Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Güncelleme: 14. 08. 2007





İnsan Hakları Derneği:
12 Eylül'de Tohumlarını Ektiğimiz Kardelen Çiçekleri Solmayacak
İnsan Hakları Savunucuları Susmayacak

İnsan hakları savunucularını hapis cezaları ile susturma ve sindirme çabaları devam ediyor:

Kurulduğundan bu yana 13 üye ve yöneticisini silahlı saldırılarda yitiren derneğimizin birçok üye ve yöneticisi de etkinlikler ve ifade edilen görüşleri nedeniyle cezalandırıldı. Tüm bu baskılara rağmen 20 yıldır insan hakları mücadelesini kesintisiz bir şekilde yürüten derneğimiz, yine hapis cezaları ile pasifize edilmek isteniyor.

Adana Şubemizin Başkanı Ethem Açıkalın, Şube Sekreteri Mustafa Bağçicek ve Şube Saymanı Hüseyin Beyaz, 2005 yılında düzenlenen 19 Aralık mitingi nedeniyle 2 yıl 8 ay hapis cezası aldı.

19 Aralık Hayata Dönüş katliamını protesto etmek ve sorumluların yargılanmasını talep etmek amacıyla 2005 yılında düzenlenen mitingin ardından açılan davada yöneticilerimizi "Halkı kin ve nefrete tahrik etmekle suçlamayan mahkeme, yöneticilerimize 2 yıl 8 aylık hapis cezası verdi. Cezalar, Yargıtay tarafından onanırsa bir kez daha insan hakları savunucularına hapishane yolu gözükecek.

Bu hapis cezaları, Türkiye'de ifade ve örgütlenme özgürlüğünün hangi boyuta olduğunu göstermesi bakımından önemlidir. Yapılan reformların sistemin baskıcı özüne yönelik bir değişim sağlamadığını, farklılıklara, hak ve özgürlük talep edenlere karşı düşmanlığını devam ettiğini göstermektedir.

İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesinin üye ve yöneticileri olarak; Adana Şubemiz yöneticilerine verilen hapis cezasını tüm insan hakları savunucularına yönelik bir saldırı olarak değerlendiriyoruz.

Bizler daima haklı bulduğumuz bu yolda yürümeye, özgürlüğünden yoksun bırakılmaya çalışılan arkadaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz.

İnsan Hakları Derneği
İstanbul Şubesi

Çukurlu Çeşme Sokak, No 10/1, Taksim - İSTANBUL, Telefon (0212) 2519646- (0212) 251 00 85 Faks : (212) 251 35 26
Internet: www.ihdist.org - E-mail: ihdist@superonline.com




Greenpeace:
Deniz Koruyucusunun Rehberi
Şimdi sıra sizde!
Aldığımız her nefesteki oksijenin yarısı denizlerden geliyor! Hayatta kalabilmek için bu kadar bağımlı olduğumuz denizler, insan faaliyetlerinin yarattığı tehditler nedeniyle sürdürülebilirliğini yitirmek üzere. Denizlerimizi korumak ve tehditlere karşı savunabilmek için ister yaz tatilimiz sırasında, ister bir iş seyahatimizde, ya da günlük yaşamımızın bir anında bireysel olarak yapabileceğimiz çok şey var.

Greenpeace geçtiğimiz yıl Akdeniz'i Koruyalım adıyla duyurduğu kampanyasında, Akdeniz'de derin sularda ve ülke karasuların da 'deniz rezervleri' oluşturulması için yalnızca hükümetlerin değil, bireylerin de katılımının şart olduğunu düşünüyor.

Akdeniz'e ve özellikle Türkiye denizlerine en fazla zarar veren konulardan örnekler seçerek size aşağıdaki önerileri oluşturduk. Siz de yaşadığınız örneklerden ve deneyimlerden yararlanarak yeni öneriler geliştirebilir, bizlerle ve diğer 'deniz koruyucuları' ile paylaşabilirsiniz ve böylece hep birlikte bir 'deniz koruyucuları' denetim mekanizması oluşturabiliriz.

Kapsamlı "Deniz Koruyucusu Rehberi" için www.greenpeace.org.tr adresimizi tıklayabilir ve Greenpeace'in giriş mesajlarının olduğu videosunu izleyerek "deniz koruyucusu" görevinize başlayabilirsiniz. Gerçekten 'Deniz Koruyucusu' olmak için neler yapabileceklerimiz konusunda bazı örnekler:

Kirlilik - Tatilinizi geçirdiğiniz otelde, yaşadığınız bölgede ya da her hafta balık tutmaya gittiğiniz kıyıda, denize çöp, kanalizasyon atığı, veya toksik içerikli atık (sanayi atığı veya evsel atıklarla birlikte örneğin boyalar, deterjanlar gibi toksik içerikli atıklar) boşaltıldığına tanık olursanız;

Tespit: Öncelikle atığın nereden, kim tarafından boşaltıldığını tespit etmeye çalışın!
Bilgi toplama: Bu faaliyetin tesis veya kişilerin bu suçu hangi saatlerde yaptığını takip edin. Elinizden geldiğince atığın içeriğini (evsel? kanalizasyon? sanayi atığı? )öğrenmeye çalışın.
Belgeleme: Fotoğraf-video vs ile belgeleyin.
Başvuracağınız kurumlar: T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı
Yasal düzenleme: Tehlikeli Atıklar Yönetmeliği/Evsel Atıklar Yönetmeliği, Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği

Balıkçılık - Tatilinizi geçirdiğiniz veya yaşadığınız bölgedeki balıkçılık ile ilgili kısıtlamaları önceden inceleyin ve yasadışı gördüğünüz faaliyetleri mutlaka şikayet edin.

- Bilinçli bir tüketici olarak asla yavru balık yemeyin, satan ve yakalayanları uyarın. Balık stoklarının devamlılığı ve iyileştirilebilmesi için en önemli yol, yumurtlama alanlarının korunabilmesi ve yavru balık avlanmasının önüne geçilmesidir. Henüz yumurtlama şansı bulamadan avlanan her balık yavru balıktır ve ne yazık ki stoklar tükendikçe avlanan yavru balık miktarı çok hızlı artmıştır. Hangi boyların yavru olduğunu anlamak için su ürünleri sirkülerinde verilen boy sınırlamalarını kullanabilirsiniz.

Turizm - Tatilinizi yapacağınız tesisin çevre korumaya ne kadar değer verdiğini, atıkları ile nasıl başa çıktığını (örneğin denize mi boşaltıyor? çöplerini yakmaya mı kalkıyor? geri dönüşüme uygun atık toplama sistemi var mı?) önceden öğrenebilirseniz seçiminizi değiştirmek için fırsatınız olur ( bunu da tesis yönetimine nedenleri ile açıklayın) ya da belgeleyerek yetkilillere bildirimde bulunabilirsiniz.

Deniz Koruma Alanları - Tatilinizi geçireceğiniz yer koruma alanı olabilir, öncelikle bunu öğrenin.
- Koruma alanı ise, nedenini (kaplumbağa yumurtlama alanı? deniz koruma alanı? fok koruma alanı?) ve kapsamını (özel çevre koruma alanı? milli park? vs) mutlaka öğrenin, bilgilenin, böylece gittiğinizde dikkat etmeniz gereken noktaları önceden detaylı olarak bilebilirsiniz.
- Söz konusu koruma alanındaki canlılar hakkında ve onlara nasıl davranmanız gerektiği konusunda mümkünse önceden bilgi edinin, bu bilgiyi ve deneyimi başkalarına da aktarın.
- Türkiye denizlerinde görünen ve özellikle koruma altındaki canlı türleri hakkında bilimsel çalışma yapan ve korunması için çalışan kurumlara destek verin.

Unutmayın!
- Söz konusu faaliyeti fotoğraf veya video ile belgelemeniz daha sonra şikayetiniz ile birlikte kanıt olarak sunmak için çok önemlidir. - Bir konuda şikayet veya uyarıda bulunurken zaman kaybetmemek için ilgili yetkili kurumu öğrenmek önemli bir adımdır.
- Deniz ve karadaki her türlü kirlilik konusu, karasularımız içindeki her türlü koruma alanı yetkileri (orada yürütülen balıkçılık faaliyetleri dışında) T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı'na aittir.
- Ayrıca denizden kaynaklanan kirlilik söz konusu olduğunda Sahil Güvenlik de denetimden sorumludur.

Şikayetler için: www.sgk.tsk.mil.tr ve Alo 158 ihbar hattı

- Daima bir faaliyeti suç olarak bildirirken yasal durumunu da gözden geçirin. Akdeniz bizim denizimiz! Deniz rezervlerinin oluşturulması için ve sürdürülebilir denizler için üzerimize düşeni yapmalıyız. Deniz koruyucusu rehberini ve önerilerinizi başkalarıyla da paylaşın.

Bilgi için:
Banu Dökmecibaşı, Greenpeace Akdeniz Denizler Kampanyası sorumlusu, 0 532 263 11 14
Yeşim Aslan, Greenpeace Akdeniz İletişim Sorumlusu, 0 532 324 32 04





İnsan Hakları Derneği:
İhlal Raporu için Veri Talebi

İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Düşünceye Özgürlük Komisyonu olarak; Düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğüne yönelik 2007 yılında meydana ihlalleri toparlayarak bir rapor haline getirmeyi amaçlıyoruz. Bu rapor çalışmasının temelini sizlerden gelecek verilerden oluşturmayı düşünüyoruz. Bu nedenle 2007 yılında:

Toplatma kararı, Yayın durdurma, Reklam Yasağı, Uyarı cezası, Para ve hapis cezası, Açılan dava, Fiziki baskı, Gözaltı, Tutuklama, Engelleme, Gösteri hakkının ihlali, Dağıtım engeli, Basım aşamasında karşılaşılan zorluk vb…

Yukarıda özetlediğimiz hususlarda maruz kaldığınız ihlaller varsa, bunları bize iletebilirseniz raporumuzun ortaya çıkarılmasına önemli bir katkı sağlayacaksınız. Maruz kaldığınız ihlalleri bizlere 1 Eylül 2007 tarihine kadar, 212-251 35 26 numaralı faks veya ihdist@superonline.com adresinden ulaştırabilirsiniz.


Yardımlarınız ve destekleriniz için şimdiden teşekkürlerimizi sunarız.

İnsan Hakları Derneği
İstanbul Şubesi Düşünceye Özgürlük Komisyonu



Yeşiller:
Su bir yaşam hakkıdır!

Yaşanan kuraklık tehlikesine karşı, akarsuların işletme haklarının 49 yıllığına özel sektöre devretmek suretiyle "etkin" kullanılması önerisi, suya erişimin bir yaşam ve insan hakkı olduğu gerçeğini göz ardı eden, insani bilgelik anlamında geri bir politik öneridir. Su serbest piyasa ekonomisinin kurallarının işletilebileceği bir "mal" değildir. Birleşmiş Milletler, 2002 Kasım'ında temiz suya erişimi bir insan hakkı olarak belirlemiştir. Uygulanacak politikalarda, suya erişimin bir insan hakkı olduğu, bir yaşam hakkı olduğu göz ardı edilemez. Suyun sadece insanlar için değil, tüm canlıların yaşamı için bir ilk koşul olduğu unutulmamalıdır.

Mesele akarsuların işletim hakkının yerel ya da küresel bir şirkete devredilmesi de değildir. Bu soruna ulusalcı bir bakış açısıyla bakmak, insanın doğasına ne derece yabancılaştığını da işaret ediyor. Akarsular kendi coğrafyasının canlılarına aittir. Akarsuların kamu yararına işletilmesi demek, suyu "tüketici"nin satın alabileceği bir "mamül" haline getirmek demek değildir. İklim değişikliğinin hızla açık ettiği kuraklık sorunun çözümüne yönelik politikalarda, doğaya kibirli müdehaleler yerine, bütüncül su, tarım, hayvancılık, kent ve enerji politikaları hayata geçirilmeli ve suyun bir yaşam hakkı olduğu asla akıldan çıkarılmamalıdır.
Aysen Ataseven
Türkiye Yeşilleri İklim Değişikliği Sözcüsü Kurabiye sok. No:13/3 Beyoğlu - İstanbul Tel: 212-243 83 33 yesillerinfo@yesiller.org - www.yesiller.org



Uluslararası Af Örgütü:
Çin'deki İnsan Hakları İhlalleri Olimpiyat Mirasını Bozma Riskini Taşıyor!

Uluslararası Af Örgütü, 2008 Pekin Olimpiyatları öncesi Çin'in söz verdiği insan hakları iyileştirmelerine dair yaptığı son değerlendirmesinde pek çok Pekinli eylemcinin 'ev hapsinde' ve sıkı polis gözetiminde bulunduğunu, bu arada Çin'in diğer bölgelerindeki eylemcilerin de tüm ilgi Olimpiyatlar yüzünden Pekin'e yöneldiği için, artan hak ihlalleriyle karşı karşıya kaldıklarını ortaya koydu. Rapor aynı zamanda, gazeteciler üzerinde devam eden ve son dönemde Çin'de sivil toplum ve kalkınma üzerine haberler yapan çeşitli yayınların kapatılmasına kadar vardırılan baskıyı da gözler önüne serdi.

"İnsan hakları savunucuları ve yerel basın üzerindeki baskılar, ölüm cezasının kısıtlanması ve yabancı basın haberlerine yer verme gibi daha pozitif değişimleri gölgelemeye devam ediyor. Çin'de Olimpiyatların insan hakları durumunu iyileştirebileceğine dair verilen sözlerin tutulmadığını görmekle kalmıyoruz, aynı zamanda polisin yargılamadan hapsetmek için Olimpiyatları bahane olarak kullandığına da şahit oluyoruz."

Rapor, yargısız hapislerin 2008 Oyunları öncesi Pekin'i 'temizleme' operasyonlarının bir parçası olarak kullanıldığının altını çiziyor, halbuki 'İş ile yeniden Eğitme' gibi keyfi tutuklama metodlarının ortadan kaldırılması benzeri önemli reformlar yıllardır Çin'in reform ajandasında. Uluslararası Af Örgütü raporunda, ölüm cezasıyla ilgili daha fazla şeffaflık ihtiyacı ve ölüm cezalarının uygulamasında birleşik bir kriter oluşturulmasına dair Yüksek Mahkeme yetkilileri tarafından yapılan açıklamayı memnuniyetle karşılıyor. Ancak örgüt yetkililerden bu girişimi, ölüm cezasına çarptırılanlarla ilgili bilgiye özellikle avukat ve aileleri tarafından erişimi arttırarak ve ölüm cezalarıyla infazlar hakkındaki tüm ulusal istatistikleri yayınlayarak genişletmelerini talep ediyor. Irene Khan, "Ölüm cezasının uygulaması -ki Çin dünyanın önde gelen infazcısı- gizlilik içerisinde devam ediyor." dedi. Irene Khan, "Adaletteki yanlış uygulamaların engellenmesine yardım etmek ve Çin halkının ölüm cezası hakkında bilinçli sonuçlara ulaşabilmeleri için yeterli bilgiyle donatılmalarını sağlayabilmek için tam şeffaflık zorunludur. Çin'deki ölüm cezası uygulamalarının tam bir ulusal istatistiğinin verilmesinden daha azıyla yetinemeyiz." dedi.

Son değerlendirmedeki ana bulgular şunlardır:
Ölüm Cezası: Şiddet içermeyen suçlar için ölüm cezaları ve infazlarının kullanımı sürdü ve Yüksek Mahkeme'nin 1 Ocak 2007'deki değerlendirmesi sonrası ölüm cezasının %10 oranında düştüğüne dair resmi açıklamalara rağmen ulusal ölüm cezası istatistiklerinin ifşa edilmesi konusundaki eksiklik de devam etti. Mahkemelerin her aşamasında daha fazla şeffaflık içermesi kararının uygulanamıyor olabileceğine dair kanıtlar var, ailelerin ve avukatların ölüm cezası alanlarla görüşmeleri ya da durumları hakkında bilgi sahibi olmaları hala engelleniyor. Ölüm cezasının çoğunlukla keyfi olarak uygulandığı gerçeğine son dönemde resmi bir doğrulama geldi, zira ülkenin farklı bölgelerindeki mahkemeler ölüm cezaları için farklı kriterler uyguluyorlar. Yargısız Hapisler: Oyunlar öncesi Pekin'i temizlemek adına artarak kullanılan ve 'Zorunlu Uyuşturucu Rehabilitasyonu' nu da kapsayan yargısız hapis cezaları;'İş ile Yeniden Eğitme' cezasının uygulandığı hafif suç kategorilerinin genişletilmesi. İnsan Hakları Eylemcileri: Çin'in diğer kesimlerinde insan hakları eylemcilerine yönelik artan insan hakları ihlalleri; ödül almış yerleşim hakkı eylemcisi Chen Xiaoming'in sağlık problemleri nedeniyle hapisten şartlı olarak salıverilmesinden az bir zaman sonra Şangay'da 1 Temmuz'daki ölümünü de içeriyor, rapora göre tutukluyken işkenceye uğradığı belirtiliyor. İnsan hakları ihlalleri kurbanları adına çalışan avukat ve hukuki danışmanların hedef olması; 16 Haziran'da hapishane gardiyanlarının emriyle koğuştaki diğer mahkumlar tarafından dövülen hapsedilmiş kör hukuk danışmanı Chen Cuangchang vakasını da kapsıyor. Chen, doğum kotalarının takibi sebebiyle yerel kadınların zorunlu kürtaj ve kısırlaştırmaya zorlandıkları iddiasının bölgedeki yetkililer tarafından araştırılmasını talep ettikten kısa bir süre sonra Shandong bölgesinde hapsedildi. Olimpiyatlarla ilgili olarak inşaat projeleri sonunda evlerinden çıkarılanlara dikkat çekmeye çalışan eylemcilerin hedef olması; geçen yıl sonunda elektro-şoklu coplarla dövüldüğü rapor edilen Ye Guozhu'nun süregelen mahkumiyetini de içeriyor. Basın Özgürlüğü: Yerel basının üzerinde devam eden baskılar gazeteci ve yazarların süren mahkumiyet halleri, medya çalışanlarının zorla işten çıkartılmaları ve yayınların durdurulması Websitelerin kapatılmasını da içerecek biçimde yayılan internet sansürü, Xiamen adlı şehirde protestoları susturmak için internet kullanıcılarının gerçek isimleri altında kayıt yaptırmalarını zorunlu kılan yeni yönetmeliğin yürürlüğe konması. Uluslararası Af Örgütü son gelişmeleri içeren raporunun kopyalarını Çinli yetkililere ve Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC)'ne yollarken altı çizilen konuların Pekin'in Olimpiyatlara evsahipliği yapmasıyla ve Olimpiyat tüzüğünün temel prensipleriyle doğrudan ilişkili olduğunu da not etti. Irene Khan, "Çin'de devam eden ciddi insan hakları ihlalleri 'insanlık onurunun korunması' ve 'temel evrensel etik ilkelere saygı'yı da içeren Olimpiyat tüzüğünün temel prensiplerine aleni hakaret içeriyor. IOC, Olimpiyatlar'ın insan haklarına ve hukukun üstünlüğü ilkesine saygıya dayanan olumlu mirasını desteklemeli." dedi. "Sadece bir yıl kalmışken, Pekin Olimpiyat oyunlarının Çin'in insan haklarına saygısızlığı yüzünden geri dönülmeyecek biçimde yara almaması için de zaman azalıyor. Çinli yetkililer insan haklarını iyileştirme yolunda verdikleri sözler için bastırmalı ki böylelikle Ağustos 2008 geldiğinde Çinliler ülkelerinin dünyaya sunduklarıyla her şekilde gurur duyabilsinler."


Uluslararası Af Örgütü

 

Diğer duyurular için tıklayın


SİVİL TOPLUM













TÜM STK'lar
İÇİN TIKLAYIN


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla