|
Savaşa
Hayır Kadın Platformu:
Kadınları
Savaş Durdurmaya,
Barışı Getirmeye Çağırıyoruz
Bildiğiniz
gibi ABD'nin başını çektiği ve müttefikleri tarafından da desteklenen
Afganistan savaşının ardından bugün Irak'a yönelik bir emperyalist
savaşın eşiğine getirilmiş durumdayız. Türkiye'nin bu savaştaki
rolüne, hava sahalarını ve ülke kaynaklarını Amerika'nın emrine
sunmasına, Türkiye Cumhuriyeti ve diğer ülke ordularının Kuzey Irak'a
girme planlarına karşı çıkıyor, Arap, Türk, Kürt, Amerikalı ve tüm
dünyadaki kadınların yararı için kadınları savaşı durdurmaya çağırıyoruz.

Sadece Irak'ta değil üzerinde yaşadığımız topraklarda da barış istiyor,
militarist ve milliyetçi politikaların terkedilip, barış yonunde
adımlar atılmasını talep ediyoruz. Bu nedenle: Biz kadınlar, aynı
zamanda, her türlü baskı ve saldırıya karşı son yıllarda barış taleplerini
ısrarla dile getiren Kürt halkının sesine de kulak veriyoruz. Toplumsal
muhalefet tarafından yeterince duyarlılık gösterilmeyen tecrit,
imha, inkar politikaları nedeniyle mevcut barış sürecının tehlikeye
düşmesini endişeyle izliyor, Kürt sorununun çözülmesini ve Türkiye'de
kalıcı bir barışın tesis edilmesini istiyoruz.

Biz kadınlar, emperyalist, şovenist, militarist politikalar doğrultusunda
toprakları bölünmüş ve işgal edilmiş, barış çağrıları Türkiye'deki
toplumsal muhalefet tarafından güçlü bir şekilde selamlanmamış Kıbrıs
Türk halkının da sesini duyuyor, uyuşmazlıkların Kıbrıs halklarının
insiyatifinde, barışcıl yollarla çözülmesini istiyoruz.

Savaşı durdurmak, barışı temin etmek için Savaşa Hayır Kadın Platformu
olarak İstanbul'da çeşitli eylemlilikler örgütleyip Silopi ve Kıbrıs'a
gideceğiz. 7 Şubat akşamı İstanbul'dan Silopi'ye ve Kıbrıs'a doğru
yola çıkıyoruz. Tüm kadınları savaşları engellemek, kadınlar lehine
bir çözüme doğru yol almak için bizimle birlikte gelmeye ya da desteklerini
bildirmeye davet ediyoruz. Sadece İstanbul'dan değil, Türkiye'nin
ve dünyanın her yerinden Türk, Kürt, Arap, Yunan, Rum, İngiliz,
Amerikalı, savaşı durdurmak isteyen bütün kadınlar hep birlikte
yola çıkalım.

Bize ulaşmak ve desteğinizi iletmek için irtibat bilgileri:
Email: savaşakarşıkadın@yahoo.com
Telefon: 0 532 462 83 75
Eylem Takvimi:
Silopi'ye ve Kıbrıs'a gidişin duyurulması için basın açıklaması:
25 Ocak 2003 Cumartesi, 12:00, Barbaros Hayrettin Paşa Parkı, Beşiktaş
7 Subat 2003 Cuma, Silopi'ye ve Kıbrıs'a uğurlama
8-9 Subat 2003, Silopi ve Kıbrıs
SAVAŞA HAYIR KADIN PLATFORMU

KADINLARI ÇAĞIRIYORUZ ÇÜNKÜ;
Militarizmin, emperyalizm ve erkek egemen sistemle kurduğu güçlü
ilişkiden dolayı savaştan çıkarı olan silah tüccarları, büyük patronlar
ve emperyalist odaklar içerisinde kadınlar yoktur. Savaş kararlarınının
alındığı mekanizmaların odağında erkekler yer alır. Asker olmadığımız
ve cephede savaşmadığımız için savaşın erkeklere oranla biz kadınları
daha az etkilediğini savunanlara söylüyoruz:

Savaşların kadınlar üzerinde erkeklerden daha farklı ve aynı zamanda
ağır bir etkisi vardır. Savaşların doğurduğu ekonomik sorunlar en
fazla kadınları etkiler:
1. Irak'a saldıracak olan Türkiye, Amerika ve İngiltere'nin
bütçelerinden orduya ayrılacak olan pay kamu harcamalarından kesinti
yapılarak arttırılacaktır. Geçtiğimiz ay memur maaşlarına yapılan
%6'lık zam bunun bir göstergesidir. Kamu harcamalarında kısıntı
yapılması kadınlar için hayati önem taşıyan eğitim, sağlık gibi
sosyal hizmetlerin de kısılması demektir. Çocukların, yaşlıların
ve hastaların bakımında bütün yükün kadınların omuzlarına çökmesi
demektir.
2. Irak savaşının doğuracağı ekonomik kriz koşullarını dünyanın
en yoksul kesiminin %70'ini oluşturan kadınlar çok daha ağır yaşayacaktır.
3. Körfez savaşında ve Türkiye'de yaşanan iç savaşta olduğu
gibi zoraki göç Irak savaşının da kaçınılmaz sonuçlarındandır. Dünyadaki
mültecilerin üçte ikisini oluşturan kadınlar ve bakmakla yükümlü
oldukları çocuklar yeni bir göç dalgasından en fazla etkilenecek
olan kesimdir.

Yoksulluk kadar savaş da kadınları fuhuş sektörüne girmeye zorlar:
4. Yüzbinlerce paralı Amerikan askerinin yoksulluğun pençesinde
kıvranan Irak'a akın etmesiyle oluşan talebi karşılamak üzere bu
yoksul ülkenin erkekleri tarafından, hali hazırda İncirlik'te yaşandığı
gibi, kadın bedeninin pazarlanmasına dayanan geniş bir fuhuş sektörü
oluşacaktır.

Savaş Koşulları altında kadına yönelik şiddet her alanda artacaktır:
5. I. Dünya Savaşı'nda ölenlerin %5'inin, II. Dünya Savaşı'nda
%55'inin, günümüzde ise savaşlarda ölenlerin %90'ının sivillerden
oluşuyor olması bir tesadüf değildir. Günümüzde savaşlar sivil hedeflere
yönelmektedir. Sivil nüfusun önemli bir parçası olan kadınlar ve
çocuklar için savaş büyük bir ölüm tehdididir.
6. Militarizm ve kadına yönelik şiddet arasındaki ilişki
oldukça açıktır. Militarizm ile ödüllendirilen "erkeklik" ve küçümsenen
"kadınlık" kadın düşmanlığını besler. Genellikle kadınların "düşmanın"
ya da "kendilerinin" kadınları olması bu sonucu değiştirmez. Militarizmin
yükseldiği koşullarda erkekler genetik olarak doğanın kendilerine
kadınları, özellikle de karıları ve kızları gibi kendi kadınlarını
kontrol altına alma ve kullanma hakkı verdigine inanarak toplumsallaşır.
Böylelikle kadınlara karşı işlenen suçlar kanunen cezayı gerektirse
de toplum içerisinde gittikçe meşru bir zemine oturmaya başlar.
7. Askeri eğitimin en önemli parçası erkekleri saldırgan,
sert ve iradesiz olmaya teşvik etmek ve bu özellikleri gerektiğinde
kullanılmak üzere muhafaza etmelerini istemektir. Bu koşullar altında,
cephe dışında, sokakta ve aile içinde de kadına yönelik şiddet ve
tecavüzün artacak olması bir sürpriz değildir.
8. Savaş, militarizm ve ordu toplumda erkek egemenliğini
besleyerek sürekliliğini sağlar. Savaşta ve orduda "erkeklik ve
askerlik" erkek merkezli cinsel iktidarı içeren söylemler üzerinden
yeniden inşa edilir.

Tecavüz yaygın olarak kullanılan bir savaş stratejisidir:
9. Savaşların kadınlar açısından çok iyi bilinen bir diğer
anlamı da, savaşan tarafların birbirlerinin "kadınlarına" tecavüz
etmeyi ve bunu bir tehdit olarak kullanmayı savaş stratejileri içine
almış olmalarıdır. Karşı tarafin kadınlarına tecavüz eden askerler,
bu şekilde düşmanın soyunu bozduklarını varsaymaktadır. Tecavüze
uğrayan kadınlar bu yolla düşmanın çocuğunu doğurmaya zorlanmakta
ve böylelikle tecavüzcü, diğer kadının bedenini tıpkı ülkesinin
toprakları gibi işgal edip, ona sahip olduğuna inanmaktadır.
10. 1928'den II. Dünya Savaşı sonuna kadar çoğunluğunu Korelilerin
oluşturduğu yaklaşık ikiyüzbin Asyalı kadın Japon askerleri ya da
onlara hizmet eden kimseler tarafından kaçırılarak "Konfor Evleri"
adı verilen bir tür geneleve hapsedilmiş; Japon askerleri tarafından
günde on, yirmi defa tecavüz edilmiş, işkenceye maruz kalmış ve
bir çoğu da öldürülmüştür. Yakın zamanda hatırlayacağınız gibi Bosna'da
ve Kürt coğrafyasında binlerce kadın aynı yöntemin kurbanı olmuştur.
Bu yüzden biz kadınlar, BARIŞ istiyoruz!

Savaşa Hayır Kadın Platformu'nun bileşenleri:
Bağımsız Kadınlar, Barış Anneleri İnisiyatifi, Emekçi Kadınlar Birliği,
Feminen Kadın Ağı, Feminist Kadın Çevresi, Hay Gin Ermeni Kadın
Platformu, Kadın Araştırmaları Grubu, Kadın Tavrını Geliştirme İnisiyatifi,
Mimar Sinan Kadın İnisiyatifi, Özgür Kadın Dergisi, Özgür Kadının
Sesi Dergisi, HADEP'li Kadınlar, İHD'li Kadınlar, SDP'li Kadınlar,
ÖDP'li Kadınlar

Emek
Platformu Ortak Bildirisi:
Savaş Kapımıza Dayandı!
Bu savaş evlerimizden, televizyonlarımızdan izleyeceğimiz bir
savaş olmayacak, Bu savaş ekmeğimizi aşımızı küçültecek, Yeni krizler
yaratacak, İşsizlik getirecektir!..

Savaş
açlık, gözyaşı ve ölüm demektir!
Savaş ekmeğimize uzanan ABD'nin kirli elleridir!
Savaş gençlerimizin ABD'nin bölge çıkarları için ölmesi, Topraklarımızın
açık hedef haline gelmesi, Ekonominin çökmesi demektir... 
Bize, "Bu savaşa katılalım kazanacaklarımız olabilir" diyenler,
Türkiye'nin geleceğini pazarlık konusu yapanlar, Bu ülkenin geleceğini
riske sokanlar bilmelidirler ki: İnsan hayatı üzerinden pazarlık
yapılamaz! Geleceğimiz boş hayallere teslim edilemez!

Unutmayalım! Körfez krizinden (doğrudan katılmadığı halde) ülkemiz
ekonomisi büyük kayıplarla çıktı. Bu kayıplar Nisan 1994 krizinin
temellerini attı. Bu savaşla yeni krizlere kapı açılacaktır. Bu
savaşa razı değiliz! Ölüme razı değiliz!..

Bu savaşta halkımızın ölmesi topraklarımıza bombaların düşmesi muhtemeldir.
Üzerimize düşecek bombalara, Irak halkının tepesine inecek bombalara
razı değiliz. Bu savaş Irak'ta, ülkemizde ve Ortadoğu'da sivillerin
ölmesi demektir. ABD'nin, Körfez Savaşı'nda yoksul Irak halkına
yönelik terörünün sonuçları ortada: Irak'a müdahaleden sonra uygulanan
12 yıllık ambargoda 567 bin Irak'lı çocuğun ambargonun sonuçlarından
dolayı öldüğü, bombardımanlarda kullanılan seyreltilmiş uranyum
yüzünden binlerce çocuğun sakat kaldığı, yetişkinler arasında kansere
yakalanma oranının arttığı unutulmamalıdır.

