




Bölgesel Çevre Merkezi (REC) Türkiye:
Geleceği Birlikte Şekillendirelim!
Çevre alanında çalışan bir STK'nın aktif üyesi misiniz? STK'nız
için ilerde yapacağınız çalışmalara ışık tutacak bir ortamda, alanında
uzman eğitimcilerimizle çalışmak ister misiniz?
O halde Genç Çevreciler Eğitim Programı tam size göre!
Her alanda olduğu gibi sivil toplum örgütlerinin gelişmesinde ve
güçlenmesinde de gençler öncü rol oynamaktadırlar. REC Türkiye Kapasite
Geliştirme Programı kapsamında düzenlenecek olan "Genç Çevreciler"
eğitim programı, sivil toplum kuruluşlarında çalışan genç beyinlere
yeni ufuklar açacak, kurumsal stratejilerini belirlemelerine ve
üyesi oldukları STK'ların kapasitelerini arttırmalarına yardımcı
olacak pratik bilgiler ve yöntemler sunmayı amaçlamaktadır.

PROGRAMIN HEDEF KİTLESİ VE GENEL AMACI:
Seminerlere, çevre alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarının
20-30 yaş arası gönüllü ya da profesyonel çalışanları davetlidir.
Genç Çevreciler programıyla, STK'ların:
* kurumsal yönetim kapasitelerinin artırılması;
* iletişim becerilerinin geliştirilmesi; ve
* güncel çevre sorunlarına yönelik çözüm arayışlarında daha etkin
çalışmalarının desteklenmesi hedeflenmektedir.

EĞİTİM İÇERİĞİ
Bir haftalık program boyunca katılımcıların ve eğitimcilerin karşılıklı
etkileşim içerisinde gerçekleştirecekleri grup çalışmalarını ve
tartışmaları da içeren üç ana oturumun yanı sıra saha ziyaretleri
de gerçekleştirilecektir:
- Kurumsal yönetim bölümünde; STK'ların yönetim konularında
karşılaştıkları sorunlara çözüm önerileri sunulması amaçlanmaktadır.
Stratejik planlama, mali yönetim, insan kaynakları yönetimi, gönüllülerin
katılımı ve STK'ların çalışmalarını düzenleyen hukuksal çerçeve
bu bölümde ele alınacak alt başlıklar arasındadır.
- İletişim bölümünde katılımcılar, kişiler arası iletişimden
başlayarak, kurum içi ve kurum dışı iletişimi (halkla ilişkiler,
STK-STK, STK-yerel yönetim ve STK-devlet kurumları arasındaki iletişim)
ve iletişimin işbirliği geliştirmedeki yerini inceleme ve tartışma
olanağı bulacaklardır.
- Güncel çevre sorunlarının ele alınacağı bölümde ise; öncelikli
çevre sorunları ile ilgili son gelişmeler ve bu sorunların çözümüne
yönelik geliştirilen çağdaş yaklaşımlar konularında uzman bilim
insanları uzmanları tarafından söyleşiler ve seminerler aracılığıyla
aktarılacaktır.

20 - 25 Ağustos 2007'de yapılacak eğitimler için son başvureu tarihi
13 Ağustos. Seminerlere katılım için başvuru formunun eksiksiz doldurulması
gerekli. Başvuru formunu, www.rec.org.tr
adresinden ya da REC Türkiye ofisinden edinebilirsiniz.



Doğayla Barış, İnsana Özgürlük
için
Ege'de Buluşuyoruz :
Dünya Gençlerinin Dikili Buluşması

15-25 Ağustos 2007 tarihleri arasında, Sotes Tatil Köyü'nde (Dikili-İZMİR)
düzenleyeceğimiz kamp, ülkenin tüm illerindeki üniversitelerden
akademisyenlerin ve dünyanın çeşitli ülkelerinden bilim insanlarının,
sanatçıların ve, aydınların gençlerle buluşacağı bir kamp olacak.
Kampımız on gün sürecek ve bu on günün her anı konserlerle, dinletilerle,
tiyatro gösterileriyle, panellerle, seminerlerle, atölye çalışmaları
ve film gösterimleriyle dolu olacak. Bir yandan tatil yaparken,
üretmenin ve paylaşmanın da tadına varacağız. Düşmanlığı, çıkarcılığı,
ırkçılığı üreten zihniyete karşı; paylaşımı, dayanışmayı, kardeşliği
geliştireceğiz.

“Türk, Kürt, Ermeni, Laz, Çerkez tüm haklar kardeştir” diyoruz.
Biz gençler iddialıyız; tüm bu çeşitliliği bağrımıza sığdırırız.
Bu topraklar bizi birleştirdi ve yüzyıllardır birlikteliğimize tanıklık
etti. Biz yine birlikte üreteceğiz. Atölyelerimizde yine bizi tek
tipleştirmelerine karşı ürettiklerimizle renkleneceğiz. Çünkü farklılıklarımız
zenginliğimizdir. Savaşın tohumlarına karşı barışı ve kardeşliği;
bizi bencilleştirmeye çalışmalarına karşı da dayanışmayı savunacağız.
Bizi eğitim sisteminde, iş yaşamında rekabete sokup bencilleştirmeye
çalışan zihniyeti boşa çıkaracağız. Yalnızca Türkiye halklarıyla
değil Dünya’nın farklı yerlerinden gelen gençlerle buluşup omuz
omuza verip geleceğimizi öreceğiz. Çaresizliği ve çözümsüzlüğü tanımıyoruz.
Bizce genç olmanın bir anlamı var. Bizim enerjimiz var. Geleceğimiz
için mücadele sorumluluğumuz var. Biz yine yola çıkıyoruz. Barışın
resmini yapmaya, kardeşlik türküleri söylemeye, özgürlük mısraları
dizmeye, doğaya sahip çıkmaya; yani yaşamı örmeye!

Bundan dokuz yıl önce dünya gençliği; paylaşmak, üretmek ve dünyaya
gençliğin nasıl bir yaşam istediğini göstermek için Bergama'da bir
araya geldi. Dünyanın ve Türkiye'nin birçok yerinden gelen gençler,
aydınlar, yazarlar, sendika temsilcilerinin bir arada geçirdikleri
bu on günü, kampa katılan Yazar Adnan Özyalçıner "Bu karşılaşmanın
yaşlı dünyamız için başarılı bir gençleşme eylemi olacağına inanıyorum"
diyerek tarif etmişti. Bergama, 1998 yılında; ırkçılığa, bölgesel
çatışmalara ve çevre talanına karşı başta Avrupa ülkeleri olmak
üzere dünyanın yirmi ülkesinden gence ev sahipliği yaptı. Dünya
Gençlerinin Bergama Buluşması bizlere, yeni bir dünyayı kuracak
güç ve enerjinin gençliğin içinde bulunduğunu bir kez daha gösterdi.
Aradan yedi yıl geçtikten sonra 2005 yazında "barış içinde, yaşanılır
bir dünya", hâlâ bütün dünya gençliğinin ortak özlemiydi. Şovenizmin
kışkırtıldığı bir dönemde "Barış ve Kardeşlik" için buluştuk Dikili'de.
Bu yaz ise Dikili'de insanlığın geleceği tehdit ediliyorken "Doğayla
Barış, İnsana Özgürlük" diyerek geleceğimize sahip çıkacağız. Metnin
tamamı için tıklayınız: www.genclikbulusmasi.net



10 Aralık
Hareketi:
Solda Kapsamlı Bir Yenilenme
Süreci Zorunlu
22 Temmuz seçim sonuçları sosyal
demokratlar için son derece önemli sonuçlar ve dersler sunmuştur.
Çağdaş sosyal demokrat ilkelere ve yaklaşımlara dayanmayan, halka
tepeden bakan, devletçi bir söylemle başarıya ulaşılamayacağı bir
kez daha görülmüştür. İlkeler temelinde en geniş sol birlikteliğin
hedeflenmesi gerekirken sağa açılma politikası ile oluşturulan aday
listeleri de başarısızlığın önemli bir nedeni olmuştur. % 21'e ulaşmayan
bir oy oranını bile başarı gibi gösterme çabası ise ortaya çıkan
durumun dahi algılanamadığının bir göstergesidir.

Sorun kuşkusuz seçim dönemi ile sınırlı
bir sorun değildir. Kampanya stratejisi ve aday listeleri yıllardır
etkili olan dar ve eskimiş bir kadro anlayışının sonucudur. Sorun
yıllardır vurgulanan ve eleştirilen partiiçi demokrasi eksikliği
ve lider hegemonyasıdır. Sorun belirli bir gruba dahil olmayanların
dışlanması, uzaklaştırılmasıdır. Sorun sosyal demokrat olma iddiasını
taşıyanların ifade ve örgütlenme özgürlüğü konularında, Kürt sorunu
konusunda tutucu bir çizgiye kaymış olmalarıdır.

Sorun toplumun siyasete en geniş ve
etkin biçimde katılımını savunmak yerine bazen açık, bazen kapalı
biçimde ordunun siyasete müdahalesini savunmaktır. Sorun özgürlükçü,katılımcı,
eşitlikçi bir vizyon ve buna uygun politikalar geliştirmek ve ortaya
koymak yerine sadece laiklik ve cumhuriyet temalarına kilitlenmektir.
Sorun yoksulların, yoksunların, ezilenlerin ve emekçi sınıfların
haklarını savunmak yerine büyük sermayeden icazet beklemektir.

Çok açık olarak görülmektedir ki,
sosyal demokratlar bugünkü CHP'ye umut bağlayamaz ve solda kapsamlı
bir yenilenme zorunludur. 23 Temmuz günü yepyeni bir dönem başlamıştır.
Bu dönemin temel görevi özgürlükçü, katılımcı,sosyal adaletçi, bir
sosyal demokrat siyasal hareketi yaratmak, yaygınlaştırmaktır. Bunun,
varolan yönetim açısından dikensiz gül bahçesine dönüştürülmüş CHP
içinde gerçekleştirilmesi olanaksızdır. Böyle bir hareket ancak
yepyeni bir anlayışla yaratılabilir.

Türkiye'nin özgürlükçü,eşitlikçi,katılımcı,toplumsal
barıştan yana bir sol harekete acil olarak ihtiyacı vardır. Bu hareket,
çağdaş sosyal demokrat ilkelerde kararlı ve tutarlı olmalı, aynı
zamanda günümüz koşulları karşısında gerçekçi ve pragmatik olmalıdır.
Şablonlardan, popülizmden uzak durmalı üretime dayalı gelişmeyi,
veriye dayalı siyaseti esas almalıdır. Siyaset yapma tarzının değiştirilmesi
konusunda iddialı olmalıdır. Amaç geniş kapsamlı bir yenilenmenin
gerçekleştirilmesidir.

Yenilenmenin üç ayağı olmalıdır. Birincisi,
özgürlükçü , eşitlikçi, katılımcı, çağdaş sosyal demokrat bakış
açısının,söylemin ve politikaların net ve açık biçimde ortaya konmasıdır.
İkincisi , siyaset yapma tarzında yenilenmedir. Partiiçi demokrasi
ve hukukun bir yaşam biçimi halini aldığı, liderliğin tek seçicilik
anlamına gelmediği, parti içi eğitimin yaygın biçimde uygulandığı,
yerel örgütlerin öncelikle yerel konularda verimli bir çalışma tarzı
kazandığı, çeşitli toplum kesimleriyle canlı ve üretken ilişkilerin
kurulduğu, çatışmacı ve kutuplaştırıcı değil, barışçı ve uzlaştırıcı
bir üslubun kullanıldığı, üyeliğin anlamlı ve etkin kılındığı bir
siyaset yapma tarzının geliştirilmesidir. Üçüncüsü, kadrolarda yenilenmedir.

Öncelikle kadınların,gençlerin ,engellilerin
katılımının arttığı, aynı zamanda çeşitli alanlarda uzmanlık ve
birikim kazanmış kişilerin siyasete katkı yapabilecekleri bir ortamın
ve işleyişin sağlanmasıdır. Bu ölçüde kapsamlı bir yenilenme perspektifi
olmadan yapılacak girişimlerin ve birlik çabalarının anlamlı bir
sonuç vermesi beklenemez.

10 Aralık Hareketi zorunlu gördüğü
solda köklü yenilenme sürecini hızlandırmak ve bu sürecin güçlü
bir siyasal harekete dönüşmesini sağlamak amacına yönelik çalışmalarını
bu amaçta buluşan tüm kuruluş ve kişileri kapsayacak biçimde yoğunlaştıracaktır.

Burhan ŞENATALAR
10 Aralık Hareketi Sözcüsü



Af Örgütü:
Sudan Hakkında Yeni Bir Acil Eylem
Zorla Geri Gönderilme/İşkence Korkusu/Keyfi Gözaltı: Yüzlerce Etiyopya
ve Eritre Uyruklu. Yüzlerce Etiyopya ve Eritre uyruklu Temmuz başından
beri tutuklu durumda bulunmaktadır, ve menşei ülkelerine zorla geri
gönderilme riski altındadır.

Zorla geri gönderilmeleri halinde birçok Etiyopya ve Eritre uyruklu
herhangi bir suçla itham edilmeden ya da yargılanmadan ani tutuklama,
işkence ve sınırsız gözaltı riskinde olacaktır.

Temmuz ortasında yüzlerce Etiyopya ve Eritreli yetişkin ve çocuk
başkent Hartum'da tutuklanmıştır. Uluslararası Af Örgütü tarafından
isimleri bilinen en az 14 Etiyopya uyruklu Hartum ve doğu Sudan'da
tutuklanmıştır. Tutuklamalar devam etmektedir. Göz altına alınanların
birçoğunun sığınmacı ya da tanınmış mülteci olduğu anlaşılmaktadır.
Bazıları Hartum'daki Omdurman hapishanesindir, ancak birçoğunun
nerede olduğu bilinmemekte ya da otoriteler tarafından nerde tutuldukları
açığa vurulmamaktadır. Bazıları mahkemeye çıkarılmış, yasadışı giriş
yapmakla suçlanmış ve yasadışı göçmen olarak seri muhakeme usulüyle
hapis cezasına mahkum edilmiş ya da haklarında sınır dışı kararı
verilmiştir.

Anlaşılmaktadır ki kimsenin göz altındaki bu kişilere erişimleri
yoktur...

Katılmak için www.amnesty.org.tr/acileylem
adresini ziyaret edebilirsiniz.

Acil Eylemler konusunda daha fazla bilgi için acileylem@amnesty.org.tr
adresine yazabilirsiniz.

|