Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Güncelleme: 18. 06. 2007





Türkiye Barışını Arıyor Konferansı Çağrıcıları:
Barışa, Sadece Biraz Barışa Muhtacız
Hayatlarımızı Her Gün Yenilerini İcad Ettiğimiz Korkularla Karartmanıza İzin Vermemek için,
Geleceğimizi Kendi Siyasal İradelerimizle, Sağduyulu ve Soğukkanlı Bir Sabırla Kurabilmek için,
Tam da Şimdi Birbirimizin Yüzüne Bakıp Yeniden Başlamak için,
Barışa, Sadece Biraz Barışa İhtiyacımız Olduğunu Haykırıyoruz
…

Son günlerde diye başlayan yazılar yazmaktan ve bu yazıların ilk cümlelerinin hep kana bulanan geçmişimiz ve daha çok kan, ölüm, gözyaşı ve utançla örülmeye kalkışılan geleceğimize dair korkularımızdan söz etmesinden çektiğimiz acı artık dayanılmaz hale geldi. Bizler, susturulmaktan, söylediklerimiz ve yazdıklarımız için dışlanmaya çalışılmaktan, hainler ve düşmanlar olarak işaret edilmekten, yalnızlıktan.. korkmuyoruz; bunu da buna direnmeyi de biliriz. Biz artık, barışa olan inancımızı ve umudumuzu yitirmekten, kendi sesimize inanmaz hale gelmekten ve bu ölüm oyununun seyircileri olmaya itilmekten, bu suç ortaklığı ve utançla yaşamaya zorlanmaktan korkuyoruz.

Eli silah tutan sözümüze kulak vermiyor, onyıllardır, onbinlercemiz, ölerek ve öldürerek birbirimizin yüzüne bakamaz hale geldik.. belki de bu nedenle, sadece birbirimizin yüzüne bakabilsek, bir tek sözcüğe bile gerek kalmadan her şeyin çözülmeye başlayabileceği, hepimizin "ne mutlu ki bu ülkede yaşıyoruz" diyebileceğimiz, başlamak için bir yer bulabileceğimiz mümkün olduğu için bizi birbirimizden bu kadar uzak tutabilmek için gereken her şey yapılıyor. Bu oyun ölmemiz ve öldürmemiz üzerinden oynanıyor.

Ölümler, ölülerimiz, analarımız, babalarımız, sevgililerimiz, eşlerimiz acı çekerken ne kadar da birbirlerine benziyorlar; yüreklerimiz yanarken, Kürt ya da Türk olduklarını bilmiyorlar. Anaların sessiz çığlığına kulak verelim. Analarımız, bıraksalar birbirlerinin oğullarını kızlarını ölmekten ve öldürmekten kurtarabilirlerdi. Kocaman, takım elbiseli adamların, üniformalı herkesin yapamadığını yapabilirler, oğullarının kızlarının dağlara, marşlar söyleyerek birbirlerini öldürmek için değil, sevda türküleri söylemek için çıkmasını becerebilirlerdi.

Bu ülkenin geleceğini öfkeye, nefrete, korkulara terketmek istemiyoruz. Ölerek ve öldürerek kuracağımız bir geleceğin getireceğini huzur ve güvenliği istemiyoruz. Birbirimizin yüzüne bakıp korkmadan sorularımızı sormak istiyoruz. Hangi küresel, bölgesel yada sınıfsal çıkarlarınız için siyasi iradelerimize el koymaya kalktığınızı, bizi çirkin bir ölüm oyununun figuranları haline getirmeye çalıştığınızı bilmek istiyoruz.

Şiddetsiz bir yaşam için daha kaç can vermemiz gerektiğini bilmek istiyoruz. Barış için bir yol bulmaya mecbur olduğumuzu haykırmak istiyoruz. Toplumsal huzurun, kardeşliğin ve barışın yolunun ne yeni güvenlik bölgelerin inşasında ne olağanüstü hali anımsatan uygulamalar, ne de mayınların üzerine basıp hayatların, umutların delik deşik etmesinden ve nede kitlelerin milliyetçi reflekslerinin öne çıkarılmasından geçmediğini biliyoruz.

Barışın mümkün olduğunu,bunu becerebilmek için yeterli aklımız,kalbimiz ve inancımızın olduğunu düşünüyoruz.

Hayatlarımızı her gün yenilerini icad ettiğiniz korkularla kararmanıza izin vermemek için geleceğimizi kendi siyasal irademizle, sağduyulu ve soğukkanlı bir sabırla kurabilmek için tamda şimdi bir birimizin yüzüne bakıp yeniden başlamak için barışa sadece biraz barışa ihtiyacımız olduğunu belirtmek istiyoruz.

Bunun için, başlattığımız imza kampanyasına katılınarak her şeye karşın umudumuzu çoğaltacağımıza inanıyoruz.

Türkiye Barışını Arıyor Konferansı Çağrıcıları

Bildiriyi imzalamak için www.barisinisiyatifi.org/imza.php adresine giriniz. Elektronik ortam dışında topladığınız imzaları her akşam turkiyebarisiniariyor@googlegroups.com adresine gönderiniz.




Mazlumder:
Yasaklar Ve Yasakçılar Korkuluktan İbarettir


Kocaeli İnanç Özgürlüğü Platformu İzmit Sabri Yalım Parkı İnsan Hakları Anıtı önünde saat 12: 30 da 113. haftasına giren "Başörtüsüne Özgürlük" eylemini gerçekleştirdi. Eylemde platform adına basın açıklamasını MAZLUMDER Kocaeli Şube Başkan Yardımcısı Nigar Gümrükçüoğlu yaparken, eylemciler yasakları ve yasakçıları korkuluk şeklinde figürleştirdiler. Sık sık "Direniş" "Adalet", "Özgürlük" sloganlarının atıldığı eylem yapılan açıklamanın ardından sona erdi. Açıklama özetle şöyle:

Geçmişten bugüne egemen anlayışın dışındaki fikir ve yaklaşımlar baskı ve dayatmayla kontrol altında tutulmaya çalışılmış ve yine kendi anlayışları gereğince "gerici", "irticası" vs. gibi yaftalar üretmişlerdir. Başından beri inanç, din, dil gibi olguların sahiplerini öteleme psikozu ile içi boşaltılmış kavramların tehlikeye düştüğü korkusu medya kanalıyla yayılmıştır. Bu oyunlara alet olan medya da halkın güzü önüne dikilenin bir korkuluktan başka bir şey olmadığını fark edememiştir. "Demokrasi" ve "insan haklarına" saygılı olmayı bile beceremeyenler halkın iradesini yok saymış, yaşanır ve var olunabilir bir ülkeyi faşist zihniyetlerine kurban vermişlerdir...

BYasağı örgütleyerek mevkii korkusu histerisiyle tavır sergileyen YÖK' ise kişinin fikri, düşüncesinden ziyade eğitim öğretim kurumlarında dünya görüşüne, inancına açık ve net bir şekilde başörtüsü inancını ve düşüncesini taşımasına nispetle politika gütmektedir. Yarın yapılacak olan ÖSS sınavında ise başörtülü kardeşlerimiz yine sınav kapılarında yasakla yüzleşeceklerdir. YÖK'ün tavrını üzerine vazife gören Uludağ Üniversitesi Senatosu ve Yönetim Kurulu ise; Abdullah Gül'ün kızı Kübra Gül'ün başörtülü bir şekilde diplomasını almasına Bilkent Üniversitesi'nin mezuniyet törenine bir bakanın kızı da olsa başörtülü katılmasına izin verilmesini şiddetle kınadıklarını, Yükseköğretim Kurulu'nun konuyla ilgili gerekli işlemi yapacağını umut ettiklerine dair açıklamada bulunduğu görülüyor. Bilkent Üniversitesi'nin "Nano teknoloji ile aydınlatma" buluşundan daha fazla bu diploma törenini önemseyenler haddi olmayan yorumlar yapmaktadırlar. Bu yorumu yapma cüretini konumunu ve işlevini aşan YÖK'den aldıkları da göz ardı edilemez. Kübra Gül'ün başörtülü bir şekilde diploma törenine katılması hakkını onun başörtülü birey olması münasebetiyle değerlendirmekteyiz. Abdullah Gül'ün ise Cumhurbaşkanı'nın eşinin başörtülü olmasına dair kendisine yöneltilen sorular karşısında "bir yol bulurduk" ifadelerine başörtüsünün yolunun ve şeklinin Ahzab ve Nur surelerinde açık ve net bir şekilde belirtildiğini hatırlatırız.

Başörtüsü Özgürlüğümüzü ekmek gibi, su gibi önemsedik. Aylardır buradan büyüttüğümüz direniş bir takım Dünya ülkelerinde yer yer kendisini gösteren başörtüsü zulmüne rehber olacaktır. Bizler bu uğurda bedel ödemekten kaçınmadık, canımız pahasına da olsa bu davadan el çekmeyeceğiz. Yasaklar ve yasakçılar korkuluktan gayri bir şey değildir. Tüm zalimler ve zalimlikler öre dursun ağlarını, yaptığımız ve yapacağımız her şey aydınlığa çıkmak için, her şey Mutlak Özgürlük için!
MAZLUMDER Kocaeli Şube Başkan Yardımcısı
Nigar Gümrükçüoğlu






Ulucanlar Cezaevi Halka Açılıyor:
Cezaevinde Şenlik Var
18-30 Haziran 2007 tarihleri arasında Ulucanlar Merkez Kapalı Cezaevi'nde gerçekleştirilmesi planlanan atölyeler, forumlar, film ve tiyatro gösterileri, konferanslar vb. etkinlikler ile ilgili olarak program aşağıdaki düzenleyici ve destekleyici kuruluşların internet adreslerinden öğrenilebilir.


18-30 Haziran 2007 süresince saat 10.00-21.00 arası cezaevi halka açıktır. Cezaevi içerisinde açık cezaevi kafeteryasından her saatte faydalanabilirler. Tüm etkinlikler ücretsizdir. Atölyeler 18- 30 Haziran 2007 tarihlerinde cezaevi mekanını kullanarak çalışmalarını yürütecektir.
Atölye 1 : Ulucanlar Cezaevinde yatanların anıları üzerine sözlü tarih çalışması Suavi Aydın Hacettepe Üniversitesi Antropoloji Bölümü Öğretim Üyesi, Doç.Dr. Musa Toprak Avukat
Atölye 2: "Ceza ve Mekan" Işık Aksulu
Atölye 3: Drama Atölyesi Çağdaş Drama Derneği - Ankara Barosu Yaratıcı Drama Derneği

Düzenleyen Kuruluşlar: TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Ankara Barosu
Destekleyen kuruluşlar: Mülkiyeliler Birliği, Çevre Mühendisleri Odası, Adalet Bakanlığı, Çağdaş Drama Derneği, Türkiye Barolar Birliği, Çankaya Belediyesi, İnsan Hakları Derneği,Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Ankara Tabip Odası, Radyo Özgür, Cumhuriyet Gazetesi.





Kültürlerarası diyalog için:
"Dans Denizi" İstanbul'da...

Uluslararası kültürel işbirliğini geliştirmek amacıyla Kültürlerarası Diyalog için Anna Lindh Vakfı tarafından desteklenen "Dans Denizi" Projesi 12 -22 Haziran 2007 tarihleri arasında İstanbul'da gerçekleştiriliyor.

İlk aşaması Eylül 2006'da Sardinya'da gerçekleştirilen projede; Türkiye'den, Mısır'dan, İtalya'dan ve Fransa'dan sanatçılar; halka açık oturumlar ve workshoplarla farklı perspektifleri paylaşarak, sanatsal çalışmalar ve kültürlerarası destek konularında bilgi alışverişinde bulunmak üzere bir araya geliyorlar. Projeye dahil olan sanatçılar ve araştırmacılar, Roman halkı ve İstanbul'da Kuştepe ve Sulukule'de yaşayan sanatçılar ile birlikte çalışacak.

Projenin tamamı Avro-Akdeniz bölgesindeki sanatçıların, araştırmacıların, üniversitelerin ve benzeri kurumların işbirliklerinin sonucu ortaya çıktı. Performansla yarı akademik bir çalışmanın birleştirildigi projede, İstanbul gibi kozmopolit bir şehirde, uzun yıllardır yaşayan Romanlar'ın kültürel değerlerine odaklanılacak.

Kültürel bir çalışma olmaktansa İstanbul'daki Romanlara ve onların değişime uğramış hip hop kültürlerine değinen bölgesel bir araştırma olan bu proje ile amaç; farklı kültürleri dans, müzik gibi sanat dallarını kullanarak tanıtmaktır.

dansdenizi@gmail.com

21 Haziran, Perşembe
20:00, PERFORMANS, Atölye çalışmalarının son ürünü programa katılan sanatçılar ve Roman gençlerin hazırladığı bir gösteri ile izleyicilerle buluşuyor.
Mekan, Bilgi Üniversitesi, Dolapdere, BS2

22 Haziran, Cuma
11:00, Değerlendirme Toplantısı, "Kültürel Kimlik, Modernizm ve Çağdaş Sanat"
ATÖLYE ÇALIŞMALARI
A) Roman Gençler ile Atölye çalışmaları;
Katılımcılar/ Ornella D'Agostino, Antonio Carallo, Omar Karim Kamal, Zeynep Günsür, Şafak Uysal.
Mekan: Bilgi Üniversitesi, Kuştepe
14 / 15 /18 / 19 Haziran

B) Cyril Bernon, Roman gencler ile… Katılımcılar/ Cyril Bernon, Ornella D'Agostino, Antonio Carallo, Omar Karim Kamal, Zeynep Gunsur, Şafak Uysal.
14 / 15 / 18 / 19 Haziran.
Saat: 14:00 - 17:00

C) Açık Dans Atölyesi; Dans Denizi Programı sanatçıları ve yerel dansçıların katılımı ile.
Mekan, Nnaco/ Hareket Atolyesi
14 / 15 /16 / 17 / 18 / 19 / 20 Haziran
10:00 - 12:00




TMMOB:
İstanbul Kent Sempozyumu
13-15 Eylül 2007
İstanbul'un sorunları ve çözüm önerilerinin tartışılacağı İstanbul Kent Sempozyumu, 13-15 Eylül 2007 tarihlerinde Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Oditoryumu'nda düzenlenecek. TMMOB adına sekreteryası İstanbul İl Koordinasyon Kurulu tarafından yürütülen sempozyumla ilgili ayrıntılı bilgi www.istanbulkentsempozyumu.org adresinden alınabilir.


Diğer duyurular için tıklayın



SİVİL TOPLUM













TÜM STK'lar
İÇİN TIKLAYIN


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla