minidev
SİVİL TOPLUM
Haftalık Düşünce Özgürlüğü Bülteni
1 Mayıs’ın ardından neler dediler?
Temel bir hak olan, 1982 Anayasının –bile- güvencesi altında olan “ÖNCEDEN İZİN ALMAKSIZIN silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü” hakkının “izin” dayatmasıyla kullanılamaz hale getirilişi ile geçen seneki gibi kabusa dönüşen 1 Mayıs İşçi Bayramı’nın ardından bakın sorumlular ne dedi; polisin önüne gelene sorgusuz sualsiz saldırmasını, coplarını, gaz bombalarını, bazen de tabancalarını sınırsızca kullanmasını nasıl açıkladı:
Başbakan Erdoğan
“İstanbul'da bu olayda arzu edilmeyen neticelerin doğması dayatmalardan kaynaklanmıştır. Görüldüğü gibi önce bize 'Dolmabahçe'de toplanacağız, oradan Taksim'e çıkacağız' diyen DİSK Genel Başkanı, '30-35 bin kişi Dolmabahçe'de toplanacağız, sadece orada bir saat basın toplantısı yapacağız'... Ben şimdi sizin takdirlerinize sunuyorum 30-35 bin kişilik basın toplantısı olur mu? Böyle bir şey var mı? Bir basın toplantısı kapalı bir yerde, genel merkezinizde basın toplantısı yaparsınız, hadi bilemediniz anıtın önünde 100-150 kişi oturup basın toplantısı yaparsınız. Ama '30-35 bin kişiyle ben basın toplantısı yaparım veya yapalım' dediğiniz zaman bu bir defa tamamiyle çok komik bir muvazaadır. Böyle bir şeye devlet olarak, bir kamu otoritesinin korunması, iki yasal olarak günlük yaşamı olumsuz etkilemeye yönelik tedbirleri almak zorundayız. Dün yaşananlar eğer meydanda ifade edildiği gibi 35 bin kişinin katıldığı bir miting haline dönüşmüş olsaydı bunun faturası çok daha farklı çıkabilirdi. Devlet burada üzerine düşen görevi yapmıştır.”
 
“Kimse halkımızı aldatmaya kalkmasın. Demokratik bir hukuk devletinde her şey yasalarla belirlenmiştir. ‘Ben istediğim yerde istediğimi yaparım’ mantığı legal kuruluşların, sivil toplum örgütlerinin amacı olamaz. İstediğim yaparım anlayışı illegal örgütlerin, yeraltı örgütlerinin işidir.”
“Torbalar içinde taşlar, molotof kokteyleri gördük. Taş sopa hepsi ortada. Ama bütün fatura kime kesiliyor, polise. Kim bu polis? Uzaydan mı geldi bunlar. Bunlar bu ülke insanının can güvenliğinden sorumlu polis evladımız, kardeşimiz değil mi? Nedir polise olan düşmanlık? Hatalar olabilir, doğrudur. Ama kimse hırsıza sormuyor, onu sorguya çekmiyor.”
 
“Sembolik, nitelikli bir heyetle gelirsin, basın açıklamanı yaparsın, ondan sonra da ilgili alan neresiyse, kitleni, 50 bin 100 bin orada toplarsın. Ama bunların öyle bir kitlesi de yok ki. İşte gördünüz, 500 kişi bin kişi Şişli Meydanı’nda toplayamadılar, ondan sonra dediler ki iptal ettik. Önde resmi sendikanın pankartı ama arkasında illegal örgütlerin pankartı.”
 
İstanbul Valisi Muammer Güler
"Bunun sorumluluğu, bu gerginlikleri yaratan ve yasalara uymayan kişilerle ilgilidir"
"Kamuoyundada çok ifade edildi, birçok provokasyonların olabileceği belirtilmişti ve bu provokatörlerin de gerçek yüzünü bu vesileyle görmüş olduk"
"Burada kendini mağdur gibi göstermek isteyen insanlar var. Ama asıl mağdur, tedbirler nedeniyle belki bugün iş yerlerine, okullarına gidemeyen insanlardır"
 
İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah
Olumsuz bir durum yaşanmadı.”
 
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş
“1 Mayıs bayramı istismar edilmemeli. Bunun gerçek anlamda bir bayrama dönüştürülmesinin sorumluluğu sendikalara, hepimize düşmektedir. Birtakım sıkıntılara fırsat tanımamak görevlerimiz arasındadır. Valilik bu konuda tedbirlerini aldı, tavrını ortaya koydu ve Taksim’in bir miting alanı olmadığını, 500 bin insanı çekemeyeceğini söyledi. Türk-İş bu konuda hassasiyetini gösterdi, diğer sendikalar da zorlamadılar. Bundan dolayı da teşekkür ediyorum ama bu boyuta da gelmemeliydi.”
 
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik
“Olayları bir yönüyle görüyoruz. Polisin bu şekilde, işin başlangıcında sert davranmasının, polis, emniyet, güvenlik açısından, mülki amirler tarafından bir izahı gerekiyor”
 
BU BÖLÜMÜN DİĞER YAZILARI

(Kasım 2007 öncesi)
 


(Kasım 2007 öncesi)


SİVİL TOPLUM
(Arşiv Linkleri)


SİVİL TOPLUM

TÜM S.T.K'LAR














BU SAYFAYI TAVSİYE ET!