Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR




 

Güncelleme: 29 /03/ 2006


Uzun zamandır sitemizle ilgili olarak
okurlarımızdan gelen mektupları sizlerle paylaşma düşüncesindeydik. Artık düşüncemizi hayata geçirdik ve bundan sonra sizlerden gelecek yazıları, görüş ve düşünceleri, ya da gündemdeki bir konu hakkındaki katkılarınızı bu bölümde yayınlayacağız. Görüşlerinizi diğer okurlarla paylaşmak isterseniz info@minidev.com mailini kullanabilirsiniz...


Okurumuz Ünal Kabakçıoğlu'nun bir yazısı:
PETROL ÜZERİNE
Petrol, bir tür yakıt olarak başladığı insanlık tarihindeki yolculuğuna, hayatın soyut ya da somut hemen her unsuru ile bütünleşerek asırlardır devam ediyor. Günümüzde geldiği nokta ise gerek sonluluğundan gerekse çevre, verim, ekonomi gibi olgular temelinde fayda/zarar oranlarından kaynaklanan, "ne kadar daha devam edilebilir?" sorusunu akla getiriyor.

Dünya üzerinde populasyon büyüklüğü her geçen gün artıyor, buna bağlı olarak diğer tüketim malları ile birlikte doğrudan, petrol ve petrol türevleri tüketimi -muhtemelen daha hızlı bir oranda- artıyor. Petrol yenilenebilir bir kaynak olsa da yenilenme, tüketim hızı ile değerlendirildiğinde bu özelliğini tamamen yitiriyor ve en azından bazı otoritelere göre önümüzdeki bir kaç onyıllık dönemde üretimi tepe noktasına ulaşacak bir kaynak portresi çiziyor. "Bunun sonucu ne olabilir?"in çok sayıda muhtemel cevabı duruyor karşımızda; dolaylı dolaysız spekülasyonların ileri derecede güç kazanması, fiyatların astromik seviyelere ulaşması v.b. şeylerin türevi olarak temel anlamda ileri derecede verimsiz bir kaynak kullanımı gibi. Tüm bunlar aşağıda bahsedeceğimiz sebepler olmadığında dünyanın sonu değilse de buna yakın bir olguyu düşündürüyor.

Dünyadaki en büyük petrol üreticisi /dağıtcısı şirketlerden, devlet, üniversite, otomobil üreticileri ve sayamadığımız tüm özel/kamusal oluşum ve kurumlara kadar birçok oluşumda, alternatif kaynaklara dair ciddi ar-ge çalışmaları yapılıyor ki, bunlardan en bilindik bazılarını; yakıt hücresi, hibrit otomobiller, bio yakıtlar oluşturuyor. Özellikle bahsedilen bu üç alternatif kaynağın kısmen de olsa etkin olmayan seri üretimlerini; yakıt hücreli toplu ulaşım araçları, bazı ülkelerde satışı yapılan hibrit otomobiller, çoğunlukla büyük tarım işletmelerinde üretilip kulllanılan bio yakıtlar şeklinde sayabiliriz.

Bunları daha çok birincil (temel) olmayan alternatif ya da kaynaklar olarak görebiliriz ki, tamamının üretiminde kullanılan girdiler yüksek petrol ve türevlerini içerir. Bu da bize şunu göstermektedir: Petrolün bir enerji kaynağı olarak kullanılabilir alternatiflerinin görece sayısı çok olsa da, kısmen de olsa hammadde olarak alternatifleri yok denecek kadar az, bazı alanlarda ise yoktur (Gelecekte bu konudaki gelişmeler göz önünde bulundurulsa bile).

Bu anlamda petrolün hem alternatifsiz yönü hem de çevre kirliliği gibi sebeplerden dolayı -ki bunların etkin kaynak kullanımı aksiyomunun türevleri olduğu kesinlikle söylenebilir- özellikle gelişkin ve gelişmekte olan ülkelerde devlet, sivil toplum kuruluşları gibi kurumların çalışmalarıyla bir geri dönüşüm kültürü yaratılmaktadır. Dolayısıyla en yaygın kullanım şekliyle yakıt-enerji kaynağı olarak petrol ve türevlerine olan bağımlılık azaltıldığı oranda bir donanım hammadesi olarak petrol, daha güvenli ve ileri derecede uzun ömürlü olacaktır. Burada birincil alternatif enerji-güç kaynağı olarak adlandırabileceğimiz başta Güneş olmak üzere, su-okyanus, rüzgar gibi doğal sınırsız kaynakların yanında diğer görece donanımsal kaynaklar, petrol türevi malzemelerle birlikte alternatif aranmadan kullanılabilecektir.

Yarından önce bugün, petrole olan bağımlılığımız gerçekte görünenden çok daha az olmasına rağmen asırlardır insan hayatında elde ettiği konum, gerçekleştirdiği penetrasyon, temelinde yüksellttiği sistem gibi petrolün edilgen oluşumlarını-kurumlarını kısmen de olsa alternatifleri ile ikame etmenin uzun bir dönem ve ciddi bir maliyet gerektirdiği yadsınamaz. İnsan yaşam kalitesini her geçen gün -hava kirliliği,diplomatik anlaşmazlıklar, yoksulluk, iğer yatırımı dışlaması, sermaye yoğun türevi düşük istihdam, en önemlisi de iç ve devletler arası savaşlar gibi sayılamayan daha bir çok sebep yüzünden- artan bir ivme ile düşürüyor/yok ediyor olmasına rağmen. Dolayısıyla insanlığın korunması, önlem alması gerektiği şey petrol sonluluğu değil, kullanımı ya da bu şekilde kullanımının sürmesidir. B

uradan hareketle olgunun diğer bir boyutuda şudur ki,insanoğlu gelişkenliğinin; ihtiyaçlarını yaşam kalitesinden ödün vermeden olabildiğince büyük "şey" alternatif gruplarıyla teşkil ettiği, ileri derecede esnek sistemlerden karşılayabilmesiyle orantılı olduğu düşünülebilir. Bu açıdan bakıldığında son tahlilde içinde bulunduğumuz sistemin canlı/cansız tüm unsurlarıyla özellikle de insan faktörüyle değerlendirildiğnde çok gelişkin olmadığı rahatlıkla söylenebilir.

 
Ünal Kabakçıoğlu
unlgng@yahoo.com




Diğer yazılar için tıklayın


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla