|

Tüketiciler Birliği:
Telekomünikasyon
Kurumu
Tüketicileri Aptal sanıyor!

Telekomünikasyon Kurumu'nun Türk Telekom'un yeni tarifelerini
onamasını değerlendiren Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı
ve Ankara Şube Başkanı Üstün Bol; "Telekomünikasyon Kurumu'nun yeni
tarifeleri onaması rekabetin olmadığı şehir içi aramalarda tüketicilerin
cezalandırılması anlamına gelmektedir." dedi. Tüketiciler Birliği
Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Şube Başkanı Üstün BOL konuyla
ilgili yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi:

Telekomünikasyon Kurumu Türk Telekom'un yeni fiyat tarifelerini
onaylayarak, 1 Mart 2007 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere;
şehir içi görüşmelerde ve sabit ücretlerde zam yapılmasını, milletler
arası ve şehirlerarası görüşmeler ile GSM görüşmelerinde ise indirime
gidilmesine izin vermiş oldu.

Milletler arası görüşmeler ve şehirlerarası görüşmeler ile GSM görüşmelerinde
indirim yapılmasını olumlu karşılıyoruz. Ancak; rekabetin olmadığı
ve Türk Telekom'un doğal tekelinin halen sürdüğü şehir içi aramalarda
ve sabit ücretlerde zam yapılması Türk Telekom'un tüketiciye yaklaşımını
ortaya koymaktadır.

Bu zam tüketicilerin mecburiyetlerinin kötüye kullanılması anlamına
gelmektedir. Aynı zamanda Telekomünikasyon Kurumu'nun yeni tarifeleri
onaması rekabetin olmadığı şehir içi aramalarda tüketicilerin cezalandırılması
anlamına gelmektedir.

Telekomünikasyon Kurumu'nun görevleri arasında tüketici menfaatlerinin
korunması bulunmaktadır. Bununla birlikte Kurum telekomünikasyon
sektöründe serbest rekabet şartlarının oluşumunu düzenlemekle mükelleftir.
Onanan tarifelerde tüketici menfaatleri korunmadığı gibi, serbest
rekabet şartları da ortadan kaldırılmaktadır.

Türk Telekom'un tarifelerinin tüketici odaklı olabilmesi için şehir
içi aramalarda ve sabit ücretlerde de indirime gitmesi gerekir.
Telekomünikasyon Kurumu'nun onadığı tarifelerin yürütmesinin durdurulması
ve Telekomünikasyon Kurumu kararının iptali için yargı yoluna başvuruyoruz.

Üstün BOL
Genel Başkan Yardımcısı
Ankara Şube Başkanı
Tüketiciler Birliği
Strazburg Cad. No 19/6 Sıhhiye Ankara 0312. 480 07
67 www.tuketiciler.org
ankara@tuketiciler.org

Hacettepe
Ün. Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü
DEĞİŞEN DÜNYADA BİLGİ YÖNETİMİ
SEMPOZYUMU

24-26 Ekim 2007, Ankara (ÜÇÜNCÜ VE SON DUYURU)
Son bildiri ve poster gönderme tarihi: 31 Ocak 2007
Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü tarafından
düzenlenen "Değişen Dünyada Bilgi Yönetimi Sempozyumu" 24-26 Ekim
2007 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecektir. Bölümün kuruluşunun
35. yılını kutlamak için düzenlenen Sempozyum, Bilgi Yönetimi alanındaki
araştırmacıları ve uygulamacıları bir araya getirerek günümüzdeki
bilgi yönetimi sorunlarına çözüm getirebilecek yöntem, fikir, kuram
ve yaklaşımların tartışılmasını amaçlamaktadır.

Sempozyumun ana konuları şunlardır:
. Bilgi Yönetiminde Son Gelişmeler
. Belge Yönetimi
. Bilgi Mimarisi ve Bilgi Erişim
. Bilginin Düzenlenmesi
. Bilgi Yönetimi Eğitimi
. Kullanıcı Araştırmaları
. Yaşamboyu Öğrenme ve Bilgi Okuryazarlığı
. Açık Erişim ve Kurumsal Arşivler
. Bilgi Yönetiminde Kuramsal Yaklaşımlar
. Disiplinlerarası Çalışmalar

Ana konularla ilgili sorunları, teknikleri, yaklaşımları ve kuramları
tartışmak amacıyla düzenlenecek çalıştay ve oturumlarda hakemli
bildirilere ve posterlere yer verilecek, kabul edilen bildiri ve
posterler Sempozyum bildiriler kitabında yayımlanacaktır. Seçilen
bildiriler Türk Kütüphaneciler Derneği'nin (TKD) Türk Kütüphaneciliği,
Üniversite ve Araştırma Kütüphanecileri Derneği'nin (ÜNAK) Bilgi
Dünyası adlı dergilerinde "Değişen Dünyada Bilgi Yönetimi Sempozyumu
Özel Sayısı" olarak yayımlanacaktır. Her iki dergi de hakemli olup
bu dergilerde yayımlanan makaleler uluslararası dizinlerde yer almaktadır.
Ayrıca, sempozyum için kabul edilen bildiriler Emerald Yayınevi
(www.emeraldinsight.com ) tarafından yayımlanan ve dünyada yaklaşık
15 milyon okuyucusu olan 24 kütüphane ve bilgibilim dergisinden
birine gönderildiği takdirde yayımlanmak üzere değerlendirmeye alınacaktır.
Öğrenci bildirileri arasından seçilen en iyi bildirilere Türk Kütüphaneciler
Derneği (TKD) ve Üniversite ve Araştırma Kütüphanecileri Derneği'nin
(ÜNAK) desteğiyle para ödülü ve plaket verilecektir.

Kabul edilen bildiri veya posterlerin bildiriler kitabında ve sempozyum
web sayfasında yayımlanabilmesi için ilk yazarlarla anlaşma imzalanır.
Kabul edilen bildiri veya posterlerin yazar(lar)ından katılım ücreti
alınmaz. Yazar(lar)ın ulaşım ve konaklama giderleri kendisi tarafından
karşılanır. Bildiri metinlerinizi, poster ve çalıştay önerilerinizi
Sempozyum web sayfasındaki şablonu www.sempozyum2007.hacettepe.edu.tr/bildiri_gonder.php
kullanarak gönderebilirsiniz.
Önemli Tarihler
İlk duyuru: Temmuz 2006
İkinci duyuru: Kasım 2006
Son duyuru: Ocak 2007
Bildirileri son gönderme tarihi: 31 Ocak 2007
Bildirilerle ilgili kararın verilmesi: 5 Mart 2007
Kabul edilen bildirileri son gönderme tarihi: 27 Nisan 2007 Sempozyum:
24-26 Ekim 2007
Çeşitli kuruluşlar tarafından desteklenen Sempozyum hakkında daha
geniş bilgi için ve ikinci duyurunun tam metni için www.sempozyum2007.hacettepe.edu.tr
bakınız. Sempozyumla ilgili her türlü iletişim (görüş, soru, destek,
bildiri önerisi, vd.) için sempozyum@bilgiyonetimi.net
adresine yazabilirsiniz. Sempozyuma katkılarınızı ve katılımınızı
bekler, saygılar sunarız.

Yaşar Tonta
Düzenleme Komitesi Başkanı
Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü 06800 Beytepe,
Ankara
0312 297 82 04 Faks: 0312 299 20 14 E-posta:
tonta@hacettepe.edu.tr

F
Tipi Sorununa Duyarlılık ve Sorumluluk Çağrısı
F TİPİ ZULMÜNE SESSİZ KALMAYALIM!

NE YAPABİLİRİZ?
HİÇ OLMAZSA SESİMİZİ DUYURABİLİRİZ!
ONLAR NE KADAR SAĞIR DAVRANIRSA, BİZ O KADAR GÜÇLÜ HAYKIRABİLİRİZ!
MAİL ADRESLERİNE, AŞAĞIDA YAZILI OLAN METNİ KENDİ İMZANIZI ATARAK
GÖNDEREBİLİRSİNİZ YA DA AŞAĞIDAKİ LİNKTEN İLGİLİ YERLERE ULAŞABİLİRSİNİZ...
www.akim.akparti.org.tr/akp.akim/faces/internetBasvuruGiris.jsp

MECLİS BAŞKANI ve BAŞBAKAN ÖLÜMLER ZİNCİRİNE YENİ BİR HALKA DAHA
EKLENMEMESİ İÇİN HAREKETE GEÇMELİDİRLER! Türkiye, sorunlarını çözmek,
hatta daha da öncesinde konuşmak noktasında zorlanan bir ülke. Ülkeyi
bir tür sorunlar yumağına dönüştüren bu olgu devlet ile halk arasında,
halkın belli kesimleri ile diğerleri arasında sağırlar diyaloguna
yol açmakta ve sonuçta sıkıntılar, anlaşmazlıklar, gerilimler katlanarak
büyümekte

Cezaevi sorunu, daha doğrusu F Tipi cezaevlerinde uygulanmakta olan
tecrit sorunu da son yılların önemli gerilim maddelerinden biri
olarak ülke gündeminde yer almakta. Aralık 1999'dan itibaren F Tipi
cezaevlerinde başlatılan tecrit uygulamasına karşı gerek içeride
tutuklular tarafından, gerekse de dışarıida tutuklu yakınlarınca
sürdürülen eylemler ölümlerle sürmekte. Ve doğal olarak bu sorun
etrafında şekillenen tavır alışlar ciddi bir gerilim kaynağı olarak
zaten bir hayli kırılgan olan toplumsal huzuru daha da riskli, sıkıntılı
hale getirmekte.

Ne yazık ki, bugüne kadar tam 122 insanın ölümüne yol açan bu sorunun
çözümü ve toplumsal gerilim odaklarından biri haline gelen bu sıkıntının
giderilmesi noktasında sorumluların herhangi bir somut çabası görülmemektedir.
Bunca acıya karşın sorun medya tarafindan görmezden gelinmekte;
Adalet Bakanlığı ise "konu kapanmıştır" yaklaşımı içinde kanayan
yaranın adeta üstünü örtmeye çalışmakta. Halbuki tüm bu umursamazlığa,
soruna yönelik taleplere karşı takınılan duyarsız tutuma karşın,
bu sorun yeni canlar alarak sürmekte ve ülke gündeminde zaten gereğinden
fazla bulunan gerilim odaklarından biri olarak toplumsal huzuru
olumsuz yönde etkilemeye devam etmekte.

Siyaset ve Siyasetçi İnsani Bir Soruna Gözlerini Kapayamaz!
Oysa, hiç tartışmasız cezaevlerinde süregelen tecrit dayatmasına
karşı itirazları, tepkileri, talepleri görmezden gelmek gerek hukuk
ilkeleri, gerekse de insan hakları ile çelişen bir tutumdur. Daha
garibi ise bu derece ağır sonuçlara yol açmış ve toplumsal bir huzursuzluk
kaynağına dönüşmüş bir uygulamanın tartışılmasının dahi adeta engellenmesi,
bu soruna yönelik çağrılara, taleplere otoriter bir tahammülsüzlükle
kulak tıkanmasıdır.

Açıktır ki, hapis cezası bir hak mahrumiyetidir ve en temel hak
olan özgürlüğün kısıtlanmasını içerir. Tecrit ise ceza içinde ikinci
bir ceza olmaktadır. Bir an için mevcut hukuk sisteminde sıkça karşılaşılan
aksaklıklar, çarpıklıklar bir kenara bırakılacak olsa dahi, suçlu
insanların özgürlüklerinin kısıtlanmasına ek olarak ikinci bir cezalandırmaya
tabi tutulmalarının ve tecride mahkum edilmelerinin hukuk mantığıyla
çelişen bir uygulama olduğunu görmemek mümkün olabilir mi?

Cari sistem nezdinde suç işlemiş olmak, insanın özüne aykırı muamelelere
tabi tutulmasını haklı çıkarmaz. İnsan sosyal bir varlıktır, siyasal
kimlik taşır. Şartlar kısıtlı da olsa, birtakım engellerle yüz yüze
de olsa paylaşma ve kendini geliştirme duygularını sürdürmek ve
gerçekleştirmek ister. Oysa tecrit insanların tam da bu niteliğini
köreltmeyi, tasfiye etmeyi hedefleyen bir dayatmadır. İnsanı özüne,
fıtratına yabancılaştırmayı amaçlamaktadır. Ve gayet açıktır ki,
söz konusu olan şey inancı, görüşü, siyasi tutumu ne olursa olsun
insani değerleri önemseyen herkesin karşı çıkması gereken bir zulümdür.

Tecrit hukuki boyutuyla karşı çıkılması gereken bir uygulama olduğu
gibi, siyasi açıdan da tavır almayı gerektiren bir sorundur. Ölümlere
yol açan bir soruna, bitmiştir, kapanmıştır tarzıyla yaklaşmak olsa
olsa siyasetin ve toplumsal sorumluluğun ölümüne işarettir.

Ölümlere yol açan ve vicdanlarda derin kırılmalar meydana getiren
tecrit sorununa karşı hükümetin basit bir düzenleme yapıp, kanayan
bu yarayı iyileştirme çabasına girmekten kaçınmasını anlamak mümkün
değildir. Bu çerçevede örneğin daha önce çeşitli mesleki örgütlerin
ve kuruluşların Adalet Bakanlığı'na önerdiği "3 kapı 3 kilit" düzenlemesinin
neden kabul edilmediğinin izahı yoktur.

F Tipi cezaevleri sorunu gündeme geldiği andan itibaren büyük acılara,
hak gasplarına ve aynı zamanda da ısrarlı bir direnişe sahne oldu.
Bugüne dek içeride ve dışarıda tam 122 insan bu uygulamaya karşı
tavırları neticesinde can verdiler. Tüm bu yoğun ve sarsıcı zemine
rağmen yetkililerde en küçük bir kıpırdanma göze çarpmıyor. Sorumlular
suskun ve ilgisiz. Oysa ülke yeni bir ölümün eşiğinde durmakta.
Ölümler
Zincirine Yeni Bir Halka Daha Eklenmesin
Av. Behiç Aşçı tecrit dayatmasına karşı aylar önce başladığı
ölüm orucu direnişinde tehlikeli bir sona doğru ilerlemekte. Müvekkillerinin
hukukunu korumak, bir türlü duyulmak, görülmek istenmeyen taleplerini
seslendirmek için bir avukatın ölüme yatması şimdiden bu ülkenin
insan hakları sicilini lekeleyen bir görüntü doğurmuştur. Behiç
Aşçı'nin eylemi yetkililerden olumlu bir yaklaşım sadir olmazsa
ölümle sona erecektir. Bu ise şüphesiz tüm bir toplum icin ağır
bir yük, bir vebal demektir. 

Bizler İslamî duyarlılık sahibi şahıslar ve kuruluş temsilcileri
olarak ülkemiz cezaevlerinde yaşanan tecrit sorununun zannedildiği
gibi sadece muhalif sol kesimlerin gündemleştirmeye çalıştığı bir
konu olmadığına, bu sorunun temelde insan hakları ve elbette İslamî
değerler açısından ciddi bir sorun olduğuna inanıyoruz. Ülkeyi geren,
huzursuz eden sorunlar demetinden birisi olarak algıladığımız bu
sorunun adalet ve hakkaniyete uygun bir tarzda çözülmesinin toplumsal
barışa katkıda bulunacağını düşünüyor; bu soruna dair yapılacak
bir düzenlemenin olumlu yankılar getireceğine inanıyoruz. Bu kaygılar
ve temennilerle kendilerini toplumsal sorunlar konusunda sorumlu
bireyler olarak gören insanlar olarak yeni bir ölüm vakasının daha
gerçekleşmemesi için yetkilileri harekete geçmeye çağırıyoruz.

AD SOYAD

ESSEX
ÜNİVERSİTESİ
İNSAN HAKLARI YÜKSEK LİSANS
PROGRAMI İÇİN BURSLAR, 2007-2008

Open Society Institute (Açık Toplum Enstitüsü), United Kingdom Foreign
and Commonwealth Office (Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığı) ve
Essex Üniversitesi'nin işbirliği ile 2007-2008 akademik yılında
Essex Üniversitesi İnsan Hakları Yüksek Lisans programı için burs
verilecektir. Başvuru sahiplerinin,
o 23-35 yaş arasında olmaları,
o Türk vatandaşı olmaları ve Türkiye'de ikâmet etmeleri,
o Lisansüstü bir çalışma yapmaya uygun niteliklere sahip olmaları,
o İyi derecede İngilizce bilmeleri (sınavla saptanacaktır*) gerekmektedir.
o Adayların daha önce hak kazanılmış bir HMG (Her Majesty's Government)
bursundan maddi destek almamış olmaları ve şu an itibariyle de destek
almıyor olmaları gerekmektedir.

Burslar, Essex Üniversitesi'nin bir yıllık harç bedelini, günlük
harcamaları karşılayacak bir ödeneği (sadece bir kişi için) ve bursiyerin
gidiş-dönüş uçak masrafını kapsayacaktır. Burs dönemi sonunda, bursiyerlerin
ülkelerine dönerek araştırma veya çalışmalarına devam etmeleri beklenmektedir.
Konuya ilişkin ayrıntılı bilgi ve başvuru formları aşağıdaki adresten
temin edilebilir. Başvuruların en geç 22 Ocak 2007 tarihine kadar
teslim edilmesi gerekmektedir.

* Başarılı bulunacak adayların British Council tarafından düzenlenecek
IELTS sınavından minimum 7.0 puan almaları gerekmektedir.
* FCO (British Foreign and Commonwealth Office-Ministry of Foreign
Affairs) çalışanı olan, FCO'da çalışan akrabası bulunan (veya 2
yıldan daha yakın bir süreçte işten ayrılan eski FCO çalışanı olan),
British Council, bölgedeki herhangi bir Eğitim Danışmanlık Merkezi
ya da OSI-NSP temsilciliği ve/veya temsilciliğin bağlı bulunduğu
üniversitede çalışmakta olan adaylar sözkonusu bursa başvuramazlar.
· Graduate
Application Form
·
Graduate Application Checklist
· Guidance
Notes for Applicants
· Reference
Letter
· Useful
University Webpages and Information Links
· Information
about the Human Rights Centre and Master Programs
İstanbul Bilgi Üniversitesi
İnsan Hakları Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi
Kurtuluş Deresi C. No: 47, 34440 Dolapdere, Istanbul.
Ayrıntılı bilgi için: Seda Peker Tel: 0 212 253 87 42 e-mail: speker@bilgi.edu.tr


|