



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR |


|
|
|
|

Uzun zamandır sitemizle ilgili olarak okurlarımızdan
gelen mektupları sizlerle paylaşma düşüncesindeydik. Artık düşüncemizi
hayata geçirdik ve bundan sonra sizlerden gelecek yazıları, görüş
ve düşünceleri, ya da gündemdeki bir konu hakkındaki katkılarınızı
bu bölümde yayınlayacağız. Görüşlerinizi diğer okurlarla paylaşmak
isterseniz info@minidev.com mailini
kullanabilirsiniz...

|
Okurumuz Ünal Kabakçıoğlu'nun bir yazısı:
PETROL ÜZERİNE
Petrol, bir tür yakıt olarak başladığı insanlık tarihindeki yolculuğuna,
hayatın soyut ya da somut hemen her unsuru ile bütünleşerek asırlardır
devam ediyor. Günümüzde geldiği nokta ise gerek sonluluğundan
gerekse çevre, verim, ekonomi gibi olgular temelinde fayda/zarar
oranlarından kaynaklanan, "ne kadar daha devam edilebilir?" sorusunu
akla getiriyor.

Dünya üzerinde populasyon büyüklüğü her geçen gün artıyor, buna
bağlı olarak diğer tüketim malları ile birlikte doğrudan, petrol
ve petrol türevleri tüketimi -muhtemelen daha hızlı bir oranda-
artıyor. Petrol yenilenebilir bir kaynak olsa da yenilenme, tüketim
hızı ile değerlendirildiğinde bu özelliğini tamamen yitiriyor
ve en azından bazı otoritelere göre önümüzdeki bir kaç onyıllık
dönemde üretimi tepe noktasına ulaşacak bir kaynak portresi çiziyor.
"Bunun sonucu ne olabilir?"in çok sayıda muhtemel cevabı duruyor
karşımızda; dolaylı dolaysız spekülasyonların ileri derecede güç
kazanması, fiyatların astromik seviyelere ulaşması v.b. şeylerin
türevi olarak temel anlamda ileri derecede verimsiz bir kaynak
kullanımı gibi. Tüm bunlar aşağıda bahsedeceğimiz sebepler olmadığında
dünyanın sonu değilse de buna yakın bir olguyu düşündürüyor.

Dünyadaki en büyük petrol üreticisi /dağıtcısı şirketlerden, devlet,
üniversite, otomobil üreticileri ve sayamadığımız tüm özel/kamusal
oluşum ve kurumlara kadar birçok oluşumda, alternatif kaynaklara
dair ciddi ar-ge çalışmaları yapılıyor ki, bunlardan en bilindik
bazılarını; yakıt hücresi, hibrit otomobiller, bio yakıtlar oluşturuyor.
Özellikle bahsedilen bu üç alternatif kaynağın kısmen de olsa
etkin olmayan seri üretimlerini; yakıt hücreli toplu ulaşım araçları,
bazı ülkelerde satışı yapılan hibrit otomobiller, çoğunlukla büyük
tarım işletmelerinde üretilip kulllanılan bio yakıtlar şeklinde
sayabiliriz.

Bunları daha çok birincil (temel) olmayan alternatif ya da kaynaklar
olarak görebiliriz ki, tamamının üretiminde kullanılan girdiler
yüksek petrol ve türevlerini içerir. Bu da bize şunu göstermektedir:
Petrolün bir enerji kaynağı olarak kullanılabilir alternatiflerinin
görece sayısı çok olsa da, kısmen de olsa hammadde olarak alternatifleri
yok denecek kadar az, bazı alanlarda ise yoktur (Gelecekte bu
konudaki gelişmeler göz önünde bulundurulsa bile).

Bu anlamda petrolün hem alternatifsiz yönü hem de çevre kirliliği
gibi sebeplerden dolayı -ki bunların etkin kaynak kullanımı aksiyomunun
türevleri olduğu kesinlikle söylenebilir- özellikle gelişkin ve
gelişmekte olan ülkelerde devlet, sivil toplum kuruluşları gibi
kurumların çalışmalarıyla bir geri dönüşüm kültürü yaratılmaktadır.
Dolayısıyla en yaygın kullanım şekliyle yakıt-enerji kaynağı olarak
petrol ve türevlerine olan bağımlılık azaltıldığı oranda bir donanım
hammadesi olarak petrol, daha güvenli ve ileri derecede uzun ömürlü
olacaktır. Burada birincil alternatif enerji-güç kaynağı olarak
adlandırabileceğimiz başta Güneş olmak üzere, su-okyanus, rüzgar
gibi doğal sınırsız kaynakların yanında diğer görece donanımsal
kaynaklar, petrol türevi malzemelerle birlikte alternatif aranmadan
kullanılabilecektir.

Yarından önce bugün, petrole olan bağımlılığımız gerçekte görünenden
çok daha az olmasına rağmen asırlardır insan hayatında elde ettiği
konum, gerçekleştirdiği penetrasyon, temelinde yüksellttiği sistem
gibi petrolün edilgen oluşumlarını-kurumlarını kısmen de olsa
alternatifleri ile ikame etmenin uzun bir dönem ve ciddi bir maliyet
gerektirdiği yadsınamaz. İnsan yaşam kalitesini her geçen gün
-hava kirliliği,diplomatik anlaşmazlıklar, yoksulluk, iğer yatırımı
dışlaması, sermaye yoğun türevi düşük istihdam, en önemlisi de
iç ve devletler arası savaşlar gibi sayılamayan daha bir çok sebep
yüzünden- artan bir ivme ile düşürüyor/yok ediyor olmasına rağmen.
Dolayısıyla insanlığın korunması, önlem alması gerektiği şey petrol
sonluluğu değil, kullanımı ya da bu şekilde kullanımının sürmesidir.
B

uradan hareketle olgunun diğer bir boyutuda şudur ki,insanoğlu
gelişkenliğinin; ihtiyaçlarını yaşam kalitesinden ödün vermeden
olabildiğince büyük "şey" alternatif gruplarıyla teşkil ettiği,
ileri derecede esnek sistemlerden karşılayabilmesiyle orantılı
olduğu düşünülebilir. Bu açıdan bakıldığında son tahlilde içinde
bulunduğumuz sistemin canlı/cansız tüm unsurlarıyla özellikle
de insan faktörüyle değerlendirildiğnde çok gelişkin olmadığı
rahatlıkla söylenebilir.

Diğer yazılar için tıklayın
|
|

Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|