Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Güncelleme: 07. 02. 2007


Türkiye İnsan Hakları Vakfı:
Sorun Sadece 301 Değil,
İfade Özgürlüğüdür de...


Türkiye'de insan haklarına dayalı, gerçek demokrasiyi benimseyen bir hukuk devleti inşa edilmesi gerekmektedir. Temel hedef böyle bir Türkiye'nin inşasıdır. Ancak maalesef hükümetin insan hakları sorunlarını düşünceyi ifade özgürlüğüne, düşünceyi ifade özgürlüğünün önündeki engelleri de 301. madde tartışmalarına indirgeme eğilimine tanık oluyoruz.

Hükümet ve yasa yapıcılar ifade özgürlüğü önündeki engelleri, düşünceyi ifade özgürlüğünü sadece TCY'nin 301. maddesi ile sınırlı tutarak geçiştirmeye, unutturmaya çalışmaktadır. Bu, geçtiğimiz dönemde yetkililerin ağzından 'TCY'nin 301. maddesinden hüküm giyen kimse olmadığı' açıklamasında olduğu gibi bugün de kendini 301. maddede yapılacak değişiklikler için bazı kuruluşları bir araya getirerek, yeni bir metin hazırlamalarını istemek şeklinde kendini göstermektedir.

Hükümet, daha önce uluslararası düzeyde baskılar, son olarak ise Hrant Dink'in öldürülmesinin ardından TCY'nin 301. maddesinde yapılacak değişiklikler üzerinde yürütülen tartışmalara neredeyse tüm üyeleriyle katılmıştır. Bize göre, TBMM'de çoğunluğu da olan bir partinin bu konuda samimiyetini göstermesi ancak ivedi olarak yeni bir düzenlemeyi Meclis'ten geçirmesi ile olabilirdi. Ancak AKP iktidarı, diğer insan hakları sorun alanlarında olduğu gibi bu konuda da gerekli kararlılığı göstermemiştir. Hükümet, TCY'nin 301. maddesi ile sınırlı algılanmasını öngördüğü/istediği düşünceyi ifade özgürlüğü tartışmalarında insan hakları ve sivil toplum örgütlerini bir kenara bırakarak, ağırlıklı meslek örgütlerinin içinde yeraldığı bir platformla paylaşma, bu platformdan görüş hatta yasa maddesi isteme yoluna gitmiştir. Bu son örnek de hükümetin bu konudaki samimiyetsizliğinin bir göstergesidir. Daha önce de pek çok kez tekrarladığımız üzere Türkiye'de düşünceyi ifade özgürlüğünün sağlanabilmesi için tek tek maddelerin değiştirilmesi yetmeyecektir. Mevcut TCY'de ifade özgürlüğüne engel oluşturabilecek en az 14 madde vardır. Türkiye'de düşünceyi ifade özgürlüğünün önünde engel olduğu düşünülen her madde değiştirildiğinde ya da kaldırıldığında bir başka madde ile ikame edilmiştir.

Eski TCY'nin 141 ve 142. maddeleri 1991 yılında kaldırılmış, yerine TMY'nin 8. maddesi getirilmiştir. TMY'nin 8. maddesi ise 2003 yılında yürürlükten kaldırılmış, kaldırma gerekçesinde '8. maddenin yerine TCY'nin 311 ve 312. maddelerinin kullanılabileceği' belirtilmiştir. 2005 yılında yürürlükten kaldırılan bu maddeler yerine de bugün başta 301. madde olmak üzere pek çok madde kullanılmaktadır.

Nitekim Adalet Bakanı Cemil Çiçek, TCY'nin 301. maddesi üzerinden yürütülen tartışmalarla ilgili olarak 1 Şubat günü bir gazeteye yaptığı açıklamada şunları söylemişti: 'Bazıları diyor ki, 'Bu madde tamamen kalksın.' Geçmişte, 141, 142, 163 de kaldırıldı. Bu maddeler kalkınca onlara ilişkin suçlara dönük cezalar yok mu oldu? Daha önemlisi, şimdi 301 kalkınca, hakim başka bir maddeyi bulup oradan aynı cezayı vermeyecek mi? 301 kalkarsa, bu kez 216'dan (Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama ile ilgili) tutturur. Önemli olan, bu maddeye giren suçun işlenip, işlenmediğidir.'

Türkiye'de özellikle 17 Ekim 2001 tarihinde yürürlüğe giren Anayasa değişikliği ile birlikte demokratikleşme yönünde olumlu adımlar atıldığının altını çizerek, bu dönemde TİHV'nin düşünceyi ifade özgürlüğü ile ilgili olarak izleyebildiği davalardan örnek verecek olursak; TİHV'nin derlediği bilgilere göre 2001 yılında sözlü ya da yazılı olarak ifade edilen görüşler nedeniyle DGM ve ağır ceza mahkemelerinde en az 457 dava görüldü. Bunlardan TİHV'nin izleyebildiği 339 davada toplam 855 kişi yargılandı. Bu davalardan 91'i TCY'nin 159. maddesi uyarınca açıldı. 159. madde uyarınca açılan davalardan 28'i yıl içinde sonuçlandı ve beşinde mahkumiyet kararı verildi. TCY'nin 312. maddesi uyarınca açılan 51 davadan, 18'i (13'ü mahkumiyet, beşi beraat) yıl içinde sonuçlandı. TCY'nin 169. maddesi uyarınca açılan 71 davadan 19'u sonuçlandı; 11 mahkumiyet kararı verildi. 59 dava TMY'nin 6. maddesi uyarınca açıldı; bunlardan sonuçlanan 25 davanın tümünde mahkumiyet kararı verildi. 48 dava ise TMY'nin 7 ve 8. maddeleri uyarınca açıldı; bunlardan sonuçlanan 11 davanın dördünde mahkumiyet kararı verildi. 2002 yılında sözlü ya da yazılı olarak ifade edilen görüşler, kitap, gazete, dergi gibi yayınlar nedeniyle en az 386 dava görüldü. 2002 yılında TCY'nin 159. maddesi uyarınca en az 25 dava açıldı, yıl içinde sonuçlanan 39 davada 22 mahkumiyet, 17 beraat kararı verildi. TCY'nin 312. maddesi uyarınca görülen 47 davadan, 27'si (14'ü mahkumiyet, 12'si beraat) yıl içinde sonuçlandı. 58 dava TMY'nin 6. maddesi uyarınca görüldü; bunlardan sonuçlanan 28 davadan 26'sında mahkumiyet kararı verildi. 55 dava ise TMY'nin 8. maddesi uyarınca görüldü; bunlardan yıl içinde sonuçlanan 17 davanın 13'ünde mahkumiyet kararı verildi. TCY'nin 169. maddesi uyarınca görülen 147 davadan 69'u sonuçlandı; 57 mahkumiyet kararı verildi.

2003 yılında da TİHV'nin belirlemelerine göre, sözlü ya da yazılı olarak ifade edilen görüşler, kitap, gazete, dergi gibi yayınlar nedeniyle en az 774 dava açıldı. TCY'nin 'devleti, cumhuriyeti, emniyet ve askeri kuvvetleri tahkir ve tezyif etme' suçunu düzenleyen 159. maddesi uyarınca en az 70 dava açıldı, yıl içinde sonuçlanan 21 davada yedi mahkumiyet, 14 beraat kararı verildi. TCY'nin 312. maddesi uyarınca en az 68 dava açıldı. Yıl içinde sonuçlanan 26 davadan 10'u mahkumiyet, 16'sı beraatla sonuçlandı. TMY'nin 6. maddesi uyarınca en az 175 dava açıldı. Yıl içinde sonuçlanan 91 davadan 84'ünde mahkumiyet kararı verildi. TMY'nin 8. maddesi uyarınca yürürlükten kaldırıldığı 15 Temmuz 2003 tarihine kadar en az 38 dava açıldı. O zamana dek yıl içinde sonuçlanan 35 davanın 13'ünde mahkumiyet kararı verildi. 'Yasadışı örgütün propagandasını yapma' suçunu düzenleyen TMY'nin 7. maddesi uyarınca en az 39 dava açıldı. 2003 yılı Ağustos ayında TCY'nin 169. maddesinin uygulama alanının daraltılması ile birlikte bu madde yerine TMY'nin 7. maddesi olmak üzere farklı diğer ceza maddeleri uygulamaya konuldu. Bu dönemde TCY'nin 169. maddesi uyarınca en az 174 dava açıldı. Yıl içinde sonuçlanan 116 davadan 58'i beraat 58'i mahkumiyet ile sonuçlandı.

Adalet Bakanı Cemil Çiçek, 2004 yılı Mayıs ayında yazılı bir soru önergesini yanıtlarken, ceza mahkemelerinde TCY'nin 312. ve 159. maddeleri uyarınca bin 537, TCY'nin 169. maddesi uyarınca 3 bin 752, TCY'nin 155, 158 ve 168/2. maddeleri, TMY'nin 7. ve Siyasi Partiler Yasası'nın 81. maddeleri uyarınca 2 bin 794 kişinin yargılanmakta olduğunu bildirdi.

Ancak, 2001 yılında ifade özgürlüğü alanında atılan adımlar, özellikle Aralık 2004'ten itibaren sekteye uğradı, silahlı çatışmaların artması, asker ve polislerin yanısıra sivil bazı çevrelerin 'bu kadar özgürlüğün Türkiye'ye fazla geldiği' tepkilerinden hareket eden hükümet, ifade özgürlüğü alanında atılan adımları geri götürecek düzenlemeleri TBMM gündemine getirdi. 2005 yılında gerek eski TCY gerekse 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren TCY uyarınca en az 188 dava görüldü. Yeni TCY'deki ifade özgürlüğünü kısıtlayıcı maddeler bir yana Haziran 2006'da yürürlüğe giren Terörle Mücadele Yasası ile çok sayıda gazeteci, yazar, aydın asliye ceza mahkemeleri yerine yeniden özel ağır ceza mahkemelerinde yargılanmaya başlandı.

Sadece 2007 yılı içinde görülen davalardan vereceğimiz bazı örnekler, ifade özgürlüğü önündeki engelleri göstermesi açısından dikkat çekici olabilir:
Zeki Yüksel, Adil Kotay: İHD Van Şubesi eski Başkanı Avukat Zeki Yüksel hakkında, katılmadığı bir basın açıklaması nedeniyle dava açıldı. Van TUYAD-DER'in 16 Temmuz 2006 tarihinde düzenlediği basın açıklaması nedeniyle açılan Yüksel ve TUYAD-DER Başkanı Adil Kotay hakkında açılan dava, 19 Ocak günü başladı.
Bayram Kubilay, Ahmet İnan: Ağrı'nın Doğubeyazıt ilçesinde yayınlanan 'Ararat'ın Sesi' gazetesinde 9 Eylül 2005 tarihinde yer alan Kürtçe 'Çarşiye Bazide' başlıklı yazı nedeniyle yazar Bayram Kubilay ve gazetenin sahibi Ahmet İnan hakkında açılan dava, 17 Ocak günü sonuçlandı. Doğubeyazıt 2. Asliye Ceza Mahkemesi, 'yazıda geçen 'Kürdistan' sözcüğü suç unsuru oluşturmadığı' gerekçesiyle beraat kararı verdi.
Rojda Kızgın, Rıdvan Kızgın, Doğan Adıbelli: Bingöl Cumhuriyet Savcılığı, Dicle Haber Ajansı muhabiri Rojda Kızgın, İHD Bingöl Şubesi eski Başkanı Rıdvan Kızgın ve Doğan Adıbelli hakkında Ocak ayında dava açtı. İddianamede, Ülkede Özgür Gündem gazetesinde 4 Ocak 2005 tarihinde yayınlanan 'Korucular devletin bombasıyla balık avlıyor' başlıklı haberde 'devletin güvenlik güçlerine hakaret edildiği (TCY madde 301)' iddia edildi.
Ahmet Türk, Aysel Tuğluk: DTP Genel Başkanı Ahmet Türk ve Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk hakkında, DTP Kadın Kolları'nın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde hazırladığı bildiri nedeniyle açılan davaya 22 Ocak günü Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi.
Gürsel Şenşafak: Emek Partisi Mersin İl Başkanı Gürsel Şenşafak hakkında, 5 Mayıs 2006 tarihinde Mersin Demokrasi Platformu'nun Terörle Mücadele Yasası'na ilişkin basın açıklaması nedeniyle açılan dava, 23 Ocak günü sonuçlandı. Mersin 1. Sulh Ceza Mahkemesi, TCY'nin 301. maddesi uyarınca yargılanan Şenşafak hakkında beraat kararı verdi.
56 Belediye Başkanı: Yurtdışında yayın yapan Roj TV'nin kapatılmaması için 21 Aralık 2005 tarihinde Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen'e mektup yazan 55'i DTP'li 56 belediye başkanı hakkında açılan davaya 23 Ocak günü devam edildi. İddianamede, belediye başkanlarının 'yasadışı örgüte yardım' iddiasıyla cezalandırılması isteniyor.
İbrahim Güçlü: Diyarbakır Kürt Derneği (Kürt-Der) sözcüsü İbrahim Güçlü hakkında, Van'ın Özalp ilçesinde General Mustafa Muğlalı'nın emriyle öldürülen 33 köylü için 2005 yılı Ağustos ayında düzenlenen toplantıda yaptığı konuşma nedeniyle açılan dava, 24 Ocak günü sonuçlandı. Diyarbakır 5. Asliye Ceza Mahkemesi İbrahim, Güçlü'yü 'Türklüğe ve Türkiye Cumhuriyeti'ne hakaret ettiği' gerekçesiyle (TCY madde 301) bir yıl altı ay hapis cezasına mahkum etti.
Ahmet Sami Belek, Şahin Bayar: Evrensel gazetesinde 14 Eylül 2006 tarihinde yayınlanan 'JİTEM'ciler Diyarbakır'a çağrıldı' başlıklı haber nedeniyle gazetenin sahibi Ahmet Sami Belek ve Yazıişleri Müdürü Şahin Bayar hakkında açılan dava, 24 Ocak günü yapılan ilk duruşmada sonuçlandı. Mahkeme, 'haberin eleştiri sınırları içinde kaldığı' gerekçesiyle beraat kararı verdi. Davada, gazetecilerin TCY'nin 301. maddesi uyarınca cezalandırılması isteniyordu.
Sakine Yalçın: Alınteri gazetesi Yazıişleri Müdürü Sakine Yalçın hakkında açılan üç dava, 26 Ocak günü sonuçlandı. Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi, Yalçın hakkında TCY'nin 301. maddesi açısından beraat kararı verdi. Yalçın, üç davada da eski TCY'nin 159/1. maddesi uyarınca toplam 1.620 YTL para cezasına mahkum edildi. Para cezaları ertelenmedi.
Ömer Kavili: Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde süren Devrimci Yol davasının avukatlarından Ömer Kavili hakkında, 'yargıçlara hakaret ettiği' iddiasıyla açılan davaya, 26 Ocak günü Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Avukat Hüseyin Biçen, Devrimci Yol davası klasörlerinin ve klasörlerin kaydedildiği dizinin bilirkişi tarafından incelenmesini istedi. Mahkeme bu isteği reddetti. Mahmut Alınak: DTP Kars İl Başkanı Mahmut Alınak hakkında, 4 Haziran 2006 tarihinde düzenlenen bir panelde, 'Doğan çocuklarımızı nüfusa kaydettirmeyelim. Yargıya gitmiyorum, okula göndermiyorum, nüfusa gitmiyorum. Bu tür güçlü sivil itaatsizlik eylemlerine iki yıldan fazla dayanamazlar. Devlet yöneticileri görevlerini yerine getirmiş olsalardı, asker, gerilla bunca gencimiz ölmezdi' dediği için dava açıldı. Dava, 'suç ve suçluyu övmek' ve 'yasalara uymamaya kışkırtma' iddialarıyla açıldı.



Devamını okumak için tıklayınız

Diğer duyurular için tıklayın


 


SİVİL TOPLUM













TÜM STK'lar
İÇİN TIKLAYIN


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla