minidev
AB YOLUNDA
AB adayı İspanya'da darbe-Cengiz Aktar

Cengiz Aktar
 
                                                  AB adayı İspanya’da darbe
Yıl 1981, gün 23 Şubat. Madrid’de Cortes yani millet meclisini basan yarbay Tejero rehin aldığı 350 milletvekilinin ve tesadüfî canlı televizyon yayını sayesinde tüm dünyanın gözü önünde, elinde tabanca, meclis kürsüsünde atıp tutuyor. Tejero sicili kabarık, vukuatı bol bir vatankurtaran. Faaliyetleriyle fevkalâde örtüşen bir biçimde uzun yıllar Bask bölgesinde görev yapmış. Kasım 1978’de yeni İspanyol anayasası referanduma götürülmeden hemen önce Galaxia kodadlı ve sonuçsuz kalmış bir askerî operasyonun faili.
 
İspanya’da Franko döneminden çıkışın en güçlü dönüm noktası olan yeni anayasa, gerçek bir laiklik getiren, Franko dönemi öncesinde geniş özerkliklere sahip bölgelere eski sorumluluklarını iade eden bir kurucu metindi. Bu bağlamda İspanya’nın, Kasım 1975’te Franko’nun ölümünden sonra başlayan normalleşmesi, avrupalılaşması, kısaca 1939’da üzerine giydirilen deli gömleğini sancılı da olsa yırtıp atmakta olması kırk yıllık Frankocu vesayetin taraftarlarını deliye döndürmüştü.
 
Darbenin sonuç vermemesinde kral Juan Carlos’un ilkeli duruşunun yanında sendikalar, antifrankist yeni sağ dahil tüm siyasî partiler ve halkın tepkisinin büyük rolü vardı. AB kurumları ve AB ülkelerinin verdiği sert tepki içeriden gelen tepkilere eklemlendi. Ardından gelen yargılama, Franko dönemi siyasî kalıntılarının tasviyesi ve AB üyelik sürecine yapılan vurgu sayesinde İspanya kendini vatankurtaranlardan kurtardı. 1986’da gerçekleşen AB üyeliği sayesinde bugün İspanya pek çok bakımdan başarı öyküsü. AB üyeliği sayesinde ‘merkez ülke’ olmuş yani eski imparatorluk coğrafyası ve ispanyolca konuşan dünyanın modeli haline gelmiş durumda.
 
2005’te albay Manrique ve 2006’da general Mena gibi Franko dönemi özlemiyle yanıp tutuşan eski tüfekler ara sıra heyheylenseler de bugün İspanya askerî ve otoriter vesayetten kalıcı bir şekilde arınmış bir ülke.
 
İspanya hatırlatması boşuna değil. Otoriter gelenekten gelen, imparatorluk refleksleriyle örülü ama öte yandan AB, değişim, kabuk değiştirme süreçlerine girmiş İspanya ve Türkiye gibi ülkelerde kurucu ve kollayıcı vesayetlerden kurtulmak kolay değil. İçeride tepkinin cesur ve donanımlı, dışarıda desteğin azimkâr olması gerekiyor. Darbeye karşı darbe ile değil hukuk ve demokrasiyle cevap üretmek gerekiyor. 
 
Ha gayret
 
Eğer son gelen bilgilerle iyice berraklaşan resimde görüldüğü gibi 1999’da başlayan AB sürecine karşı çok boyutlu ve darbe dahil her yolu kullanmaya hazır bir tepki oluşmuşsa buna verilecek cevabın da aynı ayarda ve ağrılıkta olması gerekir. Tıpkı İspanya’da ve 1974 sonrasında Yunanistan’da olduğu gibi. Bu ülkeler benzer tehlikeleri yargıyı sonuna kadar çalıştırarak, daha demokratikleşerek ve AB süreçlerine hız vererek bertaraf ettiler. Adı edilen bu işleri hep eksik yapan AKP hükümetlerinin aksine. Belki de Juan Carlos, Felipe Gonzales, ve Konstantin Karamanlis ile bizimkileri karşılaştırmamak gerek.
 
Nitekim bir yanda, vatankurtaranlar çeteler kuruyor; sonuca ulaşmamış darbe girişimleri almış yürümüş; şu ‘çok iyi eğitim almış’ elemanlara ilkokul dört seviyesinde renkli vatan hainleri tabloları yaptırılıyor. Diğer yanda AKP bindiği dalı kesercesine 17 Aralık 2004’te fevkalâde ilerleyen AB uyum çalışmalarını birdenbire akâmete uğratıyor. O günden bu yana işleri hep yarım yamalak yapıyor. Santoro-Dink-Malatya katliamları, 27 Nisan 2007 muhtırası ve son hercü merce rağmen bir türlü darbe ve saldırıları bertaraf edebilecek ayarda güçlü bir reform iradesi ortaya koyamıyor. Sivil anayasayı gündeme bir türlü taşıyamıyor. Pazartesi AKP’nin en yetkili organından çıkan reformlara devam kararı ise Avrupa Komisyonu Başkanı ziyareti öncesinde buram buram şark kurnazlığı kokuyor. Ancak artık AKP ile birlikte Türkiye de sallanıyor.
 
BU BÖLÜMÜN DİĞER YAZILARI

YAZARIN DİĞER YAZILARI

(Kasım 2007 öncesi)
 


(Kasım 2007 öncesi)


AB YOLUNDA
(Arşiv Linkleri)


AB YOLUNDA

AB EDİTÖRÜNDEN

AB MÜKTESEBATI

LİNKLER

AVRUPA KOMİSYONU ANKARA TEMSİLCİLİĞİ

AB'NİN FAALİYETLERİ

AB-ARŞİV


BU SAYFAYI TAVSİYE ET!