minidev
ÇEVRE
Doğa Derneği Bali Raporu:Türkiye 2008’de Kyoto’yu imzalayacak
“Tanrıların Adası” olarak bilinen Bali’deki Küresel İklim Değişikliği Konferansı’nda son güne girildi. Bali’de konuşulan konu sadece çevre değil, dünyanın geleceği. Bugün Dünya ve Türkiye için nihai kararların da şekillendiği gün.
 
Bali Konferansı’na göre dünyanın hedefi 2050 yılında karbon salımını 2000 yılının yarısına indirmek. Tüm devletler Kyoto kapsamında bu hedefe doğru ilerlerken sadece Amerika ve Türkiye trenin dışında kaldı. Karbon salımının azaltılması konusunda hemfikir olan Türkiye, buna rağmen Kyoto dışında kalarak büyük bir risk alıyor. Türkiye, iklim değişikliğinden önemli oranda etkilenecek ülkeler arasında olmasına karşın şimdiye kadar yapılan görüşmelerde etkin rol alamadı. Artık Türkiye için sürecin tümüyle dışında kalmak Kyoto’yu imzalamamaktan çok daha büyük bir risk. Başka bir değişle, Türkiye hemen harekete geçmezse çevre ve kalkınma arasında kurulan yeni düzende yerini alamayacak.
 
Kyoto için 2008’de eyleme geçilecek
Bu durumu gören Türkiye, Kyoto’ya 2008 yılı için itidalli yeşil ışık yaktı. Bali’deki gelişmeleri izleyen Doğa Derneği Teşkilatlanma Koordinatörü Nuri Özbağdatlı’nın verdiği bilgilere göre 2008 yılında yapılacak ilk uluslararası toplantıda Türkiye’nin Kyoto’ya katılacağını bildirmesi ve bunun için Bali’den döner dönmez çalışmaya başlaması bekleniyor. Bu kapsamda Meclis Araştırma Komisyonu ve İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu’nun çalışmalarını hızlandırması ve Nisan 2008’e kadar gerekli işlemleri hayata geçirmesi Türkiye’nin geleceği için büyük önem taşıyor. Doğa Derneği bu süreçte Türkiye’nin gelecekteki yerini alması için tüm kurumlarla işbirliği içinde çalışacak.
 
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi dünya gündeminde yerini alalı 13 sene oldu. Sözleşmenin hedefine ulaşmak için kurgulanan ilk adım Kyoto Protokolü ise 2005 yılında yürürlüğe girdi. Bali’de Kyoto Protokolü tarafları ilk dönem olan 2008–2012 yılları için sayısal hedef belirlerken, 2012 sonrası nasıl bir yol izleyeceklerini de ortaya koyuyor. 2012 sonrası için nasıl bir çalışma yapılacağı iki sene sonra bu zamanlarda karara bağlanacak. 2009 yılına kadar iyi müzakere yapabilen devletlerin avantajları büyük olacak. Türkiye gibi dışarıda kalan veya müzakereleri iyi yapamayan Devletler ise şartları olduğu gibi kabullenmek zorunda.
 
Sadece çevrenin korunması olarak değerlendirilen Kyoto Protokolü, ekonomik açıdan da çok büyük önem taşıyor. Kyoto protokolü çerçevesinde yeni sektörler oluşturuluyor. Karbon ticareti ve yenilenebilir enerji bu alanlardan bazıları. Örneğin gelişmiş ülkeler arasında olan Almanya’da, yenilenebilir enerji sektöründe 200 bin kişilik istihdam yaratılmış durumda. Karbon ticareti konusu hala tartışılırken birçok yeni sektörü etkileyeceği görülüyor. Ozon tabakasının delinmesinden sonra beyaz eşya sektörünün yeniden şekillenmesi gibi karbon salımı konusunda da yeni gelişmeler olacağa benziyor.
 
İklim değişikliğinin dünya üzerindeki maliyetini hesaplayan uzmanların rakamları oldukça korkutucu. 1997’den 2006 yılına kadar oluşan etkilerden sadece birisi olan olağanüstü hava şartları toplam 750 milyar ABD Dolarlık kayıpla dünya ekonomisine büyük zarar verdi. London School of Economics’ten Nicholas Stern, harekete geçmek için gerekli olan maliyetin, iklim değişikliğini durup izleyerek kaybettiğimiz ekonomik değerden çok daha az olduğunu belirtiyor. Öte yandan, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı 2015 yılında iklim değişikliğine uyum için gerekli olan finansal miktarı yıllık 86 milyar ABD Doları olarak tahmin ediyor.
 
Daha fazla bilgi için:
Yeşim Erbaşol Doğa Derneği İletişim Koordinatörü
212. 245 7422 / 0532 304 4877 yesim.erbasol@dogadernegi.org
 
 
BU BÖLÜMÜN DİĞER YAZILARI

(Kasım 2007 öncesi)
 


(Kasım 2007 öncesi)



BU SAYFAYI TAVSİYE ET!