minidev
L.G.B.T.T YAZILARI
LGBTT Haberler
GEREKÇEDE, EŞCİNSELLİK ‘POTANSİYEL TEHLİKE’ SAYILDI
 
 
Lezbiyen Gey Biseksüel Travesti Transseksüel Dayanışma Derneği’ni (Lambdaİstanbul) “genel ahlaka aykırı olduğu” iddiasıyla kapatan Beyoğlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi gerekçeli kararını açıkladı. Sekiz sayfadan oluşan gerekçeli kararda kapatma kararını Anayasa’nın 10, 41, 42 ve 58. Maddelerine dayandırdı. Kararda, Lambdaistanbul’a mahkeme masraflarının karşılanması gereğince 218 YTL para cezası verildi.
29 Mayıs’ta görülen altıncı duruşmada kapatma kararı veren Beyoğlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin önceki gün açıkladığı gerekçeli kararını değerlendiren derneğin avukatlarından Fırat Söyle “ataerkil, heteroseksüel erkek zihniyeti yansıtıyor” dedi.
 
MAHKEMENİN GEREKÇELERİ  ŞÖYLE
»Anayasal düzenlemede kadın ve erkek cinsiyetinin yanı sıra farklı cinsiyet tanımı bulunmadığına göre sadece cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği gözetilerek oluşturulacak örgütlenmenin söz konusu maddenin özüne ve ruhuna ve amaçladığı eşitlik kuralına aykırılık teşkil edeceği…
»Dernek mensuplarının kendi cinsel eğilimlerinin tüm toplum katmanlarında eğitici programlar organizasyonu suretiyle teşviki ve propagandasının yapılmasının ön plana alındığı gözlemlenmekle, söz konusu bu çalışmaların Anayasa’nın 41. maddesinde belirtilen aile ve çocukların, Anayasa’nın 58. maddesinde belirtilen gençlerin hak ve özgürlüklerinin tehlikeye girmesine neden olacağı…
»Davalı dernek amaçlarında konu ve içerik belirtmeden her düzeyde eğitim ve öğretim kurumu vb. açılacağından söz edildiği görülmüş olmakla derneklerin her konuda ve düzeyde eğitim ve öğretim kurumu, dershane  ve kurs açmak taleplerinin yasal ve anayasal dayanağının mevcut olmadığı…
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) dernek kurma özgürlüğünü Türkiye Cumhuriyeti devleti tarafından kabul edilmesine rağmen Anayasa’nın 10, 41, 42 ve 58. maddelerini temel alan Beyoğlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, “genel ahlak ile başkalarının hürriyetlerinin korunması” gerekçesi ile Lambdaİstanbul’un feshine karar verdiğini açıkladı.
 
‘EŞCİNSELLİK İDEOLOJİ SANILMIŞ’
Gerekçeli kararı yorumlayan avukat Fırat Söyle; “Hukuk olması düşünülen şeylerle değil, o an var olan şey ile ilgilenir. Bu gerekçeden anlıyoruz ki eşcinsellik bir ideoloji gibi düşünülmüş mahkeme tarafından. İnsan doğumdan itibaren içinde barındırdığı bir durumdur, eşcinsellik. Siyasal bir ideoloji gibi yayma amacında değildir, amacı insanların eşcinsel bireylere karşı bakış açılarını değiştirebilmektir. Karar bu haliyle hukuka aykırılık teşkil etmektedir” dedi.
Lambdaİstanbul’a Fransız destek
 
Paris’teki dernekler eylem yaptı
PARİS (A.A) - Fransa’daki eşcinsel dernekleri, Lambdaİstanbul Lezbiyen, Gay, Biseksüel, Travesti, Transseksüel (LGBTT) Dayanışma Derneği hakkındaki kapatma kararına tepki gösterdi.
Fransız eşcinsel derneklerinin bugün Paris’te düzenledikleri basın konferansında, Lambdaİstanbul’un kapatılmasıyla ilgili mahkeme kararının temyiz sürecinde iptal edilmesi çağrısında bulunuldu.
Fransa’daki çeşitli eşcinsel dernekleri ve bazı Türk göçmen derneklerinin de katıldığı basın toplantısında, dernek kurma ve toplanma özgürlüğüne saygı gösterilmesi istendi.
İstanbul’daki derneğin bir temsilcisinin de katıldığı basın toplantısında, dernek hakkındaki kararın temyiz sürecinde iptal edilmemesi halinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvurulabileceği ifade edildi.
Eşcinsel dernekleri temsilcileri, daha sonra Lambdaİstanbul’un kapatılmasını protesto etmek amacıyla George Pompidou Kültür Merkezi önünde gösteri yaptı.
LGBTT Dayanışma Derneği, 29 Mayısta Beyoğlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararıyla kapatılmıştı.
 
"Hakim Lambda'yı Kapatma Kararını Kişisel Ahlak Anlayışına Göre Verdi"
nilüfer zengin
 bianet 
 
Lambdaistanbul avukatı Söyle "Gerekçede 'eşcinselliğin propagandasının yapıldığı, bunun gençlerin hak ve özgürlüklerini tehlikeye sokacağı' yönündeki ifadenin, şu anda varolmayan bir durumla ilgilendiği için, hukuk dışı olduğunu" söyledi.
Lambdaistanbul Lezbiyen Gey Biseksüel Travesti Transseksüel (LGBTT) Dayanışma Derneği mahkemenin dernekle ilgili "genel ahlaka aykırı" olduğu gerekçesiyle verdiği kapatma kararıyla ilgili 15 gün içinde Yargıtay'a başvuracak.
Kararın ataerkil, heteroseksüel erkek zihniyeti ve hakimin kişisel görüşünü yansıttığını belirten Lambdaistanbul avukatlarından Fırat Söyle gerekçeli kararı bianet'e yorumladı.
Sırayla karardaki görüşleri ardından Söyle'nin değerlendirmesini aktarıyoruz. 
  • "Aile mefhumuna atfedilen kutsiyet, akraba bağları, din ve görgü kuralları, farklı cinsel yönelim sahibi erkek ve kadınların azlığı ve bu tür taleplerin dillendirilmeye başlanması olgusunun çok kısa bir döneme takabül etmesi ve  hatta ülkemizin kırsal kesiminden ziyade metropol şehirlerde ortaya çıkmış bulunması hususları hep bir arada değerlendirildiğinde, toplumumuzun aşağı yukarı tamamına yakın bir kesimi tarafından tasvip edilmeyen, ahlaka ve edebe aykırılık olarak kabul edilen ve nitelendirilen bir yapı arzettiği söylenebilir."

Söyle: Hakim bu cümleyle kendi kişisel fikirlerini ortaya koyuyor, oysa hakimlerin yalnızca kanun bir düzenleme yapmadığı durumlarda, o boşluğu doldurmak için kişisel görüş ortaya koyar, İstanbul'da yaşayan eşcinselerin yüzde 99'u kırsal alandan buraya gelen insanlar."
  • "Medeni Kanunun ciniyet değişikliği maddesine değinmiş ve bunun dışında kalan farklı cinsel yönelim sahibi kişilerle ilgili herhangi bir kanuni düzenlemenin bulunmadığı anlaşılmaktadır."
Söyle: Hiçbir yasada cinsel yönelim ibaresi geçmiyor, AB'ye bağlı protokollerde yeni yeni geçiyor, Türkiye'de geniş tanımlı bir biçimde cinsiyet olarak geçiyor, bunu davalı aleyhine geniş yorumlamak gerekiyor."
  • "(...)Dernekler yasası 31 madde kayıt ve yazışma dili olarak Türkçe kullanırlar şeklinde düzenlendiği ve bu haliyle dernek adının Türkçe olması zorunluluğunun bulunduğu bilirkişi görüşüne mahkememizce iştirak olunmamıştır."
Söyle: Eğer hakim işin uzmanı olsaydı  bu dosyayı bilirkişiye göndermezdi. Tıp derneklerinin adında hep latince kelimeler vardır, lambda teknik bir sözcük, fizik kimyada kullanılır. Yunanca'da "L" harfidir.
  • "Derneğin amaçları bölümünün tüm bentlerinde davalı dernek mensuplarının kendi cinsel eğilimlerinin tüm toplum katmanlarında eğitici eğitici programlar organizasyonu suretiyle teşviki ve propagandasının yapılmasının ön plana alındığı gözlemlenmekle, söz konusu bu çalışmaların yasal ve anayasal yapıya aykırı olarak azınlığın çoğunluğa tahakkümü sonucu doğuracak şekilde ve Anayasanın 41. maddesinde belirtilen Aile ve çocukların, Anayasanın 58. maddesinde  belirtilen gençlerin hak ve özgürlüklerinin tehlikeye girmesine neden olacağı...()"
Söyle: Buradan anlıyoruz ki eşcinsellik bir ideoloji gibi düşünüyor. Ayrıca hukuk olması düşünülen şeylerle değil,  o an varolan şeyle ilgilenir. Buradan anlıyoruz ki eşcinsellik bir ideoloji gibi düşünüyor. Bu karar hukuka aykırlık teşkil ediyor."
Lambdaistanbul kapatma davasında Sütlüce Beyoğlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 29 Mayıs'ta derneğin kapatılması yönünde karar verdi.
 
Eşcinsellerden Vakit’e suç duyurusu
 
Kaos Gay ve Lezbiyen Kültürel Araştırmalar ve Dayanışma Derneği Vakit Gazetesi’ne “Üskül’ün tercihi sapıklardan yana" başlıklı haberinden ötürü tazminat davası açtı
ANKARA - Kaos Gay ve Lezbiyen Kültürel Araştırmalar ve Dayanışma Derneği Vakit Gazetesi’ne "Üskül’ün tercihi sapıklardan yana" başlıklı haberinden ötürü tazminat davası açtı. Gazetenin yazarlarından Sedat Arseven hakkında da "hakaret nedeniyle ceza davası açılması istemli" Ankara Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu.
“Dönmelere teminat veren bir Ak Partili"
Kaos GL tarafından "Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma" adıyla düzenlenen toplantıya TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül ve komisyonun CHP ve DSP’li üyeleri de davet edilmişti. Toplantıya CHP ve DSP’li üyeler katılmamayı tercih ederken, Üskül katılarak bir konuşma yapmıştı. Üskül, eşcinsellerin toplantısına katıldığı için birçok çevreden eleştiri alırken Vakit Gazetesi’nin 21 Mayıs 2008 tarihli sayısında, “Üskül’ün tercihi sapıklardan yana" başlıklı haber ve Serdar Arseven imzalı “Dönmelere teminat veren bir Ak Partili" başlıklı köşe yazısı ile de eleştirilmişti.
Dernek tarafından Ankara Cumhuriyet Savcılığı’na yapılan suç duyurusunda, "dava konusu haberin içeriği, cinsel yönelimi farklı olan ve bu nedenle toplumsal ayrımcılığa uğrayan bir grubu sapık olarak göstererek kişilik haklarını ihlal etmekte, aşağılayarak topluma hedef olarak göstermektedir. Yazıda geçen dönme, cinsel sapık, şey ne (i.ne anlamında) son derece rahatsız edici, bir grubu hedef alan, aşağılayıcı hakaretamiz sözlerdir. Haber, basın hukukunun öngördüğü özle biçim arasındaki denge, kamu yararı ve gerçeklik unsurları açısından hukuka aykırıdır" denildi. (anka)
 
 
 
‘Herkes HIV/AIDS’e yakalanabilir’
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın HIV/AIDS’le mücadele konusundaki özel temsilcisi Prof. Dr. Serhat Ünal, dünyada herkesin HIV/AIDS hastalığına yakalanabileceğini söyledi.
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER - Birleşmiş Milletler’de (BM) düzenlenen iki günlük AIDS üst düzey toplantısında Türkiye’yi Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ünal ve BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Baki İlkin başkanlığında bir heyet temsil ediyor. 
Toplantıyla ilgili olarak Ünal, AIDS’in, görülmeye başladığı 1980’li yıllardan beri sınır, dil, din, cins ayrımı yapmadan “tüm insanlığı yakmaya devam eden” bir hastalık olduğunu söyledi.
Ünal geçtiğimiz yıllarda 40 milyonu aşan vaka sayısının günümüzde 33-34 milyon gibi sabit bir rakama indiğini belirterek, bunun temel nedenlerinden birinin geliştirilen tedavilerle hastaların daha uzun süre yaşamaları olduğunu, ayrıca yeni vaka sayısında da bir miktar azalma olduğunu belirtti. Ünal, bu olumlu gelişmelere rağmen AIDS’in görüldüğü kimi ülkelerde yeni vaka sayısının halen azalmadığını da vurguladı.
Dünyayı sarsan bir hastalık olan AIDS’in başından beri BM’nin gündeminde olduğunu ifade eden Ünal, BM ülkelerinin 2010 yılında tüm HIV/AIDS hastalarına ya da bu hastalık riski altında olanlara “hastalıktan korunma (hastalığın önlenmesi) ve tedavi olmaya evrensel ulaşım hakkı” vermeye söz verdiklerini anımsattı.
Ünal, tüm insanların hastalıktan nasıl korunacağını bilmeleri ve önlem yollarına ulaşma şansına sahip olmaları gerektiğini, bu kapsamda devletlerin üstlerini düşeni yapmalarını gerektiğini belirtti.
Serhat Ünal, herkesin kolay ve ücretsiz bir şekilde test yaptırabilmesi ve testi pozitif çıkanların tedavi hakkına ve ilaca sahip olabilmesi gerektiğini söyledi.
Ünal, Türkiye’de HIV/AIDS hastalarının aylık tedavi masraflarının 1200 dolar olduğunu belirterek, Türkiye’de fazla sayıda hasta olmamasından dolayı bu maliyeti devletin karşılayabildiğini ancak kimi ülkelerde (özellikle Afrika ülkelerinde) nüfusun yüzde 10’unun HIV virüsü taşıdığını ve bunun büyük bir maliyeti beraberinde getirdiğini belirtti.
Prof. Dr. Serhat Ünal, HIV virüsü taşıyanların toplumda ayrımcılığa uğramamaları gerektiğini, bunun bir insanlık hakkı meselesi olduğunu da belirtti. AIDS’in ilk çıktığı yıllarda daha çok homoseksüel erkeklerde ve sık eş değiştiren erkeklerde görüldüğünü, ancak bunun bugün için söz konusu olmadığını anlatan Ünal, “Herkes, HIV pozitif olabilir” dedi.
HIV/AIDS’le mücadelede liderliğin ve siyasi kararlılığın da son derece önemli olduğunu, ancak bu kapsamda maliyetin büyük önem taşıdığını vurgulayan Ünal, dünyada 33-34 milyon AIDS hastasının 22.5 milyonunun Afrika’da yaşadığına, ancak bu ülkelerde tedaviye ulaşma oranının yüzde 10’ları geçmediğine dikkati çekti.
Ünal, BM’de yapılan bu tür toplantılarının bir amacının da tedaviye ulaşma oranının yüzde 90’ları bulduğu gelişmiş ülkelerin, gelişmekte olan ve hastalığın fazla görüldüğü ülkelere yardım etmesini sağlamak olduğunu söyledi.
Profesör Ünal, özellikle prezervatif kullanımının son derece önemli olduğunu belirterek, bunun ücretsiz ya da yaygın şekilde temininin ve eğitim programlarının dünyada hastalığın gerilemesine yol açacak faktörlerin başında geldiğini belirtti.
TÜRKİYE’DEKİ DURUM
Türkiye’nin, AIDS hastalığına yakalananların sayısının hızla artmakta olduğu iki önemli bölgenin arasında kaldığını belirten Ünal, Orta Asya ülkeleri ve eski Sovyet ülkelerinde salgının devam ettiğini söyledi.
Türkiye’de Aralık 2007 rakamlarına göre 2920 bilinen hastanın olduğunu, Türkiye’nin “düşük epidemi ülkeleri” arasında yer aldığını belirten Ünal, bunda Türkiye’de “aile yapısının korunuyor olmasının, eşcinselliğin toplum tarafından az kabul görmesinin, sünnetin de belli bir koruyucu etkisi olmasının” rol oynadığını, ancak Türkiye’de son 3 yılda yüzde 79 vaka gibi bir artış bulunduğunu belirtti. Ünal şöyle konuştu:
“Rakam küçük (2920) ama belli bir artışla gidiyor. Biz, bunun daha da artabileceğini düşünüyoruz. Çünkü nüfusumuz çok genç, hastalık en çok 15-49 yaş arası hızla artış gösterir, bizim nüfusumuz da bu yaşlar arasında nüfus yüzde 66’yı buluyor. İkinci olarak ise hastalık konusunda toplumdaki farkındalılık yeterli değil.”
Türkiye’de uyuşturucu kullanımının da arttığına dikkati çeken Ünal, “HIV/AIDS özellikle damar içi ilaç kullanımı ile kolkola gider, çünkü bu kişilerde enjektör paylaşımı söz konusu olur” dedi.
Ünal, AIDS’in bulaşma yollarının “korunmasız cinsel temas, enjektör paylaşımı, HIV pozitif bulunan kanların nakli ve hamile annelerden bebeğe geçmesi” olduğunu anımsattı. Ünal, son iki şıkkın dünyada ve Türkiye’de artık kontrol altına aldığını ve azaldığını vurguladı.
Profesör Ünal, Türkiye açısından yurt dışında çalışan Türk erkeklerin de HIV virüsüne yakalanabildiklerini ve turizm sektöründe de yine korunmasız cinsel temasın bir tehlike olduğundan da söz etti.
Ünal “Bütün bunları yan yana koyduğumuz zaman Türkiye’de sayımız düşüktür diye gevşememiz çok yanlış olur, çok dikkatli olunmalı, eğitim programlarına devam edilmeli” dedi.
Korunmasız cinsel temas ve uyuşturucu kullanımının azalmasının, AIDS hastalığını sayısal anlamda büyük oranda gerileteceğine dikkat çeken Ünal, bu iki hareketin de bireysel olduğunu, o yüzden insanların öncelikle birey olarak kendilerinin çok dikkatli davranmaları gerektiğini söyledi.
Ünal, “Artık AIDS ölümcül bir hastalık olmaktan çıkıp tedavisi olan kronik bir hastalık grubundadır. Benim 20 senedir Türkiye’de takip ettiğimi hastalarım var, bunların tedavileri ve kontrolleri devam ediyor” dedi.
AŞI YOK
Hastalığın aşısının bulunmadığına da dikkat çeken Ünal, “Aşı maalesef yok ve bu konuda pek umut da yok” dedi. Milyar dolarlar harcanmasına rağmen son aşı çalışmalarının da durduğunu söyleyen Ünal, “Çünkü, aşı yapılan grupta yapılmayan gruba göre daha sık vakaya rastlandı. Bu değişik bir virüs, verdiğiniz aşının etkisi çok çabuk kayboluyor, kalıcı bir koruyuculuk sağlamak pek mümkün olmuyor” diye konuştu.
Ünal ile birlikte toplantıya katılmak için Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Bekir Keskinkılıç da BM’ye geldi.
TOPLANTILAR DEVAM EDİYOR
Prof. Dr. Ünal toplantı kapsamında BM Genel Kurulunda bir konuşma yapacak. BM’de bugün başlayan ve 2 gün sürecek toplantılara BM ülkelerinin devlet başkanları, başbakanları da olmak üzere bakanlar ve uzmanlar katılıyor. Toplantılar kapsamında paneller de düzenleniyor.
Norveç`te eşcinsel evliliğe izin
 
Norveç Parlamentosu, eşcinsel çiftlerin evlenebilmelerine ve evlat edinebilmelerine olanak tanıyan bir tasarıyı yasalaştırdı.
OSLO - Norveçli milletvekilleri, üzerinde uzun tartışmalar yaptıkları yasa tasarısını, 41’e karşı 84 oyla kabul ettiler.   
İktidardaki merkez sol koalisyonu oluşturan 3 parti ile muhalefetteki muhafazakar parti ve liberal partinin büyük çoğunluğu, yasa teklifine “evet” oyu verirlerken, Hıristiyan Demokrat Parti ve sağcı Halk Partisi karşı oy kullandı.
TV 2 Televizyonu’nun bildirdiğine göre Norveç, heteroseksüel çiftlerle eşitlik temelinde homoseksüel çiftlere evlilik hakkı veren dünyadaki 6. ülke oldu.
 
Eşcinselleri aldı bir tatlı telaş
 
Kaliforniya'da eşcinsel evlilikler 17 Haziran'dan itibaren yapılacak.
ABD’de Temyiz Mahkemesi, Kaliforniya eyaletinde eşcinsel evliliğin 17 Haziran itibarıyla başlamasına karar verdi. Karşıtlar kızgın, eşcinseller hazırlıkta...
SAN FRANSISCO - ABD’de Kaliforniya eyaleti Temyiz Mahkemesi, eşcinsel karşıtlarının erteleme taleplerini geri çevirerek eşcinsel evliliklerin bu ayın sonundan itibaren gerçekleşmesine yeşil ışık yaktı. Mahkeme geçen ay Kaliforniyalı tüm çiftlerin ‘cinsel eğilimi ne olursa olsun’ evlenme hakkına sahip olduğuna karar vermişti.
Eşcinsel evliliğe karşı çıkanlar, karar üzerine harekete geçip mahkemeden evliliklerin seçimlerin yapılacağı kasım ayına ertelenmesini talep etmişti. Çünkü bu sayede eyalet seçmenlerinin oy vereceği referandumda çoğunluk tarafından kabul edilmesi halinde, eşcinsel evliliği yine yasaklanacaktı.
Kaliforniya yolcuları...
Erteleme talebini reddeden mahkemeyse, aynı cins arasındaki evliliklerin 17 Haziran’dan itibaren başlayabileceğini belirtti. San Fransisco hukuk müşaviri Dennis Herrera da karar hakkında görüş belirtti ve “Politik bir senaryonun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine dair spekülasyonlara bakarak anayasal haklar ertelenemez” şeklinde konuştu.
Kararla birlikte Kaliforniya, Massachusetts’den sonra eşcinsel evliliklere izin veren ikinci Amerikan eyaleti olacak. Massachusetts şu anda eşcinsel evliliğin gerçekleştiği tek eyalet olsa da bu hakkı yalnızca burada ikamet edenlere tanıyor. Kaliforniya eyaletini bağlayan karardaysa ikametgâh şartı aranmıyor ve bu, Amerika’nın her yerinden eşcinsellerin evlenmek için oraya gidebileceği anlamını taşıyor.
Nüfusunun çoğunluğunun eşcinsel olmasıyla bilinen San Fransisco kenti, dört yıl önce eşcinsel evliliklere izin vermiş, ancak mahkeme kısa bir süre sonra evlilik seremonilerini sonlandırmıştı. O zamandan bu yana süren yasal mücadele de geçen ay alınan mahkeme kararıyla neticelenmişti.
İki karar arası nikâh
Kasım ayında Kaliforniya’da gerçekleşecek eşcinsel evlilik karşıtı referandumun arkasındaki grubun bu kampanya için en az 10 milyon dolar (yaklaşık 12.2 milyon YTL) harcaması bekleniyor. Eğer karar referandumdan geçerse eşcinsel evliliklerin sonu yine gelebilir. Bu nedenle binlerce eşcinsel çiftin bu yaz içinde evlenmesi bekleniyor. Mahkemenin kararı muhafazakâr kesimi sinirlendirirken Kaliforniya, eşcinsel aktivistlerin coşkulu kutlamalarına sahne oluyor. (Reuters)
 
 
BU BÖLÜMÜN DİĞER YAZILARI

(Kasım 2007 öncesi)
 


(Kasım 2007 öncesi)



BU SAYFAYI TAVSİYE ET!