Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Güncelleme: 08. 08. 2007





Sivil Toplum:
Şirince Matematik Köyü'ne Destek
Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Ali Nesin'in önderliğinde Şirince köyünde başlatılan Matematik Köyü projesi resmi makamlar ve gerici güçler tarafından baltalanmak isteniyor. Sivil inisiyatifler bu konuda bir imza kampanyası başlattılar, ilgilenenlerin katılımı için kampanya metnini sunuyoruz:
Bizler;
Dünyanın ilk Matematik Köyü'nün Selçuk-Şirince'de kurulmaya başlandığını duyduğumuzda heyecanlandık. Kuruluş aşamasındaki bu olağanüstü çabayı, başta dünya matematikçileri olmak üzere geniş kesimlerin desteklenmesi bizi ayrıca sevindirdi. Şimdiden ücretsiz doktora ve lisansüstü düzeyde matematik dersleri verilen Köyümüzün; önümüzdeki yıldan itibaren bölgeye çok önemli tanıtım desteği sağlayacağı ortadadır.

Dünyanın önemli matematikçilerinin hem ders vereceği, hem de projelerini geliştirebilecekleri Matematik Köyü'nde, merkezi yönetim tarafından bazı bürokratik engellerin çıkarılması bizleri üzmektedir. Dünyada ilk örnek olması, ülkemize ve yöreye sağlayacağı ciddi katkıları görmeyen merkezi yöneticilerin bu engellemeleri anlamsızdır ve bu ülkemiz açısından da tam bir talihsizliktir. Çünkü; böylesi bir çaba dünyanın başka ülkelerinde olsa idi; inanıyoruz ki, devlet ciddi katkıda bulunur ve bazı yasal eksikliklerin aşılması için seferber olurdu.

Dünya tarafından bilinen sayılı matematikçi, Nesin Vakfı ve Bilgi Üniversitesi Matematik Bölümü Başkanı Profesör Ali Nesin; "Amacımız; matematik bilimini gençlerimize sevdirmek ve matematikte ülkemizin daha iyi yere gelmesine katkı sunmak. Burada çocuklarımıza ilkokul seviyesinden, lisansüstü seviyeye kadar matematik vereceğiz. Burada sadece matematik konuşulacak. Yaptığımız çalışma TÜBİTAK tarafından da onaylandı. Ayrıca Türk Matematikçiler Derneği tarafından da destekleniyor. Dünyanın her yerinden matematikçiler buraya gelecekler. Projelerini burada yapacaklar. Matematiği seven, matematiği öğrenmek isteyenlerle matematiği paylaşacağız. Matematik Köyü'nde bu çalışmalarımızı sürdürürken aynı zamanda yöreye de ciddi bir aktivite kazandıracağız. Dünyanın ilk Matematik Köyü adı bu yöreyi de dünyaya tanıtacak. İlkbahar ve sonbahar aylarında gerek Kuşadası ve gerekse de Selçuk'ta öğrencilerimize parasız matematik kursları da vermeyi düşünüyoruz. Ayrıca; matematikle ilgili sempozyum, konferans, paneller düzenleyeceğiz. Dünyanın tüm matematikçileri bu çabamızı heyecanla karşıladılar. Burası Türkiye'nin yüz akı olacak" diyor.

Yöremizin ismini Türkiye ve dünyada daha bir ön plana çıkaracak Şirince Matematik Köyü için aşağıda imzası bulunan kişiler ve örgütlenmeler olarak; Şirince'de NESİN VAKFI bünyesinde kurulmakta olan MATEMATİK KÖYÜ'nü maddi ve manevi olarak destekliyoruz. Tüm gücümüzle; Şirince Matematik Köyü'nün ve kurucusu Profesör Ali NESİN'in yanında olduğumuzu belirtiyoruz.

Şirince Matematik Köyü Destekçileri



TOHAV:
2006 İşkence ve Kötü Muamele Suçu İzleme Raporu
İşkence ve kötü muameleye ilişkin ulusal ve uluslararası mevzuat değerlendirmesine de yer verilen raporumuzda, vakfımıza hukuki hizmet almak amacıyla yapılan başvuruların yanında, izleme faaliyeti sonucu elde edilen verilere de değinilmiştir. Bu çalışma TOHAV tarafından 2006 yılında başlayan ve halen yürütülen İşkence Önleme Projesi kapsamında vakfımıza yapılan başvurular ve ülke çapında izlenen örnek olay ve davalardan edinilen bilgilerin bir derlemesidir.

Türkiye'de işkencenin önlenmesi konusunda yaşanan sorunların değerlendirildiği raporumuzda, hükümet tarafından yapılan "işkenceye sıfır tolerans" söylemlerine ve mevzuatta yapılan değişiklik ve iyileştirmelere rağmen işkence ve kötü muamele uygulamalarının halen devam ettiği ve birçok örnek vakada da görüldüğü üzere, kolluk kuvvetlerinin yasaları hiçe sayan uygulamalarını sürdürdükleri görülmektedir. Raporun tümüne ulaşmak için tıklayınız.




Tüketiciler Birliği:
"Ramazan geliyor modern yol kesiciler hazırlıklara başladı"

Ramazan öncesi yapılan zam hazırlıklarını değerlendiren Tüketiciler Birliği Konya Şubesi Başkan yardımcısı Ayhan Tekin; "Her Ramazan ayı yaklaştığı zaman başta ekmek olmak üzere birçok temel gıda maddesi zamlanır. Bu zamların Ramazan'da duygusallaşan tüketici ve artan tüketimin vurguna ve ranta dönüştürülmesi çabasıdır. Ramazan haksızlıkların ayı değil dayanışma ayıdır" dedi. Tüketiciler Birliği Konya Şubesi Başkan yardımcısı Ayhan Tekin; konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi: "Rahmet ve bereket ayı Ramazan'da özellikle gıda ürünlerinde artan tüketimi fırsat bilen, bazı fırsatçılar haksız zamlar yaparlar. Ramazan'a birkaç gün kala fakir fukaranın ekmeğine göz dikmek için şimdiden hazırlıklara başlayan Fırıncılar Odası'nın da bu yılda Ramazan'da zamlı ekmek tükettirme için girişimlere başladığı bilgisi gelmektedir.
Küçük ekmek üreticilerinin ekmek üretimindeki ortalama maliyeti şu şekilde oluşmaktadır:

a) Un kalitesine göre yüzde (30-45) 8,00 Ykr
b) Genel imalat giderleri yüzde (20-30) 4,00 Ykr
c) İşçilik ve yasal yan ödemeler yüzde (15-30) 4,25 Ykr
d) Bayi karı yüzde (15-20) 3,50 Ykr
e) Katma değer vergisi (yüzde 1) 0,25 Ykr
f) İmalatçı karı (yüzde 25) 5,00 Ykr
1 ADET EKMEK 25 Ykr.

Ülkemizde tam 5 yıldır elektriğe hiç ZAM yapılmamış, KDV oranları yüzde 1'lere inmiş, Temmuz 2007'da aylık enflasyon binde 6'lara gerilemiş, kiralar dinginleşmiş, un, su, maya ve tuzda fiyat artışı yaşanmamış, işçi maaş zamları yüzde 5 sevilerinde kalmıştır. Ekmeğin maliyeti de ortadadır. Belediye ekmek fabrikalarını işleterek 20 yeni kuruşa ekmek satıp hala kar edebilirken 25 yeni kuruşa ekmek satıp zam talep edenlerin kabul edilebilir makul bir gerekçeleri yoktur. Ekmek ve temel gıda zamlarının hep Ramazan öncesine rast gelmesi de oldukça manidardır.

5362 Sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu'nun 62. maddesi esnaf odalarının Fiyat tarifelerinin tespit şekli ve fiyatlarını belirleme yetkisini düzenlemektedir. Yeni zam talebi büyük olasılıkla Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nce mesleki dayanışma ve üyelerini koruma refleksi ile onaylanacaktır. Ancak söz konusu zammın uygulanmasını Sayın Büyükşehir Belediye Başkanı ve Sayın Vali'nin durdurma yetkisi vardır. Sayın Başkan ve Sayın Vali'nin Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre günlük gıda ihtiyacının yüzde 55'ni ekmekten tüketen Türk Halkı'nın ve fakir fukara tüketicinin Ramazan'a hayali maliyet artışlarına kurban edilmesine müsaade etmeyeceğini ümit ediyoruz.

Herkes çok iyi biliyor ki Tüketiciler Birliği fakir fukaranın tüm hukukunu sonuna kadar korur. Kimse zam yapmaya tevessül etmemeli, zam talepler yetkililerce geri çevrilmelidir. Zamma onay verilmesi durumunda tüketici tüketmeme hakkını kullanacağı gibi Tüketiciler Birliği tebliğe açıkça aykırı üretim yapan ekmek üretim tesisleri ve bunlara göz yuman tüm yasal sorumlularla hukuksal mücadele etmeyi sürdürecektir."

Tüketiciler Birliği



Umut Vakfı:
"Türkiye'de Bireysel Silahsızlanma ve Şiddet Haberleri" Yerel Medya 2. Eğitimi

"Türkiye'de Bireysel Silahsızlanma ve Şiddet Haberleri" Yerel Medya Eğitimi'nin ikincisi 19 Ağustos 2007, Pazar günü Rize Dedeman Oteli'nde gerçekleştirilecek. Eğitime Rize, Trabzon, Bayburt, Erzurum, Amasya, Artvin ve Ordu illerinden tüm gazeteciler davet edildi. Umut Vakfı; dördüncü kuvvet medyanın, yerelden başlayarak, şiddet ve bireysel silahlanma ile oluşan olayları topluma yansıtma biçimine objektif ve meslek gereklerine uygun eleştirellikle yaklaşmasını sağlamak amacıyla başlattığı "Türkiye'de Bireysel Silahsızlanma ve Şiddet Haberleri" konulu Yerel Medya Eğitimleri'nin ilkini Diyarbakır'da Haziran ayında gerçekleştirmişti. Eğitimlerin ikincisi, 19 Ağustos 2007, Pazar günü Rize Dedeman Oteli'nde yapılacak. Rize, Trabzon, Bayburt, Erzurum, Amasya, Artvin ve Ordu illerinden tüm gazetecilerin davetli olduğu eğitim 1 gün sürecek. Eğitim Umut Vakfı Kurucu Başkanı Nazire Dedeman ve Rize Valisi Kasım Esen'in açılış konuşmalarıyla başlayacak. Hollanda İstanbul Başkonsolosluğu'nun katkılarıyla gerçekleştirilen ikinci eğitimin programı için tıklayınız.




Türkiye İnsan Hakları Vakfı:
Cezaevlerini ziyaret sınırlandırılmamalıdır

2005 yılında yürürlüğe giren Hükümlü ve Tutukluluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik'te 28 Temmuz 2007 tarihinde bazı değişiklikler yapıldı. Yönetmelikte son yapılan değişiklik medyada popülerlik ile gerçeklik arasındaki çizgiyi göz ardı ederek "Öcalan'a ziyaret yasağı" veya "DTP'li milletvekillerine APO'yu ziyaret yasağı" gibi tek partiye ya da tek kişiye hatta tek niyete indirgenerek ele alındı...

Tutuklu ve hükümlülerin kimler tarafından ve hangi durumlarda ziyaret edilebileceğine ilişkin çerçeveyi ortaya koyan yönetmelikte öngörülen . değişiklik, yukarıda belirtilen kapsamın ötesinde, pek çok tutuklu ve hükümlünün ziyaret koşullarıyla ilgili iki önemli değişiklik getirmektedir. Bunlardan ilki, tutuklu ya da hükümlünün ziyaretçileri konusundadır.

ZİYARETÇİLERE SINIRLAMA VE İNCELEME
Yönetmeliğin 9. maddesi, tutuklu ve hükümlülerin ceza infaz kurumuna bildirdiği 3 ziyaretçi ile maddede belirtilen olağanüstü durumlar dışında görüşebileceğini belirtmekte ve herhangi bir sınırlama getirmemekteydi. Ancak yapılan değişiklikle,
- tutuklu ve hükümlünün, kendisini ziyaret etmesini istediği 3 kişiyi kuruma kabulünden itibaren 10 gün içinde bildirmesi,
- bu isimlerin sakıncalı olup olmadığının incelenmesi,
- bu incelemenin de kolluk güçlerince yapılması, koşulları getirilmiştir.
Bu değişiklik;
- cezaevinde devletin koruması ve denetimi altına alınmış bir kişinin cezaevi sistemiyle ilişkisi olmayan ziyaretçisini de güvenlik güçlerinin iradesine teslim etmektedir.
- temel hak ve hürriyetlerin sınırlanmasında aranması gereken kanunilik ilkesine aykırılık taşımaktadır.
"Sakıncalı olmak" kavramının yasayla tanımlanması, "sakıncalılık durumu"nun ise ancak hakim kararıyla kesinleştirilmesi gerekmektedir. Oysa yönetmelikteki düzenlemeye göre üçüncü kişiler hakkında yapılacak soruşturma hem şekli hem de maddi olarak kolluğun inisiyatifine bırakılmaktadır.

Yönetmelikteki bu düzenleme, kişilere ilişkin bilgi toplamanın esaslarının sadece kanunla düzenlenebileceği kuralını da ihlal etmekte ve özel hayatın gizliliği açısından da sakıncalar taşımaktadır. Kişisel bilgilerin, yasal koşullar yerine getirilerek toplansa, bile ancak toplama amacına uygun olarak kullanılması temel kuraldır Yönetmelikteki değişiklikle birlikte bu kural da ihlal edilmiş olmaktadır.

Tutuklu ya da hükümlünün ziyaretçisi hakkında bilgi toplama, hakkında bilgi toplanan kişi için "suçsuzluk karinesi" ile de çelişmektedir. Hakkında şikayet olmayan ya da kuşku uyandıran nesnel bir kanıt olmayan bir kişi hakkında bilgi toplamak da bu bilgiye dayanarak onun yaşamıyla ilgili sınırlama getirmek de mümkün değildir.

MİLLETVEKİLLERİNİN ZİYARETLERİNE SINIRLAMA
Yönetmelikte yapılan bir başka değişiklik de milletvekillerinin cezaevlerini ziyareti ile ilgilidir.

Yönetmeliğin 40. maddesi, milletvekillerinin, ceza infaz kurumu idaresine bilgi vermek koşuluyla cezaevlerini incelemek ve hükümlülerle görüşmede bulunmasını hiçbir koşula bağlamaksızın düzenlemekte idi.

Bu maddede yapılan değişiklikle;
- Cezaevlerine ziyarete gidecek milletvekillerine de sınırlama getirilmiştir. Milletvekilleri ancak TBMM'nin ilgili komisyonunda çalışıyorsa bu komisyon kararı ve görevi çerçevesinde bir ziyaret yapabilecektir.
- Milletvekillerinin görüşebileceği tutuklu ve hükümlüler sınırlandırılmıştır. Kamu barışına karşı işlenmiş suçlar, devletin güvenliğine ilişkin suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan tutuklu ya da hükümlü olanların da ziyaretine yasak getirilmektedir. Bunlar dışında Terörle Mücadele Kanununda sayılan suçları işleyen kişiler de ziyaret edilemeyenler kapsamında bulunmaktadır.
- Bu düzenleme sonucu adli suçlulular ile siyasi kapsamdaki suçlular arasında adliler lehine bir ayrım yapılmış düşünce suçluları, ya da devlet açısından sakıncalı görülen bir eylemi öven ya da propagandasını yapanlar ziyaret edilemeyen tutuklu ya da hükümlüler kapsamına alınmıştır. Yapılan bu değişiklikle toplumun üst yapı kurumlarının başında gelen, TBMM'deki temel unsurlardan milletvekillerinin devlete ait bir kurum olan cezaevlerini denetleme yetkisinin sınırlanması sonucunu yaratmaktadır.

Yapılan değişiklikler dünyada ve Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde gün geçtikçe önem kazanan ve işkenceyi önlemede önemli bir adım olarak değerlendirilen gözaltı yerlerini ziyaret konusunda bir geri adım olarak değerlendirilmelidir. Türkiye'nin 14 Eylül 2005 tarihinde uluslararası zeminde imzaladığı ancak iç hukukta yürürlüğe girebilmesi için onaylama işlemini tamamlamadığı BM İşkenceyi Önleme Seçmeli Protokolü de diğer denetim mekanizmaları gibi gözaltı yerlerinin ziyareti esasına dayanmaktadır.

Yakın tarihimizde kamuoyunda kısaca Manisa Davası olarak anılan ve Manisa Emniyet Müdürlüğü tarafından 25 Aralık 1995 tarihinde 14 gence sorgu sırasında yapılan işkence ancak o dönem milletvekili olan Sabri Ergül'ün Manisa Emniyet Müdürlüğünü ziyareti ve işkenceye tanıklığı ile tersine dönmüştür. Bu tanıklık sonucunda biri başkomiser olmak üzere 10 polis memuru ceza alırken gençler, Manisa Sulh Ceza Mahkemesi'nde "duvarlara yazı yazmak, izinsiz pankart asmak ve pullama yapmak" suçundan yargılandıkları davadan da beraat etmişti.

Bağımsız ve tarafsız ziyaret mekanizmaları tüm gözaltı yerlerinde işkence ve kötü muamelenin önlenmesinde önemli ve vazgeçilmez bir araçtır. TİHV olarak söz konusu yönetmelik değişiklilerinin hemen geri alınması gerektiğini vurgulayarak yetkilileri duyarlı olmaya davet ediyoruz.

Türkiye İnsan Hakları Vakfı

 

Diğer duyurular için tıklayın


SİVİL TOPLUM













TÜM STK'lar
İÇİN TIKLAYIN


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla