|

Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Hizmet Kulübü:
Etkili
Zaman Yönetimi

Lansmanını 16 Haziran 2006'da 'Türkiye'de Kurumsal Sosyal Sorumluluk
ve Sivil Toplum Kuruluşlarının Kurumsal Sosyal Sorumluluk Projelerindeki
Yeri' konulu panelle yapan, Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Hizmet
Kulübü (BUSOS) ve Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği (BÜMED)
ortaklığıyla gerçekleşen Ben de Varım projesi, ilk eğitimini düzenliyor.
Elit Yönetim Danışmanlığı& Eğitim Genel Müdürü Sn Hesna Arıhan tarafından
verilecek etkili zaman yönetimi konulu eğitime katılım ücretsiz.
Eğitime katılabilmek için www.bendevarim.org
sitesinden üye olmak yeterli. Eğitim içeriği aşağıda. 13 Şubat'a
kadar geri bildirim yapılması gerekiyor.

Ceylan TOKGÖZ Tel: 0212 359 7134 ceylan.tokgoz@boun.edu.tr
busos@boun.edu.tr

İstem AKALP Tel: 0212 359 7134 istem.akalp@boun.edu.tr

Tarih: 16 Şubat 2007 Cuma
Saat: 13.00 - 16.00
Yer: Boğaziçi Üniv. Güney Kampusu Saatli Bina Seminer Salonu

EĞİTİM İÇERİĞİ:
Etkili Zaman Yönetimi · Zaman yönetimi kavramı · Zamanı nasıl kullanıyorsunuz?
· Birikmiş işlerinizle nasıl baş ediyorsunuz? (Anket çalışması)
· Zamanı etkin kullanamayanların sorunları · Zamanı iyi yönetenler
· Zamanı etkin kullanmamızı engelleyen faktörler · Zaman tasarruf
edilebilir mi? · Zamanımızı çalanlar ve önlemler · Zamanı etkin
kullanım teknikleri · Zamanı bütçeleme · Yetki devri/Delegasyon

Mazlumder
Kocaeli:
Haklarımız Seminerleri

* Gözaltında en fazla 24 saat tutulabildiğinizi,
* Gözaltında avukat tutma hakkınızı olduğunu,
* Ev ve iş yerinize polisin ancak hakim kararı ile girebileceğini,
* Çocuğunuzun kendi dini, inancınız veya felsefeniz doğrultusunda
eğitim alma hakkına devlet saygı göstermek zorunda olduğunu,
* Özel yaşamınızın gizliliğini esas olduğunu,
* Her resmi kurum dilekçenizi almak ve cevaplamak zorunda olduğunu,
* Herkesin önceden izin almaksızın toplantı ve gösteri yürüyüşü
yapma hakkına sahip olduğunu,
*Dernek kurma izne tabi olmadığını,
* Anayasa, yasa, yönetmelik, genelgeyi, yaşantımızın her anına etki
eden yasal mevzuat sistematiğinin pratik biliyor musunuz? Bütün
bunlardan, günlük yaşamda karşılaşabileceğiniz hak ihlalleri karşısında
ne yapmanız gerektiğinden haberdar olmak için MAZLUMDER'in "HAKLARIMIZ"
seminerlerine katılın.
Talep eden kişi ve kurumlara dernek merkezimizde veya istedikleri
bir mekanda "HAKLARIMIZ" seminerleri veriliyor!
Seminer talebi için;
İrtibat Tel: 0262 322 16 29
Adres: Tepecik Mah. Yavuz Sok. Afyonoğlu kardeşler İş hanı kat:
4 İZMİT/ KOCAELİ

Yeşiller:
Engeller sadece 301'den ibaret değil
Hükümetin TCK'nın 301. maddesinin kaldırılması konusunu hala ağırdan
alan, 301. maddeyi kaldırmayıp sadece içindeki bazı ifadeleri değiştirmeyi
hedefleyen tavrını kaygıyla izliyoruz. Bugün 301. madde, Türkiye'de
yüzyıllar boyunca farklı kültürlere sahip halkların aynı topraklarda
yaşamasıyla gelişen çok renkliliği tehdit eden ve ayrımcılığı besleyen
yasal düzenlemelerin en önde gelenidir. 301. madde aşırı milliyetçiliğin
dayatılması ve desteklenmesidir. Ülkemizde yaygınlaşan ırkçılığın
ve ayrımcılığın yasalardaki sembolüdür. Milliyetçilik iddia edildiği
gibi toplumu birleştiren bir düşünce değil, ayrımcılığın en önemli
nedenidir. Asıl savunulması gereken, doğada olduğu gibi çeşitliliğin
birliğidir, her tür ayrımcılığa karşı olan çokkültürlü toplum modelidir.
Irk, etnik köken, bölge, din, dil farkı gözetmeden insan haklarına
dayalı eşit yurttaşlık anlayışıdır. Dünyanın her yerinde olduğu
gibi bizim ülkemizde de ırkçılık ve ayrımcılık öldürür. Hrant Dink'in
katilinin diğer bir adı da 301. maddedir. 301. maddeyi destekleyenlerin
kirli yüzlerinin ve karanlık ilişkilerinin ortaya çıkması toplumsal
duyarlığı arttırmaktadır. Hrant Dink'in öldürülmesinin geniş toplum
kesimlerinde yarattığı haklı öfke ve üzüntüyle birlikte, düşünce
ve ifade özgürlüğünün demokrasinin ve insan haklarının temeli olduğu
herkesce hatırlanmalıdır. Doğadaki çeşitlilik gibi toplumsal hayatta
da çeşitliliğin esas olduğunu savunan Türkiye Yeşilleri olarak,
farklılıklarımızın, demokrasinin ön koşulu olarak yerleşmesinin
önündeki en önemli engel olan 301. maddenin hemen ve tamamen kaldırılmasını
istiyoruz. Ancak düşünce ve ifade özgürlüğünün önündeki engeller
sadece 301.maddeden ibaret değildir. Türk Ceza Kanunu, Terörle Mücadele
Yasası, Basın Kanunu ve ilgili diğer yasalardaki kısıtlayıcı hükümler
hemen şimdi ve tamamen kaldırılmalıdır. Bütün bu antidemokratik
hükümlerin kaynağı olan Anayasa da, insan haklarını, demokrasiyi,
özgürlükleri ve ekolojik yaşamı geliştirecek bir şekilde yeniden
yapılmalıdır. Türkiye Yeşilleri olarak düşünce özgürlüğüne engel
olan tüm antidemokratik uygulamalara son verilmesi yönünde mücadelemizi
yoğunlaştıracağımızı kamuoyuna duyururuz.

Bilge Contepe - Savaş Çömlek
Türkiye Yeşilleri Eş Sözcüleri / 01/02/2007

Yeşiller, ekolojik, paylaşımcı ve çoğulcu bir toplumun
kuruluşu yolunda mücadele eden siyasi bir harekettir.
Kurabiye sok. No:13/3 Beyoğlu - İstanbul Tel: 212-243 83 33 -0533
362 02 13 yesillerinfo@yesiller.org
- www.yesiller.org

İnsan
Hakları Derneği
Celalettin Cerrah hakkında
suç duyurusu

Suç Duyurusunda Bulunan: Hürriyet Şener, Nagihan Bayram, Şaban Dayanan
Şüpheli: Celalettin Cerrah İstanbul Emniyet müdürü.
Suç: Görevi ihmal, Görevi kötüye kullanma ve Suç ve suçluyu övme
Açıklamalar:
1-Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, 19 Ocak 2007 tarihinde
Şişli Halaskar Gazi Caddesi üzerinde bulunan gazete binasının önünde
uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirmiştir.
2-Hrant Dink, kaleme aldığı makalesinden dolayı bir grup "milliyetçi-ülkücü"
avukatın suç duyurusu sonucu yargı önüne çıkarılmış ve yargı süresinde
kendilerini "milliyetçi, ulusalcı" gibi nitelendirmelerle tanıtan
kişilerce hedef haline getirilmiştir. Hrant Dink, bu süre içinde
sürekli olarak tehdit edilmiş ve mahkemelerde bu gruplara mensup
kişilerin fiziki saldırısına maruz kalmasına rağmen, mahkemelerce
yeterince korunmamış ve fiziki saldırılarda bulunan kişileri organize
eden ve azmettiren şahıslar hakkında her hangi bir işlem yapılmamıştır.
3- Hrant Dink, devamlı olarak çeşitli iletişim kanalları ile tehdit
edilmesine ve "milliyetçi-Turancı" internet sitelerinde açıkça hedef
gösterilmesine rağmen kendisine koruma verilmeyerek, ölümüne davetiye
çıkarılmıştır.
4- Trabzon kentinde MC Donald's adlı işyerinin bombalanmasından
sonra gözaltına alınan ve gözaltında polisle işbirliği yaparak muhbirliğe
başladığı emniyetçe de açıklanan Erhan Tuncel adlı şahısın, 19 Şubat
2006 tarihinde, halen Hrant Dink'in silahlı saldırı sonucu öldürülmesinin
azmettiricisi olduğu iddiası ile tutuklu bulunan Yusuf Hayal'in
Hrant Dink'i öldürme planı yaptığına dair ihbarda bulunmasına ve
bu ihbarın Trabzon Emniyet Müdürlüğü tarafından İstanbul Emniyet
Müdürlüğü'ne bildirilmesine rağmen Hrant Dink korunmamış ve saldırıyı
planlayanlar takip altına alınmamıştır. Bu ağır ihmal, cinayetle
sonuçlanan olaya zemin yaratmış ve dolayısıyla söz konusu ihmalin
ihmalden öteye kasıt niteliğine büründüğü açıkça ortaya çıkmıştır.
5- İstanbul Emniyet Müdürü, bu görevde üstlendiği sorumluluğun gereğini
yerine getirmeyerek saldırganlara rahatlıkla eylemlerini yapabilecekleri
bir zemin yaratmıştır.
6- Silahlı saldırıdan hemen sonra olay yerinin yakınında bulunan
güvenlik kameralarının saldırıyı kaydetmesine ve saldırganın açık
kimliğini ele verecek bilgilerin emniyetin elinde olmasına rağmen
silahlı saldırgan, tesadüfler sonucu yakalanmış veya suç ortakları
tarafından bilinçli bir şekilde yakalanması sağlanmıştır. Emniyet
Müdürlüğü, bunca delile ve bilgiye rağmen silahlı saldırganın İstanbul
dışına kaçmasına engel olamamış ve suç ortaklarının gizlenmesini
sağlayacak stratejiyi geliştirmesine yetecek zamanı sağlamıştır.
7-Silahlı saldırganın yakalanması ve İstanbul'a getirilmesinden
sonra Emniyet Müdürü "bu örgüt işi değil, milliyetçi duygularla
yapılmış bir iş" diyerek cinayeti meşru göstermeyi ve suç olan bir
fiili dolaylı yoldan övme yolunu seçmiştir. Bu tür beyanları ilk
değildir. Bilindiği üzere 30 Ağustos 2006 tarihinde Zafer Bayramı
etkinlikleri sırasında "Lübnan'a Asker gönderilmesini" protesto
amacıyla pankart açan gençlerin linç edilmeye çalışılmasına ilişkin
görüşlerini soran basın mensuplarına "ne yazık ki pankart açanlar
üniversiteli, halkımız onlara gereken cevabı vermiştir" şeklinde
açıklama yaparak saldırganları övmüştü.
8-İstanbul'da yaşayan herkesin can güvenliğinden birinci derece
sorumlu olan Emniyet Müdürü'nün olay günü, görevinin başında olmadığı
basında geniş bir şekilde yer almıştır.
9-Celalettin Cerrah'ın bu konuşmaları, suikastla ilgili detaylar
medya ve basında yer almıştır.
10-Görevi gereği sağduyulu ve her kesime aynı mesafede durması gereken
emniyet müdürü, bu cinayet süresinde yaptığı açıklamalar ve izlediği
tutumla görevini kötüye kullandığını ve ihmal ettiğini açıkça göstermiştir.
Suçlu ile arasına mesafe koyması gereken Emniyet Müdürü, işlenen
vahşi cinayeti "milliyetçi duygularla yapılmış" bir olay olarak
anlatmış ve olayı meşrulaştırarak "suçu ve suçluyu" överek olası
bu tür saldırılara da davetiye çıkartarak saldırganları cesaretlendirmiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle adı geçen şüpheli
hakkında, görevi ihmal, görevi kötüye kullanma, suç ve suçluyu övme
fiillerinden dolayı hakkında soruşturma başlatılarak hakkında TCK'nin
ilgili hükümleri gereğince dava açılmasını arz ve talep ederiz.
Hürriyet Şener, Nagihan Bayram, Şaban Dayanan

Uluslar Arası Homofobi Karşıtı
Buluşma - 2007

17-20
MAYIS 2007, Perşembe-Pazar, Ankara
17 Mayıs: Uluslararası Homofobi Karşıtlığı Günü
Uluslararası Homofobi Karşıtlığı Günü cinsiyet seçimi veya cinsel
yönelimlerle ilgili tüm fiziksel, ahlaki veya sembolik şiddetlere
karşı eylem ve karşı durma günüdür. İnsanların eşitliği için mücadele
eden tüm girişimlere ilham ve destek vererek, hepsiyle koordinasyon
içinde olmayı amaçlamaktadır.

Kaos GL olarak geçen dönem ilk kez Uluslararası Homofobi Karşıtı
Buluşmayı 17-21 Mayıs 2006 tarihlerinde gerçekleştirdik. 2007 Homofobi
Karşıtı Buluşmayı 17-20 Mayıs (Perşembe-Pazar) tarihlerinde yapıyoruz.

Homofobi Karşıtı Buluşma etkinlikleri atölyeler, sunumlar, konferanslar,
parti ve film gösterimlerinden oluşuyor. Etkinlikler farklı mekanlarda
ve farklı formatlarda yapılıyor. Bazı etkinlikler karma, herkese
açık yapılıyor. Bazı etkinlikler ise sadece önceden kayıt yaptıranlar
ile davetlilerin katılımı ile yapılabilecek. Medyaya açık etkinlikler
ile birlikte bazı etkinlikler basına kapalı yapılacak. 2007 Buluşmasının
ana konusunu "medya" olarak belirledik. Bununla birlikte lezbiyen,
gey, biseksüel ve transeksüel bireyleri ilgilendiren her konu Buluşmada
kendine yer bulabilecek.

HOMOFOBİYE KARŞI MEDYA FORUMU
LGBT Medyası... (uluslararası katılımlı) Alternatif Medya... Yaygın
Medya...

HOMOFOBİYE KARŞI KAMPUS FORUMLARI
Anti-Homofobi Buluşmasında, "Homofobiye Karşı Kampus Forumu" kapsamında
bir dizi etkinlik olacak. ODTÜ, Ankara Üniversitesi Cebeci Kampusu,
Hacettepe gibi kampuslerdeki etkinlikler 14-18 Mayıs tarihlerinde
olacak.

HOMOFOBİYE KARŞI FEMİNİST FORUM
Tüm kadınlara açık... Feminist yayınlar üzerinden feministlerin
homofobisi, zorunlu heteroseksüelliğe ve homofobiye karşı ortak
mücadelenin olanakları...

HOMOFOBİYE KARŞI LEZBİYEN ve BİSEKSÜEL KADINLAR FORUMU Lezbiyen
ve Biseksüel kadın varoluşuna yönelik homofobi. Lezbiyen ve biseksüel
kadınlardan anti-homofobik taktikler. Sadece lezbiyen ve biseksüel
kadınların katılımına açık.

HOMOFOBİYE KARŞI GÖKKUŞAĞI FORUMU Eşcinsel dernek ve gruplardan
katılımcılar yaşadıkları illerdeki eşcinsel varoluşu, pratiklerini
ve homofobiye karşı mücadelelerini, 2006 döneminden özel bir alan
üzerinden sunuyorlar...

TRANSFOBİYE KARŞI FORUM
Travesti ve transeksüeller varoluşları üzerinden ve çalışma koşullarında
maruz kaldıkları transfobiyi sunuyorlar ve transfobiye karşı geliştirdikleri
taktikleri paylaşıyorlar...

FİLM GÖSTERİMİ
Homofobiye Karşı Buluşma haftasında film gösterimi yapiyoruz. Lezbiyen,
Gey, Biseksüel veya Transgender temali kısa filmlerinizi bekliyoruz...

FARKINDALIK ATÖLYESİ HOMOFOBİYE KARŞI VİDEO ATÖLYESİ BEDENİN FARKLI
HALLERİ ...
Neden Homofobi Karşıtı Buluşma? Hayatın her alanında homofobik tutum
ve davranışlarla karşı karşıya kalıyoruz. Cinsel yönelimimizden
dolayı ayrımcılığa maruz bırakılıyoruz. Homofobiye karşı duramadığımızda,
kaygılarımızı ve öfkemizi içimizde büyütüp kendimize ve kendimiz
gibi olanlara yöneltiyoruz. Oysa bu, ihtiyacımız olan en son şey
olsa gerek!

Homofobi probleminin sadece gey-lezbiyenlerin değil aynı zamanda
heteroseksüel kadın ve erkeklerin de meselesi olduğu gerçeğinin
bilince çıkarılmasını istiyoruz. Eşcinsellerin ve heteroseksüellerin
birlikte özgürleşeceği bir dünyaya dair düşüncelerimizi paylaşmak
ve tartışmak istiyoruz.

Homofobinin küresel bir mesele olduğunu biliyoruz. Bu gerçekten
hareketle Ortadoğu, Balkanlar, Avrupa ve Dünyanın her bölgesindeki
geylerin ve lezbiyenlerin homofobiye karşı mücadele deneyimlerini
öğrenmek ve paylaşmak istiyoruz.

Sorunlarımıza çözüm yolları arıyoruz. Bulduğumuz çözüm yollarını
paylaşmak ve gerektiğinde birlikte müdahale edebilmenin maddi ve
manevi olanaklarını yaratmak istiyoruz.

Tüm bunları yüz yüze ve birlikte yapmak istiyoruz.

Yeni insanlarla tanışmak, dertleşmek, sohbet etmek, kaygılarımızı
azaltmak, rahatlamak istiyoruz.

Ne suç, ne günah, ne hastalık; yaşasın eşcinsel aşk!

Kaos GL
Kaos Gey ve Lezbiyen Kültürel Araştırmalar ve Dayanışma Derneği
Gazi Mustafa Kemal Bulvarı 29 /12, Demirtepe/Kızılay-Ankara
0312 230 0358/12 www.kaosgl.org


|