|

İnsan Hakları Derneği:
EREN KESKİN GENE GÖZALTINDA

İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi başkanlarından,
Kadına Yönelik Şiddet Projesi yöneticisi Avukat Eren Keskin, bugün
(20 Mart 2007) sabaha karşı saat 04.00'te bir duruşma için gittiği
Diyarbakır'da gözaltına alınarak Diyarbakır-Şehitlik Polis Karakolu'na
götürüldü.

İstanbul'da yargılandığı bir davada ifade vermediği gerekçesiyle
7 Mart 2007 tarihinde Van'da sabaha karşı saat 04.00'te gözaltına
alınan Eren Keskin, ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılmıştı.

Van Emniyet Müdürlüğü'nün keyfi ve sorumsuz tutumu nedeniyle Eren
Keskin bir kez daha gözaltına alındı. Savcılığa ifade vermesine
rağmen "düşüm yazısı"nı ilgili yerlere göndermeyen Van Emniyet Müdürlüğü
yetkilileri, Eren Keskin'in bir kez daha hürriyetinden mahrum olmasına
neden olmuşlardır.

Kararlı insan hakları savunucusu Av. Eren Keskin'e yönelik bu gözaltı
operasyonunu Eren Keskin'i yıldırmaya yönelik resmi bir tutum olarak
algılıyoruz.

Kamuoyunca tanınan, adresi polisçe bilenen bir avukatın/hukukçunun,
ifade alınması gerekçe gösterilerek kaldığı otele gece yarısı operasyon
düzenlenmek suretiyle gözaltına alınması kabul edilemez bir olaydır.

Bu açıkça Eren Keskin'e ve onun şahsında insan hakları savunucularına
yönelik bir gözdağıdır. İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi olarak;
Av. Eren Keskin'e yönelik bu baskıları bir kez daha kınarken, insan
hakları savunucularına yönelik baskıların son bulmasını istiyoruz.

İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi

21 Mart - Dünya Irkçılığa Karşı Mücadele Günü
Irkçılığa ve Milliyetçiliğe/ D U
R De!

Konuşmacılar: Nil Mutluer, Prof. Dr. Sinan Özbek
Film gösterimi: Linç
Müzik dinletisi: Etnik müzik
FORUM: Panelden sonra, ırkçılığa ve milliyetçiliğe karşı
mücadele eden kurumların temsilcileri ve aktivistlerle birlikte
bir forum yapacağız ve "Irkçılığa ve milliyetçiliğe karşı nasıl
örgütlenmeliyiz?" sorusuna yanıt arayacağız.
Yapım: Şanar Yurdatapan
Tarih: 24 Mart 2007, Cumartesi
Saat: 14.00 - 15.30 Panel, 16.00 - 18.00 Forum
Yer: Taxim Hill Hotel
Adres: Sıraselviler Caddesi, No: 9, Taksim - İstanbul
Düzenleyen kurumlar: Sosyal Demokrasi Vakfı (SODEV), Irkçılığa ve
Milliyetçiliğe *DUR De!* Girişimi ve sosyalPlatform Google Gruplar
Beta *Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Dur De!
Bu grubu ziyaret ediniz: groups.google.com/group/DurDe

SAVAŞA DUR DE,
BİR SES VER, BİR IŞIK YAK!..

Irak'ta her gün onlarca Iraklı çocuk kadın ve genç yok
ediliyor.
Bu insanlık suçudur!
Bu katliamdır!
Bu savaş suçudur!
Bu hastaneleri bombalamaktır!
Bu bebekleri öldürmektir!
Bu insanlığa yapılan işkencedir!
Bu yüzden
*ABD'nin Ortadoğu'dan çekilmesi,
*Irakta süren işgalin son bulması,
*Savaşın ve ölümlerin durdurulması için
20 MART'ta, Saat 20.00'da
İŞGALE ve SAVAŞA DUR DE BİR IŞIK YAK, BİR SES VER! IRAK'a İLK BOMBA
20 MART'ta, 20.00'da ATILDI.
TAM O GÜN ve O SAATTE İŞGALE ve SAVAŞA DUR DE!
BİR IŞIK YAK, BİR SES VER!
İŞGALE VE SAVAŞA DUR DİYORUZ!
Kapitalist küreselleşmenin dünya halklarını düşürdüğü duruma bakın:
Bir yanda bizim gibi ülkelere entegrasyon için uyum yasaları, öte
yanda Irak'ta olduğu gibi savaş ve işgal. Evrenin efendisi ABD'nin
Irak'ta giriştiği işgalin dördüncü yılında da kargaşa ve çözümsüzlük
ortamı tüm ülkede hükmünü sürdürüyor. İşgalci güçler ve yerli işbirlikçileri
tarafından her gün Irak halkının üzerine bombalar yağdırılıyor.
Gelişigüzel alınan insanlar işkencelerden geçiriliyor. Her gün yüzlerce
Iraklının yüreği susturuluyor. Her gün onlarca Iraklı çocuk, Iraklı
kadın, Iraklı genç yok ediliyor.
Ama Iraklı direniyor! ABD ve işbirlikçileri işgalin şiddetini
artırıyor. ABD Irak'ta yenildikçe saldırganlaşıyor, saldırdıkça
yeniliyor; ama Irak halkını, Irak direnişini teslim alamayacak.

Yapacağı tek şey, en iyi bildiği şey olacak: Kan dökmek!
Tıpkı Felluce'de olduğu gibi, tıpkı Samara'da olduğu
gibi, tıpkı Necef'te olduğu gibi, tıpkı Bağdat'ta
olduğu gibi.

Ama ne Felluce ne Samara ne Necef ne Bağdat katliamları Irak direnişini
söndürmeye yetmedi. Irak'ta ABD emperyalizminin ve yerli işbirlikçilerinin
yarattığı ortamı hepimiz biliyoruz.
Bu insanlık suçudur!
Bu katliamdır!
Bu savaş suçudur!
Bu hastaneleri bombalamaktır!
Bu bebekleri öldürmektir!
Bu insanlığa yapılan işkencedir!

ABD emperyalizminin Irak'taki en büyük başarısı 650 bin Iraklıyı
öldürmektir! 650 bin Iraklı kardeşimiz öldü.
Dünyanın bir ucundan gelip Bağdat'ı işgal ederek, günlerce, aylarca
bombalayarak, bir litre petrol için yaptılar bunu. Emperyalizmin
bir başka uygulaması da Irak'ta işgal rejiminin ürünü olarak oluşan
derin istikrarsızlıktır. Irak'ta her gün intihar bombacıları, iç
çatışma ve şiddet dolu bir hayat sürüyor.

Bundan dört yıl önce Irak'a refah, demokrasi ve insan hakları ihraç
edeceğini açıklayan ABD emperyalizminin işgalinin yarattığı manzaranın
insanlıkla hiçbir ilgisi yoktur. Irak'a özgürlük ve demokrasi götüreceğini
söyleyen işgalci güçlerin, bu ülkeye götürdükleri tek şey kan ve
gözyaşı olmuştur.

Irak'ta bugün ölenlerin çoğu çocuklar ve kadınlardır. Çünkü işgal
Irak'ta hukuksuzluğu olağan kılmıştır. Bölgede hukukun gücü değil,
gücün hukuku hüküm sürmektedir. Bu durumdan aşağıda imzası olan
kurumlar olarak utanç duymakta ve bu vahşete son verilmesi için
dünya halklarının sessiz kalmamasını dilemekteyiz. İnsanın insana
bu denli hoyrat ve acımasız yaklaşımı, emperyalizmin ve vahşi kapitalizmin
son örneğidir.

Bu gelişmeleri değerlendiren bizler;
ABD'nin Ortadoğu'dan çekilmesi,
Irak'ta süren işgalin son bulması,
Savaşın ve ölümlerin durdurulması için Türkiye'de ve dünyadaki savaş
ve işgal karşıtları ile birlikte, bugünden başlayarak
20 MART 20'DE SAVAŞA DUR DE, BİR SES VER, BİR IŞIK YAK etkinliğiyle
son bulacak bir kampanya başlatıyoruz. Bu kampanyada sadece örgütlerimizin
üyelerinin yapacağı çalışmalarla yetinilmeyecek, en geniş katılımın
sağlanmasına çalışılacaktır. Emeklilerin, ev kadınlarının, gençlerin,
işçilerin, emekçilerin, kamu çalışanlarının, mühendislerin, mimarların,
doktorların, avukatların, eczacıların, muhasebecilerin kısaca herkesin
eyleme katımı hedeflenecektir. Üyesi bulunduğumuz uluslararası üst
örgütlerimiz bilgilendirilerek kampanyanın Avrupa çapında genişletilmesine
çalışılacaktır.

Başta İstanbul olmak üzere Ankara, İzmir, Adana, Diyarbakır, Samsun,
Kocaeli, Bursa, Eskişehir ve Gaziantep illerinde birimlerimizin
katılımıyla bölgesel toplantılar düzenlenecektir. Bütün şehirlerde
BARIŞ zincirleri oluşturulacaktır.

Bu kampanya için hazırlanan www.savasadur.de
adresinde Türkiye'de ilk defa gerçekleşecek e-miting düzenleyeceğiz.
Yüz binlerce kişinin savaşa hayır demesini sağlayacağız. Ve 20m20...
20 Mart günü saat 20.00'da, yani ABD'nin Irak'ı bombalamaya başladığı
gün ve saatte meşalelerimizi yakarak, düdüklerimiz çalarak, bir
ışık yakacak, bir ses verecek ve SAVAŞA DUR diyeceğiz!
TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ / DEVRİMCİ İŞÇİ SENDİKALARI KONFEDERASYONU
/ KAMU EMEKÇİLERİ SENDİKALARI KONFEDERASYONU / TÜRK MÜHENDİS VE
MİMAR ODALARI BİRLİĞİ /TÜRK DİŞHEKİMLERİ BİRLİĞİ / TÜRK ECZACILARI
BİRLİĞİ / İSTANBUL SERBEST MUHASEBECİLER ve MALİ
MÜŞAVİRLER ODASI / İSTANBUL BAROSU / İSTANBUL VETERİNER HEKİMLERİ
ODASI

22 MART DÜNYA SU GÜNÜ
PROGRAM
Küresel ısınmanın ilk ve en çok etkileyeceği bölgelerimizden biri
olan İç Anadolu bölgesinde 22 Mart Dünya Su Günü sSulak alanlarımızın
geleceğini ve çözüm önerilerini masaya yatırıyoruz. Sulak alanlarımız
ve göllerimizin bir bir yok olduğu, yer altı sularının bilinçsizce
tüketildiği, tarımsal faliyetlerden kaynaklı toprak kirliliği, sera
gazı emisyonlarının kuraklığa etkisi hakkında benim de söyleyeceklerim
var diyen çevre dostları etkinliğe davetli.
TÜRÇEP (Türkiye Çevre Platformu), İÇAÇEP (İç Anadolu
Çevre Platformu) ve bileşenleri ile birlikte Kuş Araştırmaları Derneği,
Kırşehir Valiliği, Kırşehir Belediyesi ve Kuraklığın Etkilerini
Bire Bir yaşayan İç Anadolu köylüler'inin de katılacağı toplantıda,
su kullanımını ve su yönetimini çözüm önerileri sorunun muhatapları
ile tartışılacak..
Abidin Özkaymak İÇAÇEP - İç Anadolu Çevre Platformu Dönem
Sözcüsü
Mustafa
Bağ KIR-ÇED Başkanı
icanadolucevreplatformu@yahoogroups.com
groups.yahoo.com/group/icanadolucevreplatformu
aozkaymak@gmail.com

Tüketiciler Birliği
"Türk Telekom Milleti Kazıklıyor"
Türk Telekom'un 1 Mart 2007 tarihinden itibaren geçerli olacak olan
yeni zam paketini değerlendiren Tüketiciler Birliği Adana Şube Başkanı
Dr. Ramazan Yıldız; "Türk Telekom'un yaptığı zamlarla milleti hem
aldatıyor hem de yayınladığı reklâmlarla milleti aptal yerine koyuyor."
dedi.

Tüketiciler Birliği Adana Şube Başkanı Ramazan Yıldız konu ile ilgili
yaptığı basın açıklamasında şu görüşlere yer verdi: "Türk Telekom'un
1 Mart'ta yürürlüğe giren yeni tarifesi ile şehir içi görüşme ücretlerine
yüzde 25 zam sabit ücretlere ise yüzde 50 dolayında zam yapmıştı.
Diğer yandan sabit ücretler için "kontör ücretsiz" kontörde de hileye
başvuran Türk Telekom bu kontörleri günün her hangi bir zamanı yerine
gece sarısı kullanım şartı getirmişti. Bunun üzerine Tüketiciler
Birliği'nin başlattığı "TELAKAZIK" kampanyası (www.telekazik.org)
40 şubede sürmekte olan yazılı ve sözlü tepkilere şimdide İmza Kampanyası
ile toplumu duyarlı olmaya davet ediyor.

Ülkemizde çalışanlara ve emeklilere yıllık maaş artışını %3+3 veya
%4+4 uygun görülürken, enflasyonun tek hanelerde seyrettiği bir
dönemi yaşarken Türk Telekom'un yaptığı bu zamları mantıklı bulmak
mümkün değildir.

Sabit telefon görüşmesinin Telekom dışında başka alternatiflerin
olmaması ve Telekom tekelci kimliğini kötüye kullanmaktadır. Sabit
görüşmelerde insanlara bir dayatma yapılmış ve insanların ekonomik
durumları hiçe sayılmıştır. Ocak ayından beri çeşitli sivil toplum
kuruluşlarının gösterdiği tepkilere aldırmadan bildiğini okuyan
Türk Telekom Genel Müdürü'nü onurlu bir hareket göstererek İSTİFA
ETMEYE çağırıyoruz.

Telekomunukasyon Kurulu ise adeta derin bir uykuya dalmışçasına
olaya herhangi bir tavır sergilememektedir. Toplumun daha fazla
canı yanmadan sorunun çözülmesi ve olaya el koyması içim Telekomunukasyon
Kurulu'nu GÖREVE ÇAĞIRIYORUZ.

19 milyon Türk Telekom üyelerinin içinde ancak %20'si şehirlerarası
ve cep telefonlarını aramaktadır. Kalan %80'i ise şehir içi görüşmelerde
sabit hattı tercih etmektedir. Yapılmış olan şehirlerarası ve GSM'lere
görüşmelerin indirilmiş olmasını karşılığında %80 kesim adeta cezalandırılmıştır.
Yayınlanan reklâmlarda ise tüketicinin bilgi eksikliği kullanılarak
tüketici aldatılıyor. Reklâm Kurulunu görevini yapmaya çağırıyoruz.
Hemen yayınlanan reklâmlar düzeltilsin.

TELEKAZIK olarak değerlendirdiğimiz bu zamların geri alınması
için Toplumumuzu İmza Kampanyasına destek vermeye çağırıyoruz!
Dr. Ramazan YILDIZ
Tüketiciler Birliği Adana Şube Başkanı
TÜKETİCİLER BİRLİĞİ-ADANA
www.tuketiciler.org
adana@tuketiciler.org

Nükleer Savaşı Önlemek İçin Uluslararası Hekimler Birliği
C. Immerwahr Ödülü O. Murat Ülke'ye

IPPNW (Nükleer Savaşı Önlemek İçin Uluslararası Hekimler
Birliği)'nin Almanya Seksiyonu, Clara Immerwahr Ödülünü bu
yıl Osman Murat Ülke'ye Verdi!

IPPNW, 1991'den beri insan hakları adına savaşa ve silahlanmaya
karşı gelen ve bunun için çeşitli zorluklarla karşılaşan, kişisel
kayıplara uğrayan kişilere Clara Immerwahr Ödülü'nü vermektedir.
Amaç, sorumlu tutum ve davranışları onurlandırmaktır. Ödül, Birinci
Dünya Savaşı'nda Almanya lehine kimyasal savaş yöntemlerini geliştirerek
cephede binlerce insanın ölümüne neden olan kocası Fritz Haber'e
karşı yoğun bir adanmışlıkla mücadele etmiş olan bilim insanı kimyager
Clara Immerwahr'ın adını taşımaktadır. Ödül, en son 2001'de
Parlamento'da Alman askerlerinin Afganistan'a gönderilmesine karşı
oy veren tek Sosyal Demokrat Parti (SPD) üyesi Christa Lörcher'e
verilmişti. Bunun sonucunda Lörcher SPD'den ayrılmak zorunda
kalmıştı.

Clara Immerwahr Ödülü, bu yıl istikrarlı şekilde vicdani ret hakkını
savunduğu için uzun yıllar boyunca son derece ağır zorluklarla karşılaşan
ve kişisel kayıplara maruz kalan Osman Murat Ülke'ye verildi.
Ülke, vicdani retçi olduğu için 1996-99 yılları arasında
toplam 701 gün hapiste kaldı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)'ne
yaptığı başvuru 2006 yılı Ocak ayında sonuçlandı. AİHM, Osman Murat
Ülke hakkında yürütülen çok sayıda ki kovuşturma ve verilen mahkumiyet
kararları ile birlikte onun kaçak bir yaşam sürdürmek zorunda kalmasını
"sivil ölüm" olarak değerlendirdi ve Türkiye'yi Avrupa İnsan Hakları
Sözleşmesinin 3. maddesini ihlal ettiği gerekçesi ile tazminat ödemeye
mahkum etti.

Ödül, 3 Mart 2007 tarihinde Berlin'de gerçekleştirilen törende,
yurt dışına çıkamadığı için törene katılamayan O. Murat Ülke
adına Coşkun Üsterci'ye verildi. Ardından 10 Mart 2007 tarihinde
İzmir'de ikinci kez gerçekleştirilen törenle IPPNW Almanya seksiyonu
başkanı Dr. Angelika Clausen tarafından bizzat O. Murat
Ülke'ye verildi. Konak Belediyesi Kültür Müdürlüğü Benal Nevzat
Toplantı Salonu' nda gerçekleştirilen ödül törenine IPPNW üyesi
hekimlerin yanı sıra insan hakları ve bazı sivil toplum örgütlerinin
temsilcileri, vicdani retçiler ile O. Murat Ülke'nin dost
ve yakınlarında oluşan yaklaşık yüz kişi katıldı.

Dr. Angelika Clausen, tören sırasında yaptığı konuşmada "Osman Murat
Ülke'ye bu ödülü vermekle amacımız bir başka ülkedeki durumu eleştirmek
değildir. Asıl önemli olan vicdani ret hakkının evrensel bir insan
hakkı oluşudur. Osman Murat Ülke, çok yoğun şahsi sakıncaları gözardı
ederek vicdanının sesine kulak vermiştir. Onun bu duruşu hepimizi,
insan hakları söz konusu olduğunda asla uzlaşmalara razı olmamaya
davet etmektedir. Osman Murat Ülke, böylece Clara Immerwahr ödülünün
bugüne kadarki sahipleri arasında yerini almaktadır" dedi.

Devamını
okumak için tıklayınız

|