Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Güncelleme: 13. 06. 2007





Açık Toplum Enstitüsü:
Roman asıllı öğrencilere burs
Açık Toplum Enstitüsü (OSI) Roma Education Fund (REF) bünyesindeki Roma Memorial Üniversitesi Burs Programı (RMUSP), 2007-2008 öğrenim döneminde de Roman asıllı üniversite öğrencilerine burs vermeyi sürdürüyor. Yedinci yılına giren programın ağırlıklı finans kaynağı, 2006-2007 döneminde olduğu gibi yine Açık Toplum Enstitüsü'dür.

Üniversite düzeyindeki Burs Programı ve başvuru koşulları ile ilgili bütün bilgiler Türkçe olarak, şu İnternet adresinde bulunmaktadır: cms.itweb.hu
Başvurular için gerekli dört adet dosyaya ise aşağıdaki İnternet adresinden ulaşılabilir: ref.rmusp.org
Aranan koşulları sağlayanlar burs için başvurusunu, bağlantı bilgileri dosyalarda verilmiş olan RMUSP'a doğrudan yapacaktır. Ayrıca program koşullarına uyan ve burslardan yararlanabileceğini düşündüğünüz Çingene/ Roman asıllı öğrencilere; bu öğrencilere ulaşabilecek kişi ve kuruluşlara bu duyuruyu iletmenizi rica ederiz. LÜTFEN NOT EDİNİZ: BAŞVURU SÜRESİ 15 HAZİRAN'DA DOLMAKTADIR...
www.aciktoplumenstitusu.org.tr




Umut Vakfı:
Silahlı Şiddete Karşı Küresel Hareket Haftası

Dünyanın her yerinde "Yaşama Hak Tanıyın"

Ülkemizde bireysel silahlanma sonucu meydana gelen ölümler her geçen gün artıyor, namlu yavaş yavaş hepimize yöneliyor. Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre, Türkiye'nin yaklaşık yüzde otuzunu oluşturan polis bölgesinde 2005 yılında ateşli silahlarla mala karşı 298.765 ve kişilere karşı 197.996 suç işlenmişti. 2006 yılında mala karşı işlenen suçlar yüzde 155 artışla 463.834 ve kişilere karşı işlenen suçlar yüzde 162 artarak 321.676 oldu. Bu suçlar sonucunda, toplam 15.680 kişi öldü, 271.175 kişi de yaralandı.

Suçlarda kullanılan ve ele geçirilen 38.010 adet silahın 5.263'nün ruhsatlı, geri kalanı ise ruhsatsızdı. Bu sayılar ve oranları 2007 yılı projeksiyonu için kullanırsak, üzülerek, bu yıl sonunda sadece polis bölgesinde yaklaşık 8.500 yurttaşımızı kaybedeceğimizi ve 238.000 yurttaşımızın da çeşitli suçlara maruz kalarak yaralanacağını söyleyebiliriz. Yani böyle giderse; 2007 yılında bireysel silahlanma nedeniyle 8.500 kişi ölecek ve 238.000 kişi ise yaralanacak; toplam 246.500 yurttaşımız daha silahlanma mağduru olacak...

Bu sayıları sadece soğuk rakamlar olarak düşünmemek gerek. Her biri bir canlı, belki de komşunuz, akrabanız, iş arkadaşınız, her sabah gördüğünüz simitçiniz… En az hepimiz kadar yaşama hakkına, kendini geliştirme hakkına sahip bireyler, yurttaşlarımız.

Her yıl bu hafta (11 Haziran) Silahlı Şiddete Karşı Küresel Hareket Haftası (Global Week of Action)'dır... Ülkemizde bireysel silahlanma büyük bir sorun olarak halen devam ediyor. Peki yalnızca ülkemizde mi böyle? Hayır... Yerel düşünüp, çözümler bulmaya çalışırken, dünyanın bizim dışımızdaki kısmını unutmamamız gerek... Tüm dünyada benzer şekilde artış gösteren ateşli silahlarla işlenen suçlar sonucu meydana gelen ölüm ve yaralanmaları engelleyebilmek için küresel önlemlerin alınma zamanı geldi de geçiyor.

Silahlanmanın yol açtığı şiddet olaylarını engellemek amacı ile Birleşmiş Milletler, "Uluslararası Silah Ticareti Anlaşması"nın genel ilkelerini açıklayarak, üye devletlerden görüş bildirmelerini istedi. Türkiye'nin olumlu görüşünü bildirmiş olduğu anlaşmanın üzerine inşa edileceği genel ilkeler şu şekilde:

İlke 1: Devletlerin sorumlulukları
Silah ve mühimmatın bütün uluslararası transferleri devletlerin iznine tabi olmalıdır ve devletlerin, transferin herhangi bir bölümünde( ithalat, ihracat, transit, aktarma, tahvilat) yargılama yetkisi olmalıdır. Transferler uluslararası hukukun getirdiği yükümlülükleri yansıtan ulusal yasalar ve prosedürlerle uyumlu olarak gerçekleştirilmelidir. Her transfere izin, aşağıdaki prensiplerle uyuşuyorsa, o işle görevlendirilmiş devlet görevlileri tarafından sadece yazılı olarak verilmelidir, eğer yasal olan alıcıdan başka bir alıcıya satılacaksa ya da prensiplere aykırı olarak tekrar ihraç edilecekse izin verilmemelidir.

İlke 2: Kısıtlamalar
Devletler uluslararası kanunun getirdiği yükümlülüklerini ihlal eden uluslararası silah yada mühimmat transferlerine izin veremezler. Bu yükümlükler aşağıdakiler kapsar:

A. Birleşmiş Milletler Antlaşması altındaki yükümlülükler
a. Güvenlik Konseyinin bağlayıcı kararlar, silah ambargoları uygulamak gibi
b. Güç kullanımının yada tehdidinin hakkındaki yasak
c. Başka bir devletin iç işlerine karışma hakkındaki yasak

B. Devletleri bağlayan herhangi başka antlaşma veya karar
a. Devletlerin taraf olduğu uluslararası, çok taraflı, bölgesel, ya da alt-bölgesel organizasyonlar tarafından kabul edilen ambargolar gibi bağlayıcı kararlar
b. Devletlerin taraf olduğu belirli antlaşmalar tarafından yasaklanan silah transferleri, 1980 BM'nin çok zararlı konvansiyonel silahların yasaklanması ve kısıtlanması ile ilgili konvansiyonu, ve 1997 Anti-Personel Mayınlarının Yasaklanması Konvansiyonu gibi

C. Evrensel olarak kabul edilen uluslararası insancıl hukuk prensipleri gibi
a. Gereksiz yaralanma ve acıya sebep olan silahlar hakkındaki yasak
b. Askerlerle sivilleri ayırt edemeyen silahlar ve mühimmat hakkındaki yasak

İlke 3: Kullanım veya olası kullanımla ilgili kısıtlamalar
Devletler uluslararası hukuk kurallarını ihlal etmede kullanılma riski olan yerlere(aşağıdaki durumlarda) uluslararası silah ve mühimmat transferine izin veremezler.
A. BM Antlaşmasının ve örf ve adet kanunlarının güç kullanımıyla ilgili boşlukları
B. Uluslararası insan hakları kanununun büyük ihlalleri
C. Uluslararası insancıl hukuk kanunlarının ciddi ihlalleri
D. Katliamlar ve insanlık suçları

İlke 4: Dikkate alınması gereken faktörler
Devletlerin transfere izin vermeden önce, alıcının silahların yayılmasını engellemek ve silahsızlanma ile ilgili taahhütlere ne derece bağlı kaldığını değerlendirmesi gerekir. Devletler transfere aşağıdaki olası durumlarda izin veremezler:
A. Terörist saldırıları başlatmakta kullanılacaksa ya da yardımcı olacaksa
B. Şiddet ya da organize suç için kullanılacaksa ya da onlara yardımcı olacaksa
C. Bölgesel güvenliği ve istikrarı ters yönde etkileyecekse
D. Sürdürülebilir kalkınmayı ters yönde etkileyecekse
E. Ahlaksız uygulamalar içeriyorsa
F. Transferleri yapan devletlerin taraf olduğu uluslararası, bölgesel ya da alt-bölgesel taahhütlerin, alınan kararların yada silahların yaygınlaştırılmasını önlemek, silah kontrolü, silahsızlanma ile ilgili antlaşmaların maddeleri ihlal ediliyorsa

İlke 5: Şeffaflık
Devletler her sene yaptıkları bütün uluslararası silah ve mühimmat transferlerinin ayrıntılı raporlarını uluslararası tescile sunmalı ve bu kurum senelik kapsamlı uluslararası bir rapor yayınlamalıdır. Bu raporlar bütün konvansiyonel silahların ve küçük ve hafif silahları içine alan mühimmatın transferlerini kapsamalıdır.

İlke 6: Standartlar
Devletler aşağıdakileri kontrol etmek için ortak standartlar oluşturmalılardır.
A. Silah ve mühimmatların bütün ithalat ve ihracatı
B. Silah ve mühimmat tahvilatı
C. Silah ve mühimmat üretim kapasitesi transferi
D. Silah ve mühimmat transiti ve aktarımı

Devletler uygulamayı izlemek için işleyen sistemler kurmalı ve bu prensiplerin tam olarak uygulanmasını güçlendirmek için ilgili prosedürleri belli aralıklarla gözden geçirmelidir.





İnsan Hakları Derneği:
Bakırköy'deki Patlama,
Kaygılarımızı Bir Kez Daha Artırmıştır

İstanbul Bakırköy'de sivillerin yoğun olduğu Ebuzziya Caddesi üzerinde bulunan bir bankın altına yerleştirilen ses bombasının patlaması, 15 insanımızın yaralanmasına ve çevrede maddi hasar meydana gelmesine neden olmuştur.

Bu patlama, son günlerde sıklıkla yaşadığımız korku duygusunu yeniden yaşamamıza neden olmuştur.

İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi olarak; her kimin tarafından ne amaçla yapılırsa yapılsın sivillere yönelik şiddet içeren her türlü eylemi kınadığımızı bir kez daha ifade ediyoruz.

Şiddet; sorunların çözümüne değil, toplumsal korkuların büyümesine, çözümsüzlüğe, halklar arasında düşmanlığın gelişmesine neden olur. Bölgede yeniden tırmanışa geçen çatışmalar sonucu insanlarımızın yaşamını yitirmesine ve yaralanmasına neden olan sorunların, demokratik ve siyasi yollarla çözümünde herkesin sorumluluğu bulunmaktadır. Herkesi şiddete karşı, demokratik çözüm konusunda çaba göstermeye çağırıyoruz.

Şiddete Hayır!

İnsan Hakları Derneği




Doğa Severler :
Ekolojik Temelli Doğa Eğitimi

Trakya Üniversitesi tarafından yürütülen TÜBİTAK destekli Ekolojik Temelli Doğa Eğitimi Trakya'da Istranca Dağları (Longoz Ormanları) ve Meriç Deltası (Gala Gölü Milli Parkı)'nda 04-16 Temmuz 2007 tarihleri arasında yapılacaktır. Doğa ile ilgilenenlerin katılabileceği bu doğa eğitimi ile ilgili bilgiler ve başvuru formlarına şu adresten ulaşılabilir: www.trakya.edu.tr

Eğitime katılacakların tüm giderleri projeden karşılanacaktır. Bu duyuruyu çevrenizdeki ilgili kişilere duyurursanız seviniriz.

Assist. Prof. Dr. Mustafa KAYA
0284 235 61 92 0284 235 28 24/1186 Fax: 0284 235 40 10

Yrd. Doç. Dr. Hüseyin GÜHER
(Proje Yürütücüsü)
Trakya Üniv. Fen Ed. Fak. Biyoloji Bölümü Edirne
Tel: 0284 2354956 Cep: 0532 4030306




EUROSOLAR Türkiye:
9. Eurosolar Türkiye Rüzgar Enerjisi Çalışma Grubu Toplantısı
18 Haziran 2007 PAZARTESİ
08:30- 18:00
Armada Hotel Ahırkapı Str. No:24, 34122 Sultanahmet, Istanbul / Türkiye + 90 212 455 44 55, info@armadahotel.com.tr

Türkiye'de Rüzgar Çiftliklerinin Kurulmasının Önündeki Engeller Ve Bu Engellerin Kaldırılmasının Ülke Ekonomisine Katkıları
Haziran 2007 Sevgili Rüzgar Enerjisi Dostları, Türkiye fosil yakıtlara olan bağımlılığını sürdürmektedir. Yeni Nükleer ve Termik santrallardan üretilecek elektrik için destek yasası TBMM'de onaylanmıştır. Nükleer santrallar pahalı, tehlikeli, denetimi zor ve atıkları depolanamadığı için başta ABD olmak üzere, terk edilmektedir.

Birleşmiş Milletler kararları doğrultusunda endüstrileşmiş ülkeler ve AB ülkeleri termik santrallerinin yenilerini kurmamaktadır. Almanya kWh başına 45.7 avrosent ödeyerek tüm vatandaşlarını çatılarını güneş pilleri ile kaplamaları için teşvik etmektedir. Bizim ülkemizde aynı etkiyi 20 avrosent ile sağlamak mümkündür. Almanya rüzgar gücü yeterli olmadığı için rüzgar güç santrallarından üretilen elektriği teşvik etmek için destek vermek durumundadır.

Ülkemizde ise serbest piyasa koşullarında tüm elverişsiz koşullara ve engellemelere rağmen şartları en uygun belirli bölgelerde rüzgar güç santrallarının kurulması ve rüzgar enerjisi ile elektrik üretimi en ekonomik seçenek olarak görülmektedir. Ancak EPDK 1 Ekim 2007'ye kadar lisans müracaatlarını durdurmuştur.

Yurt dışından kredi alınarak gerçekleştirilen fosil ve nükleer enerji santrallarının kurulmasını tüm gücüyle destekleyen yetkililer, rüzgar güç santrallarının yerli üretimini ve kullanımını kolaylaştıracak hiçbir adım atmamaktadırlar. Bir yandan sürekli enerji ihtiyacından söz edilirken Türkiye'nin rüzgar güç potansiyeli değerlendirilmemekte ve boşa harcanmaktadır.

ETKB yetkilileri yenilenebilir enerji yasasının çıkmasına rağmen rüzgar yatırımcılarının ilgi göstermediğinden söz etmektedirler. Avrupa Yenilenebilir Enerjiler Birliği Türkiye Bölümü, Rüzgar Enerjisi Santralleri Yatırımcıları Derneği ve Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği bu yasanın amaca uygun hale getirilmesi ve rüzgar güç santrallarının en etkin biçimde kullanıma sokulması için ülkemizin izleyeceği yolun belirlenmesi ve yeni kurulacak hükumete önerilmesi için 18 Haziran 2007 tarihinde İstanbul'da bir çalışma grubu toplantısı düzenleme kararı almıştır.

Türkiye'de rüzgar enerjisinden elektrik üretimi ile ilgilenen tüm kişi ve kuruluşları bu çalışma grubu toplantısına katılıp kendi bilgi, beklenti ve taleplerini bizimle paylaşmaya davet ediyoruz.

Halen diğer enerji kaynaklarını kullanmakta olan ve artık geleceğini ucuz, temiz ve yerli olarak ülkemizde mevcut olan rüzgar enerjisine teslim etmek isteyen kişi ve kuruluş temsilcilerini de çalışma grubu toplantısına katılmaya davet ediyoruz.

Saygılarımızla,
EUROSOLAR Türkiye
Doç.Dr. Tanay Sıdkı Uyar

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği
Murat Durak

RESYAD
Salahattin Baysal

EUROSOLAR Türkiye
İçgören Pasaji, Moda Caddesi, No:192/16 Moda, Kadıköy İstanbul Faks: 0216 4142997 Tel: 0532 7744525 tanayuyar@marmara.edu.tr

Diğer duyurular için tıklayın



SİVİL TOPLUM













TÜM STK'lar
İÇİN TIKLAYIN


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla