|

İnsan Hakları Derneği:
Düşünce
ve İfade Özgürlüğüne Yönelik Baskılar, Suskun Toplum Yaratma Çabalarıdır

Düşünce ve ifade özgürlüğünün önünde önemli bir engel olan 301.
Maddenin tartışıldığı bugünlerde düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik
baskılar artması dikkati çekicidir.

Yargılanan gazeteci, yazar, aydın, insan hakları savunularına verilen
hapis cezaları ve muhalif yayın organlarına yönelik yaptırımlar
incelendiğinde sorunun yalnız 301. Madde olmadığı açıkça görülecektir.

İşte son dönemde yaşanan örnekler:
1) Yeni Asya gazetesinin 23.05.2006 tarihli baskısında yeralan "oyun
geri tepti" başlıklı haber nedeniyle Yeni Asya gazetesi yazarı Faruk
Çakır, 13 Şubat 2007 tarihinde Bağcılar 2.Asliye Ceza Mahkemesi
tarafından "adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçundan eylemine
uyan 5187 sayılı basın kanunun 11 maddesi yollamasıyla 5237 sayılı
TCK nın 288/1 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimine göre takdiren
6 ay hapis cezası ile cezalandırılmıştır. Para cezası daha sonra
5237 sayılı TCK'nın 5071-a ve 52/2 maddeleri uyarınca günlüğü takdiren
20 YTL den 3.600 YTL adli para cezasına çevrilmiştir .

2) İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi eski Başkanı Eren
Keskin, Kasım 2002'de Tunceli'de düzenlenen "Toplumsal Yaşamda
Kadın" başlıklı konferansta, işkence ve cinsel tacizle ilgili sarf
ettiği sözlerden eski Ceza Yasası'nın 159. maddesi uyarınca mahkum
edildi. Tunceli Asliye Ceza Mahkemesi, 23 Ocak 2007'de Keskin'i,
bu sözlerinden, "devleti, asker ve emniyet kuvvetlerini alenen tahkir
ve tezyif" ettiği gerekçesiyle, 6 ay hapse mahkum etti. Cezayı 5
aya indiren ve 900 YTL paraya çeviren mahkeme başkanı Ömür Akın,
"bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkemede vicdani kanaat oluşmadığı"
gerekçesiyle cezayı ertelemedi. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası
(Eğitim-Sen) Tunceli Şubesi'nin 24 Kasım 2002'de düzenlediği konferansta
beş yıldır devlet güçleri tarafından cinsel taciz, tecavüze maruz
kalan kadınlara hukuk destekte bulunduklarını açıklayan Avukat Keskin,
"Adli olsun, siyasi olsun işkence Türkiye'de bir devlet politikasıdır"
demişti...

3) Uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitiren Agos Gazetesi
Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in cenazesi için de soruşturma
başlatıldı. Şişli Başsavcılığı, Sinop'ta yerel yayın yapan bir gazetenin
yazarının şikayeti üzerine Dink'in cenazesinde açılan "Hepimiz
Hrant'ız, Hepimiz Ermeniyiz" pankartları ve aynı şekilde atılan
sloganlar nedeniyle soruşturma açtı.

4) Muhalif yayın çizgisiyle geniş kesimlerce dinlenen Anadolunun
Sesi Radyosu'nun yayın lisansı, RTÜK tarafından 9 Şubat 2007
tarihi itibariyle iptal edilerek, yayını durdurulmuştur. Bu kararla,
muhalif bir radyo daha susturulmuş oldu.

Bu örneklerden anlaşılacağı üzere, kendi vatandaşının, aydınının
özgür bir şekilde düşüncesini açıklamasından, konuşmasından rahatsızlık
duyan sistemin, suskun bir toplum yaratma konusunda kendisini sadece
301. Madde ile sınırlandırmadığı açıkça ortadadır.

İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi olarak, düşüncenin ifade edilmesinden
kaynaklı baskıları kınadığımızı bir kez daha ifade ediyor, herkesi
düşünce ve ifade özgürlüğünü savunmak adına "Düşünce Suçluları"
ile dayanışmaya davet ediyoruz.

İnsan Hakları Derneği
İstanbul Şubesi / Düşünceye Özgürlük Komisyonu

Tüketiciler
Birliği:
"Bankalardan şimdi de sigorta vurgunu"
Bankaların yeni vurgun olarak seçtikleri sigorta işlemleri ile ilgili
bir açıklayama yapan Tüketiciler Birliği Adana Şube Başkanı Dr Ramazan
Yıldız; "Kredi kartı ücreti, Hesap işletim ücreti derken, bankalar
şimdi de izinsiz sigortalar vurgununa başladı" dedi.

Tüketiciler Birliği Adana Şube Başkanı Dr Ramazan Yıldız; konuyla
ilgili olarak yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi:
"Bankacılık sektörünün ne kadar güvenilir ya da güvenilebilir olduğunu,
2001 Ekonomik Krizi'nde yakinen müşahede etme imkanımız olmuştu.
Bu tecrübe Türk halkına 50 milyar dolardan daha fazla bir bedele
mal olmuştu.

2003 öncesinde bankacılığın en büyük müşterisi devletti. Devlet
müşteri olmaktan çıkınca yeni hedef olarak tüketiciler seçildi.
Önce sokakta kredi kartı dağıttılar. Sonra tüketicileri faiz batağına
saplayıp yüzlerce kişinin intihar etmesine neden oldular. Banka
Kartları ve Kredi Kartları Yasası ile biraz kontrol altına alınan
bankalar ardından kredi kartı ücreti ve hesap işletim ücreti adı
altında dünyada eşi ve benzeri olmayan bir soygun başlattı.

Kredi kartı ücreti, hesap işletim ücretinin tüketiciye faturası
yıllık 5 milyar doları geçtiği görülmektedir. Türkiye yılda yüzde
6-7 büyürken bankalar yüzde 50 büyüyor. Bir ülke ortalama yüzde
5-6 büyürken, bankalar nasıl yüzde 50 büyümektedir. Nasıl büyüdükleri
ortadadır. Her banka işleminde tüketicilere dosya parası, işlem
ücreti, kart ücreti gibi akla hayale gelmedik fatura çıkararak tüketiciden
aldıkları haksız paralarla büyümüşlerdir.

Bütün bunlarla tatmin olmayan bankalar şimdi de tüketicinin hiçbir
talebi olmadan, yazılı izni olmadan, tüketici ile hiçbir görüşme
yapılmadan tüketicinin gıyabında mükerrer trafik sigortası, kasko,
hayat sigortası, pos cihazı sigortası vs vs gibi adlar altında sigorta
yapmaya başlamışlardır. Tüketicinin hiçbir bilgisi ve onayı olmadan
hesaplarından sigorta bedelleri çaktırmadan küçük küçük taksitlerle
alınmaktadır. Bu durumu fark edip itiraz edenlere önce sorun çıkartılmakta
sonra ise iade edilmektedir.

Bankaya ait ya da ortağı olduğu bir sigorta şirketi tarafından yapılan
bu işlem bankacılık sektörünün ne kadar güvenilir(!) bir sektör
olduğunu, hesaplarımızın da ne kadar büyük bir risk altında olduğunun
en açık göstergesidir. Bu durum bankaların yetki iptaline kadar
gidebilecek büyük bir suçtur.

Bankalar yetmezmiş gibi tüketiciden sorumlu kimseler bile güçlüden
yana açıklamalar yapmaktadır. Yargıya müdahale ederek suç işlemektedirler.
İdaresi altında bulunan hakem heyetlerine Anayasanın 36, 74, 137
maddelerine, 3071 Sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanununa
ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 121. maddesine muhalefet ettirilmektedir.
BBDK ise kör, sağır, dilsizi oynuyor".

Tüketiciler Birliği
Demirkapı Cad. No:25/8 Bayrampaşa 34160 İstanbul
Tel:(212)567 97 44 Faks:(212) 567 36 47

"İsam el Ravi Anısına"
"Savaşsız
Bir Dünya İçin 4. Uluslararası Buluşma"
Konuşmacılar
Amerikalı savaş karşıtlarının simgesi - "Barış Annesi" CINDY SHEEHAN

Filistin Sendikalar Konfederasyonundan WAEL ALİ NATHEEF

Lübnan Araştırma Merkezi Dr.ALİ FAYYAD

Irak Öğretim Üyeleri Derneği Temsilcisi ÂMİR EL-İGAİDİ

Moderatörler:
Savaş karşıtı aktivist: Mehmet Ali ALABORA
Gazeteci: Murat UTKU

Tarih: 24 Şubat 2007 Cumartesi
Saat : 14:00 - 18:00
Yer: Taksim Square Hotel Sıraselviler cad. No:15
İrtibat: 0212 243 89 57

Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu (BAK)

23-27 Şubat tarihleri arasında İstanbul'da "Savaşsız Bir Dünya
İçin 4. Uluslararası Buluşma" başlıklı bir sempozyuma ev sahipliği
yapacak. "Uluslararası Buluşma 4", 30 Ekim 2006 tarihinde
Bağdat'ta öldürülen Irak Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Jeoloji
Profesörü İsam El Rawi'nin anısına düzenleniyor.

İsam El Rawi, 19 Şubat 2005'te yine BAK'ın İstanbul'da gerçekleştirdiği
"Savaşsız Bir Dünya İçin 2. Uluslararası Buluşma"ya konuşmacı olarak
katılmıştı.

Cindy Sheehan, ABD'deki savaş karşıtı hareketinin lokomotifi
ve simgesi ve kendi oğlu da Irak'ta öldürülmüş olan bir "Barış Annesi".
Özellikle ABD Başkanı George W. Bush'un Teksas'taki çiftliğinin
önüne kurduğu Barış Kampı ile Amerikalıların ve dünyanın
dikkatini Irak'taki işgale çevirmeyi başardı.

Wael Ali Natheef, Filistin Sendikalar Federasyonu (PGFTU)
Genel Sekreteri ve aynı zamanda Filistin Kamu Çalışanları Sendikası
Başkanı.

Dr. Ali Fayyad, Lübnan'daki muhalif hareketin ideologu ve
sözcüsü ve aynı zamanda da Dokümantasyon Çalışmaları Danışma Merkezi'nin
(CCSD) de başkanı.

Şeyh Amir El-İgaidi ise Irak Müslüman Âlimler Heyeti (IMAH)
Şura Meclisi Üyesi ve IMAH'ın Suriye ve Lübnan Temsilciliğini yürütüyor.
IMAH'a bağlı Rafideyn TV Kanalı'nın Suriye Bürosu sorumlusu. El-İgaidi
ayrıca, merkezi Katar'da bulunan Uluslararası Saldırganlığa Karşı
Kampanya kuruluşunun da kurucu üyelerinden. IMAH, Irak'taki
işgalden sonra ortaya çıkan durumun, Irak'tan başlayarak iyileştirilmesi
amacıyla bir grup din âliminin bir araya gelerek
oluşturduğu topluluk.
Tüketiciler
Birliği:
"19 milyon tüketici
"telekazık"a HAYIR diyor"
Türk
Telekom'un 1 Mart 2007 de yürürlüğe girecek yeni tarifesi ile getirilen
yüzde 25 zammı değerlendiren Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Av.
M. Bülent Deniz; "Türk Telekom'dan hizmet satın almaya mecbur
edilen 19 milyon tüketicinin tepkisi "telekazık" kampanyası"nda
örgütleniyor" dedi.

Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Av. M. Bülent Deniz konuyla
ilgili şu açıklamayı yapmıştır:
Türk Telekom, Telekomünikasyon Kurulu'nun onayladığı yeni tarifesini
1 Mart 2007 tarihinden itibaren uygulamaya başlayacaktır. Yeni tarife
ile rekabetin olduğu milletlerarası, şehirlerarası ve GSM arama
ücretlerinde indirime gidilirken, rekabetin olmadığı ve Türk Telekom'un
tek başına hizmet sunduğu şehir içi görüşme ücretleri ve sabit ücretlere
yüzde 25 zam yapılmıştır.

Bu uygulama tüketici mecburiyetinin kötüye kullanılmasıdır.

Bu nedenle Tüketiciler Birliği tarafından Telekomünikasyon Kurulu'nun
onay işleminin iptali için yargı yoluna gidilmiştir. Öte yandan
Türk Telekom'un bu uygulaması toplumun tüm kesimlerinden tepki görmüş,
enflasyonun düşürülmesine ilişkin yıllardan beri ulusal ölçekte
yürütülen mücadeleyi başarısız kılacağı hususu Merkez Bankası raporlarına
dahi yansımıştır.

Bu gelişmelere rağmen Türk Telekom rekabetsiz ortamda hizmet satmanın
tüm olanaklarını kullanmaya devam etmekte, tarifesinin getirdiği
yüzde 25 zammı, Nisan faturalarına yansıtma hazırlıklarını yürütmektedir.

Daha önce kamusal hizmet bedellerine ilişkin yapılan zamların enflasyon
oranının üzerinde olamayacağı gerekçesiyle yargı tarafından verilen
iptal kararlarının söz konusu olduğu bir ortamda, Tüketiciler Birliği
tarifenin iptali için açılan davaların tüketici lehine sonuçlanacağına
ilişkin beklentisini korumaktadır.

Bu aşamada 19 milyon sabit telefon kullanıcısının yeni tarifelerle
ilgili bilgilendirilmesi ve getirilen yüzde 25 zamma ilişkin tepkilerinin
başta Telekomünikasyon Kurumu olmak üzere tüm ilgililere iletilmesi
için büyük bir imza kampanyası başlatıyor:
"TELEKAZIK" Kampanya kapsamında oluşturulan www.telekazik.org
adresindeki internet sitesi ve
(212) 478 0 222 nolu çağrı merkezi aracılığı ile toplanacak
imzalar ile;
· sabit telefon kullanıcısı tüketicinin yeni tarife ile gelen zamma
ilişkin tepkisi
· ve bundan sonrası için tüketici mecburiyetinin kötüye kullanılmasının
önüne geçilmesi ve kaliteli-ucuz hizmet satın almasını sağlayacak
tek seçenek olan rekabet ortamının oluşturulmasına ilişkin talebi
Telekomünikasyon Kurumu ve Ulaştırma Bakanlığı'nın da içinde bulunduğu
tüm ilgili ve yetkili kurumlara iletilecektir.

Av. M. Bülent Deniz
Genel Başkan

Telekomünikasyon Kurulu Başkanlığı'na,
Türk Telekom, şehir içi görüşmelerine % 25 zam yaptı.
Bu haksız zammın durdurulması ve şehir içi tarifelerde rekabet ortamının
sağlanması için gereğinin yapılmasını diliyorum.

Adım:
Soyadım:
İmza:

TÜKETİCİLER BİRLİĞİ
Tel:(212)567 97 44 Faks:(212)567 36 47
www.tuketiciler.org
E-Posta: bilgi@tuketiciler.org

BarışaRock
İnisiyatifi:
BarışaRock 5 yaşında
Dile
kolay 5 koca yıl. 2003'te çıktığımız yolda inadımız ve ısrarımızla
bu savaşı durdurmak için söz vermiştik birbirimize. 3-4 bin arası
insanla başlamıştık ya hani ve zamanla değişmişti ya bu sayı, olmuştu
yüz bine yakın insan. Başka bir dünya düşü ve bu düşün içimize sinen
ısrarıyla yürümeye devam ediyoruz… 2007'de her zamanki gibi arsız,
hınzır, isyankar bir muhaliflikle, BİZ BU SAVAŞI DURDURABİLİRİZ'e
olan inancımızla yürüyeceğiz. Biz yalnızca o alanda ses çıkaran
onbinlerce insan değiliz, biz Asya'da, Avrupa'da, Amerika'da savaşa
karşı ses çıkartan milyonlarız. Dedik ya BarışaRock yani biz uluslararası
savaş karşıtı hareketin sadece bir parçası, milyonların Türkiye
topraklarındaki onbinlerce yüzüyüz. Hani Marcos'un tabiriyle, San
Francisco sokaklarında bir eşcinsel, Güney Afrika'da bir siyah,
Avrupa'da bir Asyalı, gece yarısı metroda yalnız bir kadın, İsrail\'de
bir Filistinli, Hindistan'da bir Maya, Bosna'da bir pasifist, İspanya'da
bir anarşist, Almanya'da bir Yahudi, topraksız bir köylü, Türkiye'de
bir Ermeni, mutsuz bir öğrenci, iş bulamayan bir adam, Chiapas dağlarında
bir Zapatista'yız. Şimdi sokaklarda barış çığlıkları atma zamanı.
2007 BarışaRock'ını hep birlikte elele inşa etmek istiyoruz. Bu
tüm aktivistlerimize çağrımızdır. BarışaRock'a kadar giden süreçte
birlikte başka dünyamızın başka kültürünü inşa ediyoruz. Yapacağımız
tüm etkinliklerimizde katılabilen tüm aktivistlerimizi yanımızda
olmaya çağırıyoruz… ETKİNLİK: 1 Mart 2007 Perşembe / 20.00 BarışaRock
Eğlencesi Taksim Bekar Sokak. No:10/A (Ziraat Bankası yan sokak)
NOT: 18 Yaş Sınırı Vardır TOPLANTI: Şimdilik toplantılarımızı 15
günde bir yapıyoruz. Bunun dışında oluşturduğumuz çalışma grupları
müsaitliklerine göre ister haftada bir ister 2 günde bir toplanıyorlar.
Toplantılarımıza ve çalışma gruplarımıza katılım için tarih, yaş
sınırı vs. yoktur. Gelmek isteyen herkese kapılarımız sonuna kadar
açıktır.
NOT: 28 ŞUBAT ÇARŞAMBA AKŞAMI YAPACAĞIMIZ TOPLANTIMIZ,
AYNI GÜN 20.00'DE YAPILACAK HRANT DİNK'İ ANMA ETKİNLİĞİNE KATILACAĞIMIZDAN
SAAT 18.00'E ALINMIŞTIR. TOPLANTI KARAKEDİ KÜLTÜR MERKEZİNDE YAPILACAKTIR.
BİLGİ PAYLAŞIMI: www.barisarock.org isminde bir web sitemiz
var. Bu siteden forumlar aracılığıyla konuşabiliriz. Sitemizin anasayfasındaki
haberler bölümü sürekli olarak güncelleniyor, BarışaRock ile ilgili
tüm gelişmeleri oradan takip edebilirsiniz.
Baş
tarafını okumak için tıklayınız


|