Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR




 
 

Sinema Platformu:
Savaşa hayır
Türkiye Sinema Platformu, ülkemizdeki girişimlerini desteklemek amacıyla 25 Ocak'ta bir etkinlik düzenleyecek. Türkiye'de sinema ve televizyon sektöründe çalışan oyuncular, yapımcılar, yönetmenler, senaristler ve müzisyenler de dahil olmak üzere pek çok çalışan, 25 Ocak saat 10.00'da Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği'nin (SESAM) önünde toplanacak ve Taksim Anıtı'nın önüne, üzerinde 'Yurtta sulh cihanda sulh' yazan bir çelenk bıracak. Sinemacılar aynı gün saat 11.00'de Lütfi Kırdar Spor Salonu'nda düzenlenecek '100'ler Bildirgesi' başlıklı toplantıya katılacak. Bilgi için Tel: 0212 245 46 45 (Radikal Gazetesi).

Savaşa Karşı Beyaz Kurdeleler.
Cumhuriyet Kadınları Derneği üyeleri, "Vatan toprağında yabancı asker istemiyoruz. ABD'nin Irak'a olası müdahalesine destek olmak, yurttaşlarımızın canına kıymak olacaktır" dediler; savaşı yakalarına taktıkları beyaz kurdelelerle protesto ettiler.

Cumhuriyet Kadınları Derneği Bursa Şubesi, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) Irak'a olası müdahalesine ve Türkiye'nin ABD'ye destek vermesine karşı olduklarını açıkladı. Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Şükran Kurtiş, "Vatan toprağında yabancı asker istemiyoruz" başlıklı basın açıklamasını, dernek üyeleri adına okudu. ABD'nin Irak'a saldırısının amacını, "ABD'nin bölgedeki hakimiyetini güçlendirmek ve bölgedeki hammadde, petrol kaynaklarına ulaşıp denetlemek" olarak açıklayan Kurtiş, "Amerikan halkının bile açıkça karşı olduğu bu savaşa destek olmak, yurttaşlarımızın ve komşu ülke yurttaşlarının canına kıymak olacaktır" dedi.

Cumhuriyet Kadınları Derneği üyeleri, yakalarına beyaz kurdeleler taktılar ve savaş karşıtı istemleri gerçekleşinceye kadar yakalarına taktıkları beyaz kurdelelerle protestoyu sürdüreceklerini belirttiler.
www.bianet.org

Immanuel WALLERSTEIN
Irak Savaşından Kaçınılabilir mi?
Bu soruya verilecek basit yanıt hayır olacaktır, çünkü ABD'li şahinler, Iraklıların söylediği ya da yaptığı hiçbir şeyi savaş köpeklerini geri çekmek için geçerli bir neden olarak görmüyorlar. Kendimi Gabrial Garcia Marquez'in, bir sosyal ritüel olarak ölümü konu aldığı Kırmızı Pazartesi romanının tam ortasında gibi hissediyorum. Birleşik Devletler Irak'la savaş yapmak amacıyla Irak'la savaş yapıyor. Bu yüzden ne silah denetçilerinin söyledikleri, ne Güvenlik Konseyi'nin (Büyük Britanya dahil olmak üzere) söyledikleri, ne de tabii, Saddam Hüseyin'in söyledikleri bir şey değiştirebilir.

Irak savaşı, ilk olarak Clinton yönetiminin son yıllarında Cheney ve Rumsfeld'in de içinde oldukları 20 şahin tarafından yapılan bir açıklama ile kamuoyuna önerildi. 11 Eylül saldırısını izleyen ilk günlerde Başkan Bush'un bu savaş için ön izni verdiğini biliyoruz. Geri kalan her şey uzatma ve manevradır. Kuzey Kore'nin son üç aydır Birleşik Devletler'e açıkça kafa tutması ve bu kafa tutmaya karşı benimsenen geri çekilme yaklaşımı, gerçek sorunun Irak'ın çeşitli BM kararlarına uymaması olmadığı konusunda yeni kanıtlar sunmuştur.

O halde neden Bush ve şahinler savaşı kaçınılmaz buluyorlar? Onların gerekçelendirmeleri şöyle. Birleşik Devletler son günlerde iyi durumda değil. Bazı analizcilerin sözleriyle, ABD hegemonik bir düşüş yaşıyor. Ekonomisi belirli bir noktada tıkandı. En önemlisi de, gelecek onyıllarda batı Avrupa ve Japonya/Uzak Asya ile rekabetten başarılı çıkabileceğinden emin değil. Geriye kalan tek şey aşırı ölçüde güçlü ordu.

Madeleine Albright'ın, Dışişleri Bakanı olduğu dönemde, Balkanlarda yapılması gerektiğini söylediği şeylere mesafeli duran bazı yüksek düzey askerlere bir noktada kızarak şöyle dediği söylenir: "Asla kullanamayacaksak, dünyanın en güçlü ordusuna sahip olmamızın yararı ne?" Şahinler bu bakış açısını analizlerin merkezine yerleştiriyorlar. ABD'nin dünyanın en güçlü ordusuna sahip olduğuna, ABD'nin önüne koyduğu bütün askeri maceralardan başarılı çıkabileceğine ve ABD'nin dünya sistemi içindeki prestij ve gücünün sadece bir güç gösterisiyle sağlanabileceğine inanıyorlar.

Güç gösterisinin amacı Irak'ta bir rejim değişimi yaratmak değildir (belki bu, mevcut rejimin yerini neyin alabileceği düşünüldüğünde, küçük bir kazanım olacaktır). Güç kullanımının amacı Birleşik Devletler müttefiklerini taciz etmek ve böylelikle de eleştiri ve yan çizmelerine son vererek, şahinler tarafından birer okul çocuğu gibi hizaya dizilmelerini sağlamaktır. Bush yönetimi tek-taraflılıkçılar ve çok-taraflılıkçılar olarak bölünmüş değil.

Hepsi de tek-taraflılıkçı. Bizim "çok-taraflılıkçılar" diye adlandırdıklarımız, ABD'nin resmi olarak başkaları (örneğin BM, NATO) tarafından kabullenilen biçimlerde daha kolay pozisyon alabileceğini ve bu tür kararlar alınırsa politikaların daha kolay uygulanabileceğini söyleyenler. "Çok-taraflılıkçılar" her zaman, BM'de ya da başka yerlerde gerekli gördükleri kararların alınamaması durumunda ABD'nin her zaman tek başına hareket edebileceğini söylediler. Ve sözüm ona "tek-taraflılıkçılar" da belirli kayıtlar nedeniyle bu çizgiye geldiler.

Her iki grup arasındaki tek fark ise diğerlerinin ABD çizgisini ne ölçüde destekleyeceklerine ilişkin tahminlerindeki farktan ibaret. O halde karşımızda olan şu biçimi alan bir çok-taraflılıkcçılıktır: ABD, diğerleri ABD'nin tek taraflı konumunu kabul ettikleri derecede çok taraflılığa inanır, yoksa inanmaz. Başlıca sorun şahinlerin kendi analizlerine inanıyor olmalarıdır. Onlar, Irak'taki savaşın kazanılması halinde (ve bunun da göreceli olarak kolay olacağına inanma eğilimindeler), diğer herkesin hizaya gireceğine, tüm Ortadoğu'nun ABD şahinlerinin arzularına göre yeniden biçimlenebileceğine, Avrupa'nın sesini keseceğine ve Kuzey Kore ile İran'ın korkudan titreyerek silahların tüm isteklerine boyun eğeceğine inanmaktadırlar.

Tüm dünya ABD'ye durumun bundan çok daha karmaşık olduğunu, Irak'taki bir ABD askeri işgalinin dünyanın durumunu daha da kötüleştireceğini ve rüzgar ektiklerini bağırıyor. Dinlemiyorlar çünkü böyle olduğuna inanmıyorlar. Silahların gücüyle büyülenmiş durumdalar. Bunun adı hybris. Bu savaşın akıl dışılığı o kadar çok söylendi ki; (sadece Irak halkına da değil) tüm halklara gereksiz ve görülmemiş ızdıraplar çektirecek olması bir yana, savaş gerçekte ABD'nin jeopolitik konumunu zayıflatacak ve dünya politik sahnesinde bundan sonra alacağı yeni konumların meşruluğunu da tamamen ortadan kaldıracaktır.

Gerçekten kaotik bir dünyada yaşıyoruz ve ABD'nin imkansız bir "imparatorluk" yönündeki zorlamaları frenleri patlamış bir arabanın son hızla yokuş aşağı inmesinden başka bir şeyi çağrıştırmıyor. Bu, ABD'nin sadece kendisini sürüklemekle de yetinmediği bir intihar eylemidir.

Çeviri: Sendika.org

DİSK Barış İçin Diyarbakır'da
DİSK Başkanlar Kurulu barış çabalarına katkı sunmak amacıyla toplandı. Genel Başkan Çelebi, "Olası savaşı İstanbul'daki ve Diyarbakır'daki vatandaşımız farklı yaşayacak. Savaşlar bazılarını zengin eder ama, çoğunluk için felakettir" dedi. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Başkanlar Kurulu, savaşa karşı mücadele sürecini değerlendirmek üzere bugün (Çarşamba) Diyarbakır'da toplandı. DİSK Diyarbakır Bölge Temsilciliği'nin açılışı da bugün yapıldı. Temsilciliğin açılışı ve Başkanlar Kurulu toplantısı öncesinde bir basın toplantısı düzenleyen DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, Diyarbakır'da insanların uzun yıllar olağanüstü hal ortamında yaşadığını hatırlatarak, "Tam artık bir şeyler değişecek denirken yeni engeller çıkıyor. Hepimiz biliyoruz ki; olası bir savaşı İstanbul'daki bir vatandaşımızla, Diyarbakır'daki, Şırnak'taki Hakkari'deki vatandaşımız aynı boyutta yaşamayacak" dedi. Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği'ne (TÜSİAD) atıfta bulunan Çelebi, "Birileri sürekli savaşa girmemiz için bizleri zorluyor, ABD'nin yanında olmanın karlı olacağını söylüyorlar. Biz savaşların bazılarını zengin ettiğini biliyoruz, ama toplumun büyük bir çoğunluğu için felaket olduğunu da biliyoruz" diye konuştu. Habur Sınır Kapısı'nda açıklama Çelebi, konuşmasını "Özgür bağımsız barış içinde ve sosyal adaletin sağlandığı, bölgesel eşitsizliklerin ortadan kaldırıldığı bir ülkenin vatandaşları olarak yaşamak istiyoruz" sözleriyle tamamladı... DİSK Başkanlar Kurulu, yarın (Perşembe) Silopi'deki Habur Sınır Kapısı'nda "savaş karşıtı" bir basın açıklaması yapacak. Yarın İstanbul'da da Saraçhane Parkı'nda DİSK'e bağlı sendikaların yönetici ve üyelerinin katılımıyla bir basın açıklaması yapılacak. www.bianet.org

"Savaş İnsanlık Ayıbıdır, Karşıyız"
Tüm Bel-Sen Genel Başkanı Baykara, AKP hükümetini "IMF politikalarının sürdürücüsü olmakla" eleştirdi, 2003 yılındaki toplu sözleşme görüşmeleri sırasında hükümetten kamu çalışanları için 1 milyar 300 milyon lira isteyeceklerini belirtti. Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Sendikası (Tüm Bel-Sen) Genel Başkanı Vicdan Baykara, hükümetle 2003 yılında yürütecekleri toplu sözleşme görüşmeleri sırasında yoksulluk sınırı üzerindeki bir temel ücreti hedef alacaklarını belirtti, "Bu, şu anda 1 milyar 300 milyon liradır" dedi. ABD'nin olası Irak Operasyonuna karşı olduklarını belirten Baykara, emperyalist savaşa bütün demokrasi ve barış güçleri ile birlikte karşı çıkacaklarını, savaşın bir insanlık ayıbı olduğunu söyledi. "Önemli adımlar attık" Baykara, Doğu Karadeniz'deki sendika şube ve temsilciliklerini ziyareti sırasında Tüm Bel-Sen Trabzon Şubesi'ni de ziyaret etti. Kamu çalışanlarının grevli ve toplu sözleşmeli sendikal hakları konusunda önemli adımlar attıklarını belirten Baykara, İstanbul Esenyurt ve İzmir Çiğli belediyelerinde toplu sözleşme imzaladıklarını, bu hakkı kullanarak kamu çalışanlarının önündeki hukuki engelleri kaldıracaklarını söyledi. Yerel yönetimler iş kolundaki yetkili sendikanın Tüm Bel-Sen olduğunu belirten Baykara, bu yetkiyi hükümet ile toplu görüşmeler sırasında kamu çalışanları için azami ölçüde kullandıklarını belirtti. "58. hükümet de bir önceki hükümetten farklı değil" diyen Baykara, "O da Uluslaları Para Fonu (IMF) politikalarını sürdürücü rolünü sürdürüyor" dedi. Baykara, "IMF ile yola çıkan hükümetler yolda zik-zaklar çizmeye devam edecek ve asla düz yürüyemeyecek. Hükümetle, 2003 yılında yeniden masaya oturacağız. Bu görüşmelerde daha önce belirttiğimiz gibi yoksulluk sınırı üzerindeki bir temel ücreti hedef alacağız. Bu, şu anda 1 milyar 300 milyon liradır" diye konuştu.
www.bianet.org

"İskenderun Limanı Üs Olmasın"
Mimarlar Odası Şube Başkanı Akgün, hükümeti ABD'nin Irak'a müdahalesiyle ilgili net tavır almaya, ABD'yi barışa çağırdı; savaş halinde İskenderun'dan yaşanacak göçün kentteki ekonomik krizi derinleştireceğini açıkladı. Mimarlar Odası İskenderun Şubesi Başkanı Beyazıt Akgün, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hükümetini "Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) Irak'a olası müdahalesiyle ilgili çelişkili bir tutum izlemekle" eleştirdi. "Savaş istemediklerini" açıklayan Akgün, ABD'yi savaştan vazgeçmeye çağırdı. İskenderun risk altında mı? Hükümetin Türkiye'nin üslerini kullanıma, liman ve havalimanlarını da incelemeye açtığını hatırlatan Akgün, savaşa açılacak yeni üslerden birisinin de İskenderun Limanı olacağını vurguladı. İskenderun Limanı'nda ve demiryolunda temizlik - bakım çalışmalarının sürdüğünü belirten Akgün, savaş anında İskenderun'un risk altında olup olmadığının da tartışmalı olduğuna dikkat çekti. Körfez Savaşı'nın sonuçlarını unutmadık Körfez Savaşı'nda risk altındaki İskenderun'u terk edenlerin aradan geçen 13 yıla rağmen geri dönmediğini, savaş sonrasında kentteki yatırımcıların kaybolduğunu söyleyen Akgün, "GAP'a ve Ortadoğu'ya hizmet veren liman çalışmaz oldu. Bundan da en büyük zararı İskenderun halkı gördü. İskenderun'un sanayisi, inşaat sektörü, ithalatçısı, ihracatçısı, petrol şirketleri ve esnafı zarar gördü, büyük krize girdi" dedi. ABD'nin nedenleri bahane Akgün, şöyle konuştu:
* Mimarlar Odası İskenderun Temsilciliği olarak, müttefikimiz ABD'ye komşumuz Irak ile savaşa girmemesi çağrısında bulunuyoruz. Savaşa Hayır diyoruz.
* Türkiye'de milyonlarca insan savaşa karşı. Hep birlikte olalım ve hepimiz birden savaşa hayır diyelim.
* Amerika, 11 Eylül'ün faturasını Asya'da, Afganistan'da, Ortadoğu'da, Irak'ta çıkartmak bahanesiyle buralarda üslenmeyi, bölgedeki petrol ve enerji yataklarına göz koymayı amaçlıyor.
* ABD, Irak'ın kitle imha silahlarını kullanacağı ve kendi halkına da zarar vereceğini bahane ediyor, büyük güç olma vasfını kullanarak, hiçbir şeyi dinlemeyerek savaş kararı alıyor. Oysa aynı ABD, İsrail'in yaptığı kıyımı görmezden geliyor.
* Türkiye'nin borcunun bir kısmının silinmesi, Musul ve Kerkük petrollerinden hisse verilme bahanesi ile Türkiye, savaşın içine çekilmek isteniyor. Körfez Savaşı'nda destek veren Türkiye'ye ne verdiler? Bizi 35 milyar dolar zarara soktular. En büyük zararı da İskenderun gördü.
www.bianet.org

"Petrol İçin Kana Hayır"
Savaş karşıtları, Irak'a savaş açma hazırlığındaki ABD'yi protesto etti; bir deklarasyonla, İsviçre'nin savaş hazırlığı yapan ABD ve müttefiklerine, başta hava sahası olmak üzere hiç bir destek vermemesini istedi. Savaşa karşı uluslar arası dayanışma gününde 700 kişi, Cenevre sokaklarında eylem yaptı. Irak'ta savaşa karşı çıkan eylemciler, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve müttefiklerine hiç bir desteğin verilmemesi ve silahlanma işbirliğinde çekilmesini istediler. Değişik kesimlerden insanlar barış için yürüdü Savaş karşıtları, 300 bin nüfuslu Cenevre'de 700 kişinin bir araya gelmesini olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi. 17 Ocak'taki eylemde, savaş karşıtı mesajları taşıyan pankartların ardından nükleer karşıtı derneklerin temsilcileri, Filistinliler, Kürtler, küreselleşme karşıtları ve her çeşit siyasi ve dini oluşumdan barışseverler yürüdü. Bugün Cenevre'de, 15 Şubat'ta Bern'de Eylemi, 15 Şubat 2003'de Bern'de ulusal bir eylem planlama hazırlığında olan geniş bir ittifak düzenledi. İsviçreliler, Eylül 2002'de Birleşmiş Milletler'e katılan ülkelerinin temsilcileri yoluyla barış mesajlarını ulaştırmaya çalışıyorlar. ABD ve müttefiklerine destek yok Eylemciler, vatandaşların eylemlerine yakınlık gösteren yeni Dışişleri Bakanı Micheline Calmy-Rey'den çok beklentileri var. Ayrıca, eylemi düzenleyen ittifakın yayımladığı ortak deklarasyonda da, İsviçre'nin savaş hazırlığı yapan ABD ve müttefiklerine, başta hava sahası kullanımı olmak üzere, hiç bir desteğin verilmeme istendi. Deklarasyon ile, ABD ve İsrail ile her nevi silahlanma işbirliğinden çekilmesi istendi.
www.bianet.org

Önceki

Savaş Karşıtı
Afişler


Küresel Barış ve
Adalet Koalisyonu


Savaş Karşıtları


Arşiv


TÜM STK'lar
İÇİN TIKLAYIN


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla