minidev
SİVİL TOPLUM
Haftalık Düşünce Özgürlüğü Bülteni
 11 Nisan 2008
Avrupa Komisyonu Başkanı ve heyetinin gelmesi yaklaşınca ünlü 301 raftan indirilip “düzeltilmek!?” üzere tekrar mikro fırına konuluyor.
MHP’nin “Kılına dokundurtmam” dediği, Baykal CHP’sinin de gözü gibi korumaya niyetli olduğu 301 hakkındaki görüşlerimizi şöyle özetlemiştik, tekrarlayalım:
 *301’in “değiştirilmesini” tartışmak, orasını burasını düzeltmeye çalışmak anlamsızdır.

*  Böyle bir maddenin varlığının demokratik bir toplumda yeri yoktur, iptali gerekir.

*  Maddenin varoluş nedeni “hakaret” bahanesi arkasında “eleştiriyi önlemek”tir.
Bu konudaki ayrıntılı dosyamızı daha yeni yayınladık. Kaçıranlar için:
… ve Google Grupları da kapandı!..
Derken eğlenceli bir film daha çıkıverdi piyasaya.
Silivri’de yerel bir mahkeme, Google’daki bir gruba bozulup, -ya da bir Türk bir Milyar Çinliye bedeldir deyip- milyonlarca üyeli Google gruplarına erişimi yasakladı.
Bilindiği gibi, hemen hemen her konuda, aralarında haberleşmek isteyenler Google’da gruplar oluşturuyor ve hepsi de bu kapıdan geçiyorlar.
Yani bu yasak, aynen, “Bir otomobili durdurmak için bütün yolları kapatmaya” benziyor.
Ama ne bilsin zavallı hakim?
Madem ki “Türk Milleti adına “ karar verme yetkisi olan bir mahkemede yargıç olmaya kadar yükselmiş, o halde “Dünyadan bihaber olabilme” özgürlüğüne de sahiptir herhalde!
Amaaan, boşverin bu can sıkıcı konuları da, bakalım bu hafta ne filmler var gene?
 
İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ MAHKEME ÖNÜNDE
              
Demokratik Toplum Partisi (DTP) üyesi 56 Belediye Başkanı, 27 Aralık 2005 tarihinde Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen’e bir mektup yazarak, Roj TV’nin kapatılması ihtimaline ilişkin, kültürel haklar ve düşünce ve ifade özgürlüklerinin bağlamında duydukları endişeleri dile getirdi. (Ek 1).
Daha sonra, Eylül 2006’da, bu mektup nedeniyle belediye başkanları hakkında TCK 314/2-3 ve 220/7 maddelerini içeren “terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçlamasıyla dava açıldı. Savcı, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun “hapis ve adli para cezasını artıran” 5. maddesi ve “bazı hakları kullanmaktan yoksun bırakan” TCK 53 ve 58/9 maddelerinin işletilerek, belediye başkanlarının 15 yıla kadar hapisini ve siyasal ve kamu haklardan mahrumiyetini talep etti.
26 Eylül 2006’da Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ilk duruşmada, belediye başkanları mahkeme makamına ortak bir savunma sunmuşlardı. (Ek 2) Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ise savunmasında, “Kürtçe yayın yapan bir televizyonun yurt dışında yayın yapması bizi rahatsız etmektedir. Türkiye sınırları içerisinde yasal mevzuatlara uygun bir Kürtçe TV’nin yayın yapabilmesini AB ilişkileri çerçevesinde ele almamızın daha doğru olacağı kanaatindeyiz. Mektup, Türkiye’de demokratik hayat ve kültürün çeşitlenip şekillenmesi için basın yayın kuruluşlarının sesinin susturulmamasına, ROJ TV’nin kapatılmasının Türkiye’de demokratik yaşama katkı sunmayacağına yönelikti’’ demişti.
Savcı, 11 Mart 2008 tarihindeki duruşmadaki mütalaasında, suçlamayı değiştirerek 53 belediye başkanı için “suçu ve suçluyu övmek”ten (TCK 215/1) 2 yıla kadar hapis cezası istedi.  Savcı, ayrıca, TCK 53/1-2-3’e istinaden, belediye başkanlarının mahkum oldukları hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar kamu görevi üstlenmeyi, seçme ve seçilme ehliyeti ve diğer siyasi hakları, velayet hakkını, vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmayı ve kamu niteliğindeki bir meslek veya sanatı icra etmeyi de içermek üzere siyasi ve kamu haklarını kullanmaktan yoksun bırakılmalarını talep etti. Dolayısıyla, mahkeme heyeti, mahkumiyetleri halinde 53 belediye başkanının görevden alınmasını da talep edebilecek.
Davanın karar duruşması 15 Nisan 2008 sabahı saat 10.40’da Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirilecek.
Bu haftanın ifade özgürlüğü davaları :
Sanıklar                                   : Emin Bal
Mahkeme ve duruşma tarihi : Beytüşşebap Asliye Ceza Mahkemesi, 14 Nisan 2008 Saat 10:00
Açıklama                                 : Bal hakkında, muhabir olarak izlediği bir PKK´lının cenaze töreninde atılan sloganları savcılığa bildirmediği için dava açılmıştı. Bu dava kapsamında Bal´ın ifadesi alındı ve Bal ¨Sloganları duymadığını¨ söyledi. Bunun üzerine savcılık ikinci bir iddianame hazırladı. Bal, yalan tanıklık (TCK 272/2) yapmakla suçlanıyor.
 
Sanıklar                                   : Vedat Kurşun
Mahkeme ve duruşma tarihi : Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi, 15 Nisan 2008 Saat 09:00
Açıklama                                 : Azadiya Welat gazetesi İmtiyaz sahibi ve yazı işleri müdürü Vedat Kurşun´a karşı ¨PKK örgütü propagandası yapıldığı¨ (TMK 6) ve ¨basın yolu ile örgüt adına eylem talimatı verdiği¨ (TMK 7) iddiasıyla dava açıldı. Yargılandığı dava kapsamında 5 Şubat 2008´de ifade vermeye giden ve mahkemece ¨kuvvetli suç şüphesi var¨ denilerek tutuklanan Kurşun, halen Diyarbakır D Tipi Cezaevi´nde tutuklu. Savcı sanığın cezalandırılması yönünde mütalaasını verdi.
 
Sanıklar                                   : Demokratik Toplum Partisi (DTP) 'ne üye 56 Belediye Başkanı
Mahkeme ve duruşma tarihi : Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi, 15 Nisan 2008 Saat 10:40
Açıklama                                 : Demokratik Toplum Partisi´ne (DTP) üye 56 belediye başkanı hakkında, Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen´e Roj TV´nin kapatılmamasını istemiyle gönderdikleri mektup nedeniyle bu dava açıldı.
 
Sanıklar                                   : Şevket Sertaç Bucak, Salih Özçelik
Mahkeme ve duruşma tarihi : Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesi, 16 Nisan 2008 Saat 09:00
Açıklama                                 : Hak ve Özgürlükler Partisi´nin (HAKPAR) 14 Nisan 2007´de Şanlıurfa´da düzenlediği toplantıda konuşan HAKPAR Genel Başkanı Şevket Sertaç Bucak´a ´Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik´ (TCK 216) iddiasıyla; Şanlıurfa İl Başkanı Salih Özçelik´e ise 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu´na muhalefetten dava açıldı.
 
Sanıklar                                   : Yılmaz Çelik
Mahkeme ve duruşma tarihi : Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, 16 Nisan 2008 Saat 09:30
Açıklama                                 : Bu dava Hizb-ut Tahrir Türkiye temsilcisi Yılmaz Çelik´e karşı ¨terör örgütünün yöneticisi olmak¨ (TMK 7) iddiasıyla açıldı. Emniyetin resmi kayıtlarında, Hizb-ut Tahrir örgütünün şimdiye kadar şiddet içeren hiçbir eyleminin olmadığı belirtilmesine rağmen savcılık, iddianamede bu oluşumu terör örgütü olarak niteledi. Ayrıca, Çelik´in Ramazan Bayramı´nda bazı kişilere Hizb-ut Tahrir örgütünün Türkiye temsilcisi olduğunu belirten tebrik kartları göndermesi suçlamanın gerekçelerinden birini oluşturdu.
 
Sanıklar                                   : Serkis Seropyan, Aris Nalcı
Mahkeme ve duruşma tarihi : Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi, 16 Nisan 2008 Saat 14:00
Açıklama                                 : Şişli Cumhuriyet Savcılığı, haftalık Agos gazetesinin eski yazı işleri müdürü Arat Dink ve imtiyaz sahibi Serkis Seropyan´ın Ceza Yasası´nın (TCK) 301. maddesinden mahkum edilmesinden sonra, bu kez de, ¨Akıllı Tahta¨ başlıklı yazıya dava açtı. Hrant Dink´in ¨Ermeni Soykırımı¨nı tanıyan sözlerinden Arat Dink ve Seropyan´ın birer yıl hapisle cezalandırılmalarının ardından gazetenin 9 Kasım 2007 tarihli sayısında yayımlanan yazıda ¨Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs edildiği¨ (TCK 288) iddia ediliyor. Agos gazetesi avukatları, Serkis Seropyan ve Aris Nalcı´yı yargılamaya başlayan Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi´ni ¨bağımsız ve tarafsız olamayacağı¨ gerekçesiyle reddetti. Ret talebini inceleyen İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, avukatların başvurusunun haksız olduğuna karar verdi. Yargılama, Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi´nde devam ediyor.
NOT: Düşünce özgürlüğü davalarına ilişkin genel istatistik bilgilere http://www.antenna-tr.org/dunya/first_page_tr.asp adresinden ulaşabilirsiniz.
 
 
BU BÖLÜMÜN DİĞER YAZILARI

(Kasım 2007 öncesi)
 


(Kasım 2007 öncesi)


SİVİL TOPLUM
(Arşiv Linkleri)


SİVİL TOPLUM

TÜM S.T.K'LAR














BU SAYFAYI TAVSİYE ET!