eylülcülerin suçuna ortaktırlar.

12 Mart 1971-12 Eylül 1980 sürecinin günümüze getirdiği miras; seçilmişlerin ülke yönetiminde çok fazla önemli roller oynayamadığı ve kararlar alamadığı bir rejimdir. Askeri-sivil oligarşık bürokrasi; gizli anayasası ve gladyo yapılanmaları ile, ülke yönetimini karar verici baş aktör olarak sürdürmektedir.

12 Eylül 1980 Askeri Darbesi sürecinde: 6353 kişi ölüm cezasına çarptırıldı, bunlardan 49'u infaz edildi; 370.000 kişinin yurt dışına çıkması yasaklandı; 30.000 kişi yurt dışında mülteci başvurusunda bulundu; 14.00 kişinin politik hakları elinden alındı; 300 kişi gözaltı süresi içerisinde kuşkulu biçimde öldü ilan edildi; 17 kişi işkencede öldürüldü; 52.000 kişi politik nedenlerle tutuklandı; 30.000 memur politik nedenlerle işini kaybetti; 900'den fazla film yasaklandı; 250 kitap yasaklandi ve yakildi; 2000 dava açıldı basın yayın organlarına karşı; 3000 gazeteci kovuşturmaya uğradı; 24.000 örgütün çalışmalarına son verildi; Bütün siyasi partiler kapatıldı; Ücretler donduruldu.'

Demokrasi, emek ve sosyalizmden yana olan tüm güçler ve kazanımları, toplumsal yaşantının her kesiminden adeta kazındı.CIA'nın Yeşil Kuşak Konsepti'ne uyumlu olarak, varoşların, tarikatlar ve kayıt dışı ekonomi güçleri ile çeteleşmelerin egemenliğine bırakılması ise, o günlerde ivmelenerek, günümüzde, dinsel gericiliğin yükselmesinin önemli nedenlerinden birisi olmuştur.

12 Eylül Anayasası'nın 15'nci maddesi bu sürecin hesabının sorulmasının önünü kesmektedir.

Bu bilançonun hesabının sorulması, Demokrasi Mücadelesinin geçilmezse olmaz bir kilometre taşıdır. 1982 Darbe Anayasası lağvedilerek, yerine, demokrasi ve insan haklarının güvence altına alındığı, emekçilerin talep ve özlemlerine denk düşecek ve tüm toplumsal kesimlerin katılımlarıyla hazırlanacak olan bir Anayasa ikame edilmelidir.

Neoliberalizmi, IMF ve Dünya Bankası politikalarını savunarak, kapitalizmi, mümkün olabileceği kadar, dinî kurallara uygun olarak yönetmeye çalışan ve bu nedenlerle emekten yana ve demokrat olması mümkün olmayan AKP'nin ise, böyle bir Anayasa yapacağını düşünmemekteyiz.

Askeri darbe ve müdahalelere bir anlamda meşruiyet tanıyan,TSK İç Hizmet Kanunun 35. Maddesi kaldırılmalıdır.

Bülent Vargel
68'liler Dayanışma Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı




Ruh Sağlığında İnsan Hakları Girişimi:
Bir Yıllık Proje


RUSİHAK (Ruh Sağlığında İnsan Hakları Girişimi), Türkiye'de Sağlık Bakanlığı'na bağlı tüm ruh sağlığı ve sinir hastalıkları hastanelerinde ve Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'na bağlı bazı zihinsel engelli bakım ve rehabilitasyon merkezlerinde bir yıl sürecek bir çalışmaya başlıyor. Projenin genel amacı, zaman zaman yaşanan insan hakları ihlalleri ve yetersiz koşulları ile gündeme gelen bu kurumlarda bakım ve tedavi gören kişilerin yaşam koşullarının iyileştirilmesini ve toplumsal yaşama tam katılımlarını sağlayacak sosyal politika önerileri geliştirmek ve bu politikaların uygulanmasını teşvik etmek. Kurum çalışanları ve kurumlarda kalan kişiler hep birlikte sorunlarını ve çözüm önerilerini tartışacaklar ve önerilerini ilgili devlet kurumlarına iletecekler. Sağlık Bakanlığı ve SHÇEK Genel Müdürlüğü'nün izniyle uygulanacak proje kapsamında sırasıyla Manisa, Elazığ, Samsun, Adıyaman, Adana, Ankara ve İstanbul'da bulunan bölgesel ruh sağlığı ve sinir hastalıkları hastaneleri ile zihinsel engelli bakım ve rehabilitasyon merkezlerine ziyaretlerde bulunulacak, bu kurumlarda kalan ve çalışan kişilerin katılacağı çeşitli etkinlikler düzenlenecek. Kurumların içinde yapılması planlanan etkinlikler arasında sanat atölyeleri, motivasyon çalışması, dünyadan ve Türkiye'den iyi ruh sağlığı ve rehabilitasyon modellerinin paylaşılması ve kurumlarda kalanlara yönelik mesleki eğitimler yer alıyor. Kurumlarda yapılacak çalışmaların ardından her ilde bulunan ilgili resmi ve sivil kuruluş temsilcilerinin katılacağı, sorunlar ve çözüm önerilerinin tartışılacağı yuvarlak masa toplantıları düzenlenecek. Bu etkinliklere paralel olarak, illerde bulunan hasta ve hasta yakını derneklerine yönelik insan hakları eğitimleri düzenlenecek. Proje kapsamında her ile ilişkin raporlar hazırlanacak. Bir yıl sürecek çalışmaların sonunda ise ulusal bir rapor yayınlanacak, sorunlar ve çözüm önerilerinin tartışılacağı bir sempozyum düzenlenecek. Hollanda Büyükelçiliği ve Açık Toplum Enstitüsü Türkiye Temsilciliği tarafından desteklenen projenin ortakları Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Politika Forumu ve İnsan Hakları Gündemi Derneği. Geçtiğimiz hafta proje etkinliklerinin provası Bakırköy Gündüz Hastanesi'nde yapıldı ve katılan hasta ve çalışanlardan olumlu tepkiler alındı. Projenin ilk ziyareti 10-15 Eylül 2007 tarihleri arasında Manisa'ya olacak.

RUSİHAK / Ruh Sağlığında İnsan Hakları Girişimi
Türkiye'de mevcut ruh sağlığı ve rehabilitasyon hizmetlerinin hastane ve rehabilitasyon merkezleriyle sınırlı oluşu; başka destekleyici, önleyici ve kolay ulaşılabilir hizmetlerin olmayışı; hasta haklarını gözeten bir ruh sağlığı yasasının olmayışı; engelli bireylere yönelik istihdam olanaklarını yetersiz oluşu, psikiyatrik teşhis almış ve zihinsel engelli bireylerin temel insan haklarının çeşitli biçimlerde ihlal edilmesine sebep olmaktadır. Yaşanan insan hakları ihlallerinin yanı sıra ruh sağlığı sorunları, kamuoyunda marjinal bir sorun olarak görülmekte, toplumun genelini etkileyen boyutları göz ardı edilmektedir. Bu sorunlardan hareketle, sisteme dair sorunları yaşamlarında birebir yaşayan ve iki yıldır birlikte çalışmalar yürüten "Ruh Sağlığında İnsan Hakları Girişimi" 2006 yılının Kasım ayında dernekleşmiştir. Dernek aşağıdaki amaçlara hizmet etmek üzere kurulmuştur ve konuyla ilgilenen herkesin katılımına açıktır: *Türkiye'deki psikiyatrik teşhis almış ve zihinsel engelli bireylerin sorunlarının kamuoyunda görünür hale getirilmesi ve toplumsal yaşama katılımlarının teşvik edilmesi.
*Ruh sağlığı hizmetleri ve zihinsel engellilere yönelik hizmetlerin koşullarının uluslararası standartlara ulaştırılması için sivil toplumun katkısının harekete geçirilmesi, sivil toplum ile kamu kurumlarının işbirliği olanaklarının arttırılması
*Psikiyatri hastaneleri ve rehabilitasyon merkezlerinin sivil toplumla bağlarının güçlendirilmesi.
*Yatılı bakıma alternatif önleyici, onarıcı, destekleyici ve sosyal entegrasyonu teşvik eden toplum-temelli hizmetlerin yaygınlaştırılmasına katkıda bulunulması.
*Psikiyatrik teşhis almış ve zihinsel engelli bireylere yönelik ayrımcılığın azaltılmasına katkıda bulunulması.

Gazeteci Erol Dernek sok. Hanif Han No:11/5 Beyoğlu İstanbul Tel: 0212 252 49 20 GSM: 0539 436 32 62 Faks: 0212 252 49 08 e-posta: ruhsagligindainsanhaklari@gmail.com

Diğer duyurular için tıklayın


SİVİL TOPLUM













TÜM STK'lar
İÇİN TIKLAYIN


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla