Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR




 
 

Savaşa Hayır Kadın Platformu:
Kadınları Savaş Durdurmaya,
Barışı Getirmeye Çağırıyoruz

Bildiğiniz gibi ABD'nin başını çektiği ve müttefikleri tarafından da desteklenen Afganistan savaşının ardından bugün Irak'a yönelik bir emperyalist savaşın eşiğine getirilmiş durumdayız. Türkiye'nin bu savaştaki rolüne, hava sahalarını ve ülke kaynaklarını Amerika'nın emrine sunmasına, Türkiye Cumhuriyeti ve diğer ülke ordularının Kuzey Irak'a girme planlarına karşı çıkıyor, Arap, Türk, Kürt, Amerikalı ve tüm dünyadaki kadınların yararı için kadınları savaşı durdurmaya çağırıyoruz.

Sadece Irak'ta değil üzerinde yaşadığımız topraklarda da barış istiyor, militarist ve milliyetçi politikaların terkedilip, barış yonunde adımlar atılmasını talep ediyoruz. Bu nedenle: Biz kadınlar, aynı zamanda, her türlü baskı ve saldırıya karşı son yıllarda barış taleplerini ısrarla dile getiren Kürt halkının sesine de kulak veriyoruz. Toplumsal muhalefet tarafından yeterince duyarlılık gösterilmeyen tecrit, imha, inkar politikaları nedeniyle mevcut barış sürecının tehlikeye düşmesini endişeyle izliyor, Kürt sorununun çözülmesini ve Türkiye'de kalıcı bir barışın tesis edilmesini istiyoruz.

Biz kadınlar, emperyalist, şovenist, militarist politikalar doğrultusunda toprakları bölünmüş ve işgal edilmiş, barış çağrıları Türkiye'deki toplumsal muhalefet tarafından güçlü bir şekilde selamlanmamış Kıbrıs Türk halkının da sesini duyuyor, uyuşmazlıkların Kıbrıs halklarının insiyatifinde, barışcıl yollarla çözülmesini istiyoruz.

Savaşı durdurmak, barışı temin etmek için Savaşa Hayır Kadın Platformu olarak İstanbul'da çeşitli eylemlilikler örgütleyip Silopi ve Kıbrıs'a gideceğiz. 7 Şubat akşamı İstanbul'dan Silopi'ye ve Kıbrıs'a doğru yola çıkıyoruz. Tüm kadınları savaşları engellemek, kadınlar lehine bir çözüme doğru yol almak için bizimle birlikte gelmeye ya da desteklerini bildirmeye davet ediyoruz. Sadece İstanbul'dan değil, Türkiye'nin ve dünyanın her yerinden Türk, Kürt, Arap, Yunan, Rum, İngiliz, Amerikalı, savaşı durdurmak isteyen bütün kadınlar hep birlikte yola çıkalım.

Bize ulaşmak ve desteğinizi iletmek için irtibat bilgileri:
Email: savaşakarşıkadın@yahoo.com
Telefon: 0 532 462 83 75
Eylem Takvimi:
Silopi'ye ve Kıbrıs'a gidişin duyurulması için basın açıklaması:
25 Ocak 2003 Cumartesi, 12:00, Barbaros Hayrettin Paşa Parkı, Beşiktaş
7 Subat 2003 Cuma, Silopi'ye ve Kıbrıs'a uğurlama
8-9 Subat 2003, Silopi ve Kıbrıs
SAVAŞA HAYIR KADIN PLATFORMU

KADINLARI ÇAĞIRIYORUZ ÇÜNKÜ;
Militarizmin, emperyalizm ve erkek egemen sistemle kurduğu güçlü ilişkiden dolayı savaştan çıkarı olan silah tüccarları, büyük patronlar ve emperyalist odaklar içerisinde kadınlar yoktur. Savaş kararlarınının alındığı mekanizmaların odağında erkekler yer alır. Asker olmadığımız ve cephede savaşmadığımız için savaşın erkeklere oranla biz kadınları daha az etkilediğini savunanlara söylüyoruz:

Savaşların kadınlar üzerinde erkeklerden daha farklı ve aynı zamanda ağır bir etkisi vardır. Savaşların doğurduğu ekonomik sorunlar en fazla kadınları etkiler:
1. Irak'a saldıracak olan Türkiye, Amerika ve İngiltere'nin bütçelerinden orduya ayrılacak olan pay kamu harcamalarından kesinti yapılarak arttırılacaktır. Geçtiğimiz ay memur maaşlarına yapılan %6'lık zam bunun bir göstergesidir. Kamu harcamalarında kısıntı yapılması kadınlar için hayati önem taşıyan eğitim, sağlık gibi sosyal hizmetlerin de kısılması demektir. Çocukların, yaşlıların ve hastaların bakımında bütün yükün kadınların omuzlarına çökmesi demektir.
2. Irak savaşının doğuracağı ekonomik kriz koşullarını dünyanın en yoksul kesiminin %70'ini oluşturan kadınlar çok daha ağır yaşayacaktır.
3. Körfez savaşında ve Türkiye'de yaşanan iç savaşta olduğu gibi zoraki göç Irak savaşının da kaçınılmaz sonuçlarındandır. Dünyadaki mültecilerin üçte ikisini oluşturan kadınlar ve bakmakla yükümlü oldukları çocuklar yeni bir göç dalgasından en fazla etkilenecek olan kesimdir.

Yoksulluk kadar savaş da kadınları fuhuş sektörüne girmeye zorlar: 4. Yüzbinlerce paralı Amerikan askerinin yoksulluğun pençesinde kıvranan Irak'a akın etmesiyle oluşan talebi karşılamak üzere bu yoksul ülkenin erkekleri tarafından, hali hazırda İncirlik'te yaşandığı gibi, kadın bedeninin pazarlanmasına dayanan geniş bir fuhuş sektörü oluşacaktır.

Savaş Koşulları altında kadına yönelik şiddet her alanda artacaktır: 5. I. Dünya Savaşı'nda ölenlerin %5'inin, II. Dünya Savaşı'nda %55'inin, günümüzde ise savaşlarda ölenlerin %90'ının sivillerden oluşuyor olması bir tesadüf değildir. Günümüzde savaşlar sivil hedeflere yönelmektedir. Sivil nüfusun önemli bir parçası olan kadınlar ve çocuklar için savaş büyük bir ölüm tehdididir.
6. Militarizm ve kadına yönelik şiddet arasındaki ilişki oldukça açıktır. Militarizm ile ödüllendirilen "erkeklik" ve küçümsenen "kadınlık" kadın düşmanlığını besler. Genellikle kadınların "düşmanın" ya da "kendilerinin" kadınları olması bu sonucu değiştirmez. Militarizmin yükseldiği koşullarda erkekler genetik olarak doğanın kendilerine kadınları, özellikle de karıları ve kızları gibi kendi kadınlarını kontrol altına alma ve kullanma hakkı verdigine inanarak toplumsallaşır. Böylelikle kadınlara karşı işlenen suçlar kanunen cezayı gerektirse de toplum içerisinde gittikçe meşru bir zemine oturmaya başlar.
7. Askeri eğitimin en önemli parçası erkekleri saldırgan, sert ve iradesiz olmaya teşvik etmek ve bu özellikleri gerektiğinde kullanılmak üzere muhafaza etmelerini istemektir. Bu koşullar altında, cephe dışında, sokakta ve aile içinde de kadına yönelik şiddet ve tecavüzün artacak olması bir sürpriz değildir.
8. Savaş, militarizm ve ordu toplumda erkek egemenliğini besleyerek sürekliliğini sağlar. Savaşta ve orduda "erkeklik ve askerlik" erkek merkezli cinsel iktidarı içeren söylemler üzerinden yeniden inşa edilir.

Tecavüz yaygın olarak kullanılan bir savaş stratejisidir:
9. Savaşların kadınlar açısından çok iyi bilinen bir diğer anlamı da, savaşan tarafların birbirlerinin "kadınlarına" tecavüz etmeyi ve bunu bir tehdit olarak kullanmayı savaş stratejileri içine almış olmalarıdır. Karşı tarafin kadınlarına tecavüz eden askerler, bu şekilde düşmanın soyunu bozduklarını varsaymaktadır. Tecavüze uğrayan kadınlar bu yolla düşmanın çocuğunu doğurmaya zorlanmakta ve böylelikle tecavüzcü, diğer kadının bedenini tıpkı ülkesinin toprakları gibi işgal edip, ona sahip olduğuna inanmaktadır.
10. 1928'den II. Dünya Savaşı sonuna kadar çoğunluğunu Korelilerin oluşturduğu yaklaşık ikiyüzbin Asyalı kadın Japon askerleri ya da onlara hizmet eden kimseler tarafından kaçırılarak "Konfor Evleri" adı verilen bir tür geneleve hapsedilmiş; Japon askerleri tarafından günde on, yirmi defa tecavüz edilmiş, işkenceye maruz kalmış ve bir çoğu da öldürülmüştür. Yakın zamanda hatırlayacağınız gibi Bosna'da ve Kürt coğrafyasında binlerce kadın aynı yöntemin kurbanı olmuştur.
Bu yüzden biz kadınlar, BARIŞ istiyoruz!

Savaşa Hayır Kadın Platformu'nun bileşenleri: Bağımsız Kadınlar, Barış Anneleri İnisiyatifi, Emekçi Kadınlar Birliği, Feminen Kadın Ağı, Feminist Kadın Çevresi, Hay Gin Ermeni Kadın Platformu, Kadın Araştırmaları Grubu, Kadın Tavrını Geliştirme İnisiyatifi, Mimar Sinan Kadın İnisiyatifi, Özgür Kadın Dergisi, Özgür Kadının Sesi Dergisi, HADEP'li Kadınlar, İHD'li Kadınlar, SDP'li Kadınlar, ÖDP'li Kadınlar

Emek Platformu Ortak Bildirisi:
Savaş Kapımıza Dayandı!
Bu savaş evlerimizden, televizyonlarımızdan izleyeceğimiz bir savaş olmayacak, Bu savaş ekmeğimizi aşımızı küçültecek, Yeni krizler yaratacak, İşsizlik getirecektir!..

Savaş açlık, gözyaşı ve ölüm demektir!
Savaş ekmeğimize uzanan ABD'nin kirli elleridir!
Savaş gençlerimizin ABD'nin bölge çıkarları için ölmesi, Topraklarımızın açık hedef haline gelmesi, Ekonominin çökmesi demektir...
Bize, "Bu savaşa katılalım kazanacaklarımız olabilir" diyenler, Türkiye'nin geleceğini pazarlık konusu yapanlar, Bu ülkenin geleceğini riske sokanlar bilmelidirler ki: İnsan hayatı üzerinden pazarlık yapılamaz! Geleceğimiz boş hayallere teslim edilemez!

Unutmayalım! Körfez krizinden (doğrudan katılmadığı halde) ülkemiz ekonomisi büyük kayıplarla çıktı. Bu kayıplar Nisan 1994 krizinin temellerini attı. Bu savaşla yeni krizlere kapı açılacaktır. Bu savaşa razı değiliz! Ölüme razı değiliz!..

Bu savaşta halkımızın ölmesi topraklarımıza bombaların düşmesi muhtemeldir. Üzerimize düşecek bombalara, Irak halkının tepesine inecek bombalara razı değiliz. Bu savaş Irak'ta, ülkemizde ve Ortadoğu'da sivillerin ölmesi demektir. ABD'nin, Körfez Savaşı'nda yoksul Irak halkına yönelik terörünün sonuçları ortada: Irak'a müdahaleden sonra uygulanan 12 yıllık ambargoda 567 bin Irak'lı çocuğun ambargonun sonuçlarından dolayı öldüğü, bombardımanlarda kullanılan seyreltilmiş uranyum yüzünden binlerce çocuğun sakat kaldığı, yetişkinler arasında kansere yakalanma oranının arttığı unutulmamalıdır.

Bölgede en temel sorun demokrasi ve demokratikleşme sorunudur. Bu sorun ne ABD müdahalesiyle ne de Saddam vb. yönetim anlayışıyla çözülemez.

Çözüm Irak ve Ortadoğu halklarının iradesiyle mümkündür.
Irak, Türkiye ve Ortadoğu halkları savaş değil, ekmek ve özgürlük istemektedir. Elimizi komşularımızın kanına bulamayalım!..

BU SAVAŞI DURDURALIM!..
58. Hükümeti Türkiye'yi başkalarının çıkarları için savaşa, açlığa ve yoksulluğa mahkum edecek bu plana ortak olmamaya çağırıyoruz. Bu plana ortak olanlar bu sorumluluğun altından kalkamayacaklardır. Tepkimizi ve taleplerimizi, 16 Ocak'ta üretimden gelen gücümüzü kullanarak, 26 Ocak'ta da kitlesel basın açıklamalarıyla dile getirerek savaşa karşı barışı savunacağız!

Irak'ta Savaşa Hayır Etkinlikleri
Her tarafta savaş karşıtı protesto Alman Sendikalar Birliği (DGB), dün Orta Doğu'daki savaş hazırlıklarına karşı açıklama yaptı: Savaş çözüm değildir! Almanya'da savaş karşıtı protestolar ve eylemler devam ediyor. Barış İnisiyatifi, Attac protesto gösterileri yapmayı planlarken, DGB Yürütme Kurulu "Savaş çözüm değildir!" açıklamasıyla savaş güclerini uyardı.

Irak'a karşı öne sürülen iddiaların kanıtlanmadığı bildirilen açıklamada buna rağmen devam eden savaş hazırlıkları protesto edildi. Diğer yandan Attac Almanya örgütü 15 Şubat günü yapılacak barış gösterisi için kampanya başlatıyor. Evrensel/Örk: Irak'a karşı devam eden savaş hazırlıklarına karşı Almanya çapında etkinler devam ediyor. Birçok ilde yapılan uyarı nöbetleri, toplantı ve gösterilerde binlerce insan savaşa karşı tepkilerini dile getiriyorlar.

Pazar günü Berlin'de düzenlen Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht'i anma gösterisi de 100 binden fazla insanın katıldığı savaş karşıtı bir gösteriye dönüştü. Attac Almanya, 15 Şubat merkezi Berlin gösterisi için 15 şehirde "Barış turu" düzenleyecek.

Irak savaşına hayır! Attac Almanya örgütü, 15 Şubat günü Berlin'de yapılacak merkezi barış gösterisine hazırlık olarak 18 - 30 Ocak günlerinde 15 şehirde etkinlikler düzenleyecek. "Barış turu" başlıklı etkinliklere 18 Ocak günü Göttingen'de başlanılacağını bildiren Attac temsilcileri, "Attac Almanya kongresini aynı zamanda savaşa karşı bir etkinliğe dönüştürmek istiyoruz" dediler. www.ozgur-raydo.de 15 Şubat günü bütün Avrupa ülkelerinin başkentlerinde savaş karşıtı gösterilerin yapılacağına dikkat çekilirken, "Barış çabalarını uluslararası ağlar kurarak destekleme ve diğer ülkelerin barış hareketlerinden öğrenmek istiyoruz" denildi. Bu nedenle "Barış turu" adlı etkinliklere ABD, İngiltere ve İtalya'dan temsilcilerin davet edildiğini bildiren Attac sözcüleri, "Herkesi etkinliklere ve gösteriye katılmaya çağırıyoruz" dediler.

Düzenlenen etkinlikler barış inisiyatifleri, sendikalar tarafından desteklendiği gibi örgütlenmesine değişik demokratik örgütlerde katılıyor. Demokrasi ve insan hakları gerekçe "İlan edilen askeri saldırı ne demokrasi nede insan hakları için yapılıyor. Bunlar sadece gerekçe olarak gösteriliyor. Saldırının asıl amacı dünyadaki egemenlik ilişkilerini korumak ve geliştirmektir" denilen açıklamada "ayrıca saldırı dünyadaki ikinci büyük petrol rezervlerine sahip olma ve yeni pazarlara yönelmek için yapılmakta" denildi.

Attac ayrıca 8 Şubat günü Münih'te düzenlenecek olan NATO Güvenlik Konferansı'na karşı yapılacak gösteriye katılma çağrısı yaparken, "Neo liberal küreselleşme ve Batılı devletler tarafından yapılan uluslararası askeri operasyonlar arasındaki bağlar çok net: Ekonomik, stratejik ve jeopolitik çıkarlar askeri araçlarla dayatılmaktadır" denildi.

"Barış turu" etkinlikleri
Attac'ın "Irak'a karşı savaşa hayır" kampanyasında toplantıların yapılacağı yerler ve ilişki telefonları.
* 18.1., 14 Uhr, Göttingen: Georg-Christoph-Lichtenberg-Gesamtschule (IGS, Schulweg 22) adresinde düzenlenen Attac Almanya kongresinde savaşa karşı etkinliklerinde başlangıcı olacak. * 20.1. Leipzig, ilişki: 0341/1498710
* 21.1. Chemnitz, ilişki: 0371/517209
* 21.1. Hamburg, ilişki: 040/3800354
* 22.1. Münster, ilişki: 0251/2034017
* 23.1. Minden, ilişki: 0571/37254
* 23.1. Hannover,
* 24.1. Köln, ilişki: 0228/614021
* 24.1. Bad Kreuznach, ilişki: 0671/8459152
* 25.1. Bochum, ilişki: 02302/401427
* 25.1. Gießen, ilişki: 069/4691249
* 26.1. Frankfurt, ilişki: 069/4961249
* 27.1. München, ilişki: 0172/9006980
* 28.1. Freiburg, ilişki: 0761/135422
* 29.1. Stuttgart, ilişki: 0711/4709466



Irak'ta Savaşa Hayır Koordinasyonu Etkinlikleri
· 19 Ocak Pazar: Sendika yöneticileri ile yazar ve sanatçılar 'Barış Beyanemesi'ne ilk imzayı atacak.
· 22 Ocak Çarşamba: Saat:12.00'de İstanbul Tabipler Odası'nda 26 Ocak için basın toplantısı yapılacak.
· 23 Ocak Perşembe: DİSK Başkanlar Kurulu Habur'da savaşa karşı basın açıklaması yapacak.
· 24 Ocak Cuma: 26 Ocak bildirileri dağıtımı
· 24 Ocak Cuma: 'Barış Beyanemesi'ne atılan imzalar topluca TBMM Başkanlığı'na verilecek.
· 25 Ocak Cumartesi: Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde '100'ler Bildirgesi' etkinliği düzenlenecek.
· 26 Ocak Pazar: Beyazıt Meydanı'nda ve diğer illerde basın açıklaması yapılacak.
· 26-27-28 Ocak: Bir dakikalık ışık söndürme eylemi yapılacak.
· 15 Şubat Cumartesi: 15 Şubat'ta Dünya Savaş Karşıtları'nın sokaklara çıktığı gün, Ümraniye Haldun Alagaş Tesisi'nde konser düzenleniyor.
* Irak sınırında bir konser organizasyonu için çalışmalar da sürüyor.
* Bu arada İstanbul dışındaki mitinglere konuşmacı, müzik grubu katılımı sağlanacak.
· 18 Ocak Kayseri mitingi ve Akhisar mitingi
· 19Ocak: Ankara mitingi
· 25 Ocak:Malatya ve Mersin mitingi...


Devamı

 

Savaş Karşıtı
Afişler


Küresel Barış ve
Adalet Koalisyonu


Savaş Karşıtları


Arşiv


TÜM STK'lar
İÇİN TIKLAYIN


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla