minidev
ÇEVRE
Dünya Nükleer Enerjiyi neden terkediyor


Nükleer Enerji Sonu Olmayan Bir Yoldur

Uranyum kısa bir süre sonra tükenecek, peki ya sonra?
Kaynağı sınırlı olan fosil yakıtlar gibi Nükleer enerji de sonu olmayan bir
yoldur. Çünkü nükleer santrallerde kullanılan uranyum doğada çok az miktarda
bulunan bir maddedir. Bu problemi çözmek için ortaya atılan, nükleer
atıklardan tekrar hammadde kazanmayı öngören teknolojik projeler ise teknik
ve ekonomik nedenlerden dolayı uygulanır duruma getirilemiyor. Birkaç on yıl
içinde atom endüstrisinin yakıtı tükenecek. Belli bir süre sonra uranyumunla
beraber petrol ve doğalgaz da tükeneceği için insanlık, enerji ihtiyacını
uzun vadede ancak yenilenebilir enerjilerle ve enerji kullanımında gereksiz
kayıpları önleyerek karşılayabilecek.

Nükleer Enerjinin İklimi Koruma Palavrası

Nükleer enerji dünyadaki iklim değişikliklerini durduramaz.
Nükleer enerji sektörü, nükleer santrallerin kömür, petrol ve doğalgazın
yerine geçemeyeceğini kabul ediyor. 2050 yılı itibarıyla, fosil kökenli
enerjinin sadece % 10 unun nükleer enerjiden sağlanması planlansa bile,
yaklaşık 1000 tane yeni Nükleer santralin kurulması gerekir (şu an dünya
genelinde yaklaşık 440 tane mevcut). 1000 yeni santralin kurulması mümkün
olsa dahi inşa edilmesi onlarca yıl sürer. Bu kadar çok santral kurulunca da
uranyum rezervleri çok kısa sürede biter. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı
nın da (IAEA) itiraf ettiği gibi, iklim değişikliğini durdurmak için hızla
müdahele etmek gerekiyor ama nükleer enerjinin bu hızla
yaygınlaştırılmasının imkânı yok. Dünya iklimindeki olumsuz gelişmeleri
durdurmanın çaresi başka: Dünya iklimini korumak sadece yenilenebilir enerji
ve bununla bağlantılı olarak enerjinin etkin kullanımı ve enerji tasarrufu
ile mümkündür.

Nükleer Santraller Nükleer Atık Üretiyor

Kim ister böyle bir mirası?
Nükleer santraller uranyumu işlerken bunu çekirdek parçalanması yoluyla
yüksek radyoaktivite taşıyan nükleer atıklar haline dönüştürüyor. Nükleer
atıklar, yaydıkları yüksek dozdaki radyoaktif ışınlar nedeniyle insanlar
için hayati tehlike taşıyor. Bu nedenle nükleer atıkların yüzbinlerce yıl
boyunca insanlara, tüm canlılara ve bitkilere ulaşamayacak şekilde
saklanması gerekiyor. Nükleer santraller, yaklaşık 50 yıldır faaliyet
gösteriyor. Ancak bu güne kadar kimse nükleer atıkların nasıl ve nerede
nihai olarak saklanabileceğini bilmiyor. Nükleer santrallerin ürettiği
yüksek radyoaktivite taşıyan atıkların güvenilir bir şekilde bertaraf
edilmesi için dünya çapında bulunmuş tek bir yöntem bile yok. İnsanlık
tarihinin çok küçük bir döneminde kullanılabilecek olan nükleer enerji,
yarattığı nükleer atıklarla dünya tarihinin çok uzun bir dönemine bela
olacak bir miras bırakıyor. Dünya yüzündeki ilk insanlar nükleer santraller
kurmuş olsalardı, o santrallerin yüksek radyoaktivite taşıyan atıklarının
bugün hâlâ bekçiliğini yapıyor olacaktık.

Nükleer Enerji Bir Atom Bombası Fabrikasıdır

Nükleer enerji, nükleer silahların yayılmasına zemin sağlıyor.
Son yıllarda, atom bombası geliştiren ve imal eden ülkeler, başlangıçta
sivil amaçlar taşıyan atom programı yürütüyorlardı. Fakat bu sivil
programlar, çoğunlukla askeri amaçları gizlemeye yarıyordu. Sivil programlar
yoluyla bu devletler, gerekli teknolojilere ve atom bombası yapmak için
gerekli bilgi birikimine ulaştılar. Sonuç: Nükleer teknoloji ihracı ve
nükleer teknolojinin yaygınlık kazanması nükleer silahların yayılması
riskini de önemli ölçüde arttırıyor.

Nükleer Enerji Yalanları

Enerji ihtaycının karşılanması için Nükleer santrallere muhtaç değiliz.
Nükleer enerjinin önemini vurgulamak için atom endüstrisi, nükleer enerjinin
elektrik üretimindeki payına dikkat çekiyor. Oysa nükleer enerjinin, dünya
genelinde enerji tüketimindeki payına bakıldığında, insanlığın enerji
ihtiyacının karşılanmasında hemen hemen hiç öneminin olmadığı ortaya
çıkıyor. 2001 yılında, nükleer elektrik, dünya enerji gereksiniminin % 2,3
kadarını karşıladı. Yenilenebilir enerjinin dünya genelindeki ihtiyacın
karşılanmasına katkısı halihazırda daha fazla. İnsanlık, nükleer enerjinin
sahip olduğu küçük bir paydan rahatlıkla vazgeçebilir. Nükleer kaza
riskleri, yüksek radyoaktivite yayan nükleer atıklar ve bunların güvenli bir
şekilde saklanmasının getirdiği masraflarda göz önünde tutulursa, nükleer
enerjinin kısa bir süre için sürebilecek olan küçücük getirisi hiç de
ekonomik olmayacaktır. Nükleer enerji tehlikeli ve gereksizdir.

Nükleer Enerji Hayatlarımızla Kumar Oynamaktadır

Avrupa reaktör kazası riski: % 16
Nükleer santrallerde, teknik eksiklikler ve insan hatalarından dolayı
çevreye büyük ölçüde radyoaktif maddelerin yayılmasına yol açabilecek çok
ciddi, felaket düzeyinde kazalar olabilir. Resmi "Alman Nükleer Enerji
Santaralleri Risk Araştırması  Aşama B ye göre, 40 yıldır faaliyet gösteren
bir Alman nükleer santralinde reaktör patlaması riski oranı %0,1. Avrupa
Birliği ülkerinde, toplam 150 yi aşkın nükleer enerji santrali faaliyet
gösteriyor ve dolayısıyla Avrupa da bir reaktör patlama riski % 16 yı
buluyor. Bu ihtimal, zarla ilk atışta 6 atma ihtimaline eşittir. Dünya
genelinde 440 nükleer santral faaliyette, bu da 40 yıllık bir süre içinde
reaktör patlaması riskinin % 40 a çıkması anlamına geliyor. Çernobil
faciasınındaki reaktör patlamasının gösterdiği gibi böyle bir kaza
neticesinde onbinlerce insanın ölebileceğini hesaplamak gerekiyor.

Nükleer Enerjiye Alternatifler

Güneş, rüzgâr, su ve organik atıklardan elde edilecek enerji tüm ihtiyacı
karşılar.
2002 yılında parlamento, Almanya nın enerji ihtiyacının 2050 yılında tümüyle
yenilenebilir enerjiden sağlanabileceğini belirten bir plan sundu. Almanya
gibi küçük yüz ölçümüne sahip fakat, yoğun nüfusu ve enerji kullanımı olan
ve yüksek hayat standartına ulaşmış bir ülke için mümkün olan, her yerde
mümkündür. Şu an, dünyada kullanılan toplam enerji miktarından daha
fazlasının 2050 yılında sadece yenilenebilir enerjiden elde edilebileceğini
enerji sektörü ilgilileri dahi kabul ediyorlar. Dünyanın enerji ihtiyacı,
güneş enerjisiyle ısıtma ve elektirik üretme tesislerinden, rüzgâr
santrallerinden, barajlardan ve organik atıklardan enerji üreten farklı
teknolojilerden karşılanabilir. Aynı zamanda dünayanın enerji ihtiyacındaki
artışı sınırlandırmak için enerji kullanımında tasarrufu sağlayan
teknolojiler kullanılmalıdır. Güneş enerjisi sektörünün hızla gelişmesi,
yeryüzünde sınırlı miktarda bulunan petrol, doğalgaz, ve uranyum gibi
hammaddeler için savaşların çıkmasını engellemek yolunda önemli bir adım
olacak.

Nükleer Enerji Daha Az İş Demek

Rüzgâr enerjisi istihdam yaratmakta,nükleer enerjiyi geçti.
Nükleer enerji yüksek sermaye, yenilenebilir enerjiler ise yoğun insan emeği
gerektiriyor. Almanya örneğinde de görüyoruz ki, 2002 yılında nükleer enerji
sektöründe yaklaşık 30.000 insan çalışırken yalnızca rüzgâr enerjisinde
çalışan insan sayısı 53.000 i geçiyordu. Genel enerji üretimindeki payı
düşük olmasına rağmen, tüm yenilenebilir enerji dalında çalışan toplam insan
sayısı 120.000 civarındaydı. Yenilenebilir enerji sektöründe çalışan insan
sayısı her gün artıyor. Yenilenebilir enerji sektörü daha da gelişirse,
dünya çapında milyonlarca insana iş imkânı sağlanabilir.


 
 
BU BÖLÜMÜN DİĞER YAZILARI

(Kasım 2007 öncesi)
 


(Kasım 2007 öncesi)



BU SAYFAYI TAVSİYE ET!