minidev
L.G.B.T.T YAZILARI
Travesti: 3. Sayfa Kahramanı-Önal Demirci

Önal Demirci
 
Üçüncü sayfa haberlerinde, sorumsuzca yapılan haber programlarında, travesti ve transseksüel hikayelerine alışığız. İç gıcıklayan seks skandalları, heteroseksizmin algılamakta zorlandığı beden ve kimlik değişimleri, “ben travesti olduğunu bilmiyordum” cinayetleri hem sıradan okuyucunun tahayyülüne “ilginç” canavar imgeleri kazandırıyor, hem travesti ve transseksüelleri dinle(ye)memenin dilini oluşturmaya devam ediyor, hem de ahlaklı heteroseksüel özneleri tekrar tekrar kuruyor. Travesti ve transseksüellerin bu toplum içerisinde kendilerine nasıl bir yer açmaya çalıştıklarını, nasıl mücadelelere, dayanışmalara katıldıklarını, hem devlet hem de toplum önünde nasıl ayrımcılığa ve şiddete uğradıklarını ve yasal, ekonomik ve sosyal güvencelerinin nasıl belirsizliklerle dolu olduğunu görmezden gelmemizin hem temsili hem de yeniden üreticisi bu tür haberler. Elbette üçüncü sayfa haberlerinin bir tek travesti ve transseksüellerle böyle bir iş yaptığını söylemek doğru olmaz, cinnet geçiren ve cinayet işleyen işçi, kocasını öldüren kadın da benzer şekilde sunulmuyor değil, ama en azından zayıf da olsa başka bir yorum da mümkün olabiliyor, halbuki skandalın kahramanı bir travestiyse, sapıklıktan, ahlaksızlıktan, hastalıktan, “canavarlıktan” başka birşey düşünülemeyecek kadar kapatılıyor kapılar.
 
Geçen hafta, ünlü futbolcu Ronaldo’nun yaşadıkları gazetelerde sıkça yer aldı, hiçbir gazetenin görmezden gelemeyeceği kadar “karlı” bir haberdi. Travestilerle beraber olmak isteyen Ronaldo onları “gerçek kadın” sanmıştı ve şantaja uğramıştı. Bu iki gerekçeyi, doğru olsun olmasın, biz zaten haberi okumaya başlamadan tahmin etmiyor muyuz? Bu ülkede kaç travesti ve transseksüel “gerçek kadın” olmadığını söylemediği için öldürüldü? Cinselliğini düşünmekten, bunun için yargılanmaktansa, hızlıca beraber olup para vermek yerine zaten “ucube” olan travesti ve transseksüel seks işçilerini katleden “Erkekler” haklılaştırılmıyor mu? Para vermektense öldürmek ekonomik olarak daha karlı, zaten “ağır tahrik” var, zaten “şantaj” var...
 
Antropolog ve Brezilya’da eşcinsel hareketin içinde olan Luiz Mott Brezilya’da 2007’de bilinen 122 eşcinsel cinayetin işlendiğini, holokosta referansla bir homo-kost yaşandığını, Brezilya’nın dünyada bu konuda “şampiyon” olduğunu söylüyor. Türkiye’de bilinenlerin bile “bilinmediğini”, üçüncü sayfalardan başka hiçbir yere yazılmayan cinayetlerin, suçların işlendiğini düşünürsek, Brezilya “şampiyonluğunu” kaybedebilir.
 
Yine geçen hafta, 8 hipermarket soygunu gerçekleştiren bir travesti haberi okuduk. Fuhuş, cinayet, eğlence dünyası üçgeninden farklı bir hikayeydi. (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8826042.asp?m=1). Ailesi tarafından reddedilen, dil kursunun parasını ödemek için soygun yapan travesti, suç işlemesi beklenmeyen bir alanda suç işleyerek merakı üstüne çekti. Elbette, haberdeki tutarsızlıklar, sırf üçüncü sayfa için yazılmış olması, travestinin yaşadığı dışlanmayı, kurduğu hayalleri (neden bu ülkeden gitmek istiyor ?), çektiği ekonomi sıkıntıları düşünmemizi engellemekten başka bir iş yapmıyor.
 
Travesti ve transseksüellerin üçüncü sayfa kahramanı olarak kalması, başka hiçbir tartışma, temsil, düşünce ve mücadele alanına şiddetle sokulmaması, homo-kostları yadırgamamazı da beraberinde getiriyor. Tahayyülümüzü şekillendiren bu temsillerin hayalde kalmadığını, içinde yaşadığımız “gerçekliği” şekillendirdiğini biliyoruz ve bu temsillere karşı mücadelenin “gerçeklikte” de çok şey değiştireceğini teslim etmeliyiz.
 Önal Demirci
 
 
 
BU BÖLÜMÜN DİĞER YAZILARI

YAZARIN DİĞER YAZILARI

(Kasım 2007 öncesi)
 


(Kasım 2007 öncesi)



BU SAYFAYI TAVSİYE ET!