minidev
L.G.B.T.T YAZILARI
LGBTT Haberler
"Türkiye'de Cinsel Azınlıklara Sistematik Şiddet Var"
 
 
HRW bir raporla Türkiye'de cinsel azınlıkların sistematik şekilde aile, toplum ve devlet baskısına maruz kaldığını ortaya koydu, "Cinsel ayrımcılığa karşı özel yasal düzenlemeler yapılmalı" dedi.
Kerem MORGÜL
New York merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Türkiye'de lezbiyen, gey, biseksüel, travesti ve transseksüel (LGBTT) bireylere uygulanan şiddete ilişkin raporunu bugün (22 Mayıs) Taksim Hill Otel'de düzenlediği bir basın toplantısıyla kamuoyuna sundu.
HRW: Cinsel ayrımcılığa karşı özel yasalar çıkarılsın
"Kurtuluşumuz İçin Bize Bir Yasa Gerek: Değişen Türkiye'de Toplumsal Cinsiyet, Cinsellik ve İnsan Hakları" başlıklı raporda Türkiye'de cinsel azınlıkların maruz kaldığı şiddet ve ayrımcılık başlıca beş alanda inceleniyor:
Eşcinsel erkeklere yönelik toplumdan ve polisten gelen saldırılar.
Lezbiyen kadınlar üzerindeki aile baskısı ve polisin bu kadınlara yönelik şiddet ve istismarları görmezden gelen tavrı.
Devletin travesti ve transseksüellere uyguladığı şiddet ve baskılar.
Askeri ve tıbbi alanlarda cinsel azınlıkların karşı karşıya kaldığı yoğun ayrımcılık.
LGBTT gruplarının dernek kurma ve ifade özgürlüklerine yönelik kısıtlamalar.
Bu alanlardaki hak ihlallerini somut örneklerle ortaya koyan raporda Türkiye'den, LGBTT bireylerin yaşamın her alanında ayrımcılığa uğramasını engelleyecek özel yasal düzenlemeler yapması isteniyor. Ayrıca, ordudaki ayrımcılığın sona erdirilmesi ve vicdani ret hakkının tanınması talep ediliyor. 
Sistematik şiddet
Toplantıda HRW, LGBTT Programı Müdürü Scott Long, HRW LGBTT Programı Araştırmacısı Juliana Cano Nieto, Lamdaİstanbul'dan avukat Fırat Söyle ve takma ismi Gül olan bir transseksüel söz aldı.
Konuşmasında Türkiye'de cinsel azınlıkların maruz kaldığı ayrımcılık örneklerine yer veren Long, LGBTT bireylerin ailelerinden, toplumdan, devlet yetkililerinden ve güvenlik güçlerinden sistematik olarak şiddet gördüklerini söyledi.
"LGBTT vatandaşlar tam olarak insan kabul edilmiyor" diyen Long, "genel ahlak" gibi muğlak kavramlara atıf yapan yasaların kaldırılmasını ve cinsel ayrımcılığa karşı kapsamlı kanunların çıkarılmasını istedi.
Gül Hanım da başına gelen olaylardan yola çıkarak transseksüellerin maruz kaldığı devlet şiddetine değindi, evinin mühürlendiğini ve keyfi olarak gözaltına alındığını anlattı.
"Yasalar ve uluslararası sözleşmeler ihlal ediliyor"
Söyle, kamu görevlilerinin cinsel eşitlik konusunda çok bilgisiz ve yetersiz olduğunu savunarak ayrımcılık karşıtı yasaların uygulanmadığını, keyfi biçimde şiddet ve ayrımcılık yapıldığını ya da yapanlara göz yumulduğunu vurguladı.
Nieto da Türkiye'nin cinsel ayrımcılığa karşı imzaladığı uluslararası sözleşmelerle bu konudaki Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler standartlarını çiğnediğini hatırlattı, "İnsan hakları herkes için sağlanmalı, LGBTT bireyler için de" dedi.
"Ayrımcılık her yerde var, eşcinsel örgütlerinde bile"
bianet'e konuşan katılımcılardan Ebru Kırancı ve Demet Demir ise "Hükümet homofobik. Evlerimiz mühürleniyor, sistematik baskı devam ediyor" dedi. Kırancı ve Demir, sekiz ay önce 25 arkadaşlarıyla birlikte Lambdaİstanbul'dan istifa ettiklerini söyleyerek "Ayrımcılık her yerde, bir eşcinsel örgütünde bile transfobi var" dedi.
Eşcinseller korku içinde’
 
 
İnsan Hakları Örgütü’nün Türkiye eşcinsel raporundan: Türkiye’de birçok eşcinsel vatandaş utanç duygusuyla felç olmuş durumda, korku dolu hayatlar sürüyor
İnsan Hakları İzleme Örgütü, Türkiye’de yaşayan gay, lezbiyen, travesti ve transseksüellerle görüşerek, “Kurtuluşumuz İçin Bize Bir Yasa Gerek: Türkiye’de Toplumsal Cinsiyet, Cinsellik ve İnsan Hakları” adıyla bir rapor yayımladı. Rapor, Türkiye’ye Ekim ve Kasım 2003 ve 2007’de yapılan dörder haftalık alan ziyaretlerinde yapılan araştırmalara dayandırıldıldı. 
 Görüşmeler, 2003’te Ankara, İstanbul ve İzmir’de, 2007’de Ankara, İstanbul ve Van’da yapıldı. Örgüt, raporu hazırlarken hükümet yetkilileri, insan hakları ve sivil toplum kuruluşları aktivistleri, akademisyen ve tıp camiasıyla da görüştü.
Türkiye’de eşcinsellerin felç olmuş durumda korku dolu hayatlar sürdüğünün vurgulandığı raporda, “Çok uzun bir süredir polis tarafından istismar edilip sadist davranışlara maruz bırakıldıkları gibi bu durum hâkimler ve savcılar tarafından da göz ardı ediliyor. Yapılan reformlara rağmen, kötü muamele vakaları halen devam ediyor” denildi. Raporda ordunun eşcinsellere davranışları da eleştiri konusu oldu.
Raporda dikkat çeken diğer tespitler şöyle:
-  Eşcinsel erkeklere karşı saldırılar, hâlâ polis tarafından sık sık teşvik ediliyor ve hatta bazen de polis bu suçu bizzat işliyor.
-  Travesti ve transseksüeller damgalanma ve şiddete maruz kalıyor; askeri ve tıbbi alanlarda ayrımcılık yoğun yaşanıyor ve dernek kurma ve ifade etme özgürlüklerine karşı kısıtlamalar halen sürüyor.
-  Çeteler, yeteri kadar “erkeksi” olmayanlara karşı taşıdıkları önyargılarla harekete geçerek ya şiddet uygulamak ya da hırsızlık yapmak amacıyla, eşcinsel erkeklerin buluştukları mekânlara gidiyor ve internet sitelerini ziyaret ediyorlar. Polis bunlara karşı yeterli derecede önlem almıyor; hatta bazen kurbanları ya suçluyor ya da daha da fazla istismar ediyor. Mahkemeler, eşcinsel erkekleri öldüren katillerin cezalarını kurbanlarının eşcinselliğinin katillerini “kışkırttığı” fikriyle indiriyorlar.
 
Meclis önünde Kaos
 
Kaos Gey-Lezbİyen Kültürel Araştırmalar ve Dayanışma Derneği (Kaos GL) üyesi bir grup, dün Yüksel Caddesi’nde toplanarak polis kontrolünde sloganlar atıp TBMM Dikmen Kapısı’na kadar yürüdü. TBMM önünde grup adına basın açıklaması yapan Aykan Sofuoğlu, ‘’17 Mayıs Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma Haftası’nda homofobi ve transfobiye karşı son demek için buradayız’’ dedi. TBMM’den “Toplumsal hayatın her alanında eşit katılmalarını sağlayacak yasal güvence istediklerini’’ ifade eden grup, açıklamanın ardından olaysız bir şekilde dağıldı.
 
İranlı gencin iltica talebini kabul ettiler
 
 
İngiltere ve Hollanda arasında birçok tartışmaya neden olan İranlı genç Mehdi Kazemi İngiltere'de kalabilmek için verdiği savaşı kazandı. İngiltere'ye okumaya gelen ve erkek arkadaşının İran'da eşcinsel olduğu için öldürüldüğünü öğrenen Kazemi İngiltere'ye iltica etmek istedi. Ancak İngiliz yetkililer daha önce Hollanda'da iltica başvurusunda bulunduğu için iki ülke arasındaki anlaşmalar gereğince İngiltere talebini reddetti. Ve sınır dışı edilmesi kararı verdi. Ancak yürütülen kampanyalar sonuç verdi.
 
 
 
BU BÖLÜMÜN DİĞER YAZILARI

(Kasım 2007 öncesi)
 


(Kasım 2007 öncesi)



BU SAYFAYI TAVSİYE ET!