minidev
MEDYADAN
Dünyanın en pahalı ve kalitesiz interneti şimdi bir de yasak-Cengiz Aktar
                      
 Geçen yıl internet kullanıcıları yeni fiyatları protesto eden müthiş bir kampanya başlatmış ve tüm basını ayağa kaldırmışlardı. Sorumluların bu protestolara kulak asmasını beklemek abesti ve elbette bildiklerini okudular. Bu fiyata rağmen internetin hizmet kalitesi ve hızı malûm. Şimdi bir de yasaklarla boğuşuluyor.   
 
Memleketi ‘internetten korumakla görevli’ olduğu anlaşılan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı sitesini ziyaret etmenizi ve özellikle İnternet Daire Başkanlığı görev tanımlarına bir göz atmanızı salık veririm (www.tib.gov.tr). Kurumun felsefesinin bu muazzam iletişim olanağı konusunda yapıcı bir politika ve uygulama arayışı olmadığını ve aksine meselenin bir kontrol mekanizmasından ibaret olduğunu anlamak için müneccim olmaya gerek yok.
 
İnternet Daire Başkanlığı’nın görev tanımındaki sekiz maddeden ilk üçünde altını çizdiğim fiiller şunlar: önlemeye yönelik çalışmalar yapmak, erişimin engellenmesine yönelik gerekli tedbirleri almak, yayınların izlenmesinin nasıl yapılacağını belirlemek. Can alıcı madde ise beşincisi: ‘İnternet ortamındaki yayınların izlenmesi suretiyle 5651 sayılı kanunun 8. maddesinin birinci fıkrasında sayılan suçların (intihara yönlendirme, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu kullanılmasını kolaylaştırma, sağlık için tehlikeli madde temini, müstehcenlik, fuhuş ve kumar) işlenmesini önlemek için izleme ve bilgi ihbar merkezi dâhil, gerekli her türlü teknik altyapıyı kurmak veya kurdurmak, bu altyapıyı işletmek veya işletilmesini sağlamak.’
 
Basın Konseyi 23 Kasım 2007 tarihinde yürürlüğe giren 5651 sayılı yasanın internete sansür getirdiğini söylüyor ve yasanın iletişim ve ifade özgürlüğüne aykırı hükümlerinin değiştirilmesini talep ediyor. Konsey, ‘5651 sayılı yasa halkın, en yaygın ve çağdaş iletişim ağı olan internet aracılığıyla bilgi edinme hakkını, Telekomünikasyon İletişim Başkanı unvanlı bir bürokratın insafına terk etmekte ve ona sansür uygulama yetkisi vermektedir’ diyor.  
 
 Hükümet ve bürokrasi bir türlü bu yeni âdetleri gerektiği gibi yönetemiyor. Türkiye’de artık kemalist yasakçılığa ahlakçı dinî yasaklar eklenmiş durumda. Babadan kalma topyekûn yasaklama hem kolay hem etkili. Kim uzun ve ince düşünecek? İnternet sansüründe de bu metot uygulanıyor, problemli sitelerin URL’lerini perdelemek yerine tam Türk işi tüm site kapatılıyor. İnternet dünyası bu ‘vur deyince öldür’ yaklaşımını beceriksizliğe bağlıyor.
 
Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın erişimini engellediği site sayısı 850 civarında. Gemi azıya almış bu sansür uygulanması internetçileri protesto amacıyla kendi kendilerini bloke etme aşamasına getirmiş. Bunlardan biri www.sansüresansür.org sitesinde şu gözlemler yer alıyor: ‘Kimse birini öldürüp, bunun videosunu yayınlamamalıdır. Bunu engellemeye sansür denmez. Aynı şey tecavüz, çocuk pornosu, uyuşturucu madde temini ve benzeri konular için de geçerlidir. Ancak, bir zararlı içerik nedeniyle tüm sitenin kapatılması anlaşılır bir şey değildir. Bazı kurallar koyulacaksa bu iyice, açıkça tanımlanmalıdır. Ucu açık söylemlerle iş keyfiyete bırakılamaz. Her önüne gelen, mahkemeye başvurup site kapattıramaz. Müstehcenlik, intihara özendirme gibi belirsiz söylemler tek başına site kapatmaya yeterli olmamalıdır çünkü bunlar beraberlerinde “kime göre” sorusunu getirecektir ve bu kabul edilebilir bir şey değildir. Sansür, sadece sanal ortamlarda değil, her ortamda var olabilen bir tehlikedir. Sanal ortamdaki sansürün sanata, resimlere, filmlere, kitaplara da sıçraması gayet mümkündür. Bu nedenle, sansürün her türlüsüne karşı durmak gerekmektedir çünkü sansür, bilgi alma özgürlüğümüzün kısıtlanması, haklarımızın çiğnenmesi ve bizim için neyin doğru olduğuna başkalarının karar vermesi demektir. Dolayısıyla sansür özgürlüğün ihlalidir.’
 
Misâlen bizimkisiyle özünde benzer işleri yapmak amacıyla Frenklerin taa 1978’de kurdukları kurumun adı ‘Bilişim ve Özgürlükler Ulusal Komisyonu’, ‘Bilişim ve Sansür’ değil. Onlar ve diğer gelişmiş ülke kurumları da elbet bir kontrol uyguluyor. Ama gelişmiş ülkeler bu çağda ve iletişim teknolojisinin geldiği bu noktada kontrol ve sansürün manasızlığını çoktan kavramış durumda. Bizdeki zihniyet ise bu gidişle dünyadaki ender başarılarımızdan biri olan ‘Google’da porno arama’ birinciliğimizi kaybetmemize neden olacak!
 
Malûm Türkiye dünyanın en önemli ülkelerinden biri. Ancak internet özgürlüğü konusunda şu nezih ülkelerle birlikte anılıyor: Belarus, Burma, Çin, Habeşistan, İran, Kuzey Kore, Küba, Mısır, Özbekistan, Suudi Arabistan, Tunus, Türkmenistan, Vietnam ve Zimbabve.  
 
BU BÖLÜMÜN DİĞER YAZILARI

(Kasım 2007 öncesi)
 


(Kasım 2007 öncesi)



BU SAYFAYI TAVSİYE ET!