Bölgede en temel sorun demokrasi ve demokratikleşme sorunudur. Bu
sorun ne ABD müdahalesiyle ne de Saddam vb. yönetim anlayışıyla
çözülemez.

Çözüm Irak ve Ortadoğu halklarının iradesiyle mümkündür.
Irak, Türkiye ve Ortadoğu halkları savaş değil, ekmek ve özgürlük
istemektedir. Elimizi komşularımızın kanına bulamayalım!..

BU SAVAŞI DURDURALIM!..
58. Hükümeti Türkiye'yi başkalarının çıkarları için savaşa, açlığa
ve yoksulluğa mahkum edecek bu plana ortak olmamaya çağırıyoruz.
Bu plana ortak olanlar bu sorumluluğun altından kalkamayacaklardır.
Tepkimizi ve taleplerimizi, 16 Ocak'ta üretimden gelen gücümüzü
kullanarak, 26 Ocak'ta da kitlesel basın açıklamalarıyla dile getirerek
savaşa karşı barışı savunacağız!

Irak'ta Savaşa Hayır Etkinlikleri
Her
tarafta savaş karşıtı protesto Alman Sendikalar Birliği (DGB), dün
Orta Doğu'daki savaş hazırlıklarına karşı açıklama yaptı: Savaş
çözüm değildir! Almanya'da savaş karşıtı protestolar ve eylemler
devam ediyor. Barış İnisiyatifi, Attac protesto gösterileri yapmayı
planlarken, DGB Yürütme Kurulu "Savaş çözüm değildir!" açıklamasıyla
savaş güclerini uyardı.

Irak'a karşı öne sürülen iddiaların kanıtlanmadığı bildirilen açıklamada
buna rağmen devam eden savaş hazırlıkları protesto edildi. Diğer
yandan Attac Almanya örgütü 15 Şubat günü yapılacak barış gösterisi
için kampanya başlatıyor. Evrensel/Örk: Irak'a karşı devam eden
savaş hazırlıklarına karşı Almanya çapında etkinler devam ediyor.
Birçok ilde yapılan uyarı nöbetleri, toplantı ve gösterilerde binlerce
insan savaşa karşı tepkilerini dile getiriyorlar.

Pazar günü Berlin'de düzenlen Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht'i
anma gösterisi de 100 binden fazla insanın katıldığı savaş karşıtı
bir gösteriye dönüştü. Attac Almanya, 15 Şubat merkezi Berlin gösterisi
için 15 şehirde "Barış turu" düzenleyecek.

Irak savaşına hayır! Attac Almanya örgütü, 15 Şubat günü
Berlin'de yapılacak merkezi barış gösterisine hazırlık olarak 18
- 30 Ocak günlerinde 15 şehirde etkinlikler düzenleyecek. "Barış
turu" başlıklı etkinliklere 18 Ocak günü Göttingen'de başlanılacağını
bildiren Attac temsilcileri, "Attac Almanya kongresini aynı zamanda
savaşa karşı bir etkinliğe dönüştürmek istiyoruz" dediler. www.ozgur-raydo.de
15 Şubat günü bütün Avrupa ülkelerinin başkentlerinde savaş karşıtı
gösterilerin yapılacağına dikkat çekilirken, "Barış çabalarını uluslararası
ağlar kurarak destekleme ve diğer ülkelerin barış hareketlerinden
öğrenmek istiyoruz" denildi. Bu nedenle "Barış turu" adlı etkinliklere
ABD, İngiltere ve İtalya'dan temsilcilerin davet edildiğini bildiren
Attac sözcüleri, "Herkesi etkinliklere ve gösteriye katılmaya çağırıyoruz"
dediler.

Düzenlenen etkinlikler barış inisiyatifleri, sendikalar tarafından
desteklendiği gibi örgütlenmesine değişik demokratik örgütlerde
katılıyor. Demokrasi ve insan hakları gerekçe "İlan edilen askeri
saldırı ne demokrasi nede insan hakları için yapılıyor. Bunlar sadece
gerekçe olarak gösteriliyor. Saldırının asıl amacı dünyadaki egemenlik
ilişkilerini korumak ve geliştirmektir" denilen açıklamada "ayrıca
saldırı dünyadaki ikinci büyük petrol rezervlerine sahip olma ve
yeni pazarlara yönelmek için yapılmakta" denildi.

Attac ayrıca 8 Şubat günü Münih'te düzenlenecek olan NATO Güvenlik
Konferansı'na karşı yapılacak gösteriye katılma çağrısı yaparken,
"Neo liberal küreselleşme ve Batılı devletler tarafından yapılan
uluslararası askeri operasyonlar arasındaki bağlar çok net: Ekonomik,
stratejik ve jeopolitik çıkarlar askeri araçlarla dayatılmaktadır"
denildi.

"Barış turu" etkinlikleri
Attac'ın "Irak'a karşı savaşa hayır" kampanyasında
toplantıların yapılacağı yerler ve ilişki telefonları.
* 18.1., 14 Uhr, Göttingen: Georg-Christoph-Lichtenberg-Gesamtschule
(IGS, Schulweg 22) adresinde düzenlenen Attac Almanya kongresinde
savaşa karşı etkinliklerinde başlangıcı olacak. * 20.1. Leipzig,
ilişki: 0341/1498710
* 21.1. Chemnitz, ilişki: 0371/517209
* 21.1. Hamburg, ilişki: 040/3800354
* 22.1. Münster, ilişki: 0251/2034017
* 23.1. Minden, ilişki: 0571/37254
* 23.1. Hannover,
* 24.1. Köln, ilişki: 0228/614021
* 24.1. Bad Kreuznach, ilişki: 0671/8459152
* 25.1. Bochum, ilişki: 02302/401427
* 25.1. Gießen, ilişki: 069/4691249
* 26.1. Frankfurt, ilişki: 069/4961249
* 27.1. München, ilişki: 0172/9006980
* 28.1. Freiburg, ilişki: 0761/135422
* 29.1. Stuttgart, ilişki: 0711/4709466


Irak'ta Savaşa Hayır Koordinasyonu
Etkinlikleri
· 19 Ocak Pazar: Sendika yöneticileri ile yazar ve sanatçılar 'Barış
Beyanemesi'ne ilk imzayı atacak.
· 22 Ocak Çarşamba: Saat:12.00'de İstanbul Tabipler Odası'nda 26
Ocak için basın toplantısı yapılacak.
· 23 Ocak Perşembe: DİSK Başkanlar Kurulu Habur'da savaşa karşı
basın açıklaması yapacak.
· 24 Ocak Cuma: 26 Ocak bildirileri dağıtımı
· 24 Ocak Cuma: 'Barış Beyanemesi'ne atılan imzalar topluca TBMM
Başkanlığı'na verilecek.
· 25 Ocak Cumartesi: Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde '100'ler Bildirgesi'
etkinliği düzenlenecek.
· 26 Ocak Pazar: Beyazıt Meydanı'nda ve diğer illerde basın açıklaması
yapılacak.
· 26-27-28 Ocak: Bir dakikalık ışık söndürme eylemi yapılacak.
· 15 Şubat Cumartesi: 15 Şubat'ta Dünya Savaş Karşıtları'nın sokaklara
çıktığı gün, Ümraniye Haldun Alagaş Tesisi'nde konser düzenleniyor.
* Irak sınırında bir konser organizasyonu için çalışmalar da sürüyor.
* Bu arada İstanbul dışındaki mitinglere konuşmacı, müzik grubu
katılımı sağlanacak.
· 18 Ocak Kayseri mitingi ve Akhisar mitingi
· 19Ocak: Ankara mitingi
· 25 Ocak:Malatya ve Mersin mitingi...
|