Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Güncelleme: 16. 01. 2007


Tüketiciler Birliği:
Telekomünikasyon Kurumu
Tüketicileri Aptal sanıyor!


Telekomünikasyon Kurumu'nun Türk Telekom'un yeni tarifelerini onamasını değerlendiren Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Şube Başkanı Üstün Bol; "Telekomünikasyon Kurumu'nun yeni tarifeleri onaması rekabetin olmadığı şehir içi aramalarda tüketicilerin cezalandırılması anlamına gelmektedir." dedi. Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Şube Başkanı Üstün BOL konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi:

Telekomünikasyon Kurumu Türk Telekom'un yeni fiyat tarifelerini onaylayarak, 1 Mart 2007 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere; şehir içi görüşmelerde ve sabit ücretlerde zam yapılmasını, milletler arası ve şehirlerarası görüşmeler ile GSM görüşmelerinde ise indirime gidilmesine izin vermiş oldu.

Milletler arası görüşmeler ve şehirlerarası görüşmeler ile GSM görüşmelerinde indirim yapılmasını olumlu karşılıyoruz. Ancak; rekabetin olmadığı ve Türk Telekom'un doğal tekelinin halen sürdüğü şehir içi aramalarda ve sabit ücretlerde zam yapılması Türk Telekom'un tüketiciye yaklaşımını ortaya koymaktadır.

Bu zam tüketicilerin mecburiyetlerinin kötüye kullanılması anlamına gelmektedir. Aynı zamanda Telekomünikasyon Kurumu'nun yeni tarifeleri onaması rekabetin olmadığı şehir içi aramalarda tüketicilerin cezalandırılması anlamına gelmektedir.

Telekomünikasyon Kurumu'nun görevleri arasında tüketici menfaatlerinin korunması bulunmaktadır. Bununla birlikte Kurum telekomünikasyon sektöründe serbest rekabet şartlarının oluşumunu düzenlemekle mükelleftir. Onanan tarifelerde tüketici menfaatleri korunmadığı gibi, serbest rekabet şartları da ortadan kaldırılmaktadır.

Türk Telekom'un tarifelerinin tüketici odaklı olabilmesi için şehir içi aramalarda ve sabit ücretlerde de indirime gitmesi gerekir.
Telekomünikasyon Kurumu'nun onadığı tarifelerin yürütmesinin durdurulması ve Telekomünikasyon Kurumu kararının iptali için yargı yoluna başvuruyoruz.

Üstün BOL
Genel Başkan Yardımcısı
Ankara Şube Başkanı
Tüketiciler Birliği
Strazburg Cad. No 19/6 Sıhhiye Ankara 0312. 480 07 67 www.tuketiciler.org ankara@tuketiciler.org

Hacettepe Ün. Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü
DEĞİŞEN DÜNYADA BİLGİ YÖNETİMİ SEMPOZYUMU

24-26 Ekim 2007, Ankara (ÜÇÜNCÜ VE SON DUYURU)
Son bildiri ve poster gönderme tarihi: 31 Ocak 2007
Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü tarafından düzenlenen "Değişen Dünyada Bilgi Yönetimi Sempozyumu" 24-26 Ekim 2007 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecektir. Bölümün kuruluşunun 35. yılını kutlamak için düzenlenen Sempozyum, Bilgi Yönetimi alanındaki araştırmacıları ve uygulamacıları bir araya getirerek günümüzdeki bilgi yönetimi sorunlarına çözüm getirebilecek yöntem, fikir, kuram ve yaklaşımların tartışılmasını amaçlamaktadır.

Sempozyumun ana konuları şunlardır:
. Bilgi Yönetiminde Son Gelişmeler
. Belge Yönetimi
. Bilgi Mimarisi ve Bilgi Erişim
. Bilginin Düzenlenmesi
. Bilgi Yönetimi Eğitimi
. Kullanıcı Araştırmaları
. Yaşamboyu Öğrenme ve Bilgi Okuryazarlığı
. Açık Erişim ve Kurumsal Arşivler
. Bilgi Yönetiminde Kuramsal Yaklaşımlar
. Disiplinlerarası Çalışmalar

Ana konularla ilgili sorunları, teknikleri, yaklaşımları ve kuramları tartışmak amacıyla düzenlenecek çalıştay ve oturumlarda hakemli bildirilere ve posterlere yer verilecek, kabul edilen bildiri ve posterler Sempozyum bildiriler kitabında yayımlanacaktır. Seçilen bildiriler Türk Kütüphaneciler Derneği'nin (TKD) Türk Kütüphaneciliği, Üniversite ve Araştırma Kütüphanecileri Derneği'nin (ÜNAK) Bilgi Dünyası adlı dergilerinde "Değişen Dünyada Bilgi Yönetimi Sempozyumu Özel Sayısı" olarak yayımlanacaktır. Her iki dergi de hakemli olup bu dergilerde yayımlanan makaleler uluslararası dizinlerde yer almaktadır. Ayrıca, sempozyum için kabul edilen bildiriler Emerald Yayınevi (www.emeraldinsight.com ) tarafından yayımlanan ve dünyada yaklaşık 15 milyon okuyucusu olan 24 kütüphane ve bilgibilim dergisinden birine gönderildiği takdirde yayımlanmak üzere değerlendirmeye alınacaktır. Öğrenci bildirileri arasından seçilen en iyi bildirilere Türk Kütüphaneciler Derneği (TKD) ve Üniversite ve Araştırma Kütüphanecileri Derneği'nin (ÜNAK) desteğiyle para ödülü ve plaket verilecektir.

Kabul edilen bildiri veya posterlerin bildiriler kitabında ve sempozyum web sayfasında yayımlanabilmesi için ilk yazarlarla anlaşma imzalanır. Kabul edilen bildiri veya posterlerin yazar(lar)ından katılım ücreti alınmaz. Yazar(lar)ın ulaşım ve konaklama giderleri kendisi tarafından karşılanır. Bildiri metinlerinizi, poster ve çalıştay önerilerinizi Sempozyum web sayfasındaki şablonu www.sempozyum2007.hacettepe.edu.tr/bildiri_gonder.php kullanarak gönderebilirsiniz.
Önemli Tarihler
İlk duyuru: Temmuz 2006
İkinci duyuru: Kasım 2006
Son duyuru: Ocak 2007
Bildirileri son gönderme tarihi: 31 Ocak 2007
Bildirilerle ilgili kararın verilmesi: 5 Mart 2007
Kabul edilen bildirileri son gönderme tarihi: 27 Nisan 2007 Sempozyum: 24-26 Ekim 2007
Çeşitli kuruluşlar tarafından desteklenen Sempozyum hakkında daha geniş bilgi için ve ikinci duyurunun tam metni için www.sempozyum2007.hacettepe.edu.tr bakınız. Sempozyumla ilgili her türlü iletişim (görüş, soru, destek, bildiri önerisi, vd.) için sempozyum@bilgiyonetimi.net adresine yazabilirsiniz. Sempozyuma katkılarınızı ve katılımınızı bekler, saygılar sunarız.

Yaşar Tonta
Düzenleme Komitesi Başkanı
Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü 06800 Beytepe, Ankara
0312 297 82 04 Faks: 0312 299 20 14 E-posta: tonta@hacettepe.edu.tr

F Tipi Sorununa Duyarlılık ve Sorumluluk Çağrısı
F TİPİ ZULMÜNE SESSİZ KALMAYALIM!


NE YAPABİLİRİZ?
HİÇ OLMAZSA SESİMİZİ DUYURABİLİRİZ!
ONLAR NE KADAR SAĞIR DAVRANIRSA, BİZ O KADAR GÜÇLÜ HAYKIRABİLİRİZ! MAİL ADRESLERİNE, AŞAĞIDA YAZILI OLAN METNİ KENDİ İMZANIZI ATARAK GÖNDEREBİLİRSİNİZ YA DA AŞAĞIDAKİ LİNKTEN İLGİLİ YERLERE ULAŞABİLİRSİNİZ...
www.akim.akparti.org.tr/akp.akim/faces/internetBasvuruGiris.jsp

MECLİS BAŞKANI ve BAŞBAKAN ÖLÜMLER ZİNCİRİNE YENİ BİR HALKA DAHA EKLENMEMESİ İÇİN HAREKETE GEÇMELİDİRLER! Türkiye, sorunlarını çözmek, hatta daha da öncesinde konuşmak noktasında zorlanan bir ülke. Ülkeyi bir tür sorunlar yumağına dönüştüren bu olgu devlet ile halk arasında, halkın belli kesimleri ile diğerleri arasında sağırlar diyaloguna yol açmakta ve sonuçta sıkıntılar, anlaşmazlıklar, gerilimler katlanarak büyümekte

Cezaevi sorunu, daha doğrusu F Tipi cezaevlerinde uygulanmakta olan tecrit sorunu da son yılların önemli gerilim maddelerinden biri olarak ülke gündeminde yer almakta. Aralık 1999'dan itibaren F Tipi cezaevlerinde başlatılan tecrit uygulamasına karşı gerek içeride tutuklular tarafından, gerekse de dışarıida tutuklu yakınlarınca sürdürülen eylemler ölümlerle sürmekte. Ve doğal olarak bu sorun etrafında şekillenen tavır alışlar ciddi bir gerilim kaynağı olarak zaten bir hayli kırılgan olan toplumsal huzuru daha da riskli, sıkıntılı hale getirmekte.

Ne yazık ki, bugüne kadar tam 122 insanın ölümüne yol açan bu sorunun çözümü ve toplumsal gerilim odaklarından biri haline gelen bu sıkıntının giderilmesi noktasında sorumluların herhangi bir somut çabası görülmemektedir. Bunca acıya karşın sorun medya tarafindan görmezden gelinmekte; Adalet Bakanlığı ise "konu kapanmıştır" yaklaşımı içinde kanayan yaranın adeta üstünü örtmeye çalışmakta. Halbuki tüm bu umursamazlığa, soruna yönelik taleplere karşı takınılan duyarsız tutuma karşın, bu sorun yeni canlar alarak sürmekte ve ülke gündeminde zaten gereğinden fazla bulunan gerilim odaklarından biri olarak toplumsal huzuru olumsuz yönde etkilemeye devam etmekte.

Siyaset ve Siyasetçi İnsani Bir Soruna Gözlerini Kapayamaz!
Oysa, hiç tartışmasız cezaevlerinde süregelen tecrit dayatmasına karşı itirazları, tepkileri, talepleri görmezden gelmek gerek hukuk ilkeleri, gerekse de insan hakları ile çelişen bir tutumdur. Daha garibi ise bu derece ağır sonuçlara yol açmış ve toplumsal bir huzursuzluk kaynağına dönüşmüş bir uygulamanın tartışılmasının dahi adeta engellenmesi, bu soruna yönelik çağrılara, taleplere otoriter bir tahammülsüzlükle kulak tıkanmasıdır.

Açıktır ki, hapis cezası bir hak mahrumiyetidir ve en temel hak olan özgürlüğün kısıtlanmasını içerir. Tecrit ise ceza içinde ikinci bir ceza olmaktadır. Bir an için mevcut hukuk sisteminde sıkça karşılaşılan aksaklıklar, çarpıklıklar bir kenara bırakılacak olsa dahi, suçlu insanların özgürlüklerinin kısıtlanmasına ek olarak ikinci bir cezalandırmaya tabi tutulmalarının ve tecride mahkum edilmelerinin hukuk mantığıyla çelişen bir uygulama olduğunu görmemek mümkün olabilir mi?

Cari sistem nezdinde suç işlemiş olmak, insanın özüne aykırı muamelelere tabi tutulmasını haklı çıkarmaz. İnsan sosyal bir varlıktır, siyasal kimlik taşır. Şartlar kısıtlı da olsa, birtakım engellerle yüz yüze de olsa paylaşma ve kendini geliştirme duygularını sürdürmek ve gerçekleştirmek ister. Oysa tecrit insanların tam da bu niteliğini köreltmeyi, tasfiye etmeyi hedefleyen bir dayatmadır. İnsanı özüne, fıtratına yabancılaştırmayı amaçlamaktadır. Ve gayet açıktır ki, söz konusu olan şey inancı, görüşü, siyasi tutumu ne olursa olsun insani değerleri önemseyen herkesin karşı çıkması gereken bir zulümdür.

Tecrit hukuki boyutuyla karşı çıkılması gereken bir uygulama olduğu gibi, siyasi açıdan da tavır almayı gerektiren bir sorundur. Ölümlere yol açan bir soruna, bitmiştir, kapanmıştır tarzıyla yaklaşmak olsa olsa siyasetin ve toplumsal sorumluluğun ölümüne işarettir.

Ölümlere yol açan ve vicdanlarda derin kırılmalar meydana getiren tecrit sorununa karşı hükümetin basit bir düzenleme yapıp, kanayan bu yarayı iyileştirme çabasına girmekten kaçınmasını anlamak mümkün değildir. Bu çerçevede örneğin daha önce çeşitli mesleki örgütlerin ve kuruluşların Adalet Bakanlığı'na önerdiği "3 kapı 3 kilit" düzenlemesinin neden kabul edilmediğinin izahı yoktur.

F Tipi cezaevleri sorunu gündeme geldiği andan itibaren büyük acılara, hak gasplarına ve aynı zamanda da ısrarlı bir direnişe sahne oldu. Bugüne dek içeride ve dışarıda tam 122 insan bu uygulamaya karşı tavırları neticesinde can verdiler. Tüm bu yoğun ve sarsıcı zemine rağmen yetkililerde en küçük bir kıpırdanma göze çarpmıyor. Sorumlular suskun ve ilgisiz. Oysa ülke yeni bir ölümün eşiğinde durmakta.
Ölümler Zincirine Yeni Bir Halka Daha Eklenmesin Av. Behiç Aşçı tecrit dayatmasına karşı aylar önce başladığı ölüm orucu direnişinde tehlikeli bir sona doğru ilerlemekte. Müvekkillerinin hukukunu korumak, bir türlü duyulmak, görülmek istenmeyen taleplerini seslendirmek için bir avukatın ölüme yatması şimdiden bu ülkenin insan hakları sicilini lekeleyen bir görüntü doğurmuştur. Behiç Aşçı'nin eylemi yetkililerden olumlu bir yaklaşım sadir olmazsa ölümle sona erecektir. Bu ise şüphesiz tüm bir toplum icin ağır bir yük, bir vebal demektir.

Bizler İslamî duyarlılık sahibi şahıslar ve kuruluş temsilcileri olarak ülkemiz cezaevlerinde yaşanan tecrit sorununun zannedildiği gibi sadece muhalif sol kesimlerin gündemleştirmeye çalıştığı bir konu olmadığına, bu sorunun temelde insan hakları ve elbette İslamî değerler açısından ciddi bir sorun olduğuna inanıyoruz. Ülkeyi geren, huzursuz eden sorunlar demetinden birisi olarak algıladığımız bu sorunun adalet ve hakkaniyete uygun bir tarzda çözülmesinin toplumsal barışa katkıda bulunacağını düşünüyor; bu soruna dair yapılacak bir düzenlemenin olumlu yankılar getireceğine inanıyoruz. Bu kaygılar ve temennilerle kendilerini toplumsal sorunlar konusunda sorumlu bireyler olarak gören insanlar olarak yeni bir ölüm vakasının daha gerçekleşmemesi için yetkilileri harekete geçmeye çağırıyoruz.

AD SOYAD

ESSEX ÜNİVERSİTESİ
İNSAN HAKLARI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI İÇİN BURSLAR, 2007-2008

Open Society Institute (Açık Toplum Enstitüsü), United Kingdom Foreign and Commonwealth Office (Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığı) ve Essex Üniversitesi'nin işbirliği ile 2007-2008 akademik yılında Essex Üniversitesi İnsan Hakları Yüksek Lisans programı için burs verilecektir. Başvuru sahiplerinin,
o 23-35 yaş arasında olmaları,
o Türk vatandaşı olmaları ve Türkiye'de ikâmet etmeleri,
o Lisansüstü bir çalışma yapmaya uygun niteliklere sahip olmaları, o İyi derecede İngilizce bilmeleri (sınavla saptanacaktır*) gerekmektedir.
o Adayların daha önce hak kazanılmış bir HMG (Her Majesty's Government) bursundan maddi destek almamış olmaları ve şu an itibariyle de destek almıyor olmaları gerekmektedir.

Burslar, Essex Üniversitesi'nin bir yıllık harç bedelini, günlük harcamaları karşılayacak bir ödeneği (sadece bir kişi için) ve bursiyerin gidiş-dönüş uçak masrafını kapsayacaktır. Burs dönemi sonunda, bursiyerlerin ülkelerine dönerek araştırma veya çalışmalarına devam etmeleri beklenmektedir. Konuya ilişkin ayrıntılı bilgi ve başvuru formları aşağıdaki adresten temin edilebilir. Başvuruların en geç 22 Ocak 2007 tarihine kadar teslim edilmesi gerekmektedir.

* Başarılı bulunacak adayların British Council tarafından düzenlenecek IELTS sınavından minimum 7.0 puan almaları gerekmektedir.
* FCO (British Foreign and Commonwealth Office-Ministry of Foreign Affairs) çalışanı olan, FCO'da çalışan akrabası bulunan (veya 2 yıldan daha yakın bir süreçte işten ayrılan eski FCO çalışanı olan), British Council, bölgedeki herhangi bir Eğitim Danışmanlık Merkezi ya da OSI-NSP temsilciliği ve/veya temsilciliğin bağlı bulunduğu üniversitede çalışmakta olan adaylar sözkonusu bursa başvuramazlar.
· Graduate Application Form
· Graduate Application Checklist
· Guidance Notes for Applicants
· Reference Letter
· Useful University Webpages and Information Links
· Information about the Human Rights Centre and Master Programs
İstanbul Bilgi Üniversitesi
İnsan Hakları Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi

Kurtuluş Deresi C. No: 47, 34440 Dolapdere, Istanbul.
Ayrıntılı bilgi için: Seda Peker Tel: 0 212 253 87 42 e-mail: speker@bilgi.edu.tr



Devamı



Diğer duyurular için tıklayın

SİVİL TOPLUM













TÜM STK'lar
İÇİN TIKLAYIN


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla